Süleyman Soylu: “Bir daha bu ülkenin başına Tayyip Erdoğan gelmez”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin yakaladığı fırsatı bir daha bulamayacağını söyleyen Bakan Soylu, “Bir daha bu ülkenin başına Tayyip Erdoğan gelmez. Bir daha Avrupa’yı, Amerika’yı bu şekilde yakalayamayız, kendi durumumuzu bu şekilde yakalayamayız.” ifadelerini kullandı.
Takip et
Süleyman Soylu: “Bir daha bu ülkenin başına Tayyip Erdoğan gelmez”
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 24 TV’de yayınlanan “Arafta Sorular” programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları cevapladı.

Türkiye’de muhalefet sorunu olduğunu dile getiren Soylu, şu şekilde devam etti:

“Önerici bir muhalefet yok, rekabete sürükleyen bir muhalefet yok. Kavgaya teşne bir muhalefet var. Maalesef karakteri öyle oluşmuş. Mesela sağ iktidarlar iş yapan iktidarlardır, hep eleştirilirler, ondan sonra da suçlanırlar, yaptıkları işlerle alakalı çamur atılır. Bu, bugünün işi değil. Bu Türkiye’de sağ iktidarların karşı karşıya kaldığı bir meseledir. Sol da iş yapmaz, iş yapma yeteneği yoktur zaten. İş yapma kabiliyetleri olmadığı için işbaşına gelirler, işbaşından giderler. İstisnadır, bazı belediye başkanları vardır, devam ederler. Ara Sıra bazı yerlerde tutulurlar ama bu genele yayılabilecek, genel için ifade edilebilecek bir şey değildir. Türkiye’deki muhalefet meselenin yalnızca eleştiren tarafına bakan bir muhalefettir.”

Soylu, Türkiye’de muhalefetin tembel olduğunu, oysa sağ liderlerin mühim bir bölümünün hep çalışkanlıklarıyla bilindiğini ifade ederek, “Bizim muhalefetin oturduğu zemin Türkiye’ye acılar yaşatan bir zemindir. Dini değeriyle, milli değerleriyle, geleneğiyle, göreneğiyle uğraşmış, üstenci bakmış, beğenmemiş, tüm bunları yapmış, en sevdiği adamlara iftira atmış, hakaret etmiş, yetmemiş idam ettirmiş, onları tarihten sildirmek için her şeyi yapmış; uluslararası sistemle bir anlaşma yaparak bu şekilde yaratmış. Buna rıza göstermeyenleri de kendi içerisindenetle suçlamış ve tasfiye etmeye çalışmış.” diyerek konuştu.

“BİR DAHA AVRUPA’YI, AMERİKA’YI BU ŞEKILDE YAKALAYAMAYIZ”

Türkiye’nin yakaladığı fırsatı bir daha bulamayacağını söyleyen Soylu, şunları kaydetti:

“Hangi fırsatı? Bir daha bu ülkenin başına Tayyip Erdoğan gelmez. Bir daha Avrupa’yı, Amerika’yı bu şekilde yakalayamayız, kendi durumumuzu bu şekilde yakalayamayız. İlk defa altyapımızı iyi bir noktaya getirdik. Ufak tefek eksiklerimiz yok mu? Var. Tüm dünyanın var. Bu fırsatta benim üstüme, birlikte çalıştığım arkadaşlarımın üstüne ne düşüyor, ben ona bakıyorum. Terörü bitirmek için çaba sarf ediyoruz. Bitiriyoruz. Göçle alakalı insani bir biçimde uğraşıyoruz. Afet meseleleri oluyor, gece gündüz yatıp kalkıyoruz, o insanlara devletin sıcak yüzünü gösteriyoruz. İşimizi bitirene kadar biz uğraşacağız, mücadele edeceğiz, çalışacağız. Bu dönem bizim çalışma dönemimiz. Bizim derdimiz var. ‘Bizim pasaportumuz dünyanın en iyi pasaportumuz olsun.’ benim derdim bu.”

“BİZDEN NEFRET EDİYORLAR”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, terörle mücadeleye ilişkin bilgi verirken, “Gabar’dı, Cudi’ydi, Kato’ydu, Bestler Dereler’di, Tendürek’ti… Teslim olsalar ne güzel olur ya. 170 sayı, teslim olsalar ne güzel olur. 170 terörist var Türkiye’nin içerisinde. Teslim olsalar ve Türk adaletine teslim isteseler, burada inanın bambaşka bir tablo başlar. Biz terörle mücadeleyi şunun için yapıyoruz; çocuklarımızın aklını bir daha kimse çelmesin, buna bir daha kimse tevessül etmesin, dünya ne kadar kuvvetli olursa olsun karşımızda bir daha aklından bu şekilde bir şey geçmesin, bir daha bu ülkenin başına bu şekilde bir iş gelmesin.” diyerek konuştu.

“Bütçe görüşmelerinde siz ne konuşmuş olsaydınız CHP Grup Başkanvekili ciddiyetle dinlerdi?” sorusu üstüne Soylu, şunları belirtti:

“Ben dinlemek için geldiklerini düşünmüyorum. Bizden nefret ediyorlar ve bizi yok etmek istiyorlar. Mesela PKK da FETÖ de bizi yok etmek istiyor. Bu yok edicilik bir bulaşıcı hal almış. Orada olmayan bir şey oldu. Bir grup başkanvekili görevlendirildi, bir grup başkanvekili orada zabıt katibi gibi duruyor ve azmettirilmiş biçimde gelmişler. Benim için çok önemli mi? Hayır. Bizim kültürümüz bize şunu öğretiyor; size iyi niyetle gelene iyi niyetle gidin. Ama eğer bana karşı başka bir silahla silahlanmışsa ben de orada gereğini yerine getiririm, getirdim de çekinmem de sonunu da düşünmem. Kim sonunu düşünerek hareket ederse kaybeder. Biz yanlış bir iş yapmıyoruz, doğru bir iş yapıyoruz. Biz bu ülkeye hizmet ediyoruz. Neticeleri da ortada. Ama orada CHP ile PKK’yı, HDP’yi aynı safa koyup aynı nefreti, aynı kötülüğü ve aynı siyaseti beraber karanlar, beraber oluşturanlar düşünsün. Bu hep milletin gözü önünde oluyor.”

Soylu, “İçişleri Bakanı olarak ikinci Gezi’ye hazır mısınız?” sorusuna, “Biz, ikinci bir Gezi’nin maliyetini kaldıramayız. Bir kere meseleye buradan bakmak gerekir. Birinci Gezi’de ne oldu? Türkiye’deki faiz 4,5’tu. Türkiye tarihinin en büyük projeleriyle şenlenmişti, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden Osmangazi Köprüsü’ne kadar, Marmaray’ından Avrasyası’na, nükleer santrallerine kadar, dünyanın, herkesin hayran olduğu en büyük barajlarına, İstanbul Havaalanına kadar. Peki ne oldu? Türkiye orta gelir tuzağından tam çıkmak üzereydi, yüksek gelirli ülkeler kategorisine giriyor idi. Türkiye’de Gezi çıktı. Kılıçdaroğlu diyor ki; ‘Ben geziyi savunuyorum.’ Halt ediyorsun.” karşılığını verdi. Soylu, grafik üstünden Türkiye’nin Gezi olayları ve sonrasındaki faiz oranlarını da aktardı.

“TÜRKİYE BU EKONOMİK VESAYETİ YENECEK”

Türkiye’nin vesayetleri kırdığını anlatan Soylu, “Bazısını Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle birlikte kırdı, halkı egemen yaptı. 2-3 puan için tüm elbiselerini değiştiriyor muhalefet, değiştirmeye çalışıyor, değiştirdiğini öne sürüyor.” şeklinde konuştu. “Alacak mı o puanı?” sorusunu üstüne, “Ona millet karar verecek.” şeklinde konuştu.

Soylu, “2023 seçimi için şunu görüyorum; bu millet Sayın Cumhurbaşkanımıza büyük Türkiye projesini tamamlattıracak. İnancım o. Sayın Cumhurbaşkanımız Türk tarihine, büyük ve kuvvetli Türkiye projesini tamamlamış, Türkiye’nin 2023, 2053, 2071 hedeflerine kendisini hazırlamış bir ülke olarak geçecek. Türkiye, Türk dünyasının itibarlı bir ülkesi olarak, Ortadoğu ve Balkanlar coğrafyasının itibarlı ve kuvvetli bir ülkesi olarak, dünyanın sözü dinlenen bir ülkesi olarak geçecek. Buna inanıyorum. Bunu millet yapacak.” diyerek konuştu.

Türkiye’de tek vesayet kaldığını dile getiren Soylu, şu şekilde devam etti:

“Sayın Cumhurbaşkanımız, bu ekonomik vesayeti yenmek için büyük bir mücadele ortaya koyuyor. Türkiye, uzun zamandır bu fırsatı bekliyor idi. Türkiye bu fırsatı yakaladı, altyapısını güçlendirdi ve yapacağı çok şeyin farkında olduğunu bilen bir Türkiye’yle birlikte inanıyorum ki ekonomik vesayeti de yeneceğiz. Ekonomik vesayeti yenmek ne demektir? Medya vesayetini yenmek değerli bir şeydir ama onun milyonlarca katıdır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni getirmek değerli bir şeydir, ama onun yüzbinlerce katıdır. Siyasi vesayeti yenmek çok değerlidir. Tüm demokrasiye, hukuka inanan siyasetçileri perişan etmiştir siyasi vesayet, Batı’nın bizim üstümüze gömlek gibi giydirdiği vesayet. Tüm inanç değerlerini savunan, tüm değerlerini savunan, tüm milli değerlerini savunan, tüm milli kültürünü savunan siyasetçileri yerle yeksan etmiştir. Şuanda buna karşın onun da yüzbirlerce katıdır çünkü musluğun başı burasıdır. Türkiye bu ekonomik vesayeti yenecek. Allah’ın izniyle yenecek. Bu ekonomik vesayetin başında faiz vardır, o kadar basit.”

Soylu, “Bolu’daki muhacir kardeşlerimiz belediye başkanının insafına mı kaldı?” sorusuna, “Elbette ki hayır. Bu işle alakalı genel bir soruşturma başlatıldı, bu soruşturma da yürüyor. Orada 4 bin 400 civarında Suriyeli var. Ortalama 4 bin 500 civarında da uluslararası koruma var, onların da mühim bir bölümü Kuzey Irak yani Iraklı ve Türkmen. 1500 civarında da Afganistanlı var. Toplam 13 bin civarında ve bunların fakat 10 bini Bolu’nun merkezinde. Onlar orada valiliğimizin, il göç idaresinin genel çerçevesi içerisinde yaşamlarını devam ettirirler. Ama bu, insanlık dışı bir iş mi? Evet. Bu, Anayasa’ya aykırı mı? Evet. Türk Ceza Yasası’na aykırı mı? Evet. İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun alakalı maddelerindeki eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağına aykırı mı? Evet. Nefret suçuna girer mi? Evet. Bu doğru bir yaklaşım değil ama orada da hukuk işler.” cevabını verdi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Diyarbakır annelerinin bir devrim gerçekleştirdiğini ve dünyanın tüm emperyalistlerine ders verdiğini de sözlerine ekledi.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.