Araştırmaya göre İstanbul Roma'dan daha merkezi
Roma İmparatorluğu’nun yaklaşık 300 bin kilometrelik kara yolu ağını inceleyen yeni araştırma, 'Bütün yollar Roma’ya çıkar' sözünün gerçeği tam olarak yansıtmadığını gösterdi.

Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırma, Roma İmparatorluğu dönemindeki kara yolu ağının merkezinin Roma değil İstanbul olduğunu ortaya koydu. Danimarka Aarhus Üniversitesi’nden arkeolog Tom Brughmans’ın da yer aldığı çalışma, imparatorluğun yaklaşık 300 bin kilometrelik yol sistemini inceledi.
İmparatorluktaki yolların sembolik başlangıç noktası kabul edilen anıt, zaman içinde “Bütün yollar Roma’ya çıkar” sözünün doğmasına katkıda bulundu. Ancak yeni bulgular, Roma’nın kara yolu ağının gerçek merkezi olmadığını gösterdi.
Araştırmacılar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya yayılan yol ağını yapısal olarak inceledi. Ağ; Fas ve Arabistan çöllerinden İskoçya’ya, Atlantik kıyılarından Anadolu’ya kadar uzanıyordu.

Sonuçlara göre Roma, Akdeniz’deki deniz ulaşımı açısından merkezi konumdaydı ancak imparatorluğun kara yolu sisteminin merkezinde yer almıyordu. Eyalet başkentlerinin kendi bölgelerindeki yollar üzerinde elverişli noktalara kurulduğu belirtildi.
Yol bağlantısı güçlü merkezler arasında bugünkü Ankara, Londra ve Korint de bulunuyordu. İtalya Yarımadası’ndaki hareketlilik dikkate alındığında en merkezi güzergahın Roma’dan geçmediği belirlendi.
İmparator Konstantin, milattan sonra 4’üncü yüzyılın başlarında imparatorluğun başkentini Konstantinopolis’e yani İstanbul’a taşıdı.

Araştırmaya göre Avrupa ile Asya’nın birleştiği noktada bulunan yeni başkent, imparatorluk genelindeki kara ulaşımı açısından Roma’dan çok daha merkeziydi. Brughmans, Konstantinopolis’in kara yolculukları için “olağanüstü merkezi” bir konumda bulunduğunu ve Roma’nın çok önünde olduğunu söyledi.
Roma yolları, dünyanın ilk kıta ölçekli ulaşım sistemlerinden birinin omurgasını oluşturdu. Kara yolları; gemilerin kullanabildiği nehirler ve deniz rotalarıyla birleşerek geniş bir ulaşım ağı meydana getirdi.

Roma lejyonları tehditlere karşı harekete geçmek, başka birliklere yardım etmek ve yeni bölgeleri ele geçirmek için bu yollardan yararlandı. Mallar, fikirler, insanlar ve hastalıklar da imparatorluk boyunca bu güzergâhlardan yayıldı.
MODERN OTOYOLLAR ANTİK YOLLARI İZLİYOR
Roma yollarının büyük bölümü, Batı Roma İmparatorluğu’nun 476 yılında yıkılmasından sonra da kullanılmaya devam etti. Bazı güzergâhlar Orta Çağ boyunca temel ulaşım hatları olmayı sürdürdü ve önemini demir yollarının ve modern otoyolların geliştiği 19’uncu ve 20’nci yüzyıllara kadar korudu.
Araştırmacılar, günümüzdeki birçok kara yolunun antik Roma güzergâhlarını takip ettiğini de belirledi. Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri, İspanya’nın güneyindeki Cadiz’den Pireneler’e uzanan Via Augusta oldu.