Sağlam, merkezi hem de uygun fiyatlı

İzmir depremi sonrasında kentte yoğun bir taşınma sirkülasyonu yaşanıyor. Sadece evi yıkılanlar ya da hasar alanlar değil, yüksek binalarda oturanlar da arayışta… Bu durum ‘sağlam’ yerlerdeki evlerin fiyatını ‘katlıyor’. Üstelik İzmir’deki deprem İstanbul’daki ev fiyatlarına bile yansıyor. Taşınmak zorunda olanlar, evsiz kalan insanların çaresizliğinin kullanıldığını söylüyor. Borç harç da olsa yüksek kiraya razı olanlarsa evin ya da zeminin sağlamlığına güvenemiyor.

İzmir Bayraklı’daki Manavkuyu Mahallesi’ni biliyordu. Zemininin bataklık olduğunu da… Önceleri ‘burada kim oturur ki’ diye düşünse de 30 katlı binaların yapılmaya başlaması ona güven verdi. Kendini, bu mahalledeki Adalet Sitesi’nde yaşarken buldu. Evi kiralarken sağlamlık raporu sormamıştı; binanın güvenli olup olmamasıyla ilgili bir soru işareti de yoktu aklında. Gümrük müşaviri Timurhan Akgün (31), o evden, tam 13 sene sonra, eşyalarının tamamını alamadan apar topar taşınıyor.

Bugünlerde İzmir’de yeni bir eve geçmek oldukça meşakkatli. 30 Ekim’deki İzmir depreminden sonra, sadece evi yıkılan veya hasar alanlar değil, çok katlı binalarda oturanlar da kendilerine güvenli bir çatı bulma telaşında. Nasıl bulunur peki sağlam bir ev? Deprem haritasına bakmak yardımcı olur mu? Sağlam raporu almış mı olmalı? Görünen o ki, deprem riski yüksek şehirlerde zemini sağlam, inşaatı sağlam, güvenli bir ev arayanların işi hiç de kolay değil…

Sağlam, merkezi hem de uygun fiyatlı

Yetmedi, bir de dolandırıldı

Adalet Mahallesi’ndeki evi ağır hasar alan Timurhan Akgün ve annesi yeni, çok katlı olmayan ve zemini sağlam bir bina arıyorlar. Atatürk Mahallesi ve Evka 3 (Bornova’da bir semt) gibi sağlam olduğunu bildiği yerlere yönelen Akgün’ün dediğine göre, tüm Manavkuyu buralara akın etmiş, 1.000 lira olan kiralar ikiye katlanmış. Evleri gezerken önünde dört, arkasında üç kişi sıra bekliyormuş. Doğalgazı olmayan, kötü durumdaki bir evin sırf zemini sağlam diye 1.200 liraya kiralandığını bile görmüş. Bir komşusu da 1.200 liraya bir ev kiralamış, depozito ve peşinatı ödedikten sonra, ev sahibi arayıp “Gel, paranı geri al” demiş. Meğer başka biri ev sahibine “2.500 lira vereyim, bana kirala” demiş. Üstelik, dahası da var: “Depremden sonra emlak sitelerinde ilanları güncellediler, ‘deprem güvenliği alınmıştır’, ‘hasarsızdır’ gibi şeyler yazıp fiyatları uçurdular. Bu sitelerden birindeki ilanın sahibini aradım. Ev sahibi olduğunu söyleyen kişi, İstanbul’da olduğunu, depozitoyu yollarsam iki gün sonra İzmir’e gelerek kontratı yapacağını söyledi.” Akgün parayı gönderdi. İki gün sonra aynı numarayı aradığında telefon kapalıydı. Deprem travmasının üzerine bir de dolandırılmıştı.

Ev bulamadıkları için şimdilik akrabalarının yanında kaldıklarını söyleyen Derya Gülgönül de Adalet Sitesi’nde yaşıyordu. Depremde evlerinin girişindeki duvarın yarıldığını, alt kattaki daire duvarlarının da kırıldığını ve aşağıya merdivenlerden yuvarlanarak indiklerini anlatan Gülgönül, “Evimiz ağır hasar almıştı. Ama Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın sitesinde orta hasarlı göründüğü için eşyalarımızı almak için bize bir buçuk saat zaman verdiler” diyor ve devam ediyor: “Osmangazi ve Atatürk Mahallesi’nde oturulmayacak evlere 2.500 lira kira istediler. Emlakçılar, fiyatlardaki artışların normal olduğunu söylüyor. Binamız yıkılmadığı için 30 bin liralık yardımdan da yararlanamayacağız. Uyuyamıyorum. Çocuklarımı oradan çıkardım ama bundan sonraki süreci bilmiyorum.”

“Yapmayın desek de…”

Gülgönül’ün “Emlakçılar, fiyatlardaki artışın normal olduğunu söylüyor” sözü üzerine İzmirli emlakçı Zafer Nerez’i aradım. Nerez, zemini kaya olduğu için Evka 3 ve Atatürk Mahallesi’ne çok talep olduğunu, binanın deprem yönetmeliğine uygun olup olmadığının sorgulanmadığını anlatıyor, fiyat artışlarını da doğruluyor: “Ev sahiplerine ‘Yapmayın’ desek de işe yaramıyor. ‘500 lira fazla vereyim, bana kiralayın’ diyenler var. Evka 3’te şu an ancak 20 senelik binalarda yer var.”

Benzer bir durum Elazığ’da da yaşanmıştı. Emlakçı Aydın Ayaydın da ev sahipleriyle fiyatlar nedeniyle tartıştığını anlatıyor: “Adam evini 600 liradan kiralayacaktı. 24 Ocak’taki depremden sonra 1.000 liralık evler 2.500 liradan kiraya verilmeye başladı. Hafif hasarlı binalar var mesela. İnsanlara evin durumunu söylüyorum. Bana ‘Acaba yeniden deprem olur mu?’ diye soruyorlar.”

Sağlam, merkezi hem de uygun fiyatlı

Kocaeli’de yaşayan ziraat teknisyeni Elif Şahingöz de ev sahibinin duyarsızlığından şikâyetçi, “Bu evlerde oturarak aslında biz hata yapıyoruz. Kiracı bulamasalar evi müteahhide verip yaptırmak zorunda kalırlardı” diyor ve soruyor: “Yeniden deprem olunca biz ne olacağız? Bu ev, adliyenin hemen karşısında. Halini belediye görmüyor mu? Beş yaşını geçmemiş bir bina arıyorum. Yeni binalar şehir merkezinden uzak, bunu göze almak zorundayım. Doğal afetlerde evsiz kalanların, kredisini, kirasını ödeyemeyenlerin barınma sorunu dün vardı, bugün var, yarın da olacak. Barınma ihtiyacı evrensel bir hak ama afetlerde evsiz kalan insanların çaresizliği kullanılıyor ve bu, ahlaki bir sorun.”

Kadıköy’de yaşayan Faruk Uşun’un anlattıklarıysa pek çok ev sahibinin konuya bakışını özetleyen türden. Depreme dayanıklı olmadığı için evini satmak isteyen Uşun, “Bina bakımsız ve 40 yıllık. Ama apartmandaki ev sahipleri konuyla hiç ilgilenmiyor, dairelerinde kiracıları oturduğu için alacakları parayı önemsiyor, güçlendirme parası vermek istemiyorlar” diyor.

Boğazıma kadar borçlanmayı göze almak zorundayım

70 yaşındaki Semra Canaydın, İstanbul Bakırköy’de oğluyla yaşıyor: “Binada büyük yarıklar yok ama kolonlarda, evin içinde çatlaklar var. İzmir depreminden sonra binanın yıkılması konusunda herkes hemfikir oldu. Müteahhitler en az 260-280 bin arası para istiyor ve kira yardımı yapmayacaklarını söylüyorlar. ‘70 yaşındayım’ deyip hayatıma devam edebilirdim ama ‘çocuğum hayatını kaybedecek’ korkusuyla yaşamak çok zor. Onun için boğazıma kadar borçlanmayı göze almak zorundayım.”

Deprem haritalarında çelişkiler var

Atalay Mert Kuşkayalı, 27 yaşında. İstanbul’da yaşıyor. İki aydır ev arıyor ve kendi deyişiyle ‘imkânsız üçlü’yü tutturmaya çalışıyor: “Merkezi, sağlam ve ucuz bir ev arıyorum. Rapor ve haritalara bakıyorum ama çelişkiler var. 1+0 rezidans dairelerin kirası görece uygun ama onların da aidatı çok. Yumuşak kat etkisi diye bir şey öğrendim. Cam duvarlı binalar depremin yıkıcı etkisine dayanamıyormuş. Bir habere göre de deprem yönetmeliği yüksek katlı binalar için uygun değilmiş. O bina çökse enkazından kim çıkabilir? Ne yapsam, ben de şaşırdım.”

Haber Etiketleri

Sungur videosu yayınlandı, teröristlerin korkulu rüyası olacak!

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı