Yapay et nedir ve nasıl yapılır?

26 Nisan 2021, 08:15 tarihinde eklendi
Çiftlikte yetiştirilen hayvanların kesilmesi ile elde edilen ete göre karbon salınımı çok daha az olan bir et üretim yöntemine geçişin de yolunu araladı. 2025’e kadar laboratuvarda üretilen etlerin seri üretimine geçilebileceği tahmin ediliyor. Peki, yapay et nedir ve nasıl yapılır? Laboratuvar Ortamında Üretilen Yapay Etler Gıdanın Geleceği mi? Yapay et, yiyecek sektörünü dönüştürebilir mi?
Takip et
Yapay et nedir ve nasıl yapılır?
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

2018’de, laboratuvarda et üreten girişimler toplam 50 milyon Dolar yatırım aldı. Bu sayı, 2015’ten bu yana endüstriye yapılan yatırımların iki katından daha fazla. Yatırımlara, hayvandan alınan hücrelerin laboratuvarda çoğaltılmasının yanı sıra, Impossible Burger gibi tamamen bitki tabanlı alternatiflere yapılan yatırımlar da dahil.

Yapay et nedir?

Yapay et kısaca laboratuvar ortamında üretilen bitkisel bazlı protein formülüdür. Yapay et konusu günümüzün sık tartışılan konularından olmaya başladı. Dünya nüfusunun giderek artması ve küresel ısınmayla birlikte hayvansal etlerin üretiminin zorluğu gözler önüne serildi. İnsanların artık yapay ete geçmesi gerektiği belirtiliyor. Ancak yapay et konusunda bilinmeyen bir çok konu var. Yapay et nasıl üretilir sorusu ise en merak edilen soruların başında geliyor.

Yapay et üretimiyle birlikte, geleneksel üretim kaynaklı çevreye ve gıda güvenliğine olumsuz etkiye yola açan birtakım faktörlerin elimine edilebileceği düşünülmektedir. Aynı zamanda modern dünya insanının isteklerine yanıt verilerek hayvan refahı ile ilgili endişelerin de önüne geçilmesi planlanmaktadır. Yapay etin üretimi ile sağlanabilecek potansiyel faydalar; hayvansal üretim kaynaklı sera gazlarının azaltılması (özellikle metan gazı) ve böylece küresel ısınmanın önlenmesine katkı sağlanması, orman ve arazi tahribatlarının önüne geçilmesi, tarım arazilerinin ve tahıl ürünlerinin insanların besin gereksinimlerinin karşılanması için kullanılması, birçok hayvanın kesilme gerekliliğinin ortadan kaldırılması ve artan insan popülasyonun protein ihtiyacının sağlanması olarak özetlenebilir.

2013 yılında dünya daha önce hiç görmediği bir şeye tanık olmuştu. Bir petri kabından alınıp medyanın önünde kızartılan bir hamburger köftesi.

Bu tek bir hayvanın bile kesilmeden güvenli ve yenilebilir bir et elde etmenin mümkün olduğunu herkese göstermişti. Ancak iki tane çok önemli sorun vardı. Köfteyi üretmek iki yıl sürüyordu ve maliyeti 300 bin doların üzerinde olmuştu.

Ancak o zamandan itibaren bu yüksek teknoloji gerektiren eti üretmenin maliyeti düştü. Ocak 2016 yılında Memphis Meat adlı bir şirket yaklaşık 1000 dolarlık bir laboratuvar köftesi üretmeyi başardı. Bugün birçok yatırım şirketi ve kar amacı gütmeyen kuruluş; domuz eti, hindi eti, tavuk eti, balık, süt ve yumurta hatta jelatin ve deride dahil olmak üzere laboratuvar ortamında üretilebilecek hayvansal kaynaklar üzerinde çalışmaktadır. İlk laboratuvar ortamında üretilen köfteyi yaratan Hollandalı bilim adamı Dr. Mark Post, kullandığı teknolojinin endüstriyel bir gıda işleme seviyesine yükseltilmesi sağlanırsa her köftenin 10 dolar maliyet ile elde edilebileceğine inandığını belirtmiştir.

Çevreye zararı geleneksel yöntemlerden çok daha az

Yapay etlerin daha iyi üretilmesi küresel karbon salınımına olumlu etki edebilir. 2018’de hazırlanan bir rapora göre, et severlere ‘temiz dana eti’ sunmak, geleneksel et üretim yöntemlerine kıyasla sera gazı salınımında yüzde 74 ile 87 oranında azalma sağlayabilir. Ayrıca laboratuvarda et üretmek için yüzde 95 daha az alana ihtiyaç var. Dahası, suni gübrelerin denize karışıp deniz canlılarını yok etmesinin de önüne geçileceği için gıda kirliliği de yüzde 94 azaltılmış oluyor. Tavuk eti üretiminde de laboratuvarda üretim, geleneksel yöntemlere göre yüzde 67 daha az yer kaplıyor.

Laboratuvarda üretilen etler, hayvanlardan kök hücre alınması ve bunların laboratuvarda besleyici bir sıvının içine konularak büyütülmesi ile elde ediliyor. Bu süreçte hayvan öldürmeye gerek kalmıyor. Aslında bunun, bir bitkiden bir dal alıp onu toprağa dikerek yeni bir bitki elde etmekten hiçbir farkı yok. Ama bazı dini ve etik tartışmalarda laboratuvarda elde edilen ürünün et olarak kabul edilip edilmeyeceği üzerine farklı görüşler ortaya atıldı.

Yapay etin çalışmalar hızla devam ediyor

Endüstri 2013’ten bu yana çok büyük mesafe kaydetti. Laboratuvarda üretilen ilk hamburgerin maliyeti 325 bin Dolar’dı. 2015’te ise bu maliyet 8,15 Dolar’a kadar düştü. Bugün Memphis Foods adlı şirket dana eti ve tavuk eti üretmek için çalışmalarını sürdürüyor. Finless Foods, laboratuvarda balık eti üretirken Wild Earth adlı şirket ise kediler için fare eti üretme çalışmaları yürütüyor. Bu etlerin kitlelere ulaşmasına az kaldı. Burger King, bitkisel tabanlı Impossible Burger’leri ABD çapında satmaya başlıyor. Uzmanlar 2025’ten itibaren marketlerden laboratuvarda üretilmiş etleri satın alabileceğimizi öngörüyor. 2030’da ise Şükran Günü sofralarında laboratuvarda üretilmiş hindi eti görmek mümkün olacak

Yapay et nasıl üretilir?

Yapay et nasıl üretilir sorusu yapay et konusunda en merak edilen konuların başında geliyor. Yapay et laboratuvarda üretiliyor. İşte yapay et üretimine lişkin detaylar

İlk olarak «et alternatifleri» olarak bilinen alternatif protein kaynaklarından üretilen etlerdir. Burada yaygın olarak kullanılan protein kaynakları bitkiler ve mantarlardır (mikroproteinler)

İkincisi, canlı mikroorganizma yerine laboratuvar ortamında yetiştirilen doku ve hücrelerden türetilen kültürlenmiş et ve in-vitro ettir.

Üçüncüsü, genetiği değiştirilmiş organizmalardır. Geleneksel et üretimiyle benzerliklerine rağmen genomları laboratuvarda yapay olarak değiştirilmiş olan hayvanlar yapay veya insan yapımı olarak kabul edilebilir.

Yapay etin olumsuz yanları var mı?

Bazı araştırmacılar ise laboratuvarda üretilen etlerin güvenilirliğini sorguluyor. Oxford Üniversitesinden bir ekip Şubat ayında yaptığı bir araştırmada ineklerin nitrojen oksit ve metan gazı ürettiğini, laboratuvarda et üretildiğinde ise ortaya karbondioksit çıktığını belirtti. Laboratuvar, et üretimi sırasında ortaya çıkan karbondioksidi enerji kaynağı olarak kullanabiliyor. Metan gazı atmosferde çok daha yıkıcı bir etkiye sahip olsa da karbondioksidin aksine metan yaklaşık 12 yıl içinde çözünerek etkisini kaybediyor. Yani metanın etkisi karbondiokside göre daha kısa süreli.

Laboratuvarda üretilen etin en büyük savunucularından Mark Post bile, bu ürünlerin hala bolca et tüketen toplumu daha sürdürülebilir bir yöne çekmek için kısa vadeli bir çözüm olduğunu ifade ediyor. 2013’te New York Times’ta yayımlanan bir yazıda vejetaryenlerin bitki tabanlı da olsa herhangi bir şekilde et yememesinin çevreye daha faydalı olduğu savunulmuştu. Laboratuvarda üretilen etlerle ilgili hala birçok bilinmez var. Örneğin, yıllık talep artınca üretimi de artırmak için ne kadar fazla enerjiye ihtiyaç duyulacağı ve bu enerjinin nasıl elde edileceği kesinlik kazanmış değil. Ama endüstrideki büyüme göz önüne alındığında yakın zamanda bu konuları daha derinlemesine inceleyen yeni araştırmalar da ortaya çıkabilir.

Yapay et nedir ve nasıl yapılır?

Yapay et, yiyecek sektörünü dönüştürebilir mi?

Bruce Friedrich 30 yıldır vejetaryen olsa da tekrardan et yemeye başladı. Ama yediği et için hayvan öldürülmedi. Midesine indirdiği, Microsoft’un kurucusu ve CEO’su Bill Gates’in “gıdanın geleceği” olarak adlandırdığı, laboratuvarda hayvan hücrelerinden yapılan bir etti.

Friedrich katıldığı TED konferansında laboratuvarlarda üretilen etlerin artan insan nüfusunu beslerken aynı zamanda doğaya dair sorunları nasıl çözebileceğini anlattı.

Kanada’nın Vancouver kentinde düzenlenen konferansa katılan bir diğer şirket olan Beyond Meat (Etin Ötesi) de katılımcılara bitkiden üretilen et benzeri ürünlerini tattırdı.

Beyond Meat ve merkezi ABD’nin Silikon Vadisi’nde bulunan Impossible Foods şirketleri halihazırda ürünlerini piyasaya sürdü. Onlarca başka şirket de hayvan hücrelerinden et üretimi üzerine çalışıyor.

Bruce Friedrich, halkın laboratuvarda üretilen etle 2020’de tanışacağını fakat başlangıçta fiyatların 50 dolar (yaklaşık 294 TL) olacağını söylüyor.

Friedrich aynı zamanda bitki ve hücreden üretilen etlerin üretimini destekleyen Good Food Institute’ün (İyi Gıda Enstitüsü) de kurucusu.

Enstitü bugüne kadar bu tür etleri kitlesel boyutta üretmeyi hedefleyen 14 projeye 2,8 milyon dolar (yaklaşık 16,5 milyon TL) aktardı.

BBC’ye konuşan Friedrich, çevreyi daha ez etkilemeleri nedeniyle “temiz et” de denen laboratuvar etlerinin hayvancılığın yanı sıra çiftçiliği de değiştirebileceğini düşünüyor:

“Hayvanlara yedirmek için çok fazla yem yetiştiriyoruz. Tavuklara verilen her dokuz kalorinin birini et olarak alabiliyoruz. Bu, yemek yaratmak için son derece verimsiz bir uygulama.

“Ve 2050 yılına kadar günümüzdeki et miktarının yüzde 70 veya yüzde 100 daha fazlasını üretmemiz gerekecek.”

Friedrich, artan nüfus ve yoğun bir şekilde yapılan tarımın doğaya etkisi nedeniyle insanların et üretimi için yeni yöntemler bulması gerektiğini düşünüyor:

“İnsan doğasını değiştiremeyeceğimiz için et üretimini değiştirmek yeterli.”

Friedrich “Vejetaryenlerin bu eti de yemek istemediklerini duyuyoruz ve onlara, şakayla karışık olarak, vejetaryenlerin ne düşündüğünün umurumuzda olmadığını söylüyoruz. Bu sıradan bir vejetaryen hamburger değil” diyor.

Hücrelerden et yetiştirilen laboratuvarların görünümü hayvan çiftliklerinden çok farklı olacak.

Friedrich “Çiftliklere kıyasla yüzde 99 daha küçük olacaklar. Böylece hayvancıların ve çiftçilerin ‘büyü ya da sektörden silin’ baskısına maruz kalmayacaklar” diyor ve ekliyor:

Hayvanların hücreleri hücre bankalarında tutularak sonsuza kadar çoğaltılacak. Hayvanlar ise barınaklarda yaşamlarına devam edecek.”

Çiftçilerin hayvan yemi için üretim yapmasına gerek kalmayınca doğaya daha uyumlu ve daha çok çeşitli ürün yetiştirmesi de mümkün olacak.

Bütün bunlar kulağa geleceğin ideal bir versiyonu gibi gelebilir ama aslında, halihazırda çok sayıda et alternatifi piyasada bulunuyor.

İngiltere’deki unlu mamuller zinciri Gregg, Ocak ayından bu yana vegan sosis satıyor.

Burger King ise ABD’de 59 şubesinde Impossible Foods’un etlerinden yaptığı hamburger satışını deniyor. Satışı ülke geneline yaymak da planlar arasında.

Etin hem dokusunu hem tadını taklit eden bu hamburgerlerin sırrı, üretiminde kullanılan “hem” adlı bir molekülde. Demir içeren bu molekül bazılarına göre bu yiyeceğe et tadını veren şey.

Vancouver’daki TED konferansına gitmeden önce Meet adlı bir restorana gittim. Burası Beyond Meat hamburgerlerini satan zincirlerden biri.

20 yıllık bir pesketaryen (balıkyiyen vejetaryen) olarak “etin” dokusunun gerçek ete benzediğini söyleyebilirim ama tadının benzerliği konusunda bir şey söylemem zor: Üzerinde çok fazla çeşni vardı.

Restoran, bitkiden yapılan bu gıdadan yiyen çok sayıda kişiyle doluydu.

TED konferansında bu hamburgeri üreten şirketten temsilcilerle tanıştım ve Beyond Meat’in sossuz ve baharatsız halini yedim.

Tadı, en fazla aşina olduğum et alternatifi olan Quorn gibi değildi ama hafızamdaki et tadıyla da birebir uyuşmuyordu.

Sonuç olarak bu “eti” sevdiğimi söyleyebilirim. Fakat Friedrich’in de söylediği gibi hedef kitle ben değilim. Et severler bu ürünü ne kadar sevecek, emin değilim.

Impossible Foods ve Beyond Meat’in dışında Avrupa, ABD, Çin, Japonya ve İsrail’de yapay etler üzerinde araştırma yapan onlarca şirket var.

Friedrich, düzenleyici kurumların da bu alanda çalışmaya başlamaları gerektiğini fark ettiğini söylüyor.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi, oluşmaya başlayan bu yeni endüstriyi Tarım Bakanlığı ile birlikte nasıl düzenleyeceğine dair bir niyet metni yayınladı.

Friedrich, gıda güvenliği konusunda sorunlar yaşayan veya Hindistan ile Çin gibi devasa nüfusları beslemesi gereken ülkelerdeki düzenleyici kurumların, laboratuvarlarda et üreten şirketlerin önüne kırmızı halı sereceğini düşündüğünü söylüyor.

Bill ve Melinda Gates Vakfı, hücre temelli et üretimini, gelişmekte olan ülkelere gerçek değişim getirebilecek 5 gıda teknolojisinden biri olarak görüyor.

Fakat herkes bu “gıda devrimine” katılmıyor.

BBC’ye konuşan İngiltere Vegan Topluluğu, “Hayvanların acı çekmesinin önüne geçecek ve hayvancılığın çevreye etkisini azaltacak temiz et girişimlerine sempatiyle bakıyoruz” diyor ve ekliyor:

“Hayvanların çektiği acıyı azaltabilecek her girişimi mutlulukla karşılasak da temiz et üretimini destekleyemeyiz, çünkü üretiminde hayvanlar kullanılıyor.

“Hayvanlardan alınan hücrelerden üretilen bu etler vegan değildir.”

Türk bilim insanlarından ucuz yapay et serumu

Türkiye’den de Ankara Üniversitesi Kök Hücre Enstitüsü Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Can Akçalı ve ekibi, kök hücreden et üretiminin mali açıdan karşılanabilir hale gelmesi için yaptığı çalışmalarda belli bir noktaya geldi. Hücre kökenli et üretimi konusunda bilgi veren Prof. Dr. Can Akçalı, “Kök hücreden kas hücresi elde edilmesinin mekanizması ve yöntemleri uzun yıllardan beri biliniyor. Bunun için kas kök hücresi, başlangıç materyali olarak biyopsilerden elde ediliyor ve kas hücresine dönüştürülüyor. Bitkisel kökenli et üretiminden farklı olarak bu yöntemle elde edilen et, biyolojik yönden gerçek et oluyor. Her ne kadar bilinen bir işlem olmasına rağmen, bunun elde edilmesi çok pahalı olduğundan, tüketiciye henüz ulaşamıyor. 2013 yılında Hollanda’da ilk yapıldığında bir kilogram hamburgerin fiyatı 330 bin dolardı. Teknolojideki gelişmeler ile günümüzde maliyet yaklaşık 2 bin 500-3 bin dolar civarına düşmesine rağmen halen bu haliyle yine tüketiciye ulaşması zor” diye konuştu.

1 kilo et için 15 ton su

Ankara Üniversitesi Teknokent’de bir start-up firması kurarak yapay et konusunda çalışmalarını sürdüren Akçalı, Hürriyet’e geleneksel hayvancılık konusunda şunları söyledi:

– Bir kilogram kırmızı et için 15 ton su harcanıyor.

– Bir kilogram et için hayvanların beslenmesi ve barınması için 178 metrekare araziye ihtiyaç duyuluyor.

– Petrolle çalışan vasıtaların ürettiği karbon izinin yaklaşık yüzde 25’i kadar metan gazını, sadece büyükbaş hayvanlar üretiyorlar.

– Bir kilogram et üretimi için 300 kilogram CO2 (karbondioksit) salınımı gerçekleşiyor

– İklim değişikliği konusunda da ciddi bir etkisi bulunuyor.
– Hayvanlar, ticari kaygılar nedeniyle, hasta olmadan birçok antibiyotiğe maruz kalıyor.

– Yapılan çalışmalar antibiyotik dirençlerinin hayvanlardan yediğimiz etlerden geçtiğini ortaya koyuyor. Hayvan refahı konusunda da önemli sorunları var.

Yapay et nedir ve nasıl yapılır?

Bıll Gates önermişti

Microsoft’un kurucusu Bill Gates de, küresel ısınmadaki payından dolayı gelişmiş ülkelerin hayvan yetiştiriciliğini bırakıp yapay et tüketimine geçmesi gerektiğini söyledi. Gates’in yapay et ile ilgili önerisi tartışma konusu oldu.

Yapay et konusunda soru işaretleri

Laboratuvarda üretilen etlerle ilgili hala birçok bilinmez var. Örneğin, yıllık talep artınca üretimi de artırmak için ne kadar fazla enerjiye ihtiyaç duyulacağı ve bu enerjinin nasıl elde edileceği kesinlik kazanmış değil. Ama endüstrideki büyüme göz önüne alındığında yakın zamanda bu konuları daha derinlemesine inceleyen yeni araştırmalar da ortaya çıkabilir.

