Bölgedeki diğer dev üreticiler abluka ve saldırılarla boğuşurken, Tahran yönetimi yüksek petrol fiyatları ve kesintisiz sevkiyatla ekonomisine nefes aldırıyor.
İhracatta Savaş Öncesi Seviyeler
Resmi veriler ve uydu analizlerine göre, İran'ın petrol ihracatı bu ay günlük 1,6 milyon varil seviyesine ulaşarak savaş öncesi rakamlarını yakaladı.
İran ham petrolü yüklü tankerler, Hark Adası terminalinden hareket ederek Hürmüz Boğazı üzerinden dünyaya açılmaya devam ediyor. Küresel piyasalarda varil fiyatlarının savaş nedeniyle 120 dolar seviyelerini zorlaması, İran'ın kasasına yüz milyonlarca dolarlık ek döviz girmesini sağladı.
Körfez Komşularında "Mücbir Sebep" Alarmı
İran'ın sevkiyat hızı artarken, Körfez'deki diğer üreticiler için tablo oldukça karanlık. ABD ve İsrail’in saldırılarına karşı İran’ın misilleme olarak bölgedeki tesisleri hedef alması, komşu ülkelerin enerji altyapısını felç etti:
Dünyanın LNG (Sıvılaştırılmış Doğal Gaz) merkezi olan Ras Laffan tesislerine düzenlenen füze saldırıları, milyarlarca dolarlık hasara yol açtı. Katar, ihracat kapasitesinin %17 düştüğünü ve üretimde mücbir sebep (force majeure) ilan edildiğini duyurdu.
Suudi Arabistan, BAE ve Kuveyt’ten gelen sevkiyatlar, boğazdaki güvenlik riskleri nedeniyle durma noktasına geldi. 23 Mart itibarıyla Hürmüz'den geçen gemi trafiğinin %70 oranında azaldığı bildirildi.
Ekonomi İçin "Hayati" Yatırım Kaynağı
Hava saldırıları nedeniyle altyapısı ağır hasar alan İran için bu gelirler bir lüksten ziyade zorunluluk niteliği taşıyor. Tahran, petrolden elde ettiği ek kaynağı şu alanlara yönlendirmeyi planlıyor:
Harap olan enerji ve sivil altyapının onarımı.
Savaşın etkisiyle sarsılan yerel para birimini destekleme.
Savunma sanayii harcamalarının finansmanı.