Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Katya ve Rob, hayatlarını birleştirip çocuk sahibi olduktan sonra şehir hayatını bıraktılar. Evlilik fotoğrafçılığı yaparak hayatlarını kazanan çift, hem sürekli seyahat ediyor hem de sağlıklı ve doğal bir hayat yaşıyor.

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Evlilik fotoğrafçısı Katya, Meksika’da bir düğün için fotoğraf işi almıştı. Düğüne katılan konuklardan biri olan Rob’la tanıştı ve hayatı değişti.

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Birbirlerine âşık olan çift, birkaç ay sonra hayatlarını birleştirmeye karar verdi.

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Katya’nın hamile kalmasıyla birlikte şehir hayatını terk ettiler.

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Adaya gidip doğal hayata geçmeye karar verdiler. Ailenin yeni üyesi Zion’u doğal ve huzurlu bir ortamda yetiştirmek isteyen çift, bu kararın hayatlarında en doğru şey olduğunu düşünüyor

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Çift, evliliklerinden bebeklerinin doğumuna ve büyümesine kadar yaşadıkları süreci, doğal hayatlarını ve seyahatlerini hem bloglarında hem de Instagram hesaplarında paylaşıyor.

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Dünyada umut olduğunu düşünen, dünya barışının peşinde hümanist bir bakış açısına sahip Rob ve Katya bu hayallerini kendi küçük dünyalarında başarmış durumda.

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Seyahat etmeyi bir yaşam biçimi haline getiren aile, tecrübelerini de bloglarında takipçileriyle paylaşıyor.

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Katya ve Rob’a takipçileri tarafından da ‘modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyor.

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Yoga yapan ve hayatlarını veganlık üzerine kuran çiftin Instagram hesabındaki fotoğraflar son dönemde büyük ilgi görüyor.

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Çift, bu hesap üzerinden hem bebekleri Zion’la ilgili paylaşımlar yapıyor, hem de yaptıkları yemek tariflerini takipçileriyle paylaşıyor.

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Ekip arkadaşları ise Tamara adında bir başka fotoğraf sanatçısı. Çift, evlilik fotoğrafçılığının yanı sıra kişisel gelişim, yoga ve annelik hakkında web üzerinden çeşitli eğitimler veriyorlar.

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Her şeyden uzak izole bir hayat yaşıyor… “Burada olduğum için çok şanslıyım”

34 yaşındaki gezgin şef Karin Jansdotter, Antarktika’da Norveç’e bağlı Kraliçe Maud Arazisindeki araştırma istasyonunda çalışan bir mutfak şefi. Bir yıllığına yaptığı kontratıyla, ciddi anlamda her yerden uzak olan Antarktika Troll Araştırma İstasyonu’nda salgından uzak bir hayat sürüyor. İşte gezgin şefin ilginç macerası…

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Maceracı mutfak tutkunu, keşif botlarında şef olarak çalıştıktan sonra kutup toplulukları ile iletişime geçmeye başlamış. Jansdotter, göktaşları, radyasyon, vahşi hayat, atmosfer, meteoroloji, çevresel toksinler gibi faaliyetleri izleyip takip etmek üzere 1990’da açılan Troll Araştırma İstasyonu’ndaki şeflik pozisyonundan haberdar olmuş.

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Jansdotter soğuk havaya, karlı ve uzak yerlere olan tutkusuyla, hiç tereddüt etmeden bu aşçılık işine başvuruda bulunmuş. Sessizlikten ve ıssızlıktan keyif aldığını belirten çılgın aşçı, Antarktika’yı çok sevdiğini de sözlerine eklemeyi ihmal etmiyor. Jansdotter’ın şimdiki geçici evi, en uzaklarda en uç hayatların yaşandığı Antarktika…

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Dünya virüsle uğraşırken Antarktika Troll İstasyon çalışanları neler yapıyor?

Dünya, izolasyonda yaşamanın zorlukları ile uğraşırken, İsveçli Karin Jansdotter, mart ayıdan beri Antarktika’nın buzul bakirliğindeki ıssızlık sayesinde, sosyal etkileşimin üstesinden rahatlıkla gelebiliyor. Geniş konteynerlerde konaklanabilen istasyonda, Jansdotter’ın haricinde bir elektrik teknisyeni, araştırma teknisyeni, mekanik teknisyeni, boru tamircisi ve doktor bulunuyor. 34 yaşındaki gezgin şef, Kraliçe Maud Arazisi’ndeki Troll Norveç Araştırma İstasyonu’nda çalışan beş takım arkadaşı ile birlikte kontratı bitene kadar birlikte kalacak.

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Jansdotter, bu kadar uzak mesafede, eksi 25 derecelerde yaşarken, kendi kendine bununla başa çıkma metotları geliştirmiş: Eksi 25 derecede sabah meditasyonları, kitap okumak ve seyahat yazıları yazmak, lezzetli yemekler yapmak, geride kalan ailesi ve erkek arkadaşıyla görüntülü konuşmalar organize etmek.

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Karin Jansdotter, bu kadar uzak bir lokasyondayken, pandemik koronavirüs hakkında olanları duymanın çok gerçeküstü olduğunu söylüyor. Fakat tüm bunlara rağmen virüsün bulaşmadığı tek kıta olmasından ötürü Antarktika’da bulunmaktan mutlu olduğunu da belirtmeden geçemiyor.

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Özellikle kışın, küçük uçak pisti kapandığından dolayı, Troll dünyanın geri kalanıyla olan fiziksel bağını kesmek zorunda kalıyor. Bölgedeki uydu bağlantısı sayesinde kış ekibi, telefon görüşmelerini yapıp mail atabiliyor ya da internette dolaşıp televizyon izleyebiliyor.

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Karin Jansdotter, böyle bir zamanda Antarktika’da olmanın nasıl bir duygu olduğunu Dailymail anlattı

Evinden kilometrelerce ötedeki yüksek hızlı bir internet bağlantısı aracılığıyla Dailymail’e duygularını anlatıyor: “Kendimizin oldukça şanslı olduğunu düşünüyoruz, böylesine korkutucu ve garip zamanlarda bu işe girdiğimizden ötürü ve burada olmaktan dolayı mutluyuz. İstasyonda her şey normalmiş gibi devam ediyoruz. Önümüzdeki yedi ay boyunca kimseyle karşılaşmayacak şanslı bir grup insanız. Dünyada neler olup bittiğini yakından takip ediyoruz ve akşam yemeği masamızda, bu konuyu konuşuyoruz.”

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Antarktika Troll İstasyonu nerede ve nasıl bu kadar izole durumda?

Troll istasyonu, gerçekten çok uzak bir noktada konumlanıyor. En yakın komşusu, Güney Afrika ve en yakın istasyon, 300 kilometrelik mesafede olan Sanae IV İstasyonu. Sanae ve Troll arasındaki geniş buz bölgesini, kar arabasıyla geçmek oldukça tehlikeli çünkü etrafta başka hiçbir komşu bulunmuyor.

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Troll istasyonu, donmuş havaalanı tekrar açıldığında bilim adamlarının yaz aylarında gelmesine hazırlık amacıyla kış sezonunda bir ekip, rölantide de olsa çalışmaya devam ediyor. Jansdotter de kış aylarında iniş pisti kapalı olsa dahi acil durum iniş pistinde bir uçağın inmesine bile kılavuzluk yaptığı zamanlar oluyor.

Şehir hayatını bıraktılar artık doğayla iç içeler… ‘Modern çağın hippileri’ olarak adlandırılıyorlar

Kraliçe Maud Toprakları, 1930’da Norveçli bir keşif ekibi tarafından bulunup 1939 yılında Norveç tarafından sahip çıkılmasından dolayı Norveçli Antarktika araştırma istasyonunun kullanılması için uygun görülmüş. Bölgedeki boş düzlük, 2.4 kilometre kalınlığında bir buz tabakası ile örtülü durumda. Troll Araştırma İstasyonu’nun bulunduğu kıyı bölgesi ise daha dağlık bir alan. Bu bölgenin en yüksek zirvesi ise 3 bin 150 metre yüksekliğindeki Jokulkyrkja Dağı. Dünyanın geri kalanı, hayatlarında daha fazla sosyal izolasyon nasıl yapılır diye uğraşırken, zaten izole bir ortamda olan cesur aşçı Karin Jansdotter, şimdiye kadar bunu çok dert etmediğini, çevresindeki muhteşem manzaraların ve ıssızlığın buna çok yardımı olduğunu itiraf ediyor.

Haber Etiketleri

'Cevap kağıdım sosyal mesafeyi korudu' diyen öğrenci herkesi güldürdü

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı