Uzmanlardan Kalp Sağlığı için '40 Yaşınızı Beklemeyin' Uyarısı
Verilere göre tüm koroner kalp hastaları içinde 40 yaş altı oranı eskiden yüzde 10-15 iken, son yıllarda yüzde 15-20 seviyelerine çıktı. Uzmanlar, bu yüzden 40 yaşını beklemeden risk faktörlerini kontrol etmek ve gerektiğinde tarama yaptırmanın hayati önem taşıdığını belirtiyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2024 yılında gerçekleşen yaklaşık 490 bin ölümün yüzde 28’i kalp ve damar hastalıklarından kaynaklandı.
Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. R. Emre Altekin, 29 Eylül Dünya Kalp Günü nedeniyle kalp sağlığını korumak için alınabilecek önlemler hakkında bilgi verdi.
Altekin, 15 yaş üzeri nüfusta kalp ve damar hastalığı sıklığının yaklaşık yüzde 7 olduğunu ve yaşla birlikte arttığını belirtti. Hipertansiyonun dünya genelinde 30-79 yaş arası 1,4 milyar yetişkinde görüldüğünü ve bunların yalnızca yaklaşık yüzde 23’ünün kontrol altında olduğunu ifade etti.
Sağlıksız beslenme, hareketsizlik, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve diyabet gibi değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla kalp ve damar hastalıklarının önemli bir bölümünün önüne geçilebildiğini vurguladı.
Kalp hastalıkları büyük ölçüde önlenebilir
Kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkmasında birçok faktörün rol oynadığını belirten Altekin, tütün kullanımı, sağlıksız beslenme, stres ve yetersiz fiziksel aktivite gibi değiştirilebilir risk faktörlerinin başta geldiğini söyledi. İleri yaş, erkek cinsiyet ve erken yaşta kalp hastalığı aile öyküsü gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin de etkili olduğunu ekledi. Bilimsel verilerin, değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla hastalıkların büyük ölçüde önlenebileceğini ortaya koyduğunu belirtti.
Türkiye’de kalp krizi Avrupa’ya göre daha erken görülüyor
Altekin, Türkiye’de kalp krizinin Avrupa ülkelerine göre ortalama 10 yıl daha erken görüldüğünü aktardı. Tüm koroner kalp hastaları içinde 40 yaş altı oranının eskiden yüzde 10-15 iken son yıllarda yüzde 15-20 seviyelerine çıktığını kaydetti. Kalp krizi geçirenlerin yaklaşık yüzde 18’inin 50 yaşın altında, yüzde 11’inin ise 45 yaşın altında olduğunu belirtti. 30’lu yaşlarda ve hatta 20’li yaşların sonlarında ciddi damar tıkanıklığı ve kalp krizi vakalarının arttığını vurguladı. Bu nedenle 40 yaşını beklemeden risk faktörlerini kontrol etmek ve gerektiğinde tarama yaptırmanın hayati önem taşıdığını ifade etti.
Yüksek risk grubundakiler dikkat etmeli
Altekin, hipertansiyon, diyabet veya yüksek kolesterolü olanlar ile ailede erken yaşta kalp hastalığı veya ani ölüm öyküsü bulunanların kalp ve damar hastalıkları açısından daha yüksek risk taşıdığını kaydetti. Bu gruplardaki kişilerin düzenli sağlık kontrolü yaptırması ve risk faktörlerini yönetmesinin büyük önem taşıdığını belirtti.
Yaşam tarzı değişiklikleri en etkili önlem
Altekin, tütün ve tütün ürünlerinin tamamen bırakılmasını, kalp dostu beslenmeyi, düzenli fiziksel aktiviteyi önerdi. Bol sebze-meyve, tam tahıllar, sağlıklı protein kaynakları tüketilmesini, doymuş yağ ve ultra işlenmiş gıdaların azaltılmasını, tuz ve eklenmiş şeker tüketiminin düşürülmesini tavsiye etti. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta hareketin kardiyovasküler olay riskini yüzde 30-40 oranında azaltabileceğini söyledi.
Risk faktörlerinin erken tespiti kritik
Hipertansiyonun düzenli taranması, protokol bazlı tedavisi ve kontrol oranlarının artırılması gerektiğini belirten Altekin, kolesterol yönetiminde daha erken yaşta risk değerlendirmesi ve daha düşük LDL hedefleri önerdi. 40 yaş ve üzerinde düzenli kardiyovasküler risk değerlendirmesi yapılmasının önemine dikkat çekti.