Okullar açılacak mı? Türk Tabipler Birliği’nden hükümete uyarı!

Türk Tabipler Birliği hükümeti okulların açılması için hazırlıkları yapmamakla eleştirerek, 12 yaş üzeri çocuklara aşılama yapılması başta olmak üzere alınabilecek tedbirleri sıraladı.
Takip et
Okullar açılacak mı? Türk Tabipler Birliği’nden hükümete uyarı!
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk Covid-19 salgını sebebiyle kapatılan okulların 6 Eylül’de yüz yüze eğitime başlayacağını açıkladı. Selçuk, Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Tedbirlerimiz ve yüksek dikkatimizle yüz yüze eğitime başlayacağız” dese de, Covid-19 vakalarındaki artış okulların gerçekten açılıp açılamayacağı ve lüzumlu bütün tedbirlerin alınıp alınmadığına ilişkin endişeleri tekrardan gündeme getirdi.

“Hiçbir somut tedbir alınmadan okulları açma planı devreye sokuluyor” endişesi taşıyan Türk Tabipleri Birliği (TTB) ile Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), okulların mutlaka somut bir eylem planı hazırlandıktan sonra açılması gerektiğini savunuyor. TTB ile Eğitim-Sen öte yandan, hükümetin 18 yaş ve üzerindeki herkesi kapsayan aşılama programına 16 ya da 12 yaş üzeri bütün çocukların dahil edilmesi için yeni değerlendirme yapması gerektiği çağrısı yapıyor.

Plansızlığın bedelini toplum ödeyecek

Milli Eğitim Bakanlığı’nın salgın şartlarında okulların nasıl açık tutulacağı ve yüz yüze eğitimin nasıl yürütüleceği konusunda hiçbir somut eylem planı ortaya koymadığından yakınan TTB Okul Sağlığı Çalışma Grubu, “Bu plansızlığın bedelini gene öğrencilerimiz, gene veliler, gene toplum ödeyecek” uyarısıyla başta aşılama programı olmak üzere bütün salgın tedbirlerinin yenilenmesini istedi.

Açıp gene kapatacaklar

TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı; ne tür tedbirler alınması gerektiği konusunda DW Türkçe’nin sorularını cevaplarken, “Hiçbir tedbir almadan açacaklar, sonra salgında yeni bir zirve göreceğiz. Gene kapatacaklar. Bu; açma-kapama hali halkta salgına karşı duyarsızlaşma ve tedbirleri ciddiye almama vaziyetini oluşturdu. Bir kuşağa hem ruhen hem bedenen zarar veren bu açma-kapama halinden çıkılmalı, somut eylem planı devreye sokulmalı” mesajı veriyor.

TTB’nin okulların açılması için somut önerileri

Fincancı; TTB’nin somut eylem planının ana hatlarını şu şekilde özetliyor:

– Sınıf mevcutları mutlaka sınırlandırılmalı, kalabalık sınıflarda eğitim yapılmaması için gereken önlemler alınmalı.

– Okulların havalandırılması sağlanmalı.

– Aşılama programına 12 yaş üzerinin dahil edilmesine dönük değerlendirmeler gecikmeksizin başlatılmalı.

– Öğretmenlerin hepsinin aşılandığından emin olunmalı.

OECD ülkeleri içinde Slovakya, Kostarika ve Kolombiya’dan sonra okullarını en çok kapatan ülkelerin başında gelen Türkiye’de, okullar son üç dönemdir kapalı, ağırlıklı olarak uzaktan eğitim yapılıyor.

Öğrenciler ve veliler başta olmak üzere toplumun genelinde meydana gelen “Okullar açıldı mı, kapandı mı” belirsizliğinin iktidarın bir tercihi olduğunu söyleyen Fincancı, “Bilim insanları dinlenmiyor. Artışlara karşın lüzumlu tedbirler alınmıyor. Salgının tepe noktalarında bir kapanma tercihi devreye sokuluyor. Toplum sağlığı ile oynanıyor. Okulları açalım, yüz yüze eğitim başlasın ama iktidar, bilim insanlarının uyarılarının ciddiye alındığı bir salgın yönetimini devreye sokmalı” uyarısında bulunuyor.

“Kaygılar giderilmeli”

Eğitim-Sen de Milli Eğitim Bakanlığı’nın okulların eğitime hazır olup olmadığı konusunda eğitimcileri ve velileri ikna edecek açıklama yapamadığını düşünüyor.