Laboratuvarda üretilmiş ete ‘et’ denir mi?

Laboratuvarda üretilen et, geleneksel et üretimi endüstrilerini kayda değer şekilde sarsıyor. Yapay etin piyasaya sürüleceği vakit giderek yaklaşırken, ABD Sığır Yetiştiricileri Birliği (USCA), ABD Tarım Bakanlığı’na dilekçe yazarak sadece geleneksel şekilde doğan, yetiştirilen ve kesilen hayvanlardan elde edilen ürünlerin ‘et’ olarak tanımlanmasını talep etti. Dilekçe, “Laboratuvarda üretilen ete ‘et’ denir mi?” sorusunu gündeme getiriyor.

Laboratuvarda üretilen etler marketlere girmeye daha da yaklaşıyor. Memphis Meats gibi gelecek vadeden girişimler hayvan hücreleri kullanarak laboratuvar koşullarında yenebilir et üretiyor. Üretilen etin tat ve görüntü açısından gerçek ete benzemesi için çok uğraşılıyor ancak yöntemin fazla zaman alması ve oldukça pahalı olması endüstriyel seviyeye kolayca ulaşmasını engelliyor.

Memphis Meats ürünlerinin 2021 itibariyle halka sunulacağını söylüyor fakat Just (önceki adı Hampton Creek) adlı başka bir girişim laboratuvarda üretilen etle yapılan ilk ürünlerini 2018’in sonuna kadar satışa sunmayı planlıyor. Geleneksel et üreticilerinin bu durumdan hiç de memnun olmadığını tahmin etmek zor değil. Bu yüzden de resmi olarak bir çizgi çekmeye çalışıyorlar.

ABD Tarım Bakanlığı’na verilen dilekçe nispeten geniş kapsamlı; hem hayvan hücrelerinden üretilen laboratuvar etini hem de bitki proteinlerinden elde edilen et benzeri ürünleri kapsıyor. Dilekçenin bir kısmı şu şekilde:

‘Et’ tanımı, tüketiciyi o ürünün geleneksel şekilde gerçek hayvanlardan elde edildiğine dair bilgilendirmelidir. Bu yüzden de ‘et’ tanımı, menşe ülkesi ne olursa olsun geleneksel şekilde doğan, büyüyen ve işlenen hayvanlarla sınırlandırılmalıdır. Sentetik ürünler ya da hayvan hücreleri kullanılarak laboratuvarda elde edilen ürünler ‘et’ olarak adlandırılmamalıdır.

Dilekçedeki öneri zor bir soruyu da beraberinde getiriyor: “Et nedir?”
Dilekçe, etin ‘yiyecek olarak kullanılan hayvan dokusu ya da parçası’ olarak tanımlandığını kabul ediyor ancak laboratuvarda üretilen hayvan dokularının ‘et’ olarak adlandırılmaması gerektiğini, ‘et’ tanımının ‘geleneksel biçimde elde edilmiş hayvan dokusu ya da parçasıyla sınırlı kalması gerektiğini savunuyor.

Sonuç olarak bu felsefi bir tartışma. Kesilen bir hayvandan elde edilen biftekle laboratuvarda üretilen etten elde edilen biftek arasında temel bir fark yok. Her ikisi de hayvan hücrelerinden oluşuyor ve görüntü açısından birbirinden ayırt edilemiyorlar. Fakat laboratuvarda üretilen etle yapılan ürünler piyasaya sürüldüğünde, geleneksel et ürünlerinden ayırt edilebilmeleri için muhakkak paketlerinde bir uyarı/işaret olması gerekiyor.

Yapay et ürünleri ucuzladıkça ve market raflarında yerlerini alacakları tarih yaklaştıkça bu konuda daha hararetli tartışmalar yaşanacağını da göreceğiz.

 Laboratuvar ortamında yapay biftek üretildi

İsrailli gıda teknoloji şirketi Aleph Farms, 3 boyutlu doku mühendisliği yöntemiyle sığırların atikot hücrelerinden biftek üretmeyi başardı. Şİrket, hücreleri kullanan sığırların, yanağından swab örneği alınan bir insandan daha fazla acı çekmediğini söyledi. Bununla birlikte laboratuvarda yetiştirilen etin, bir kasaptan satın alınan antrikot ile aynı lezzet ve dokuya sahip olduğu belirtildi.

Aleph Farms’ın CEO’su Didier Toubia, laboratuvarda antrikot eti üretmek için çeşitli hücresel yapıların, birbiri üzerinde hassas bir şekilde birikmesine izin veren 3 boyutlu bir biyo-baskı teknolojisi geliştirdiklerini açıkladı. Şirketin Tel Aviv’dei tesisinde, Alberto ve Gertrude adı verilen iki dönor sığırın bulunduğunu söyleyen Toubia, hayvanlardan alınan örneklerle dört farklı hücre türü oluşturulduğunu ifade etti: destek hücreleri, yağ hücreleri, kan damarı hücreleri ve kas hücreleri.

YAKLAŞIK 350 LİRADAN SATIŞA ÇIKACAĞI DÜŞÜNÜLÜYOR

Bununla birlikte Aleph Farms, daha önceki yıllarda, işlenmemiş etlerin dokusunu kopyalamak daha zor olduğu için daha karmaşık et formlarına geçmeden önce yapay kıyma ve tavuk kanadı üretti. Ardından şirket, 2018’de de ince kıyılmış bir biftek ortaya çıkardı. Ancak, önceki biftek versiyonu, antirikot ile aynı 3 boyutlu baskı teknolojisiyle geliştirilmedi.

Yapay et nedir ve nasıl yapılır?

KFC yapay et sektörüne giriyor!

Dünyanın en büyük restoran zincilerinden bir tanesi olan KFC yapay et sektörüne tavuk parçalarını yapay hale getirerek giriyor. Şirket, geleceğin restoranı olma hedefiyle birlikte yapay et üretiminde bir ilki gerçekleştiriyor. Henüz çok yeni olan bu teknoloji üzerinde şirket çalışmalarına başladı.

KFC, Rus merkezli yapay et üreticisi 3D Bioprinting Solutions ile çalışmaya başladığını duyurdu. İlk adım olarak ekmek ve baharat gibi aperatiflerin üretilmesi planlanıyor. Ardından tavuk parçacıkları hücrelerinin çoğaltılması için çalışmalar başlayacak. Üretim sürecinde hayvansal maddelerin kullanılacağı, bu nedenle vejeteryan bir yiyeceğin ortaya çıkmayacağını eklemekte fayda var.

KFC dünya çapındaki bazı restoranlarında tamamen vejeteryan yiyecekler servis ediyor. Ne yazık ki KFC yapay et üretimi için tamamen bitkisel maddeler kullanmayacak. Yine de üretim sonucunda ortaya çıkacak olan tavuk parçacıklarının normal şartlardan daha çevre dostu olacağı bir gerçek. Zira tavukların tavuk parçacıklarına dönüştürülmesi için harcanan kaynaklar azalacak.

3D yazıcı ile üretilen yapay etler gelecek yıllarda hayvanlardan elde edilen etlerin önüne büyük oranda geçebilir. İnsan tarafından üretilen etlerin gelecekte daha ucuza mal edilmesini bekliyoruz. Bu teknoloji geliştikçe verimlilik artacaktır ve bu maliyetlere yansıyacaktır.

Üretilecek olan tavuk parçacıkları ilk olarak Rusya’da satılacak. Zamanla üretim faaliyetlerin hızlanmasını umuyoruz. Sizin yapay olarak elde edilen etlere karşı bakış açınız nedir?

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.