Serdar Ortaç ‘biseksüel’ mi? Acun Ilıcalı için ne dedi?

Serdar Ortaç, ’40’ programında samimi açıklamalarda bulundu. ‘Biseksüel misiniz?’ sorusuna yanıt veren Ortaç, Acun Ilıcalı’nın O Ses Türkiye’si hakkında konuştu.

Serdar Ortaç, Jülide Ateş’in sunduğu programda sorulan soruları yanıtladı. ‘Biseksüel misiniz?’ sorusuna Ortaç, ‘Kadın severim’ cevabını verdi. Kumara tövbe edip etmediği sorulan tecrübeli şarkıcı, eşiChloe ile boşanma aşamasını anlattı, duyduğu pişmanlığı dile getirdi. Peki Serdar Ortaç Acun Ilıcalı için ne dedi? İşte cevabı.

Kumara tövbe etti mi?
“Bak şimdi param yok oynamak istemiyorum. Ama korkuyorum ilerde tekrar param birikirse yine oynar mıyım? O yüzden buna direkt “tövbe ettim bir daha oynamayacağım” diyemem. Yarın bir konser sonrası yine bir yere gidilir, o iradem var mı ona emin değilim! Oynamasam süper güzel olur, hayatım değişir! Ama mal da mülk de gözüm yok, bazısı hırslıdır 3 ev daha alırım der, kumardaki hırsımı hayatıma kullansam daha iyi olurdu!”

Tarkan’ı star olarak görmüyor musun?

“Kesinlikle megastar Tarkan. 10 sene önce, 40 yaşındayım, yetişkinim de yani! Bunu demiş miyim kesin? Sana güvenirim Jülide. Devletin 2 dudağının arasında lafını kabul edebilirim, baya Tarkan’ı gömmüşüm burada! Şu an utanıyorum, büyük pişmanım şu an. Ama devletin 2 dudağının arasındadır her şey orası doğru. Tarkan’ı star olarak görüyorum, megastar bence. Orada dediğimden de utanıyorum.

Acun’un teklifini kaçırdığınıza pişman mısınız?

“Evet çok pişmanım. O Ses Türkiye’de ben olmalıydım. Tam benim koltuğum bence. Evet Acun beni aradı, ‘Serdar bir program yapıyorum muhteşem olacak Türkiye’de bir ilki başaracağız, Kenan Doğulu ve seni istiyorum’ dedi. Tamam abi dedim. Neye mal olur? Şu kadar olur abi dedim. Çok fazla mı dendi, bütçe mi beğenilmedi, yoksa ben onu eğlenceye mi çağırdım, onu tam hatırlamıyorum. Buna cevap veremem. Ama soru zaten bu değil. Evet pişmanım! O koltuk benim olmalıydı! Çünkü ben orada güzel konuşurdum.”

Ebru Gündeş’le aranız Demet Akalın yüzünden mi bozuldu?

“Biz Ebru’yla ayrılmaz ikiliydik, hatta beni şöhrete adım attıran Ebru’dur. Radyoda beni buldu ve gel sana kaset yaptıracağım dedi ve beni o götürdü. Reza tutuklandı, ben o gün sohbette galiba gene bir pot kırdım! Demet’e mi dedim, oradaki gruba mı dedim; ‘Dur bi olayı anlayalım ne olduğunu görelim yarın geçmiş olsun derim’ dedim. O kadar! Acaba o kulağına başka mı gitti? Oradan mı bana kızdı? Şu an arkadaşlığımız kötü. Görse selam veriyor tabii ama eskisi gibi Serdarım yok artık! Ama ne gitti kulağına bilmiyorum ki! Orada kendimi haklı görüyorum! Hemen geçmiş olsun diye yazmadım. Ertesi gün unuttum mesaj atmayı, öyle gitti… Ama olduysa da oldu, ne yapayım yani! O da benimle dostluğunu o yüzden bitirdiyse canı sağolsun! Ben dostluğumu kolay bitirmem yani. 1 hatası 2 olacak 3 olacak 5 olacak! Belki benim de 5 tane varsa… Bir de ona sormak lazım… Bilmiyorum.”

Ahmet Kaya’ya haksızlık ettiğini düşünüyor musun?

“Yüzde 100 haksızlık ettiğimi düşünüyorum. Bir daha aynı şey olsa asla öyle bir şey yapmam, o grubun içine de girmem, o sahneye de çıkmam, marş da okumam. 10. Yıl marşını bile okumam! Onu dahi okumam! Ahmet Kaya hayranları inşallah beni affeder, çünkü sürekli, her gün özür diliyorum. Sn. Cumhurbaşkanı çıktı parti meclisinde diyor ki ‘hepiniz oradaydınız’ sanki ben Birleşmiş Millet sözcüsüyüm, olay bana bağlandı, her gün özür diliyorum. Bir tek ben mi varım? Ben pişmanlığımı dile getiriyorum diyorum ki bir daha böyle bir şey asla yapmam ve çok yazık bir şeye sebep olduysam, hepimiz suçluyuz o zaman. Ama kaderi buymuş, Ahmet Abi de rahmetli oldu, babam da rahmetli oldu. Bu kaderdir!

Biseksüel misiniz?

“Yok. Dünyanın her yerini gezdim, her milletten bir sürü insan tanıdım, hiç içimden öyle bir şey gelmedi… Ben kadın severim, malum! O yüzden değilim!”

“Doğru kadını sevdim”

“Sevmek konusunda yanılmadım, doğru kadını sevdim. Karakter olarak da çok iyi bir karakteri vardı. Öyle para felan harcamazdı, küçük dükkanlardan 3 liraya 5 liraya çantalar alırdı. Ben derdim hatta sen Serdar Ortaç’ın karısısın 3 liralık çanta takma. Yok derdi, ben bir çantaya o parayı verir miyim? Çünkü İrlanda’da o kendi ailesinden öyle görmüş. O ailesinden tutumu görmüştü, benimleyken de şımarmadı. İyi bir kızdı Chloe. Türk olsaydı, evlendiğimizde 25 yaşını geçmiş olsaydı, şimdi çoluğumuz çocuğumuz vardı. Hata varsa genç olması ve kültürünün farklı olması olabilir. O da hata değil, benim en güzel hazinem oldum. Ömür boyu koskoca anılarım oldu”

Boşandığınıza pişman mısın?

“Evet. Pişmanım. Sürebilirdi. Pişmanım. Ama tekrarı olmaz! En güzel şey, birbirimizi şükranla anmak. Ama pişmanım! Keşke devam etseydi. Dürüstçe evet” yanıtını verdi.

Chloe ile olan evliliğinizde ayrılmayı kim istedi?

“Ben söyledim ayrılalım diye, fakat o ayrılmaya getirdi. Benim için zor oldu ayrılalım demek, ama baktım ki o böyle mutlu değil. Hiç konuşmasa bile ayrılmak istediğini hissettim. Ben blöf de yapmış olabilirim, tamam o zaman ayrılalım demiş olabilirim! Ayrılalım dersen tabii ki çeker gider diyorlar. 18 yaşında tanıdım ben Chloe’yi, 18 yaşında sevebilir 28 yaşında nefret edebilir. Kadın böyle düşünebilir, çünkü ilk tanıdığı adamsın, hiçbir şey yaşamamış, o yüzden hak veriyorum ben Chloe’ye… Çok genç evlendi, biraz bireysel yaşasaydı bu evlilik bitmezdi, boşanmazdık bence! Benim de bir sürü hatam var!”

“Babanızdan hiç dayak yediniz mi?”

“Tabi, sinirliydi. Osmanlıydı bir kere. Tam bir Osmanlı babaydı. Dayak yedim tabi. Bir kere sandalını kaçırdım. O uyuyor, ben de sandalını aldım. Birkaç tane kız arkadaşımı doldurup denize çıktım. Sandalın altına kaya çarpmış ve delinmiş. Bağladım yerine, babam uyandı balığa çıktı. 4,5 saat sonra geldi cankurtaranla. “Oğlum sen bu sandalı aldın mı bugün” dedi. Üçümüz birden denizin dibini boyladık altını delmişsin” dedi. Sağ eliyle vurdu bana, döverdi tabi.Ama ertesi gün de gönül almak için çikolata getirirdi. Ben de içimden derdim ki “Dövme çikolata da getirme” Ama sonra anladım ki disiplinli büyümek dik durmayı sağlıyor. İyi ki dövdü demiyorum. Ama şimdiki yüzyıl vurmaz, şimdiki yüzyıl kadınları dövüyor.”

Nasıl bir ailede büyüdünüz?

“Annem hep araya girerdi, babamı dizginlerdi. Babam çok yorulurdu, sabah giderdi gece 12’de dönerdi. Ne o? “Çocuklarıma gelecek bırakacağım” klasik bir baba düşüncesi. Babam vefat edene kadar şarkı türkü söylediler. Tabi 42 senelik evlilikte illa birbirine kızarsın, bazı şeyler batmaya başlar. Babamın da annemin de şikayet ettiği olurdu bana. Ben de derdim ki, bu işin boşanması yok, beraber vefat edeceksiniz dedim. Hele şöhret olduktan sonra çok lafım geçerdi.Zamanında “zurnacı mı olacaksın” diyen adam konserime geldi.”

Haber Etiketleri

'Cevap kağıdım sosyal mesafeyi korudu' diyen öğrenci herkesi güldürdü

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı