Selin İmer-Mustafa Ceceli çifti evinin kapılarını Kelebek’e açtı

Biri müzik dünyasının, biri de cemiyet hayatının gözde ismi… İkilinin üç sene önce hayatını birleştirmesi büyük yankı uyandırdı. Mustafa Ceceli’nin 8 yaşındaki oğlu Arın ile birlikte bir aile oldular. Selin İmer-Mustafa Ceceli çifti, ilk kez Kelebek’e evlerini açtı!

Temmuz ayında evliliğinizin üçüncü yılını kutladınız. Nasıl geçti bu üç yıl?

– Selin İmer: Evet, 3’üncü yılımızı en sevdiğimiz sanatçılardan biri olan Ebru Gündeş’in Bodrum’daki sahnesine giderek kutladık. Çok güzel bir geceydi, uzun zaman evde oturduktan sonra çok iyi geldi.

Covid-19 salgını nedeniyle zor bir dönemden geçiyoruz; karantina sürecini siz nasıl yaşadınız? Yazın tatil yapabildiniz mi misal?

– Selin İmer. Bu sene çoğunlukla Göcek’teydik. Covid’den dolayı tatillerimizi teknede geçirmenin daha güvenli olabileceğini düşündük. Ben kendi kendime kalmaktan, evde vakit geçirmekten keyif alan biri olduğum için bu dönemde zorlanmadım. Dünyanın içine girdiği ekonomik çıkmaz ve ölümleri saymazsak çok şükür zor bir dönem değildi.

Selin İmer-Mustafa Ceceli çifti evinin kapılarını Kelebek’e açtı

Fotoğraflar: Murat ŞAKA

BEN SPOR YAPARIM SELİN PARMAĞINI OYNATMAZ

Oğlunuz Arın 8 yaşında; o nasıl geçirdi bu süreci? Nasıl anlattınız ona şu an dünyada olup biteni?

– Mustafa Ceceli: Bu süreçten her çocuk gibi o da etkilendi. Okula gitmek, koşmak, arkadaşlarıyla oynamak istiyor haliyle. Uzaktan eğitim sürecinde ona maksimum derecede destek oluyoruz. Onun hem öğretmeni hem de sınıf arkadaşı olduk. Bu dönemde piyanoyu epey geliştirdi, çünkü pratik yapacak bolca vakti oldu. Şu sıralar Türk Marşı’na çalışıyor.

Evliliğinize geri dönmek istiyorum… Gözlerden uzakta bir hayatınız var ama öte yandan da merak ediliyorsunuz…

– Mustafa Ceceli: Yaptığım iş itibariyle hep göz önündeyim. Sosyal medya çağındayız, yaşamınızın gözlerden uzak olması pek mümkün olmuyor. Ev, stüdyo, sahne üçgeninde geçen bir hayatım var. Evin içinde, özellikle pandemi döneminde zorlanmadık. Zaten birlikte vakit geçirmeyi seven bir çiftiz. TV’yi tükettik, ne kadar dizi varsa bitirdik bu dönemde. Ben düzenli olarak spor yaparım, Selin ise parmağını bile oynatmaz desem abartmış olmam.

Tesadüflere inanır mısınız?Tesadüfler mi sizi bir araya getirdi?

– Mustafa Ceceli: Bilim insanları “Anlamlı tesadüf” diye bir tanım yapıyor, olan her şeyin bir sebebi var. Birbirimizi bulmamızın hayatlarımıza mucizevi dokunuşları oldu, buna tesadüf denemez.

Birbirinizin hangi özelliklerinden etkilendiniz?

– Mustafa Ceceli: Dışarıda o kadar çok nabza göre şerbet veren var ki. Selin çok net bir insan. Siyah ya da beyaz. Gri asla değil, bu sebeple de aman karşımdaki üzülür kırılır diye hoşnut olmadığı bir şeyi içine atmıyor, direkt söylüyor. Bu da hayatımızı kolaylaştırıyor.

Aşkın tarifini nasıl yaparsınız? Sizin için aşk nedir?

– Mustafa Ceceli: Aşk yemek mi ki tarifi olsun? Öyle olsaydı herkes bu tarife göre aşkı yaşardı. Nice şair aşkı anlatmış sayfalarca, kitaplarca. Her bir insanın aşk hikayesi kendine özel ve tektir.

Selin Hanım, cemiyetin gözde isimlerinden birisiniz. Hareketli bir hayatınız vardı… Evlenmek sizi nasıl etkiledi?

– Selin İmer: Birbirimizin hayatlarına müdahale eden bir çift değiliz. O yüzden zorlayıcı değişiklikler olmadı. Biraz yalan oldu galiba, ben giyimine bayağı karışıyorum Mustafa’nın. Ama o bana hiç karışmaz.

Sizce evlilik ne tür fedakarlıklar gerektiriyor?

– Selin İmer: Evlilikte transparanlık korunabildiği sürece her şeyi aşmak daha kolay oluyor. Bireysel olarak yapmayı tercih etmediğiniz şeylerden keyif almayı öğrenebiliyor insan. Sevdiğiniz kişiyi mutlu etmek her iki tarafta da öncelik olunca fedakarlık yapmaya gerek kalmıyor.

Nasıl bir çiftsiniz; maceracı mı, daha sakin mi? Çok seyahat eden mi, daha çok evci mi?

– Selin İmer. Mustafa’nın Avrupa turnesinden dolayı seyahatleri her hafta oluyor. Merak ettiğim şehirlere gittiğinde ben de eşlik ediyorum. Pandemi sürecinden dolayı uygulayamadığımız fakat her sene yaptığımız fiks Amerika seyahatimiz var. Uzun süre orada yaşadığım için gitmekten en keyif aldığım yer orası.

Selin İmer-Mustafa Ceceli çifti evinin kapılarını Kelebek’e açtı

ÇOCUK YAPMAYI DÜŞÜNMÜYORUZ

Birlikte neler yapmaktan hoşlanıyorsunuz?

– Selin İmer: Birlikte alışveriş yapmayı, Arın’la birlikte bowling’e gitmeyi, hep beraber köpeklerimiz Cosmos ve Oreo’yu gezdirmeyi çok severiz. Pandemiden önce ev alışverişini de hep beraber yapardık. Beraber dizi film izleyemiyoruz mesela Mustafa hemen uyuyakalıyor.

Ailenizi büyütme planınız var mı? Arın’a bir kardeş gelir mi?

– Selin İmer: Geldik en sevdiğim soruya… (Gülüyor) Hayır, çocuk düşünmüyoruz.

Kolunuzdaki dövme çok tartışıldı. Haç şeklinde gibi algılandı. Bir kez de ben sorayım, nedir dövmenizin hikayesi?

– Selin İmer: Evet maalesef günümüzde duyduğumuz veya gördüğümüz bir şeyi çok az bilgiye sahip olmamıza rağmen direkt konuya hakimmiş gibi yorumluyoruz. Kolumdaki dövmenin haç olduğu zannedildi ama aslında x harflerinden oluşan bir artı işareti ve içinde Kelime-i Tevhid yazıyor Arapça. Kendim tasarladım. Hayatımız boyunca kendimize kattığımız her şeyin sembolü olarak x’leri kullandım, artı şekli de katmaya işaret ediyor. Fakat bu kattıklarımız arasında hakikat olan tek şeyin de Allah olduğunu Kelime-i Tevhid’le tanımlamaya çalıştım.

Mustafa Bey, Selin Hanım müzik konusunda yetenekli mi?

– Mustafa Ceceli: Sesi detone değil, bu önemli… (Gülüyor) Evde birkaç kere kayıt yaptık, etkileyici bir ses tonu var. İkna edersem ona single yapacağım.

Ona yazdığınız bir şarkı var mı?

– Mustafa Ceceli: Ben aranjman ve beste yapıyorum. Yaptığım her şarkıyı çıkmadan önce mutlaka ona dinletip fikrini alırım. Üç cevap ihtimali vardır; “ben hiç sevmedim ama kesin tutar”, “sevdim tutar”, “kesin tutmaz”…

Selin İmer-Mustafa Ceceli çifti evinin kapılarını Kelebek’e açtı


PANDEMİDE BOL BOL ŞARKI YAPTIM

Pandemi süreci sizin müzik üretiminizi nasıl etkiledi?

– Mustafa Ceceli: Pandemi sürecinde 10 aranjman ve 4 tane de kendime şarkı yaptım. Stüdyo evde olduğu için o dönemi bol bol üretimle geçirdim. Artık albüm yerine tek tek şarkılar çıkarıyoruz. Bu sene sonuna kadar planda olan 2 şarkı daha var.

Avrupa turneniz devam ediyordu, 30 konserlik… Bitirebildiniz mi?

– Mustafa Ceceli: 20 etkinliği tamamlamıştık, 10 adet konseri ertelemek zorunda kaldık. Dünyanın sağlığına kavuşmasını ve sınırların açılmasını bekliyoruz. Müzik camiası bu süreçte çok derinden yara aldı. Maske mesafe temizlik kuralına uyarak, pek çok işi kolu gibi bizler de devam etmek istiyoruz.

Konserlerin yarıda kesilmesi ne gibi sorunlar doğuruyor?

– Mustafa Ceceli: Şarkıcıları bir kenara bırakalım. Her konserde orkestra, organizatör, ulaşım konaklama, teknik ekip, vale, dışarıda köfte ekmek satan emekçiler gibi onlarca insan ekmek yiyor. Ciddi bir ekonominin durması anlamına geldiğini üzülerek söylemek istiyorum.

Yurtdışındaki hayranlarınızla buluşmak size nasıl hissettiriyor?

– Mustafa Ceceli: Olağanüstü bir duygu. Binlerce kilometre ötede yaşayan kardeşlerimizle sahnede buluşmak bana kendimi evimde gibi hissettiriyor.

ÇOK KAPRİSLİYİM! KULİSE SADECE SU VE KETTLE İSTERİM”

◊ Sanatçıların “kaprisleri” ve kulis istekleri çok konuşulur… Sizin kulis istekleriniz neler oluyor ya da bir çekim yapacaksanız mesela, hangi konularda titizleniyorsunuz?
– Mustafa Ceceli: İnanılmaz kaprisliyimdir. Kulise iki şey isterim: Kettle ve su. Bitki çayımı kendim getiriyorum. (Gülüyor)

◊ Pandemi müzik sektörünü adeta vurdu! Birçok ünlü sanatçı fiyatlarını düşürdü, siz de o yönde bir karar aldınız mı?

– Mustafa Ceceli: Fiyatlarda bir değişiklik yapmadık. Çünkü zaten etkinlik yasağı var. Her şey normale döndüğünde kaldığımız yerden devam etmeyi umut ediyorum.

◊ Genel olarak maddi konularda nasılsınız? Müzikte olduğu kadar başarılı mısınızdır yatırım yapma konusunda?
– Mustafa Ceceli: Üniversitede işletme fakültesinden mezun olduğum için rakamlarla aram çok iyidir. Finans ve yatırım konularına girmedim, çünkü ciddi takip ve emek isteyen bir konu. Odaklanmadan, yan bir branş olarak yapmanın riskli olacağı kanaatindeyim.

HER MÜZİSYEN 5 DAKİKA BİLE OLSA SEZEN AKSU İLE ÇALIŞMALI

◊ Tarkan ve Sezen Aksu başta olmak üzere Türkiye’nin usta sanatçılarının aranjörlüğünü yaptınız. Halkın gönlüne taht kurmuş bu isimlerin şarkılarına emek vermek insanda ayrı bir sorumluluk yaratıyor mu?
– Mustafa Ceceli: Ben bir Tarkan hayranıyım. İlk tanıştığımızda tokalaştığımızda kekelemiştim. Yıllarca şarkılarını dinlediğim, her şarkısındaki aranjman detaylarını ezbere bilen bir müzisyen olarak halimi anlarsınız. Hele ki onunla çalışma fırsatı yakalamak muhteşemdi! Sezen Aksu… Keşke her müzisyene nasip olsa sadece 5 dakika geçirmek… O muhteşem insanı tanısalar… Hiçbir okulda öğrenemeyeceğim bilgiler öğrendim ondan ve okulundan da asla mezun olmadım…

◊ Sanatçılar size şarkılarını emanet ediyor. Bu omuzlarınıza nasıl bir sorumluluk yüklüyor?
– Mustafa Ceceli: O şarkının başarıya ulaşması, sanki kendi söylediğim bir şarkının başarılı olması gibi. Bu sene Ziynet Sali “Kalbim Tatilde”, Irmak Arıcı “Yağmurum Ol”, Sibel Can “Hayat” ve Ebru Yaşar “Kalmam” yaptığım aranjmanlar arasında.

Haber Etiketleri

Sungur videosu yayınlandı, teröristlerin korkulu rüyası olacak!

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı