Yunan Bakan Dendias’ın hadsiz açıklamasına Çavuşoğlu’ndan anında cevap!

Erdoğan ile görüşmesi ardından açıklamalarda bulunan Yunan Bakan Dendias, “Türkiye eğer bizim egemenlik haklarımızı ihlal etmeye devam ederse o zaman yaptırımlar gündeme gelecektir” diyerek boyunu aşan bir açıklama yapınca Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Dendias kabul edilemez ithamlarda bulundu” diyerek anında cevap verdi.
Takip et
Yunan Bakan Dendias’ın hadsiz açıklamasına Çavuşoğlu’ndan anında cevap!
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ankara’ya resmi ziyarette bulunan Yunan mevdikaşı Nikos Dendias ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Bakan Çavuşoğlu’nun açıklamaları şu şekilde;

Bugün gerçekleştirme konusunda gösterdiği anlayış için Niko’ya çok teşekkür ediyorum. Türkiye-Yunanistan arasında diyalog kanallarının canlandırılmasın olumlu buluyoruz. Atina’da da hem 62. istişareyi hem de iki bakanlık arasında siyasi istişareler toplantısı gerçekleştirdik.

Bu toplantıları son derece samimi bir atmosferde gerçekleştirilmesinden memnuniyet duyuyorum. Problemlerin iki komşu ve müttefik arasında diyalog yoluyla çözülebileceğine inanıyoruz. 3. taraflar üstünden çözüm aramak doğru bir yaklaşım değildir.

KRİTİK DOĞU AKDENİZ MESAJI

Evet, Ege’de görüş ayrılıklarımız var. Doğu Akdeniz bağlamındaysa biz Türkiye olarak hakça paylaşımdan yana olduk. Ay sonunda Cenevre’de Kıbrıs konulu gayriresmi 5 + BM toplantısı gerçekleşecek. Bu Türkiye olarak bizim teklifimizdi.

Bugün Niko’yla da ay sonunda Cenevre’de buluşmak üzere teyitleştik. Herkesin bu toplantıya açık fikirlerle gelmesi mühim. Ticari ve ekonomik ilişkilerimize iki komşu ülke olarak önem veriyoruz.

Uçak seferlerinin başlamasını da mühim buluyoruz ama aynı zamanda sınır kapılarının da açılması ticaret bakımından mühimdir. TIR şoförlerimizin vize konusunda yaşadığı bazı sıkıntılar vardı. Bugün bu konudaki beklentilerimiz, taleplerimizi aktarma olanağımız oldu.

TERÖRE KARŞI ORTAK MÜCADELE VURGUSU

Terörle mücadele konusunu da samimim bir biçimde ele aldık. Özellikle FETÖ, PKK, PYD, DHKP-C gibi terör örgütleriyle mücadelemizde daha etkin bir işbirliği görmek arzumuzdur.

Yasadışı göç konusu hem Türkiye’yi, hem Yunanistan’ı hem de AB’yi ilgilendiren bir problem. 18 Mart Mutabakatı’nın güncellenmesi konusunda AB ile görüşüyoruz.

Bu insani konuda rekabet değil, iyi bir işbirliği alanı olması gerektiğine inanıyoruz. İkili konuları değerlendirirken hem Türkiye’de hem de Yunanistan’da azınlıklarımız var.

Yaşadıkları problemleri da gündemimize getirdik bugün. Biz Türkiye olarak, özellikle AK Parti iktidara geldiğinde

Biz Türkiye olarak, özellikle AK Parti iktidara geldiğinden bu yana Rum vatandaşlarımızın problemleri konusunda diyalog içinde pek çok olumlu uygulamayı yaşama geçirdik.

Aynı yapıcı yaklaşımı Batı Trakya Türkleri dahil oradaki soydaşlarımız için bizim de beklememiz gayet doğaldır. Her iki ülkedeki azınlıkların huzur ve refah içinde olması bizlerin de yararınadır.

“DİYALOG KANALLARININ AÇIK TUTULMASI ÖNEMLİ”

Yunanistan’daki kültürel mirasımızın korunmasına büyük önem veriyoruz ve Osmanlı eserlerinin restorasyonuna hazırız. Niko Dendias çok sayıda eserin restorasyonu konusunda adımlar atıldığını belirtti.

Bizde de Rum Ortodoks eserleri var. Bu eserlerin restorasyonu konusunda işbirliği yapabiliriz. Biz şartsız olarak bu diyaloğu sürdürmek istiyoruz ve ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz. Bugün önümüzdeki süreçte ilişkilerimizi geliştirmek için neler yapabileceğimizi görüştük.

Bizim karşılıklı ziyaretlerimizden sonra liderlerimizin de bir araya gelmesini arzu ediyoruz ve sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda son derece olumlu olduğunu söylüyoruz.

İlişkilerimizi daha iyiye götürme bakımından ve aramızdaki anlaşmazlıkların çatışma yoluyla değil, diyalog yoluyla çözülmesi için başlattığımız bu ziyareti olumlu buluyoruz. Hem Dendias hem Niko diyorum çünkü uzun senelerdir şahsi dostum 2003’ten bu yana. Dostum Niko’yu ülkemizde ağırlamaktan mutluluk duyuyorum.

MİÇOTAKİS’TEN RAMAZAN AYI MESAJI

Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias’ın konuşması şu şekilde;

Başkan Sayın Erdoğan’a ve eski dostum sana teşekkür etmek istiyorum. Öte Yandan bu akşam beni iftar yemeğine davet ederek de beni onurlandırma vesilesiyle teşekkür etmek istiyorum. Sayın Başbakanımızın tüm Müslüman aleminin ramazan ayını kutladığı mesajını sizlerle paylaşmak istiyorum. Miçotakis hükümeti din özgürlüğüne özel bir önem atfetmekte.

Bugün gerçekleştirdiğimiz görüşmelerin açık ve samimi bir ortamda son derece verimli olduğunu söyleyebilirim. Uzlaşamadığımız tüm konuları masaya yatırma fırsatı bulduk. İki ülke arasında iletişim kanallarının açık tutulması lüzumlu.

Türkiye de defaatle AB’ye üyeliğinin stratejik hedef olduğunu belirtti. İstikşafi görüşmelerin başlamasının, iki ülkenin bakanları arasında siyasi görüşmelerin başlamasını memnuniyetle karşılıyorum. Bugün birçok ikili konuya değindik.

Dostum Mevlüt’le mutabık kaldık ki iki ülke arasındaki işbirliğini çeşitli alanlarda geliştirebiliriz. Ümit ediyoruz ki geçmiş senelerde var olan ekonomik işbirliğimizin daha da ileriye götürülmesi.

“TÜRKİYE İLE POZİTİF GÜNDEM İSTİYORUZ”

Biz Türkiye’yle pozitif bir gündem oluşturabileceğimize inanıyoruz ekonomik alanda. Aramızdaki ekonomik işbirliğini de geliştirerek Türk-Yunan ilişkilerindeki mevcut havayı iyi yönde geliştirebiliriz. Pandeminin sonunda iki ülke arasındaki halkların ilişkilerini de tekrardan tesis edebiliriz. Kışkırtıcı söylem ve eylemlerden uzak durmamız gerekiyor.

Son dönemde ihlal eylemleri dramatik biçimde arttı ve bu eylemler ikili ortam yaratılmasının önünde engel teşkil etmekte.

Ben dün Patrik’le görüşme fırsatı buldum ve bu görüşme esnasında Türkiye’deki Yunan azınlıklarının problemlerini dinleme fırsatı buldum. Yunanistan’da Müslüman azınlık var. Lozan Anlaşması’na göre buradaki azınlık Müslüman.

Öte Yandan yapmış olduğumuz görüşmelerde yalan haber, kışkırtıcı söylemlerden uzak durulması çağrısında bulundum. Birçok bölgesel konuyu da ele aldık. Bunların başında Kıbrıs konusu var. Biz BM zirvesine tüm tarafların iyi niyetle gelmesini ümit ediyoruz.

“TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİNİ DESTEKLİYORUZ”

Türkiye – AB ilişkilerin de ele aldık görüşmemizde. Yunanistan Türkiye’nin AB üyeliğini destekliyor. Komşu ülkeler olarak AB ailesinin bir parçası olmuş Türkiye’den oldukça fazla şey kazanabiliriz. Türk halkının çoğunluğu ülkesinin AB’ye girmesini destekliyor. Bu yüzden AB Konseyi’nde de belirtildiği gibi vize serbestisi gibi mühim konuları ele almaya hazırız.

