Ölünün arkasından konuşana mahkemeden tazminat cezası

Milyonlarca kişiyi yakından ilgilendiren bir karara imza atan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ölen kişinin arkasından ‘mikrop’ ifadesini kullanan sanığın manevî tazminat cezasına çarptırılması gerektiğine hükmetti. Yüksek mahkeme, bu kararıyla, ölen kişinin arkasından hakaretvârî konuşanların tazminat ödemesinin önünü açmış oldu.
Takip et
Ölünün arkasından konuşana mahkemeden tazminat cezası
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

İçtihat Bülteni’nden alınan bilgiye göre, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bir ilke imza atarak, ölen kişinin arkasından olur olmaz konuşanların ölen kişinin mirasçılarına manevî tazminat ödemesine hükmetti. A.A., devlet memuru olarak çalışan N.A.’ya hakaret ettiği gerekçesiyle 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nce suçlu bulundu. Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmetti. Bir süre sonra N.A., geçirdiği trafik kazasında yaşamını kaybetti. Aile cenaze acısı yaşarken, A.A., iddiaya göre sosyal paylaşım sitesinden, N.A.’yı kastederek, “Cenabı Allah’ın sopası yoktur, alma masumun ahını elbette çıkar. Sıra diğer mikroplarda” ifadesini kullandı.

2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvuran acılı eş S.A. ile çocukları E.A. ve M.A., A.A.’nın ağır ifadeler kullanarak manevî değerlerine saldırdığını, onarılmaz ve tarif edilmez derecede incindiklerini, psikolojilerinin davalının söylemlerini öğrenmekle bir defa daha alt üst olduğunu, acılarının daha da sarsıcı bir hâl aldığını ileri sürdü. Davacı aile, toplam 7 bin liralık manevî tazminat talep etti. Mahkemede savunma yapan davalı A.A., davaya konu edilen yazıların tarafından yazıldığını ortaya koyabilecek somut verilerin sunulmadığını, merhuma karşı bir husumeti bulunmadığı gibi merhumun sağlığında kendisine husumetinin devam ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istedi. 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, davanın kabulüne hükmetti. Kararı davalı temyiz edince devreye giren Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, ‘mikrop’ ifadesine verilen manevî tazminat cezasını ağır bularak, mahkemenin yakışıksız sözler sebebiyle ‘kınama’ ile yetinmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu.

Ölen değil ailesi saldırıya uğramış sayılır

Ölenin arkasından sarf edilen sözlerin yol açtığı manevî zararın ayıplanma ile giderilemeyeceğine dikkat çeken 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, tekrardan yapılan yargılamada ilk kararında direndi. Kararı davalı temyiz edince devreye Yargıtay Hukuk Genel Kurulu girdi. Kurul üyeleri, şeref ve haysiyete yönelik saldırıların kişinin ölümü ardından gerçekleşirse ölenin kişilik hakkının ihlal edildiğinin söylenemeyeceğini, fakat ölenin şeref ve haysiyetine yönelen saldırıların onun yakınlarının kişilik hakkına saldırı teşkil edeceğine dikkat çekti. Emsal kararda şu şekilde denildi:

“Mûrisin (miras bırakanın) trafik kazası neticesi ölümünden iki gün sonra davalının ‘Cenab-ı Allah’ın sopası yoktur, alma masumun ahını elbet çıkar, daha temizlendi, sıra diğer mikroplarda’ biçiminde paylaşımda bulunduğu hususu uyuşmazlık dışıdır. Davacılar mûrisinin ölümü ardından davalı tarafça internet ortamında paylaşılan bu sözlerin özellikle kullanılan ‘mikrop’ kelimesi dikkate alındığında küçük düşürücü ve incitici olduğu kuşkusuz olduğu gibi; olayın oluş şekli, belirtilen sözlerin içeriği ve tarafların durumu beraber değerlendirildiğinde bu sözlerin nezâkete aykırı sözler olarak kabulü mümkün görülmediğinden kınama ile yetinilmesi uygun düşmeyecektir. O hâlde ölenin şeref ve haysiyetine yönelen saldırılar onun yakınlarının kişilik hakkına saldırı teşkil edeceğinden, bu tür saldırılar karşısında ölenin yakınları, kendi kişilik haklarının ihlâline dayanarak Türk Medenî Yasasının 25. maddesinde söylenen davaları açabileceğinden, mahkemece davacılar lehine manevî tazminata hükmedilmesi isabetlidir. Hâl bu şekilde olunca; mahallî mahkemece yukarıda açılanan hususlara değinilerek verilen direnme kararı usûl ve kanuna uygun olup, yerindedir. Ne var ki, özel dairece tazminat miktarı yönünden bir inceleme yapılmadığından, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın özel daireye gönderilmesi gerekir. Davalı vekilinin kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığına yönelik temyiz talebinin hukukî fayda yokluğundan reddine, öbür temyiz itirazlarının reddi ile direnme uygun olduğundan, davalı vekilinin hükmedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 4. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine oy birliği ile karar verilmiştir.”

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.