Süveyda filmi 10 Eylül’de sinemalarda

Yönetmen, senarist ve yapımcı Mesut Uçakan’ın yeni filmi “Suveyda”, 10 Eylül’de sinemaseverlerle buluşacak.
Takip et
Süveyda filmi 10 Eylül’de sinemalarda
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

“Reis Bey”, “Kavanozdaki Adam”, “Kelebekler Sonsuza Uçar”, “Yalnız Değilsiniz”, “Anka Kuşu” ve “Sevda Kuşun Kanadında” gibi mühim yapımlara imza atan usta yönetmenin 15 sene aradan sonra vizyona girecek filmi, hafız olmak isteyen 11 yaşındaki Hadim’in öğrenme aşkı, azmi, umudu, hayalleri ve Süleyman Peygamber gibi kuşdili öğrenme çabalarını konu alıyor.

Yönetmen Uçakan, 2019’un yaz aylarında çekilen filmin, 1930’lu senelerde hafız olmaya çalışan bir çocuğun gözünden Türkiye’nin bir döneminde yaşananları ele aldığını belirtti.

Senaryonun gerçek olaylardan yola çıkarak kaleme alındığını aktaran Uçakan, “Yaşama bakış şekli olarak, ben yaptığım her şeyin hesabını verme idraki, heyecanı ve korkusu içerisindeyim. Bu projede de hakikaten beni çok etkileyen bir çizgi var. Bir çocuk hafız olmaya çalışıyor ancak karşısında bunu önleyen koca bir iktidar buluyor.” ifadelerini kullandı.

“BU ŞEKILDE NETAMELİ BİR DÖNEMİ ELE ALMAK ÇOK KOLAY DEĞİL”

Usta yönetmen, 1928’deki Harf Devrimi sonrası yaşananlara vurgu yaparak, şunları kaydetti:

“Malum 1928’de harf devrimi oluyor. Harf devriminde, bizim bin küsur senelik hafızamız topyekun bıçak gibi kesiliyor, çıkartılıp atılıyor ve yeni ile eski nesil arasında müthiş bir uçurum ortaya çıkıyor. Harf devriminin neticesi olarak 1932’de Arapça öğrenim yasağı çerçevesinde sıkıntılar yaratan bir uygulama karşımıza çıkıyor. Esasında Kur’an-ı Kerim yasak olmamasına karşın, pratikteki kimi yanlış uygulamalarla yasağa dönüştürülüyor. Aynı yıl ezan yasağı geliyor. Orijinali bırakılıp Türkçe okunmasına dönük bu uygulamalarla halkın gerçekten travmaya dönüşecek sıkıntıları karşımıza çıkıyor. Uygulamalar çok daha aşırı ve acımasız hallere dönüşüyor. Bu Şekilde netameli bir dönemi ele almak çok kolay değil.”

Dönemin zor koşulları altında yaşamaya çalışan halkın ne yapacağını şaşırdığına işaret eden Uçakan, “Bunu ajite ederek de anlatmak mümkün ama ben, hem daha önce çektiğim ‘Kelebekler Sonsuza Uçar’ filminde hem de bunda mümkün olduğu kadar naif biçimde dokunuşlar yapmaya çalıştım. Çünkü hem içerisinde bulunduğunuz ortam, konjonktür bakımından çok hassas hem de asker o asker değil. Bugün halkıyla bütünleşen bir asker var karşımızda.” şeklinde konuştu.

Mesut Uçakan, Orta Anadolu’nun köylerinde yaşananları beyaz perdeye aktarmaya çalıştıklarını vurgulayarak, yakın tarihi ele alan filmler yapmanın kolay olmadığını ancak dürüst eleştiriler karşısında halkın övgüyle karşılayarak desteklediğini belirtti.

Süveyda filmi 10 Eylül’de sinemalarda

BAŞROL OYUNCUSU 11 YAŞINDA BİR HAFIZ

Pek çok konudan haberi olmayan ve “Z Kuşağı” olarak isimlendirilen neslin yakın tarihle ilgilenmesini de amaçladığını sözlerine ekleyen yönetmen, “Bu filmi esasında gençlere yaptım. Bu idealizm içerisinde film çalışmaları yapmak, pek çok yönetmenin tercih ettiği bir şey değil. Günümüzde popülizm oldukça fazla hakim olduğu için herkes güldürecek yahut ağlatacak filmlerle köşeyi dönmeye çalışıyor. Ama biz hiçbir zaman büyük paralar düşünmedik.” diyerek konuştu.

Uçakan, filmi kısıtlı olanaklar ve küçük bir bütçeyle 5 haftada çektiklerini, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TRT ortak yapım desteğinin yanı sıra yerel halktan ve belediyelerden destek gördüklerini aktardı.

Süveyda filmi 10 Eylül’de sinemalarda

Başrol oyuncusu, 11 yaşındaki Necip Fazıl Belge’nin gerçek yaşamında, hafızlık yarışmalarında ödüller aldığına işaret eden Uçakan, şu bilgileri verdi:

“Ben tüm Türkiye’yi dolaşmayı kafama koymuştum. Kur’an kurslarını ve hafızlık kurslarını… Bir oyuncu arkadaşımız sağ olsun, ‘Hocam ben (oyuncu) bulurum.’ şeklinde konuştu ve epey arkadaş getirdi ama ben onları tip ya da oyun olarak çok doğru bulmadım. En son 2 kişide karar kıldık. Hem hafızdılar hem de aradığım vasıflara sahiplerdi ama onların oyun kuvvetini yakalamak ismine 3 ay oyunculuk dersi verdik. Orada en iyi performansı gösteren Necip Fazıl Belge adlı kardeşimiz oldu.”

Türkiye’nin 1930’lu senelerdeki köy ortamını bulmak üzere ülkenin çeşitli yerlerini dolaştıklarını dile getiren yönetmen, Kayseri’nin Develi ilçesiyle kentin farklı noktalarında çekim yaptıklarını kaydederek, “O köyde cami gerekir, ne yapacağız? Bir evi cami yaptık, etrafını çevirdik, bir sedir yaptık. Çok daha önemlisi minareyi, tahtadan minare biçiminde diktik. Çok da orijinal oldu. Yani köy yaşamı… Evin birini de mektep yaptık. Çünkü orada ilkokul olması gerekiyordu. Biraz zorlanarak da olsa mevcut mekanları yöneterek filmi çekmeye çalıştık.” değerlendirmesinde bulundu.

“GALA KAYSERİ’DE YAPILACAK”

Usta yönetmen, post-prodüksiyon aşamasının ve CGI efektlerinin filme uygulanması için çok uğraştıklarını, müzikleri de titiz bir çalışma neticesi seçtiklerini vurguladı.

Filmin 10 Eylül’de Türkiye’de vizyona gireceğine dikkati çeken Uçakan, “Önce 85 salonda gösterilecek. Sonra Aralık ayına kadar 150-160 salonu bulacak. Tabii biz her filmimize görkemli galalar yaparız ama bu sefer, Kayseri’deki yöneticiler ve halk bize destek verdiği için, onlara da söz verdiğimiz gibi Kayseri’de yapmaya karar verdik.” şeklinde konuştu.

Süveyda filmi 10 Eylül’de sinemalarda

Yönetmen Uçakan, ilk filmini yaptığı 1977’den, 2006’daki Anka Kuşu filmine kadar pek çok sinema filmine imza attığını kaydederek, şunları aktardı:

“Onca yıl sonra nihayet bir sinema filmiyle seyircinin karşısına çıkmak hakikaten güzel, garip bir heyecan. İlk filmlerdeki o genç, delikanlı Uçakan’ın duyduğu heyecanın tekrar bizi çepeçevre sardığını görüyoruz çünkü milletin önüne çıkacak iddialı bir iş yapıyorsunuz. Film üstüne çok titizlendim. Tabii o titizlenme içerisinde kimi yerde iyi güzel şeyler yaptık, kimi yerde de gene yapamadıklarımız karşınıza çıkacaktır.”

Suveyda’nın harf devrimi konusunda, Türk sinema tarihinde yapılan ilk film olduğunun altını çizen Uçakan, en çok önem verdiği kriterin her yaptığı işte Allah rızasını kazanabilmek olduğunu vurgulayarak, “Bu film, son dönem toplum yapımızdaki bilhassa kültürel planda, inanç düzeyinde karşımıza çıkan parçalanmışlıklar, dağılmalar ve savrulmalar içinde gene birbirimize tutunabileceğimiz, aynı duygularla ortak paydada bir araya gelebileceğimiz sıcak bir kültür olayı olarak görülebilir. Buna ihtiyacımız var. Yani toplumun gene kendi değerleri üstüne muhteşem bir inşa yapabilmesi için bu hareketler çok mühim. Umarım ki bu tür dokunuşlar buna bir kıvılcım teşkil eder ve bir de inşallah çok dualar almamıza sebep olur.” ifadelerini kullandı.

FİLM HAKKINDA

Yönetmen ve yapımcılığını Mesut Uçakan’ın yaptığı, senaryosunu ise Hasan Yılmaz’ın kalem aldığı filmin görüntü yönetmenliğini Durmuş Sorgut, genel koordinatörlüğünü Gönül Moroğlu, yapım danışmanlığını ise Mustafa Karadeniz üstlendi.

Hafız olma çabasındaki 11 yaşındaki “Hadim”in öğrenme aşkını, beyaz bir güvercinle kurduğu muhabbeti ve kuş dili öğrenme çabalarını ele alan yapımda, Hadim’i canlandıran Necip Fazıl Belge, katıldığı hafızlık yarışmalarında birincilik kazandı.

Yapımda, “Tığlı Hoca” karakterini tiyatro ve dizi oyuncusu Fatih Küçük, köyün imamı “Macid”i tecrübeli oyuncu Yusuf Duru’nun yanı sıra Mehmet Kefli, Sıla Naz Akça, Seda Kement Aydın, Kıvılcım Kaya, Hülya Akyol, Sezai Yeşilyurt, Mehmet Fatih Yıldız, Burhan Vural ve Ahmet Şahin de rol aldı.

Yakın zamanda yaşamını yitiren karakter oyuncularından Fikri Solmaz “Kuşçu”, Suat Keskin ise “Bosnalı Ramiz” karakteriyle izleyici karşısına çıkıyor.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.