BM'den Küresel İklim Alarmı: 2150 Yılına Kadar Küresel Isınma 1 Derecenin Altına Düşürülmeli
Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ile Uluslararası Kriyosfer İklim Girişimi bünyesindeki 80 bilim insanının hazırladığı kapsamlı rapor, gezegenin kar ve buz katmanlarının felaket boyutunda bir erime sürecine girdiğini ortaya koydu.

Dünya liderlerinin 31. BM İklim Değişikliği Konferansı (COP31) için Türkiye’de bir araya geldiği döneme denk gelen çarpıcı raporda; Paris Anlaşması’ndaki 1,5 derecelik ısınma sınırının yetersiz kalabileceği, kaçınılmaz sıcaklık aşımının ardından küresel ısınmanın 2150 yılına kadar acilen 1 derecenin altına düşürülmesi gerektiği vurgulandı.
"1,5 Dereceyi Aşmak Yönetilebilir" Efsanesi Çöktü
Sanayi öncesi döneme kıyasla gezegenin halihazırda 1,3 derece ısındığına dikkat çekilen raporda, emisyon kesintilerinin gecikmesi nedeniyle sıcaklıkların bir süre 1,5 derecenin üzerine çıkmasının artık kaçınılmaz hale geldiği belirtildi. Ancak bilim insanları, sıcaklıkların 2 veya 3 dereceye tırmanıp sonradan kontrol altına alınabileceği yönündeki tezin büyük bir yanılsama olduğunu kanıtladı.
Mevcut politikalarla öngörülen 2,8 ila 3 derecelik yüksek aşım senaryosunun; yüzeye yakın donmuş toprak tabakasını (permafrost) neredeyse tamamen eriteceği, okyanus akıntı sistemlerinde ani kırılmalara yol açacağı ve denizleri kitlesel asitlenmeyle karşı karşıya bırakacağı kaydedildi.
Buzulların Kaybı Bin Yıllar Boyunca Telafi Edilemez
Raporda öne çıkan en kritik tespit, sıcaklıklar yeniden düşürülse dahi buzullardaki çöküşün insanlık ölçeğinde kalıcı olacağı yönünde. Grönland ve Antarktika buz örtülerinin 1990’lara kıyasla tam 6 kat daha hızlı eridiği, ısınma 1,5 dereceye çekilse bile deniz seviyelerini metrelerce yükseltecek bu kaybın durmayacağı açıklandı. Uzun vadede buz örtülerinin korunabilmesi için güvenli eşiğin 1 derece veya daha altı olduğu kaydedildi.
Buzulbilimci ve raporun başyazarı James Kirkham, kriyosferdeki kırılganlığa işaret ederek şu verileri paylaştı:
- Nepal-Çin Sınırındaki Felaket: Bölgede kayıtlara geçen en ölümcül buz ve kaya çığı binlerce can kaybına mal olurken, Nepal’in milli gelirinin yüzde 10’unu sildi.
- Avrupa ve Alpler: İsviçre buzul kütlesinin yüzde 20’sini son beş yılda kaybetti; önümüzdeki on yılda her yıl binlerce buzul tamamen haritadan silinecek.
- Geri Dönüş Eşiği: Kar ve buzun devrilme noktaları aşıldığında, sistemin toparlanması yüzlerce hatta binlerce yıl alacak.
Su Güvenliği ve Dağ Buzulları Tehlikede
Mevcut emisyon politikalarının sürdürülmesi halinde Rocky Dağları, Alpler, İzlanda ve İskandinavya’daki buzul varlığının yüzde 10’un altına ineceği hesaplandı. Dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birinin içme ve tarım suyunu sağlayan Hindu Kush Himalayaları'nda ise mevcut gidişat buzul rezervinin yalnızca yüzde 41'ini geride bırakacak; ancak ısınma 1,5 derecede tutulabilirse bu rezervin yüzde 83'ü korunabilecek.
"Uyum Sınırları Çoktan Aşıldı"
Climate Analytics CEO'su ve iklim bilimci Bill Hare, gelinen noktanın boyutunu şu sözlerle özetledi:
"30 yıl öncesine göre altı kat hızlı eriyen devasa buz örtüleri, rekor seviyede çekilen deniz buzulları ve yükselen denizler artık insan ömrü ölçeğinde geri döndürülemez bir evreye girdi. Bu tablo iklim etkilerini doğrudan uyum sınırlarının ötesine fırlatıyor. İklim eylemini baltalayan hükümet yetkilileri ve fosil yakıt yöneticileri, bu rapora bakarak gezegenin yaşam destek ünitelerini nasıl enkaza çevirdiklerini görmelidir."
UNEP verilerine göre, küresel ısınmayı felaket eşiği olan 1,7 derecenin altında tutabilmek için dünya genelindeki karbon emisyonlarının 2030’a kadar yüzde 18, 2035’e kadar ise yüzde 45 oranında acilen düşürülmesi gerekiyor.