Galatasaray 4-0 Konyaspor zaferinde Osimhen'e övgü
Galatasaray, Süper Lig'in 10. haftasında dün akşam deplasmanda karşılaştığı Konyaspor'u 4-0 mağlup ederek liderliğini sürdürdü. Sarı-kırmızılıların farklı galibiyetinde öne çıkansa yine Osimhen oldu. Hürriyet yazarları Uğur Meleke ve Fırat Aydınus, Galatasaray'ın aldığı galibiyeti ve maçı bugünkü köşe yazılarında değerlendirdi.

Galatasaray, Süper Lig'in 10. haftasında dün akşam deplasmanda Konyaspor ile karşılaştı ve maçı 4-0 kazanarak liderliğini sürdürdü.
Sarı-kırmızılı takımın gollerini 12. dakikada Victor Osimhen, 28. dakikada Yunus Akgün, 49. dakikada Aleksei Batrakov ve 55. dakikada penaltıdan Rafael Leao kaydetti.
Bu sonuçla Galatasaray puanını 25'e çıkardı ve liderliğini devam ettirdi.
LİGDE SON 4 MAÇI KAZANDI
Galatasaray, Süper Lig'de 4 maçlık galibiyet serisi yakaladı. Ligdeki son puan kaybını 6. haftada dış sahada Trabzonspor'a 4-0 yenilerek yaşayan sarı-kırmızılı ekip, sonraki 4 müsabakayı kazandı. Bu süreçte Kasımpaşa'yı 3-1, Gençlerbirliği'ni 1-0, Fenerbahçe'yi 2-1 ve Konyaspor'u 4-0 mağlup etti.
DÖRDÜNCÜ KEZ KALESİNİ GOLE KAPADI
Galatasaray, bu sezon Süper Lig'de 4. kez bir maçı gol yemeden tamamladı. Daha önce Erzurumspor FK, Kocaelispor ve Gençlerbirliği'ne gol izni vermeyen sarı-kırmızılılar, Konyaspor'a karşı da kalesini gole kapatmayı başardı. Sarı-kırmızılı takım, bu sezon ligde çıktığı 10 maçta 12 gol yedi.
OSİMHEN, GOL KRALLIĞINDA ZİRVEYE YERLEŞTİ
Galatasaray'ın Nijeryalı yıldızı Victor Osimhen, Süper Lig'de 9 gole ulaşarak gol krallığı yarışında zirveye yerleşti. Bu sezon ligde çıktığı 8 maçta 9 kez rakip fileleri havalandıran Osimhen, 8'er kez fileleri havalandıran Trabzonsporlu Mohamed Salah ile Amed SF futbolcusu Gift Orban'ı geçerek gol krallığında en üst sıraya yükseldi. Osimhen, ayrıca son 3 sezonda sarı-kırmızılı formayla çıktığı 60. Süper Lig maçında 50. golüne ulaştı.
LEAO VE BATRAKOV, LİGDEKİ İLK GOLLERİNİ ATTI
Galatasaray'ın Rus futbolcusu Aleksey Batrakov ile Portekizli yıldızı Rafael Leao, Süper Lig'deki ilk gollerini kaydetti. Sarı-kırmızılıların yeni transferlerinden Batrakov, bu sezon 8. lig maçına çıktı. İlk 7 Süper Lig maçında gol atamayan 21 yaşındaki oyuncu, Konyaspor karşısında 49. dakikada fileleri havalandırdı. Batrakov, ayrıca Şampiyonlar Ligi'nde çıktığı 3 maçta 2 kez rakip ağları sarstı. Bu karşılaşmaya kadar Süper Lig'de 6 maça çıkan Leao ise 55. dakikada penaltıdan rakip fileleri havalandırarak ilk lig golünü attı.
UĞUR MELEKE: LUİS ENRİQUE'NİN OYUNDAN ALAMADIĞI MESSİ!
Ralf Rangnick, Manchester United’ı çalıştırdığı dönemde çok fazla duran top idmanı yaptırdığı konusunda eleştirilince şöyle savunmuştu kendini: “Bir Dünya Kupası yeni bitti. Gördünüz, gollerin yüzde 30’undan fazlası duran toplardan geliyor. Öyleyse benim antrenmanların yüzde 30’unu duran toplara ayırmam neden garipseniyor?” Rangnick çok haklıydı. Haklılığı yıllar geçtikçe daha da tescillendi, geçen sezon direkt olarak Premier Lig şampiyonunu belirledi duran toplar. Galatasaray da bu konuda Süper Lig’in en iyilerinden. 2024-25’te zirve yarışı yaptığı Fenerbahçe’ye duran toplarda 26-16 üstünlük kurarak ipi göğüslemişti sarı-kırmızılılar. Bu sezon da şu anda bu istatistikte 8-5 öndeler ezeli rakiplerinden. Dün de Konya’da aslında dengeli bir ilk yarı vardı, Konya’nın iki net pozisyonundan biri direğe takılmış, biri de çizgiden çıkmıştı. Ancak Galatasaray yine 45 dakikada fişi çekti ve iki duran topla yaptı bunu.
YEDİ YAŞINDAKİ ROSARIO’LU ÇOCUK
Galatasaray dün rahat bir şekilde sonuca giderken dengeyi bozan dokunuş yine Osimhen’den geldi. Üstelik uzun bir seyahatin ardından ayağının tozuyla çıktığı bir müsabakada yaptı bunu. Yıpratıcı bir yolculuğun peşine Osimhen’in dün yine de ilk 11’de oynamasını ve bir saat sahada kalmasını ne profesyonellikle, ne de herhangi bir stratejiyle açıklayabilirsiniz bence. Bunun tek ve güçlü bir sebebi var: “Sevgi”. Osimhen 7 yaşında sabahtan akşama mahallede plastik top peşinde koşan bir çocuk gibi seviyor futbolu hâlâ. Bundan yıllar önce Barcelona’nın genç teknik adamı Luis Enrique, 3-0’ı bulduğu bir Eibar maçının 80’inci dakikasında Messi’yi dinlendirmek ve korumak için oyundan almak istemiş, Arjantinli futbolcu çıkmayı reddedince Neymar terk etmek zorunda kalmıştı sahayı! Oysa Luis Enrique hafta içi Şampiyonlar Ligi, hafta sonu da El Clasico oynayacakları için dinlendirmek istemişti sadece Messi’yi. Messi’nin içinde de o yedi yaşındaki çocuk vardı işte. Zaten onu tüm zamanların en iyisi yapan da o 7 yaşındaki çocuk oldu.
FIRAT AYDINUS: MEVZU OSIMHEN İSE ÖZEL UÇAK TEFERRUAT!
Derbi galibiyetinin ardından Galatasaray’ın yakaladığı yüksek konsantrasyon ve oyun iştahı, Konyaspor deplasmanında da devam etti. Sara’nın duran toplardaki belirleyici etkisi, Leao’nun takıma katıldığından bu yana giderek artan hareketliliği ve mücadele arzusu, Batrakov’un ise adım adım Galatasaray’ın vazgeçilmezlerinden biri hâline gelmesi, Konya zaferinin öne çıkan detaylarıydı. Ancak bütün bu olumlu tablo içinde bir isim var ki Galatasaray için artık yalnızca önemli değil, adeta olmazsa olmaz: Osimhen!
ONU ÖZEL KILAN BU
Söz konusu Osimhen olduğunda özel uçak bile teferruat kalıyor. Çünkü onun farkı sadece sahada yaptıklarıyla sınırlı değil. İşine, formasına ve sorumluluğuna duyduğu saygı da en az futbolu kadar etkileyici. Derbinin başrol oyuncusu olmasına rağmen sanki o maç hiç yaşanmamış gibi, bütün konsantrasyonunu Konya karşılaşmasına verdi. Bitmek bilmeyen enerjisi, kazanma arzusu ve profesyonelliğiyle yine farkını ortaya koydu. İşte Osimhen’i özel kılan da tam olarak bu! Galatasaray ilk 45 dakikada duran top organizasyonlarından bulduğu iki golle soyunma odasına avantajlı gitti. Ancak skor üstünlüğüne rağmen ilk yarıda oyunun bazı bölümlerinde kontrolü rakibine bıraktı. Özellikle üçüncü bölgede Konyaspor’un daha fazla pas yapmasına ve tehlikeli pozisyonlar üretmesine izin verdi. Bu anlarda Uğurcan’ın başarılı performansı, Galatasaray’ın kalesini gole kapatmasında önemli rol oynadı. İkinci yarıyla birlikte sarı kırmızılılar hem skoru artırdı hem de oyun üstünlüğünü tartışmasız biçimde eline aldı. İlk yarıda verilen pozisyonlar ve savunmadaki aksaklıklar dikkate alındığında Singo’nun takım arkadaşlarıyla yaşadığı uyumsuzluk da gözden kaçmadı.
GALATASARAY ÇOK RAHATTI
Galatasaray'ın sahadaki rahatlığı ve skor avantajı öylesine belirgindi ki Okan Buruk, maçın son yarım saatinde gözünü Stuttgart karşılaşmasına çevirdi. 5+1 değişiklikle rotasyona gitti. Galatasaray, derbi galibiyetinin ardından Konya deplasmanında vites yükseltmesine bile gerek kalmadan farklı bir galibiyete uzandı. Zaman zaman oyunun kontrolünü rakibine bıraksa da kalite farkını ortaya koymayı bildi. Hem üç puanı aldı hem de Stuttgart maçı öncesinde önemli oyuncularını dinlendirme fırsatı buldu.
CİHAN AYDIN PENALTIYI VAR’A BIRAKMAMALIYDI
Maçın hakemi Cihan Aydın için genel anlamda rahat bir karşılaşmaydı. Ancak eleştiriye açık bazı kararları da vardı. Trabzonspor–Beşiktaş maçındaki başarılı yönetiminin ardından Cihan Aydın’ın bir miktar rehavete kapıldığını gözlemledim. Zira bu deneyimde bir FIFA hakeminin, oyun devam ederken bir oyuncuyu oyuna dahil edeceği sekanslarda çok daha öngörülü davranması, çevre kontrolünü yapması ve gereksiz risk almaması gerekir. Leao’nun pozisyonu golle sonuçlansaydı başı ciddi anlamda ağrırdı. Galatasaray ceza sahası içinde yaşanan pozisyonda ise mevcut görüntüler, topun Eren’in kapalı ve doğal konumdaki sol eline geldiğini gösteriyor. Bariyer oluşturan sağ eline temas etmiş gibi görünmüyor. Ancak yayıncı kuruluştan daha farklı ve net bir görüntü gelir mi, onu bilemiyorum. Cihan Aydın’a son eleştirim ise verilen penaltı kararıyla ilgili. Bire bir, açık, karmaşadan uzak bir pozisyon... Odaklanması gereken tek bir alan ve tek bir mücadele var. Böyle bir pozisyonda penaltı kararını VAR’a bırakmak, deneyimli bir FIFA hakeminden beklenen bir yaklaşım değil. Hakem, böylesine net bir pozisyonda kararın sorumluluğunu kendisi almalıydı.