adplus-dvertising

Yalılarının devriyle isimleri gündeme gelen Hatice ve Fehime sultanların sürgündeki yürek burkan hayatları

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci, İstanbul Büyükşehir Belediyesinden Hazine’ye devri yapılan Hatice Sultan ve Fehime Sultan yalılarına adlarını veren sultanların sürgündeki içler acısı yaşam hikayelerini anlattı.
Takip et
Yalılarının devriyle isimleri gündeme gelen Hatice ve Fehime sultanların sürgündeki yürek burkan hayatları
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Fehime Sultan ve Hatice Sultan yalılarının mülkiyet devri nedeniyle gündeme geldiğini hatırlatan Ekinci, Ortaköy’den Kuruçeşme’ye kadar olan alandaki yalıların eskiden “Sultan Yalıları” olarak bilindiğini anlattı. Bölgedeki yalılar hakkında bilgi veren Ekinci, “Burada Sultan Abdülaziz’in kızı Esma Sultan’ın, yalısının yanında Sultan V. Murat’ın kızları; Fehime, Hadice ve Fatma sultanların, yanında Sultan 2. Abdülhamid’in kızı Naime, Zekiye ve Naile sultanların, onun yanında Mediha, onun yanında Naciye ve nihayet Abdülaziz’in kızı Nazime Sultan’ın yalıları sıralanıyordu. Şuanda popüler olan Hatice Sultan ve Fehime Sultan yalıları, Boğaz Köprüsü’nün İstanbul tarafına düşüyor. Boğaz Köprüsü’nün tam altındaki yalı Fatma Sultan’a aitti. Bunların kız kardeşiydi. Köprü yapılırken yıkıldı” diyerek konuştu.

Yalılar, padişahın hazinesine aitti

Yalıların, padişahın hususi hazinesi Hazine-i Hassa’ya ait olduğuna değinen Ekinci, bir devlet bir de padişaha ait hazine olduğunu anlattı. Bu bölgedeki yalıların Sultan Abdülhamit’e ait olduğuna değinen Ekinci, şu şekilde konuştu:

“2.Abdülhamid, bu yalılardan baştaki, İstanbul tarafından olan Fehime Sultan Yalısı’nı Ali Sait Paşa’dan satın almıştı ve ağabeyinin kızı evlenirken 1901’de ahşap bir yalı yaptırıp ona tahsis etmişti. Onun yanındaki Hatice Sultan Yalısı ise vaktiyle Sultan III. Selim’in kız kardeşi Hatice Sultan’a aitti, Neşat-ı Abat Yalısı idi, yıkılmıştı orası, onun yerine yapılmıştı. Yani Hatice ve Fehime Sultan yalıları, 2 adet yan yana ayaktadır, restorasyon görmüş haliyle de olsa. Sultan V. Murat’ın kızlarıdır. Birbirlerine yakın tarihlerde Sultan Abdülhamid tarafından evlendirilmişlerdir. Babaları tahtan indirilmiştir. Bu yalılar onlara tahsis edilmiştir. Bu yalılar onların kendi mülki değil ama Hazine-i Hassa denen padişah hazinesine aitti. 1924 yılına kadar sultanlar burada oturdu. Bu sene Osmanlı hanedanı sürgün edilince Hatice Sultan ve Fehime Sultan sürgüne çıktı.”

Sürgünde acılar içinde geçen yaşam

Fransa’daki ünlü basın mensubu-yazar Kenize Murad’ın anneannesi olan Hatice Sultan’ın sürgünde Beyrut’a gittiğini, Fehime Sultan’ın ise Fransa’nın Nice kentine yerleştiğini söyleyen Ekinci, “Bu her iki sultanın da buradaki yaşadıkları yaşam yürek burkucudur. Hatice Sultan yaşlıydı. Bir müddet sonra kötürüm oldu. Beyrut’un bir mahallesinde zar zor geçinerek yaşamını yitirdi” ifadesini kullandı.

Fehime Sultan’ın yaşamının daha da zorluklarla geçtiğini anlatan Ekinci, şunları kaydetti:

“Nice kentinde, zenci hizmetçisinin sokaklarda dilenerek getirdiği paradan pişirdiği çorbayı yiyerek yaşadı. Üzüntüden verem oldu ve öldü. Fehime Sultan 1920’li senelerde, Hatice Sultan 1930’lu senelerde vefat etti. Onların geride kalan yalıları öbür haneden mensuplarına tahsis edilen yalılar gibi hükümet tarafından müsadere (el koyma) edildi. Zaten kimileri devlet hazinesine ait değil, padişaha aitti. Yani bunlara el konuldu. Bu 1920’li senelerde yapılan hukuksuzluklara bir misaldir.”

Fehime Sultan Yalısı’nın bir müddet boş durduğunu, sonrasında da yetimler yurdu olduğunu anlatan Ekinci, yalıların tarih sürecinde kullanım biçimleriyle alakalı şu bilgiyi verdi:

“Daha sonra Gaziosmanpaşa Ortaokulu oldu. Sanırım 2000’lı senelerin başında bir sabotaj olduğu düşünülen bir yangın ile yandı. Oraya otel yapmayı düşündüler. Orası İl Özel İdare tarafından İstanbul Trafik Vakfına kiralandı. Ancak otel izni çıkmadı. Orası bir süre otopark olarak kullanıldı sonra inşa edildi, otel yapılmak üzere. Hatice Sultan Yalısı ise uzun süre Yüzme İhtisas Kulübü olarak faaliyet gösterdi. O da sanıyorum 2015 senesinde gene otel yapmak üzere İl Özel İdare tarafından kiralanmıştı. Yani belediyenin orada devreye girişi 2000’li senelerde olmuştur. Bu faaliyetleri yürütebilmek için. Enteresandır şuanda herkes bu 2 yalının belediyeden hazineye ya da hazineden belediyeye intikalini konuşuyor ama hiç kimse bunların eski sahiplerini, burada kimlerin, nasıl yaşadığını pek dile getirmiyor.”

Fehime ve Hatice Sultan’ın varisleri hakkında da açılamalarda bulunan Ekinci, Hatice Sultan’ın 2 çocuğu olduğunu söyledi. Oğlu Hayri Bey’in çok genç yaşta çektiği sıkıntılara dayanamayarak intihar ettiğine değinen Ekinci, “Keman öğretmenliği yaparak geçiniyordu Beyrut’ta. Çok dar bir maişeti (gelir) vardı. Kızı Selma Hanım Sultan ise Osmanlı hanedanın en renkli şahsiyetlerinden bir tanesidir. Hatice Sultan bunu Hindistanlı Müslüman bir Mihrace ile evlendirdi. Bu zat Oxford’da okumuş, öyle sıradan bir Hintli değil. Hindistan’da mahalli bir hükümdardı. Selma Sultan, Sacid Hüseyin ile evlendi. Kotwara diyerek bir şehir var. Bu evlilik Hatice Sultan’a bir miktar nefes aldırdı. Zaten evlendirme nedeni de paraydı. Ancak daha sonra savaş çıkınca Hatice Sultan’a para gönderemez oldu. Hatice Sultan zaten o arada vefat etti. Kızı Selma Sultan annesini görmek üzere Beyrut’a geldi. Hamileydi, savaş çıkınca Hindistan’a dönemedi, burada bir çocuk doğurdu. Kenize Murad işte ünlü basın mensubu” şeklinde konuştu.

Ekinci, sürgündeki Osmanlı hanedanının söz konusu mülklerle alakalı davalar açmasına karşın netice alamadığını kaydetti. Öte Yandan Ekinci, Türkiye’nin Osmanlı’nın devamını olmasına karşın Osmanlı hanedanına yönelik bir çalışma yapılmamasını da eleştirdi.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.