adplus-dvertising

Yargıtay’dan mahkum işçilere güzel haber

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin karıştığı suçtan dolayı tutuklanması ya da hükmün infazı için cezaevine girmesi halinde kıdem tazminatı alabileceğine hükmetti.
Takip et
Yargıtay’dan mahkum işçilere güzel haber
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Taşeron şirket bünyesinde bir kamu kurumunda çalışan işçi, karıştığı (hırsızlık) suçundan dolayı hapis cezası aldı. Cezaevine gönderilen işçi, işten çıkarıldı. İhbar ve kıdem tazminatını talep eden işçi, İş Mahkemesi’nin kapısını çaldı. Davacı işçi; iş sözleşmesinin kesinleşen ceza nedeniyle feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsilini talep eetti. Davalı firma sahibi ise iş sözleşmesinin davacının hırsızlık nedeniyle mahkum olması ve cezaevine girmesi nedeniyle kıdem tazminatı ödenmeksizin feshedildiğini dile getirdi.

Yargıtay’dan mahkum işçilere güzel haber

Toplu İş Sözleşmesinin 56/6 maddesinde yüz kızartıcı suçlardan hüküm giyenlerin iş sözleşmelerinin feshedileceğinin belirtildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istedi. Mahkeme, davanın reddine hükmetti. Karara karşı, davacı taraf istinaf yasa yoluna başvurdu. Bölge Adliye Mahkemesi, itirazın reddine hükmetti. Davacı mahkum işçi bu defa kararı temyiz etti. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi emsal özellikte bir karara imza attı.

Kararda; işçinin yalnızca iş sözleşmesinin işveren tarafından 4857 sayılı İş Yasası’nun ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallerin düzenlendiği 25/II maddesinde söylenen nedenlerle feshedilmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanamayacağı vurgulandı. İşverenin 4857 sayılı İş Yasası’nun 25/I, 25/III ve 25/IV maddesindeki nedenlere dayalı olarak iş sözleşmesini sonlandırması halinde haklı bir sebep olsa bile kıdem tazminatı ödemesi gerektiği söylendi. Yargıtay kararında şu şekilde dendi: “Belirtmek lazım ki; işyeri dışında ve işyeri ile alakasız bir suçtan dolayı kesinleşen hükmün infazı çerçevesinde cezaevine girilmesi hali, İş Yasası 25/IV çerçevesinde değildir. Mahkumiyet hali işçiden kaynaklanmakta olup bir haftayı aştığı takdirde işçiyi çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı neden vardır. Zira, işyeri dışında işyeri ile alakasız suçun infazı için işe devamsızlık söz konusu olup devamsızlık iradi değildir. İşçinin iş sözleşmesinin zorlayıcı sebeplerle 25/III bendi uyarınca feshi halinde, işverenin bildirim şartına uyma ya da ihbar tazminatı yükümlülükleri bulunmamaktadır. Derhal fesih hakkı vardır.

Yargıtay’dan mahkum işçilere güzel haber

Fakat, az yukarıda açıklandığı üzere mülga 1475 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi uyarınca kıdem tazminatının ödenmesi lazım. Somut uyuşmazlıkta, davacının iş sözleşmesinin işyeri dışında işlediği suçlar nedeniyle hüküm giymesi nedeniyle sonlandırıldığı, işçinin cezaevine giriş tarihi 16.08.2015 olup toplam mahkumiyet süresinin 6 sene 4 ay olduğu ortadadır. 4857 sayılı İş Yasası’nun 24/III maddesi uyarınca işçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıktığının kabulü gerektiği, bu vaziyette işverenin derhal fesih hakkının olduğu fakat kıdem tazminatının ödenmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Yargıtay’dan mahkum işçilere güzel haber

Fesih nedeni ile bağlılık ilkesi de gözetilerek değerlendirme yapıldığında, fesih konusu yapılan eylemin doğruluk ve bağlılığa aykırılık ya da sadakat borcunun ihlali çerçevesinde ele alınması mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, 26.10.1989-16.08.2015 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen çalışması nedeniyle kıdem tazminatı ödenmesi lazımken bu hususun gözetilmemesi yasanın açık hükmüne aykırı olduğundan kıdem tazminatının hüküm altına alınması için hükmün bozulması gerekmiştir.”

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.