Yazıyor yazıyor diye bağıran gazeteci çocuk öldü!

Gazetecilik tarihinin en ünlü fotoğraflarından biridir ‘basın mensubu çocuk’. İstanbul’un tarihi bir sokağında, elindeki gazeteleri gösterip “Yazıyor!” diyerek bağırırken, arkada 1950 model bir Plymouth araba ve cumbalı evler görünür. Zihnimize hep aynı yaşta kazınan Hayreddin Baş, 6 Temmuz’da sessizce ayrıldı aramızdan.
Takip et
Yazıyor yazıyor diye bağıran gazeteci çocuk öldü!
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Sene 1958. Küçükayasofya’daki Şehit Mehmet Paşa Sokağı’ndan bir çocuk elinde gazetelerle koşturarak geçiyor. “Yazıyor, yazıyor” diyerek bağırırken sol elinde gazeteler, sağ elinde ise müşterilerine gösterdiği tek bir gazete var. Bu esnada sokaktan Babıâli’nin meşhur foto muhabiri, İstanbul Belediyesi Fotoğrafhanesi’ni kuran Hilmi Şahenk geçiyor. Büyük usta o anı tek kare fotoğrafla ölümsüzleştiriyor.

40 SENE SONRA FARK EDİLDİ

O fotoğrafı çekenin Hilmi Şahenk olduğu biliniyordu fakat basın mensubu çocuğun kim olduğu senelerce sır olarak kaldı. Ta ki kendisi tam 40 sene sonra, 1998’de fotoğrafı Hürriyet gazetesinde fark edene kadar. Fotoğraftaki çocuk 1949 doğumlu marangoz Hayreddin Baş’tı. Fotoğraf henüz 9 yaşındayken, Küçükayasofya’daki evlerinin yan sokağında çekilmişti. Hilmi Şahenk’in üstüne giydiği krem trençkotunu, fötr şapkasını, bir de kocaman fotoğraf makinesini çok iyi hatırlıyordu. Plymouth da komşuları İbrahim Amca’ya aitti.

ANNEME EKMEK ALIRDIM

2018 senesinde, o fotoğrafın çekilmesinden 60 sene sonra buldum Hayreddin Amca’yı. Gözleri gene parlıyor, o fotoğrafta heyecanla koşturduğu gibi konuşuyordu. Beraber o sokağa gittik, 50’lerin, 60’ların İstanbul’unu konuştuk. Hayrettin Amca o gün benim için Hürriyet gazetesini eline aldı, aynı pozu verdi. O fotoğrafın öyküsünü şu şekilde anlattı: “Babam 1949’da Samsun’dan İstanbul’a göçmüş. İyi bir marangozdu. Ben o zaman 5 yaşındaydım göçtüğümüzde. İstanbul’a gelince babam bir radyocunun yanında işe girdi. Radyoların ahşap bölümlerini yaparlardı. Ben de yanlarında çalışır, radyolara vernik sürerdim. Boş zamanlarımda da gazete satardım. Gazeteleri satınca 30-35 kuruş verirlerdi. Bir ekmek ederdi. Alıp anneme götürürdüm.”

Yazıyor yazıyor diye bağıran gazeteci çocuk öldü!

Eyüp Serbest ve Hayreddin Baş

‘ORADAKİ BENİM’

‘1998 senesinde Sultançiftliği’nde bir tanıdığımızın marangoz dükkânına gittim. Orada Hürriyet gazetesinin bir ilavesinde fotoğraflar vardı. Gazeteyi inceleyince önce arabayı gördüm fotoğrafta. Tanıdım. İbrahim Ağabey’in otomobili bu dedim. Sonra kendimi fark ettim. O fotoğrafı oradan kesip aldım. Kendi dükkânımın duvarına astım. O zamana kadar fotoğrafın varlığından haberim yoktu. Sonra fotoğrafı her yerde gördüm. Ara Sıra söylüyorum arkadaşlarıma, bu çocuk benim diyerek.’

Yazıyor yazıyor diye bağıran gazeteci çocuk öldü!

SIRLARINI EMANET ETTİ

Basın Mensubu çocuk Hayreddin Amca ile sonra çok iyi dost olduk. Küçük marangoz atölyesinde demlikler dolusu çay içip saatlerce sohbet ettik. Ömrü boyunca kalemi elinden hiç bırakmamıştı, çok iyi şiir yazardı. Şiirlerini biriktirdiği defterinin bir kopyasını, belki de yalnızca bana anlattığı sırlarıyla beraber saklamam için emanet etti. En son geçtiğimiz ay görüşmüştük. Ziyaretine gitmek istiyordum fakat ona hastalık taşımaktan korkuyordum. Hastalık azalınca buluşmak için sözleştik ama o günü ne ben, ne de o göremedi. Dün, hatıralarımızda hiç yaşlanmayan o çocuğun 6 Temmuz günü sessiz sedasız aramızdan ayrıldığını öğrendim. Güle güle Basın Mensubu Çocuk, güle güle Hayreddin Amca.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.