Bilinçsiz ilaç tüketimiyle mücadele kapsamında aile hekimliği sisteminde yapılan revizyonların meyvelerini verdiğini söyleyen Birinci, son bir yıl içinde antibiyotik kullanımının yüzde 40 oranında azaltıldığını müjdeledi. Bu düşüşün hem toplum sağlığını hem de kamu bütçesini korumada kritik bir rol oynadığı vurgulandı.
"Almanya ve Fransa’nın Önündeyiz"
Türkiye’nin sağlıkta dijitalleşme kapasitesine değinen Bakan Yardımcısı, ülkenin sahip olduğu veri altyapısının devasa boyutlara ulaştığını ifade etti. Nüfus ölçeği ve sistem entegrasyonu açısından Türkiye’nin Almanya ve Fransa gibi ülkeleri geride bıraktığını belirten Birinci, geleceğin tedarik zincirinin "sezgilerle değil, veriyle yönetileceğini" söyledi.
Sağlık Turizminde 2,7 Milyar Kişilik Potansiyel
Türkiye’nin coğrafi avantajı ve nitelikli insan kaynağı, ülkeyi küresel bir sağlık üssü haline getiriyor. Birinci’nin paylaştığı verilere göre:
Türkiye, 4 saatlik uçuş mesafesinde 1,5 milyar insana hitap ediyor.
Sağlık turizmi kapsamında hedeflenen toplam nüfus potansiyeli 2,7 milyar kişiye ulaştı.
2050 Projeksiyonu: Yaşlı Nüfus Artacak
Gelecek vizyonuna dair öngörülerini de paylaşan Birinci, 2050 yılında dünyada 65 yaş üstü nüfusun iki katına çıkacağını hatırlattı. Bu durumun hastalık yükünü artıracağını belirten Bakan Yardımcısı, Türkiye'nin kendi üretimine dayalı ve kendine yeten bir modelle bu sürece en hazırlıklı ülkelerden biri olacağını öngördüğünü ifade etti.
Sektör Temsilcilerinden "Yerli Üretim" Mesajı
Kongrede söz alan diğer isimler de Türkiye'nin üretim gücüne dikkat çekti:
DMO Genel Müdürü Şinasi Candan: Türkiye’nin tıbbi cihaz ve sağlık teknolojilerinde ciddi bir üretim kapasitesine ulaştığını vurguladı.
SEİS Genel Başkanı Metin Demir: Türkiye'nin bölgedeki gücünü perçinlemek için ihracat ürün çeşitliliğinin artırılması gerektiğini ifade etti.