Bakan Kurum’dan "COP31" Çağrısı
COP31 öncesinde gençlerle buluşan Murat Kurum, iklim mücadelesinde diyalog, uzlaşı ve somut adım vurgusu yaptı.

Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde hazırlıklar sürerken, Antalya’da gençleri bir araya getiren önemli bir etkinlik düzenlendi. Antalya Anadolu Genel Kurul Salonu’nda gerçekleştirilen COP31 Gönüllüler Buluşması’na katılan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim kriziyle mücadelede gençlerin üstleneceği role dikkat çekti.
Zirveye iki gün kala düzenlenen buluşmada konuşan Kurum, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, enerji, şehirleşme, tarım, gıda ve su güvenliği gibi pek çok alanı doğrudan etkilediğini belirtti. Türkiye’nin COP31 kapsamında geniş kapsamlı bir iklim vizyonuyla hareket edeceğini ifade eden Kurum, temiz enerji kaynaklarının yaygınlaştırılmasından afetlere karşı dirençli kentlerin oluşturulmasına, okyanusların korunmasından gıda güvenliğine kadar farklı başlıkların gündemde olacağını söyledi.
Gençlerin Karar Süreçlerinde Daha Fazla Söz Sahibi Olması Gerekiyor
İklim değişikliğinin etkilerini en yakından hisseden kesimlerden birinin gençler olduğunu vurgulayan Kurum, kuraklık, aşırı sıcaklıklar, seller ve gıda fiyatlarındaki artış gibi gelişmelerin artık günlük yaşamın bir parçası hâline geldiğini dile getirdi.
Gençlerin iklim politikalarının oluşturulmasında yalnızca görüş bildiren değil, doğrudan karar süreçlerine katılan aktörler olması gerektiğini belirten Kurum, enerji sistemlerinden üretim modellerine kadar pek çok alanda köklü bir dönüşüm yaşandığını söyledi. Bu süreçte gençlerin seslerini duyurmalarının, verilen taahhütlerin yerine getirilmesini takip etmelerinin ve geleceklerini şekillendiren kararlarda aktif rol almalarının önemine işaret etti.
COP31’in Yol Haritası: Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon
İklim krizinin etkilerinin artık ertelenemeyecek boyutlara ulaştığını kaydeden Bakan Kurum, çözüm üretme aşamasına geçilmesi gerektiğini vurguladı. Atmosfer, okyanuslar ve su kaynakları gibi doğal sistemlerin ülkelerin sınırlarından bağımsız hareket ettiğini hatırlatan Kurum, iklim mücadelesinde uluslararası iş birliğinin zorunlu olduğunu ifade etti.
COP31’in yalnızca ülkelerin bir araya gelerek sorunları tartıştığı bir diplomasi platformu olmayacağını belirten Kurum, zirvenin temel yaklaşımını üç kavramla açıkladı: Diyalog, uzlaşı ve aksiyon. Öncelikle ülkelerin farklı öncelik ve hassasiyetlerinin dinlenmesi, ardından ortak hedefler doğrultusunda anlaşmaya varılması ve alınan kararların somut projelere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
İklim Mücadelesinde Adalet Vurgusu
Konuşmasında iklim adaleti konusuna da değinen Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası ilişkilerde dile getirdiği “Dünya beşten büyüktür” yaklaşımının iklim diplomasisi açısından da önem taşıdığını belirtti.
Küresel iklim krizine neden olan emisyonlarda daha az sorumluluğu bulunan kırılgan ülkelerin ve toplumların, krizden en ağır şekilde etkilenen kesimler arasında yer aldığına dikkat çekti. Kurum’a göre sürdürülebilir bir küresel refaha ulaşılması, iklim politikalarının adil, kapsayıcı ve ortak sorumluluk anlayışıyla yürütülmesine bağlı.
“Gençlik Yarının Seyircisi Değil, Bugünün Kurucusudur”
Bakan Kurum, konuşmasının sonunda çevrenin korunması ile ekonomik kalkınmanın birbirine alternatif olmadığını, doğru politikalarla bu iki hedefin birlikte gerçekleştirilebileceğini ifade etti.
Salonda bulunan gençlere güvenini dile getiren Kurum, genç kuşağın geleceğin dünyasını şekillendirmede belirleyici olacağını söyledi. Gençlerin yalnızca yarının karar vericileri olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Kurum, daha yaşanabilir, sürdürülebilir ve adil bir dünya oluşturma sorumluluğunun bugünden paylaşılması gerektiği mesajını verdi.