Kaliforniya Üniversitesi San Diego (UCSD) bünyesinde, Türk bilim insanı Duygu Kuzum’un da aralarında bulunduğu ekip, sinir ağlarını doğrudan bellek içinde çalıştıran çığır açıcı bir mimari geliştirdi.
"Bellek Duvarı" Sorununa Çözüm: Bellek İçi İşleme
Günümüz bilgisayar mimarilerinde en büyük darboğaz, işlemci ve bellek arasındaki veri transferi hızıdır. "Bellek duvarı" olarak adlandırılan bu performans kaybını aşmak için harekete geçen UCSD ekibi, RRAM’i bir işlemci gibi kullanmayı başardı.
Elektrik mühendisi Duygu Kuzum, bu yaklaşımın yapay zeka dünyasında yeni bir kapı açacağını belirterek şu avantajlara dikkat çekti:
Verilerin buluta gönderilmeden doğrudan cihaz üzerinde işlenmesi.
Kişisel verilerin internete sızmadan lokalde kalması.
Veri transferi sırasında harcanan enerjinin minimize edilmesi.
8 Katmanlı 3D Tasarım ile Üstün Verimlilik
Araştırmacılar, "bulk RRAM" adını verdikleri çok katmanlı ve üç boyutlu bir yapı tasarladı. 40 nanometre seviyesine kadar küçültülebilen bu sistemde, sekiz ayrı katman üst üste yerleştiriliyor.
Her bir bellek hücresi tam 64 farklı direnç değerini temsil edebiliyor. Bu hassasiyet, geleneksel tasarımlara göre çok daha yoğun ve verimli bir veri işleme imkanı sunuyor.
Testlerde %90 Doğruluk Oranı
Sistem, giyilebilir bir sensörden gelen verilerin sınıflandırılması algoritmasıyla test edildi. Sonuçlar oldukça etkileyici: Yeni mimari, klasik dijital sinir ağlarına çok yakın bir performans sergileyerek %90 doğruluk oranına ulaştı.
Kuzum, çalışmanın henüz başlangıç aşamasında olduğunu ve özellikle yüksek sıcaklık kararlılığı ile malzeme optimizasyonu üzerine yoğunlaştıklarını vurguladı. Bu teknoloji tam kapasiteye ulaştığında, akıllı saatlerden tıbbi cihazlara kadar tüm giyilebilir teknolojiler, kendi başlarına kararlar verebilen "akıllı" sistemlere dönüşebilir.