Real Madrid forması altında gösterdiği teknik parıltılarla taraftarların sevgilisi haline gelen Arda Güler, yeteneğiyle efsane futbolcu Guti'yi andırsa da önünde daha büyük bir sınav bulunuyor: Yalnızca "estetik oynayan" bir yetenek olmaktan çıkıp, maçın kaderinin tayin edildiği en zor anlarda "güvenilecek ana aktör" haline gelmek.
Guti Benzerliği ve Büyük Maç Sınavı
AS gazetesinin analizine göre Arda Güler; sol ayağını kullanış tarzı, hatlar arasındaki kilit pasları ve oyun görüşüyle Guti'nin ilk dönemlerini fazlasıyla hatırlatıyor. Ancak benzerlik sadece saha içindeki yetenekle sınırlı değil; kariyer patikası da tehlikeli bir noktada kesişiyor.
Guti, eflatun-beyazlı formayla 77 gol ve 97 asistle kulüp tarihine geçmesine ve kilit açma konusunda eşsiz bir estetik sunmasına rağmen, kariyeri boyunca teknik direktörlerin kritik maçlardaki ilk tercihi olmayı başaramadı. Real Madrid'in kazandığı üç Şampiyonlar Ligi finalinde de süre alamayan Guti, uluslararası turnuvaların belirleyici anlarında sıklıkla kulübede kaldı.
Arda Güler'in de büyük maçlardaki istatistikleri benzer bir tabloya işaret ediyor:
- El Clasico Karnesi: 8 Barcelona derbisinin sadece 2'sinde ilk 11'de başladı.
- Madrid Derbileri: Atletico Madrid'e karşı oynanan 9 maçın yalnızca 3'ünde sahaya ilk 11 çıkabildi.
- Tam Maç Sayısı: Formayı giydiği 119 karşılaşmanın sadece 10'unda 90 dakikayı sahada tamamladı.
Xabi Alonso ve Mourinho'nun Takdiri Yeterli Olacak mı?
Güler'in teknik direktör Xabi Alonso'nun planlarında orta sahanın önemli bir alternatifi haline geldiği ve Jose Mourinho gibi isimlerin de takdirini kazandığı biliniyor. 19 gol ve 28 asistlik katkısıyla skora etki etse de, maçların zorluk derecesi arttıkça kulübeye çekilmesi soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
Real Madrid içi dengelerde hâlâ "en hassas halka" olarak görülen milli futbolcunun, kulüpte Luka Modrić gibi tarihe geçen bir miras bırakabilmesi için fiziksel gelişiminin ötesine geçerek, hataya yer olmayan anlarda "vazgeçilmez" bir lider olduğunu kanıtlaması gerekiyor.