Eğitim-Sen Genel Başkanı Nejla Kurul, “Geçen üç dönem boyunca okullarını kapatan ülke olmaktan kurtulamadık. Üç dönemi öğrenme yoksunluğu ile geçirdik. Şuanda veliler, öğretmenler kaygılı. Ama bakanlığın bu kaygıları giderecek hiçbir şey yapmadığını görüyoruz” diyor.

Kurul da okullar açılmadan toplumdaki kaygıların giderilmesi gerektiğini anlatırken, bunun için yapılacakları “12-16 yaş grubu için aşılama düşünülmeli, kalabalık sınıflar mevcut ek dersliklerle azaltılmalı, 85 bin öğretmen kadroya alınmalı, eğitimde tekrardan yapılanma için özel bir bütçe-ödenek devreye sokulmalı” diyerek sıralıyor.

“Seferberlik ilan edilmeli”

Milli Eğitim Bakanlığı’nın okulların kapalı olduğu dönemde devreye soktuğu uzaktan eğitim ve telafi eğitim programlarıyla öğrencilerdeki hiçbir açığı kapatmadığı gibi onları “internet bağımlılığı ve obezite” problemleriyle baş başa bıraktığını belirten Kurul, hükümete “Şuanda çocukların geleceğine odaklanmak için seferberlik ilan edilmeli. Velileri, öğrencileri kaygılardan kurtaracak sağlam bir irade ortaya konulmalı. Yüz yüze eğitime doğru hazırlıklarla geçilmeli” çağrısı yapıyor.

4 milyon çocuk eğitim imkanından yoksun kaldı

Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre mecburi eğitime kayıtlı öğrenci sayısı 18 milyon. Bakanlığın interneti ve televizyonu devreye soktuğu uzaktan eğitime ortalama 13 milyon öğrencinin katıldığını, 4 milyon çocuk ile gencin eğitim imkanlarından yoksun kaldığını tespit eden Eğitim-Sen, Türkiye’nin olası bir vaka artışı vaziyetinde okulları kapatmayı seçmesi, uzaktan eğitimi tekrardan devreye sokmasının telafisi mümkün olmayacak problemler oluşturacağını öngörüyor.

Eğitim-Sen Merkez Yürütme Kurulu mensuplarından Arzunur Şimşek; bakanlıktan somut adım beklentisinde neden ısrarlı olduklarını şu şekilde açıklıyor:

“Okulları açtım-kapadım stratejisi tam bir plansızlığın göstergesiydi. Şuanda bu strateji sürdürülecek olursa bir kuşaktaki psikolojik ve sosyolojik yaralar derinleşecek. Velilere ‘Dilekçe verin, istemiyorsanız okula göndermeyin’ denilirse, kız çocuklarının, engellilerin eğitime erişimi de kısıtlanmış olacak. Bakanlığın gecikmeksizin eğitimdeki bütün problemleri inceleyip, somut adım atması gerekiyor.”

Sınıflar küçültülmeli önerisi

Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Orhan Yıldırım da en çok Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullardaki bulaş riskini azaltmaya dönük bir çalışma yapmadığı için endişelendiklerini belirtiyor. Yıldırım, 40-50 kişilik sınıfların büyük risk olduğuna vurgu yaparken, “Bakanlık; geçen sene kapanan binden fazla özel okulu kiralayıp, yeni sınıflar oluşturabilir. Okullara yardımcı personel için İŞKUR devreye sokulabilir. Eğitimde önümüzü göremiyoruz. Bakanlıkla ortak çalışma yapabiliriz” teklifinde bulunuyor.

COVID-19 salgını nedeniyle 2019-2020 eğitim öğretim senesinin ikinci yarısında 194 ülkede okullar ülke genelinde kapatıldı. Türkiye’de de Mart 2020’de okullarda eğitime ara verildi. Okullar; salgının seyrine göre zaman zaman yüz yüze eğitime başlasa da bu eğitimlerde devamlılık sağlanamadı. Eğitim-Sen; 15 Şubat ile 11 Nisan arasında 3 bin 367 öğretmen, 2 bin 892 öğrenci ile 367 personelin Covid-19’a yakalandığını, 24 eğitim çalışanının yaşamını yitirdiğini raporladı.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.