Birleşik Krallık sağlık veri tabanını mercek altına alan araştırmacılar, katılımcıların genetik yapıları ile beslenme alışkanlıkları arasında yüzlerce farklı bağlantı tespit etti.
96 farklı yiyecek türünün incelendiği çalışmada; soğan, sarımsak, greyfurt, fasulye ve yaban turpu gibi besinlere yönelik eğilimlerin, bireylerin DNA'sındaki belirli varyasyonlarla doğrudan bağlantılı olduğu görüldü.
Soğan Tutkusu Genetik Kodlarımızda Gizli
Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu, soğan tadı ve kokusuna duyulan ilginin kaynağına ışık tuttu.
Çalışmaya göre, koku reseptörlerini etkileyen OR2T6 geni, insanların soğana olan yaklaşımını belirleyen kilit faktörlerden biri. Farklı yaş grupları üzerinde yapılan tekrarlı testler de bu genetik varyantın soğan tercihleriyle tutarlı bir şekilde ilişkili olduğunu kanıtladı.
"Mendel Rastgeleleştirmesi" ile Sağlık Riski Tahmini
Bilim dünyasında "Mendel rastgeleleştirmesi" olarak bilinen gelişmiş bir analiz yöntemini kullanan uzmanlar, genetik özelliklerin sağlık üzerindeki olası etkilerini mercek altına aldı. Bu yöntem, değişken beslenme alışkanlıklarını değil, bireylerin doğuştan gelen genetik yatkınlıklarını baz alıyor.
Elde edilen bulgular, oldukça umut verici bir korelasyona işaret ediyor: Soğan tüketimine yatkınlık sağlayan genetik varyanta sahip bireylerde, tip 2 diyabet ve yüksek tansiyon riskinin daha düşük olabileceği tespit edildi.
Araştırmacılar, bu verilerin heyecan verici olduğunu ancak "tek başına soğan yemenin diyabeti veya tansiyonu tamamen önlediği" şeklinde yorumlanmaması gerektiğinin altını çiziyor. Mevcut sonuçlar güçlü bir bağlantıya işaret etse de, çalışmanın farklı ülkelerde ve daha çeşitli genetik popülasyonlarda yeniden doğrulanması gerekiyor.