Biz bu konuda yapıcı bir tutum takındık fakat AB ilke ve değerlerine saygı işitmek lazım. Bu da tüm mensup ülkelerin egemenlik haklarına saygı duymaktan geçer. Bu çerçevede AB ikili bir yaklaşım benimsedi. Tedbir alma olasılığı konseyin her zaman masasında bulunuyor.

Eğer Türkiye bizim egemenlik haklarımızı ihlal etmeye devam ederse tedbir olasılıkları tekrar gündeme gelecektir. Hem ikili ilişkilerimize hem de Türkiye’nin AB üyeliğini etkileyen bir vaziyet.

Bu ne iyi komşuluk ilişkileriyle bağdaşmakta ne de uluslararası hukuk ile. Türkiye BM Sözleşmesi’ni kabul etmiyor fakat bu sözleşme AB tarafından onaylandığı için AB muktesebatının bir parçasını teşkil etmekte. Muhtıra AB Konseyi tarafından kınandı.

Göçmen ve mülteci konusuyla alakalı olarak ise bunun AB ile Türkiye arasında bir konu olduğunu söylemek istiyorum. Mevlüt’le görüşmemizde yine bir anlaşma imzalanmasından bahsettik fakat hep yeni bir anlaşma imzalansa da bunun başarılı olabilmesi için lüzumlu eylemlerin yapılması ve irade gereklidir. Son dönemde mülteci konususun Türkiye tarafından kullanılmasını da gündeme getirdim.

Biraz sonra yemekte de görüşeceğimiz gibi, her iki ülke de uluslararası hukuk temelinde ve BMGK çerçevesinde toprak bütünlüğünü, egemenliğinin ve bağımsızlığının korunarak problemlerin çözümünden yana. Miçotakis hükümetinin görüşü bu biçimdedir ve ben bu görüşü Ankara’da ifade etme fırsatı buldum. Ümidimiz ilişkilerin daha da ileriye gitmesi yönünde. Bugün bir adım attık ve bunun halklarımızın menfaatine bir adım olduğunu düşünüyoruz. Bugün bu mecradan sevgili dostum Mevlüt’ü Atina’ya davet ediyorum.

DENDİAS’IN AÇIKLAMASININ SONRASINDA BAKAN ÇAVUŞOĞLU’NDAN SERT ÇIKIŞ

Ben konuşmamda Yunanistan’ı itham edici bir söylemde bulunmadım ama ilk görüşmesinin daha pozitif bir atmosferde geçmesini umuyordum. Ama kabul edilemez ithamlarda bulundu. Türkiye’nin Yunanistan’ın egemenlik haklarını ihlal ettiğini belirtti. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.

Biz bu konularda görüş ayrılığımız var ve bundan sonra bu konuları kendi aramızda görüşmemiz konusunda mutabık kaldığımız halde ben bunun yanıtını vermek vaziyetinde kalırım. Biz Rum Ortodoks azınlığı Rum Ortodoks olarak kabul ediyoruz ama ‘Biz Türküz’ diyen azınlığı Türk olarak kabul etmemeniz insani değildir. Bunların Türk adını kullanmasına müsaade etmiyorsunuz. Bunlar Rum Müslümanlar mı? Bunu bu şekilde kabul etmek zorundasınız.

Anlaşmalar konusunda farklı düşünebiliriz, Libya’yla olan anlaşmalar. Ancak AB Komisyonu’nun bunu kınaması bir şey ifade etmez. AB’nin deniz yetki alanlarıyla alakalı bir rolü, yetkisi yoktur. Göç konusunu biz ne AB’ye ne Yunanistan’a karşı kullandık. Göç konusunda insani davrandık ve mutabakatı harfiyen uyguladık. Biz içeride bunları konuştuk ve dört senede 80 bin insanı denize ittiğinzi konuştuk ama basının önünde konuşmadık. Ama buraya çıkıyorsunuz basının önünde mesaj vermek için bu şekilde konuşuyorsunuz. Bütün bunlara karşın Türkiye olarak 3. taraflar olmadan iki ülke arasında bu konularda görüş ayrılıklarımızı azaltmaya hazırız. Ama basının önünde ülkemi ağır bir biçimde itham edersiniz bunun da yanıtını vermek durumundayım.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.