Özlem Kaymaz: Yemişim çocukları… Benim tek bir önceliğim var o da kendim

Özlem Kaymaz… Üç çocuk annesi, 1992 Eski Türkiye güzeli, şimdi bütünsel yaşam rehberliği yapıyor. Ama “Ben bundan fazlası olduğumu biliyorum, o yüzden bu etiketlerle ilgilenmiyorum” diyor. Oğlu Daniel 18 yaşında. Nager sendromuyla doğdu. Özlem Kaymaz ile hem oğlu Daniel’le olan özel yolculuğunu, yaşadığı süreci hem de duygusal olarak geçirdiği değişim sürecini Posta’dan Oya Çınar’a anlattı.

Özlem Kaymaz: Yemişim çocukları… Benim tek bir önceliğim var o da kendim

GEÇTİĞİMİZ KASIM AYINDA RISE AND SHINE’I KURDUM

Siz, yaptığınız şeyi tam olarak nasıl tanımlıyorsunuz peki?
Koçluğun da rehberliğinin birinci kuralı: Kimseye yol gösteremezsin. Kimse için kararlar alamazsın. Siz ancak, onun kendi potansiyelini ortaya çıkarma yolculuğuna yardım edebilirsiniz. Bana soruyorlar bazen “Şunu mu yapayım, diğerini mi? Kocayı boşayayım mı, boşamayayım mı?” Ayol ben ne bileyim kocayı boşayıp boşamaman gerektiğini. (Gülüyor)
Kişiyi nasıl yönlendiriyorsunuz peki?
Bu eğitimlerde kişiye öyle sorular soruyoruz ki… O, her şeyin cevabını kendisi buluyor. Bu düşünceyle de geçtiğimiz kasım ayında Rise and Shine’ı kurdum, “Yüksel ve parla” anlamına geliyor. İlginçtir ki bu yolculuğum devam ederken, 19 Kasım’da oğlum Daniel’in, tekrar trakeostomi dönemi başladı. Yemek tüpüyle besleniyor. Yani bedenimizdeki üç ana fonksiyon olan konuşma, nefes alma ve yemek yeme tekrar kilitlendi. Ancak bu sefer cebimde almış olduğum bu eğitimler var. Öğrendiklerim beni çok daha güçlü bir hale getirdi. Dedim ki: Yeniden ayağa kalkacaksın Özlem. Kalkacaksın ve bununla baş edeceksin.

Özlem Kaymaz: Yemişim çocukları… Benim tek bir önceliğim var o da kendim

OĞLUM DANIEL BUGÜNE KADAR 49 AMELİYAT GEÇİRDİ

Oğlunuz Daniel, nager sendromlu. Bilen kadar bunu bilmeyen de vardır mutlaka. Daniel’in özel durumunu biraz anlatır mısınız?
Down sendromu ve otizmi artık çoğu insan biliyor. Bu konularda farkındalığımız son yıllarda arttı ama nager daha az bilinen bir durum. Milyonda bir görünen bir şey beni buldu. Doğduğunuz anda nefes yolu kapalı oluyor. Alt çene gelişmemiş ve bedensel olarak yaşamınızı devam ettirmek için gerekli uzuvlarınız eksik oluyor. Daniel’in beş değil dört parmağı vardı.
Daniel şimdi 18 yaşında. Bugün kadar kaç ameliyat geçirdi?
49 ameliyat geçirdi. Doğduğunda iki kez kalbi durdu ve buna rağmen yaşadı. Sonra geçirdiği tüm o ameliyatlar… Şimdi şuna inanıyorum. Ne olursa olsun o bize gelecekmiş ve bize öğreteceği şeyler varmış.
Daniel, kendisi nasıl yaşıyor bunu?
O kadar kendiyle barışık, özel bir ruh ki… O zaten zihinle çözmüyor, kalpten yaşıyor her şeyi. Bizim kafamız engellerle dolu. Onun zihninde hiçbir engel yok.
Bunu size net bir şekilde hissettiriyor mu?
Ebette! Her haliyle… Geçen gün aile içinde oturduk, sohbet ediyoruz… “Ne olsa daha çok mutlu olurdun?” diye bir soru yönelttik birbirimize. Kızım Tara ve ben, hepimiz bir şeyler saydık. Sıra Daniel’e gelince şöyle dedi: Ben zaten çok mutluyum… Ne denir ki buna? Daniel’de büyük öğretiler var. Benim en büyük öğretmenim o.

Özlem Kaymaz: Yemişim çocukları… Benim tek bir önceliğim var o da kendim

KIZIM TARA, ÇOCUKLUĞUNU KARDEŞİNE HEDİYE ETTİ

Kızınız Tara da güzellik yarışmasına katıldı. Dünyada dereceli tek anne kızsınız…
Evet, bu da bana çok hoş geliyor. Aynı şekilde bunun da ona çok güzel katkıları oldu. Çünkü Tara’nın Daniel’in durumunu yaşama süreci de bizim için ayrı bir travma oldu. Uzun süren bir ‘seçici suskunluk’ dönemi yaşadı. Aile dışında kimseyle konuşmadı. Onun da çok zorlu bir tedavi süreci oldu ama güzellik yarışmasıyla biz o süreçten muzun olduk. Çünkü bir topluluk önünde konuşmak artık iyileşme sürecinin son mertebesi. O yüzden zaten geriye bakınca hep şunu diyorum. Tara, çocukluğunu Daniel’e hediye etti.

