İçeriğe atla

COP31 Öncesi İklim Krizi ‘Küresel Sağlık Acil Durumu’ İlan Edildi! Sıcaklığa Bağlı Ölümler Arttı

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde yayımlanan uluslararası bir araştırma, küresel ısınmanın insan sağlığı üzerindeki faturasının hızla ağırlaştığını ortaya koydu.

COP31 Öncesi İklim Krizi ‘Küresel Sağlık Acil Durumu’ İlan Edildi! Sıcaklığa Bağlı Ölümler Arttı
Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'a ekle

Lancet Countdown’ın 146 uzmanın katkısıyla hazırladığı 10. yıllık değerlendirme raporu, temiz enerji ve uyum adımlarının iklim kaynaklı sağlık risklerindeki tırmanışı dizginlemekte yetersiz kaldığını gösteriyor.

Paris Anlaşması’nın imzalanmasından bu yana geçen dönemi mercek altına alan çalışma, 54 temel gösterge üzerinden yürütüldü. Verilere göre, 2016-2023 yılları arasında aşırı sıcaklara bağlı can kayıpları bir önceki on yıla kıyasla yaklaşık yüzde 36 yükseldi. Raporda ilk kez yapılan modellemeyle, yalnızca 2023 yılında sıcak hava dalgaları nedeniyle hayatını kaybeden tahmini 710 bin kişinin yüzde 70’inden fazlasının doğrudan insan kaynaklı küresel ısınma nedeniyle yaşamını yitirdiği belirlendi. 2016-2023 aralığında ise doğrudan iklim krizine atfedilen can kaybı sayısı 3 milyona yaklaştı.

Kuraklık ve Su Güvenliği Tehdit Altında

Sıcaklık artışlarının doğrudan yol açtığı ölümlerin yanı sıra çalışma kapasitesi ve ekonomik üretim kayıpları özellikle Güneydoğu Asya ve Afrika’da derinleşiyor. Rapor, aşırı iklim olaylarının hidrolojik dengeyi bozduğunu da gözler önüne seriyor:

  • Tarihi Kuraklık: 2025 yılında dünya kara alanlarının yüzde 52’si en az bir ay şiddetli kuraklığa maruz kaldı; bu oran kayıtlardaki en yüksek ikinci seviye olarak kayıtlara geçti.
  • Yeraltı Suyu Dengesizliği: Uydu ölçümleri, 2003’ten bu yana yeryüzünün yüzde 80’inde yeraltı su rezervlerinin aşırı kuraklık ya da aşırı nemlilik yönünde keskin değişimler yaşadığını, bu durumun gıda güvenliği ve temiz suya erişimi zora soktuğunu gösterdi.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) İcra Sekreteri Simon Stiell konuya ilişkin değerlendirmesinde; ölümcül sıcak dalgaları, seller, bulaşıcı hastalıklar ve hava kirliliğinin bir araya gelerek insan yaşamını benzeri görülmemiş bir baskı altına aldığını vurguladı.

Kazanımlar Var, Ancak Finansman Yetersiz

Raporda mücadele adımlarının yarattığı olumlu çıktılara da yer verildi. Fosil yakıt kaynaklı hava kirliliğinin gerilediği en az 77 ülkede temiz havanın her yıl yaklaşık 323 bin erken ölümü engellediği tahmin ediliyor. Bununla birlikte, fosil yakıtların küresel enerji talebinin halen yüzde 80’inden fazlasını karşılaması, dönüşümün gereken hızda ilerlemediğine işaret ediyor.

Sağlık sistemlerinin iklim risklerine uyumu konusunda Dünya Sağlık Örgütü üyesi 56 ülkenin eylem planı hazırlamış olması ilerleme olarak kaydedilse de kaynak yetersizliği kritik bir engel olmayı sürdürüyor. Health Care Without Harm CEO’su Emily Bancroft, farkındalık artışına rağmen sahadaki uygulamalar için gerekli finansmanın henüz sağlanamadığına dikkat çekiyor.

Türkiye’deki kritik COP31 zirvesi öncesinde raporun hazırlayıcıları, hükümetlere ve uluslararası kurumlara çağrıda bulunarak iklim krizinin resmen bir "küresel sağlık acil durumu" ilan edilmesini, sağlık politikalarının enerji stratejilerinin merkezine alınmasını ve uyum fonlarının acilen artırılmasını talep ediyor.