Akıllı yazılımlar ve otonom makineler, artık sadece fiziksel güce dayalı işleri değil, zihinsel süreç gerektiren profesyonel alanları da devralıyor. Araştırmalara göre, mevcut iş kollarının ortalama yüzde 50’si rutin ve tekrarlanan görevlerden oluşuyor.
Bu oran üretim sektöründe yüzde 80’e kadar çıkarken, muhasebede yüzde 70, hizmet sektöründe ise yüzde 60 seviyelerinde seyrediyor. Üst düzey yöneticilerde bile iş yükünün yüzde 20'sinin yapay zekâ tarafından yapılabileceği öngörülüyor.
Dev Şirketlerde Yapay Zekâ Odaklı İşten Çıkarmalar Başladı
Şirketler, hata payı düşük ve maliyeti daha az olan yapay zekâ yatırımlarına yönelirken, sahadan gelen haberler tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor.
Meta, yapay zekâ projelerine kaynak aktarmak amacıyla iş gücünün yüzde 10’unu oluşturan yaklaşık 8 bin kişiyi işten çıkarmaya hazırlanıyor.
Spor giyim devi Nike, 1.400 çalışanıyla yollarını ayıracağını duyurdu.
Hiçbir Sektör "Garanti" Değil
Düne kadar yüksek maaşlarla aranan ve bulunamayan yazılımcılar, bugün yapay zekânın kod yazma kabiliyeti karşısında iş güvencesini kaybetmeye başladı. Tehlike sadece teknik alanlarla da sınırlı değil; hukuktan tıbba, eğitimden finansa kadar pek çok prestijli meslek grubunda yapay zekâ destekli çözümler insanın yerini almaya başladı.
Sosyal Kaos Riski mi, Yeni Bir Dönem mi?
Goldman Sachs’ın yayımladığı son rapora göre, 2030 yılına kadar 300 milyon tam zamanlı iş, otomasyon ve yapay zekâdan doğrudan olumsuz etkilenecek. Dünya nüfusunun 8 milyarı aşarak hızla arttığı bir dönemde, işsizlik ordusunun büyümesi hükümetler için en büyük endişe kaynağı haline gelmiş durumda.
Gelir dağılımındaki dengesizlik ve artan işsizlik oranlarının toplumsal huzursuzluklara yol açabileceği uyarısında bulunan uzmanlar, devletlerin acilen yapay zekâ çağına uygun yeni istihdam politikaları ve sosyal güvenlik modelleri geliştirmesi gerektiğini vurguluyor. Geleceğin dünyasında "ne iş yapıldığı" değil, "yapay zekâ ile nasıl çalışıldığı" belirleyici kriter olacak.