Özlem Kaymaz: Yemişim çocukları… Benim tek bir önceliğim var o da kendim

SPORU ZORUNLU OLARAK BIRAKMAK ZORUNDA KALDIM

Biraz geriye dönsek… Şampiyonlukları olan bir sporcuyken güzellik yarışmasına girme fikri size nasıl geldi?
Dünya şampiyonasına gittiğimde 17 yaşındaydım. Hatta dönünce Cumhurbaşkanlığı kupasını rahmetli Özal’ın elinden almıştım. Sonra bir hastalık geçirdim. İmmün sistemini çok etkileyen bir hastalık. Türkiye’de ‘öpücük hastalığı’ diye biliniyor. Salgı bezi yoluyla geçiyor.
Tam olarak nasıl etkileri oluyor?
Kolunuzu kaldıracak haliniz olmuyor. İnanılmaz bir bitkinlik hali… Bu bir virüs aslında. Bir şekilde kapmışım onu. 17 yaşında bir gün klüpte düşüp bayıldım ve üç ay yatmak zorunda kaldım. Doktorlar dedi ki “Bundan sonra spor yasak. En az iki-üç yıl ara vereceksin.” Öyle olunca ben ne yapabilirim diye düşünmeye başladım. Güzellik yarışmaları hep ilgimi çekerdi zaten. “Hadi, deneyeyim” dedim.

Özlem Kaymaz: Yemişim çocukları… Benim tek bir önceliğim var o da kendim

ESTETİK İHTİYACININ ALTINDA DUYGUSAL AÇLIK VAR

Size nasıl biri güzel gelir?
Son üç yılda fikirlerim çok değişti. Dış görünüm artık bana hiçbir şey ifade etmiyor. İyi bir insan olabilmek, ruhunun güzelliği… Beni bunlar etkiliyor. Artık sokakta birbirine benzeyen bir insan sürüsü görmeye başladık. Yaşı kaç olursa olsun, adlarını bile bilmiyorum. “Badem göz, ördek dudak” diyorlar sanırım. (Gülüyor) Hatunların hepsi birbirine benziyor. Bir de Instagram’da paylaşınca herkes altına “Şahanesin, muhteşemsin” yazıyor. Yahu ne alakası var? Kişinin kendiyle alakası kalmamış halbuki.
Sizin döneminizde estetikli olup da güzellik yarışmasına katılmak mümkün müydü?
Deli misin! Kesinlikle yasaktı. Hatta şöyle komik bir anım var. Benim kaşlarım o kadar gürdü ki… Sadece kaşımı almak istemişlerdi, annem izin vermediği için kaşımı bile aldıramadım. Tabii dünya değişiyor, her şey değişiyor ama günün sonunda estetikle kimseyi değil kendini kandırmış oluyorsun.
En son Seda Sayan bir estetik operasyon geçirdi…
Seda Sayan özelinde bir şey söylemem doğru olmaz çünkü zaten çok muadili var. Ama genel olarak ben, bu tarz şeylerin ruhsal açlıktan, öz güven eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Kendini tam hissetmediğin için bu durumu dışarıdan müdahale ile çözmeye çalışıyorsun.

Özlem Kaymaz: Yemişim çocukları… Benim tek bir önceliğim var o da kendim

KENDİME DUYDUĞUM AŞKLA YENİ TANIŞTIM

Aşk size ne ifade ediyor?
Maalesef çoğu konuda olduğu gibi bunda da gözümüz hep dışarıda. Sevilme ihtiyacını, her şeyi dışarıda arıyoruz. Ben hala aşkı keşfetmekle meşgul olduğumu düşünüyorum. Kendime duyduğum aşkla yeni tanıştım ve onun keyfini sürüyorum.
EĞER DÜZGÜN BİR YAŞAMINIZ VARSA MUHAKKAK ‘BU KADININ BAŞI BAĞLIDIR’ DİYE DÜŞÜNÜLÜYOR
Fikret Orman’la birlikteydiniz bir süre. Neden devam etmedi?
Evet, flörtöz bir tanışıklık dönemi yaşadık. Ama devam ettiremedik. Bana bazen sosyal medyadan soruyorlar “Neden kocanızı hiç koymuyorsunuz?” diye. Yahu takip ediyorsun madem, bir gerçekten bak. Ben boşanalı olmuş kaç sene. Ama şunu fark ediyorum. Eğer düzgün bir yaşamınız varsa, kendi ayaklarınızın üzerinde duruyorsanız, muhakkak ‘bu kadının başı bağlıdır’ diye düşünülüyor sanırım.

Özlem Kaymaz: Yemişim çocukları… Benim tek bir önceliğim var o da kendim

Ama “Benim özel durumum var, farklı önceliklerim var” diye kendinizi aşka kapatmış değilsiniz sanırım?
Benim hayatta tek bir önceliğim var Oya’cığım, o da ben!
Aaa! Ne güzel söylediniz…
E tabii canım. Yemişim Daniel’i, yemişim Tara’yı. Onlar benim çocuklarım. Onların da önceliklerinin hep kendileri olması gerektiğini öğretmek için elimden geleni yapmaya devam edeceğim. “Benim yaşantım, benim hazzım, benim duygularım” dediğimde bu paketin içine karşı cinsten bir insan da giriyor tabii. Benim ruhum dans etmediği sürece ne çocuklarıma doğru düzgün annelik edebilirim ne arkadaşlarıma bir faydam dokunur.

Özlem Kaymaz: Yemişim çocukları… Benim tek bir önceliğim var o da kendimÖzlem Kaymaz: Yemişim çocukları… Benim tek bir önceliğim var o da kendim

Haber Etiketleri

Elon Musk'tan yüzen araba

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı