İçeriğe atla

50 Yaşın Altında Görülen Kanser Vakalarındaki Artış Dikkat Çekiyor

Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Akın Öztürk genç yaşlarda kanser sıklığındaki yükselişi değerlendirdi. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre ortalama görülme yaşı 68 civarında olan kanserin 50 yaş altı vakalarında artışa işaret etti.

50 Yaşın Altında Görülen Kanser Vakalarındaki Artış Dikkat Çekiyor
Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'a ekle

Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Akın Öztürk, genç yaşlarda kanser görülme sıklığının arttığını açıkladı. Uzman, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kanserin ortalama görülme yaşının 68 civarında olduğunu belirtti ve 50 yaşın altında görülen vakalardaki yükselişe dikkat çekti.

Beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı önemli bir etken

Doç. Dr. Akın Öztürk, 1980’li yıllarda 50 yaşın altında kanser görülme oranının yüzde 3-6 seviyelerinde olduğunu, günümüzde ise bu oranın yüzde 30’lara kadar çıktığını bildirdi. Hareketsiz yaşam, işlenmiş gıdaların tüketimi, obezite ve çevresel etkenlerin bu artışta rol oynayabileceğini ifade etti.

Genç yaşlarda kanser görülme sıklığındaki artışın olası nedenlerine değinen Doç. Dr. Öztürk, fast food tüketiminin artması, enerji içeriği yüksek ve işlenmiş gıdaların fazla tüketilmesi ile bitkisel gıdaların yeterince tüketilmemesinin özellikle kolon ve meme kanseri başta olmak üzere bazı kanser türlerinin genç yaşlarda görülme sıklığındaki artışla ilişkili olabileceğini söyledi.

Beslenme alışkanlıklarıyla bağlantılı olarak obezitenin de önemli bir risk faktörü olduğuna işaret eden Doç. Dr. Öztürk, özellikle bel çevresindeki yağlanmanın sağlık açısından risk oluşturduğunu belirtti. Hareketsiz yaşamın kilo artışına yol açabildiğini ifade eden Öztürk, yağ dokusundaki artışın hormonal dengeleri etkileyebildiğini ve özellikle meme kanseri açısından önem taşıdığını kaydetti.

Hareketsiz yaşam riski artırabiliyor

Günümüzde fiziksel aktivitenin giderek azaldığını belirten Doç. Dr. Öztürk, bilgisayar başında uzun süre oturmak ve günlük yaşamda hareketin azalmasının kilo artışına zemin hazırlayabildiğini söyledi. Hareketsiz yaşamın yanı sıra beslenme düzensizliklerinin de sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiğini ifade eden Öztürk, düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme ve kilo kontrolünün önem taşıdığını vurguladı.

Doç. Dr. Öztürk, beslenme alışkanlıklarındaki değişimlerin bağırsak mikrobiyotasını da etkileyebileceğini belirterek, bu durumun kolon kanseriyle ilişkili olabileceğini söyledi. Mikroplastikler ve diğer çevresel etkenlerin de araştırılan konular arasında yer aldığını kaydeden Doç. Dr. Öztürk, kanser gelişiminde genetik faktörlerin de etkili olabileceğini ifade etti.

Kolon, meme ve akciğer kanserine dikkat

Kadınlarda meme kanserinin, erkeklerde ise prostat kanserinin en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirten Doç. Dr. Öztürk, kolon ve akciğer kanserlerinin de her iki cinsiyette öne çıktığını söyledi. Genç yaşlarda özellikle meme, kolon ve pankreas kanserlerindeki artışın dikkat çektiğini ifade eden Doç. Dr. Öztürk, kanser gelişiminde birden fazla faktörün birlikte rol oynayabileceğini dile getirdi.

Riski azaltmak mümkün!

Kanser riskini azaltmak için yaşam tarzında yapılabilecek değişikliklere değinen Doç. Dr. Öztürk, işlenmiş ve şeker içeriği yüksek gıdaların tüketiminin sınırlandırılmasını, bitkisel gıdalara beslenmede daha fazla yer verilmesini ve düzenli egzersiz yapılmasını vurguladı.

Doç. Dr. Öztürk, düzenli uyku, stresin yönetilmesi ve fiziksel aktivitenin artırılmasının da sağlıklı yaşamın önemli unsurları olduğunu belirtti. Yetişkinlerin ihtiyaçlarına uygun, genellikle 7-9 saatlik uyku düzenini korumaları gerektiğini söyleyen Öztürk, sigara ve alkolden uzak durmanın kanser riskini azaltmaya yönelik önemli adımlar arasında yer aldığını kaydetti.

Aile öyküsü olanlar taramalarını erken yaptırmalı

Kanserin erken teşhisinde tarama programlarının önemine dikkat çeken Doç. Dr. Öztürk, özellikle ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerin hekimlerine danışarak tarama planlarını oluşturmaları gerektiğini belirtti.

Kolon kanserinde kolonoskopi ve gaitada gizli kan testlerinin kullanılabildiğini ifade eden Doç. Dr. Öztürk, ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunan kişilerde taramaların daha erken yaşlarda başlayabileceğini söyledi. Meme kanseri açısından ailesinde hastalık öyküsü bulunan kişilerin de yaş ve risk durumlarına göre daha erken dönemde değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Öztürk, akciğer kanseri taramasında ise özellikle belirli risk kriterlerini karşılayan yoğun sigara içicilerinde düşük doz bilgisayarlı tomografinin kullanılabildiğini belirtti.

Doç. Dr. Öztürk, kanser riskini azaltmak ve hastalığı erken evrede tespit edebilmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi ve kişisel risklere uygun tarama programlarının uygulanması gerektiğini sözlerine ekledi.

Etiketler