Soçi Mutabakatı nedir? Soçi Mutabakatı maddeleri nelerdir?

İdlib'deki alçak saldırı sonrasında gündeme dair araştırmalar hız kazandı. Soçi Mutabakatı nedir? Soçi Mutabakatı maddeleri nelerdir? gibi soruların yanıtları yoğun bir şekilde araştırılıyor. Soçi anlaşmasının maddeleri ne anlama geliyor ayrıntılar haberimizde.

İdlib’deki alçak saldırı sonrasında gündeme dair araştırmalar da hız kazandı. Esed rejimi tarafından İdlib’de Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensuplarına yönelik hava saldırısında 33 askerimiz şehit düştü. Türkiye’nin İdlib’de ve diğer bölgelerde bulunması, milli güvenliğini koruması bağlamında uluslararası hukuka, Adana Anlaşması’na ve de Rusya ile yapılan 17 Eylül 2018 tarihli mutabakat ve 22 Ekim 2019’da yapılan Soçi Muhtırası’na dayanıyor. Soçi Mutabakatı hakkında merak edilenlerin tümüne haberimizin detaylarından ulaşabilirsiniz.


SOÇİ MUTABAKATI NEDİR?

Soçi Mutabakatı, Barış Pınarı Harekâtı kapsamında 22 Ekim 2019 günü Türkiye ile Rusya arasında Soçi şehrinde imzalanan mutabakat muhtırasıdır.

SOÇİ MUTABAKATI MADDELERİ NELERDİR?

10 maddelik mutabakat şöyle:

“Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin aşağıdaki konularda mutabık kalmışlardır:

1. Her iki taraf Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafazasına ve Türkiye’nin milli güvenliğinin korunmasına olan bağlılıklarını teyit ederler.

2. Terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele etme ve Suriye topraklarındaki ayrılıkçı gündemleri boşa çıkarma yönündeki kararlılıklarını vurgularlar.


3. Bu çerçevede, Tel Abyad ve Ras Al Ayn’ı içine alan 32 km derinliğindeki mevcut Barış Pınarı Harekatı alanındaki yerleşik statüko muhafaza edilecektir.

4. Her iki taraf Adana Anlaşması’nın önemini teyit eder. Rusya Federasyonu mevcut koşullarda Adana Anlaşması’nın uygulanmasını kolaylaştıracaktır.

5. 23 Ekim 2019, öğlen saat 12.00’den itibaren, Rus askeri polisi ve Suriye sınır muhafızları, Barış Pınarı Harekat alanının dışında kalan Türkiye-Suriye sınırının Suriye tarafına, YPG unsurları ve silahlarının Türkiye-Suriye sınırından itibaren 30 km’nin dışına çıkarılmasını temin etmek üzere girecektir. Bu işlem 150 saat içinde tamamlanacaktır. Aynı saat itibarıyla, mevcut Barış Pınarı Harekat alanı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 km derinlikte Kamışlı şehri hariç Türk-Rus ortak devriyeleri başlayacaktır.

6. Münbiç ve Tel Rıfat’tan bütün YPG unsurları silahlarıyla birlikte çıkarılacaktır.

7. Her iki taraf terörist unsurların sızmalarının önlenmesinin temini için gerekli tedbirleri alacaktır.

8. Mültecilerin güvenli ve gönüllü şekilde geri dönüşlerini kolaylaştırmak maksadıyla ortak çalışma yapılacaktır.

9. Bu muhtıranın uygulanmasını gözetmek ve koordine etmek amacıyla müşterek bir denetim ve doğrulama mekanizması ihdas edilecektir.

10. Taraflar Astana Mekanizması çerçevesinde Suriye ihtilafına kalıcı bir siyasi çözüm bulunması amacıyla çalışmalarını sürdürecek ve Anayasa Komitesi’nin faaliyetlerini destekleyecektir.”

Bunun dışında dünkü mutabakatın en çarpıcı sonuçlarını şöyle özetlemek mümkün:

ABD İLE MUTABAKATA RUSYA DESTEĞİ: Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen perşembe akşamı Ankara’da ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile üzerinde mutabakata vardığı Suriye sınırında Tel Abyad ile Resulayn arasında 120 kilometre genişliğinde 32 kilometre derinliğindeki ‘güvenli bölge’yi dün Rus muhatabı Putin’e de kabul ettirmiş oldu. Rusya, resmi pozisyon olarak sınırın tümünün Suriye rejimi tarafından korunmasını savunuyordu. Dünkü mutabakatla Türkiye’nin kontrolündeki güvenli bölgenin belli bir süre için devamını kabul ederek bu tutumundan şimdilik geri adım atmış oluyor.

GÜVENLİ BÖLGE SINIRINA AYAR: Buna karşılık Türkiye başlangıçta yaklaşık 440 kilometre genişliğinde bir güvenli bölge hedefiyle yola koyulmuştu. Gelinen noktada, ABD mutabakatı ile tescil edilen -doğrudan TSK’nın kontrolündeki- 120 kilometrelik alanın daha fazla genişlemesi söz konusu olmayacaktır. Ancak sınırın Tel Abyad-Resulayn hattı dışındaki alanlarında 10 kilometrelik bir derinlikte Rusya ile ortaklaşa devriye faaliyeti yürütebilecektir. Böylelikle Türkiye, devriye faaliyeti üzerinden -bu derinlikte- sınır ötesinde denetleyici bir aktör konuma gelmektedir.

TERÖR TEHDİDİ SINIRDAN UZAKLAŞTIRILDI: Türkiye, giriştiği bütün bu egzersizdeki en önemli stratejik hedeflerinden birini dünkü mutabakatla hayata geçirmiş bulunuyor. Şöyle ki, PKK’nın Suriye’deki uzantısı YPG örgütü, Türkiye-ABD mutabakatı sonucu Tel Abyad-Resulayn arasındaki hattı 30 kilometre bir derinlikte boşaltmak zorunda kalmıştı. YPG, bu kez sınırın Fırat’ın doğusundaki kalan yaklaşık 320 kilometrelik bölümünden de çekilmek durumuna girmektedir. Üstelik sadece Fırat’ın doğusu değil, buna ek olarak Fırat’ın batısında ‘Fırat Kalkanı’ bölgesi ve Afrin’in altındaki Tel Rifat ve Menbiç ceplerinden de çekilecektir. Özetle, YPG, geçen yedi yıl içinde ABD’nin himayesiyle Suriye’nin kuzeyinde inşa ettiği askeri varlığına veda etmek durumunda kalıyor. Bu yönüyle bakıldığında, mutabakat aynen uygulandığı takdirde, Türkiye Suriye sınırını YPG’den kaynaklanan terör tehdidinden arındırma hedefini gerçekleştirmiş oluyor.

SINIRIN BÜYÜK BÖLÜMÜNDE SÖZ REJİMDE: Mutabakatın en önemli noktalarından biri, Erdoğan ve Putin’in YPG’nin bu hattan çıkartılması görevini Rus askeri polisi ve Suriye sınır muhafızlarının üstlenecek olmasına onay vermeleridir. Türkiye’nin hedefi olan ‘YPG’nin sınırdan uzaklaştırılması’nda, bu görevi Rusya ile işbirliği içinde Esad rejimi yerine getirecektir. Böylelikle, sınırın yaklaşık 320 kilometrelik bir alanı Rusya’nın gözetiminde yeniden Esad rejiminin egemenliğine geçecektir. Bu alanda 10 kilometrelik bir derinlikte TSK’nın da Ruslarla devriyeye çıkacak olması, Esad ordusu ile TSK’yı sahada çok yakın koordinatların içine sokacaktır.

YPG UNSURLARI NE OLACAK?: Karşımızda kritik bir soru var. YPG sınır bölgesinden ve aynı zamanda Menbiç ile Tel Rifat‘tan çıkartılacak olsa bile, bu örgüte bağlı silahlı gruplar sınırın 30 kilometre altına geçtiklerinde durumlarının ne olacağı hususunda henüz bir açıklık yok. Rusya medyasında ileri sürülen YPG unsurlarının en azından bir bölümünün rejim ordusuna dahil edilmesi projesinin ne ölçüde doğru çıkacağını önümüzdeki günlerde anlayacağız. Ancak altı çizilmesi gereken nokta, Putin’in dünkü açıklamaları sırasında Esad rejimiyle Suriyeli Kürtlerin “geniş ve kapsayıcı bir diyaloga girmelerini” teşvik etmiş olmasıdır. Putin’in kuvvetli ifadelerle “Suriyeli Kürtlerin hak ve hukukunun savunulmasına” yaptığı taahhüt dikkat çekicidir.

ANKARA İLE ŞAM ARASINDA NORMALLEŞMEYE DOĞRU: Putin, benzer şekilde Ankara ile Şam arasında normalleşme ihtiyacını da vurgulamıştır. Rusya liderinin “Bölgede barış ve istikrarı Türkiye Suriye birlikte sağlayacaktır. Karşılıklı saygı olmadan bu mümkün olmaz” şeklindeki sözleri bu beklentiyi ortaya koyuyor. Kaldı ki, varılan mutabakat metni Türkiye ile Esad rejimi arasındaki dolaylı/doğrudan işbirliğinin kapısını biraz daha aralamaktadır. Mutabakatın tarif edilen alanda YPG’nin sınırın 30 kilometre dışına çıkartılması hedefinde Türkiye ile Esad rejimini aynı amaç birliğinde buluşturmuş olması bile yeterince anlamlıdır. Denebilir ki, bütün yollar yavaş yavaş Ankara ile Şam arasında bir normalleşme istikametine doğru çıkıyor.

ADANA ANLAŞMASINDA ÜÇLÜ FORMAT: Bu noktada Türkiye ile Suriye arasında teröre karşı işbirliğini düzenleyen 1998 tarihli Adana Anlaşması’nın kilit bir öneme sahip olacağını belirtmeliyiz. Rusya’nın burada kolaylaştırıcı rol oynayacak olmasından şunu anlamalıyız: Türkiye Esad rejimiyle çalışmak konusunda belli kısıtlarla hareket ettiğinden, Rusya’nın arada bir köprü rolü oynamasıyla bu mutabakat üçlü bir çerçeve formatında genişleyecektir. Türkiye-Suriye diyalogu bir anlamda üçlü bir işbirliği mekanizması üzerinden yürüyecektir. Rus tarafının ‘Adana Anlaşması’nın revizyonu’yla kastettiği unsurlar arasında muhtemelen bu üçlü işbirliği de var.

ABD’NİN BOŞLUĞUNU KİM DOLDURUYOR?: Mutabakatın Ortadoğu jeopolitiğine dönük anlamı, ABD’nin Suriye’nin kuzeyinden çekilmesiyle birlikte doğan boşluğun çok kısa bir zamanda Rusya, Türkiye ve Esad rejimi tarafından doldurulmakta oluşunu göstermesidir.

Haber Etiketleri

Elon Musk'tan yüzen araba

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı