Havayı Yakıt Olarak Kullanan Uydu: Kreios Space'in Yenilikçi ABEP Sistemi
Havayı Yakıt Olarak Kullanan Uydu: Kreios Space'in Yenilikçi ABEP Sistemi

İspanyol uzay girişimi Kreios Space, uyduların atmosferdeki gazları itki üretiminde kullandığı Air-Breathing Electric Propulsion (ABEP) sistemini uzayda test etmeye hazırlanıyor. Bu yenilikçi teknoloji, uyduların geleneksel yakıt taşımadan çok alçak Dünya yörüngesinde (VLEO) daha uzun süre görev yapmasını amaçlıyor.
Atmosfer Gazlarıyla İtki Üretimi
Dünya'nın çok alçak yörüngesi, yaklaşık 100 ila 400 kilometre yükseklik arasındaki bölgeyi kapsıyor. Bu yükseklikte atmosfer tamamen ortadan kalkmadığı için uydular yoğun hava sürtünmesine maruz kalıyor. Sürtünme, uydunun yörüngesini zamanla düşürerek atmosferde yanmasına neden olabiliyor.
Geleneksel uydular, bu kaybı telafi etmek için sık aralıklarla itki uygulamak ve bunun için de yeterli miktarda yakıt taşımak zorunda. Yakıtın sınırlı olması ise görev sürelerini kısıtlıyor ve fırlatma maliyetini artırıyor.
Kreios Space'in ABEP sistemi, atmosferin kendisini itki kaynağı olarak kullanarak bu sorunu çözmeyi hedefliyor. Sistem, uydunun önündeki atmosferden oksijen ve azot gibi gazları topluyor. Bu gazlar ısıtılıp iyonize edilerek yüksek hızda dışarı atılıyor ve böylece itki sağlanıyor.
Uzaydaki İlk Test Yaklaşıyor

Kreios Space, ABEP sisteminin prototipini 2021'de laboratuvar ortamında başarıyla test etti. Şirket şimdi ise sistemi gerçek uzay koşullarında denemeye hazırlanıyor.
İlk yörünge testi için Litvanya merkezli Kongsberg NanoAvionics'in MP42 uydu platformu kullanılacak. İki şirket, platformu ABEP sistemine uyarlamak ve entegrasyonunu sağlamak için birlikte çalışıyor.
Görevde, ABEP sisteminin VLEO ortamında çalışabilirliği doğrulanacak. Uydu ayrıca atmosferik ortamı ölçerek görünür ve yakın kızılötesi (VNIR) spektrumlarında yüksek çözünürlüklü görüntüler elde edecek.
Kreios Space'in açıklamasına göre, ilk uzay testi 2028'de gerçekleştirilecek.
VLEO'nun Stratejik Avantajları
Çok alçak yörüngede çalışan uydular, Dünya'ya daha yakın oldukları için gözlem görevlerinde daha yüksek çözünürlüklü görüntüler sağlayabiliyor. Ayrıca, iletişim sinyalleri daha güçlü olabiliyor ve bazı görevlerde daha küçük uydu bileşenleri tercih edilebiliyor. VLEO'nun bir diğer avantajı ise, LEO'ya kıyasla daha az kalabalık ve daha sakin bir ortam sunması.