adplus-dvertising

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar: ‘Terör, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ilk gündem maddesidir’

Birlik Vakfı Bursa Şubesi Öğrenci Topluluğunun davetlisi olarak Bursa’ya gelen Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ‘Krizde Savunma ve Güvenlik’ konulu konferansa katıldı. Burada konuşma yapan Akar ‘Terör, Türk Silahlı Güçlerinin ilk gündem maddesidir. İsveç’te, Kur’an-ı Kerim’e yapılan saldırıyı şiddetle kınıyoruz’ şeklinde konuştu.
Takip et
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar: ‘Terör, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ilk gündem maddesidir’
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Birlik Vakfı Bursa Şubesi Öğrenci Topluluğunun davetlisi olarak Bursa’ya gelen Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ‘Krizde Savunma ve Güvenlik’ konulu konferansa katıldı. Bakan Hulusi Akar’a, Uludağ Üniversitesi tarafından fahri profesörlük unvanı verildi. Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi Piyade Kurmay Yarbay İlker Çelikcan Salonu’nda öğrencilere seslenen Bakan Hulusi Akar, “Malumunuz Pençe Kilit Operasyonu’nda dün bir üsteğmenimiz şehit oldu. Acımız büyük, üzüntülüyüz. Şehit Üsteğmen Ömer Delibaş’a Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize başsağlığı, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Şahsıma tevdi edilen fahri profesörlük payesini de kahraman ve fedakâr silah arkadaşlarım ismine alıyor, bütün şehit ve gazilerimize ithaf ediyorum” şeklinde konuştu.

Eğitim ordumuz olan akademik camiamızın, yani öğrencilerin gayretleri de bu atılımların en güzel ve en verimli biçimde sonuçlanmasını sağlayacak ve Türkiye, dünyanın en saygın ülkeleri arasındaki konumunu daha da pekiştireceğini söyleyen Akar, “Dolayısıyla eğitim ordumuz olan akademik camiamızın, yani sizlerin omuzlarındaki sorumluluk da çok büyüktür. Sizler burada kuvvetli bir vizyonla ülkemizin daha müreffeh yarınları için ter dökerken, bizler de sizlerden ve çalışmalarınızdan aldığımız ilhamla, ülkemizin egemenlik ve bağımsızlığı, asil milletimizin güvenliği için gece gündüz mücadele etmekteyiz. Küresel ve bölgesel düzeyde risk, tehdit ve tehlikelerin arttığı, krize, hatta savaşa evrildiği bu dönemde, güvenlik ortamı tekrardan şekillenmekte; güç dengeleri, aktörler ve roller devamlı değişmektedir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, uluslararası ilişkilerde özne haline gelen, etki ve alaka alanı her geçen gün genişleyen Türkiye’de, bütün bu gelişmeleri yakından takip etmekte; köklü tarihi, dinamik nüfusu ve kuvvetli ordusuyla bu yeni dönemin koşullarına kendini hazırlamaktadır. Cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı, en yoğun operasyon ve tatbikatlarını yürüten Türk Silahlı Kuvvetleri’nin de, bu kriz ortamında doğal olarak görev ve sorumlulukları artmaktadır. Egemenlik, bağımsızlık ve bekamız için yurt içi ve sınır ötesinde terörle mücadeleye; denizlerimizde ve semalarımızdaki hak, ilgi ve menfaatlerimizi korumaya, azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Aynı zamanda yedi iklim üç kıtaya barış, huzur ve adaleti götüren atalarımızdan aldığı ilhamla, bölge ve dünya barışına katkıda bulunmak için de her türlü gayreti göstermektedir” diyerek konuştu.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar: ‘Terör, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ilk gündem maddesidir’

Terör konusu Türk Silahlı Güçlerinin gündeminde ilk sırada yer aldığını söyleyen Akar, “Özellikle 15 Temmuz ardından terörle mücadelede yeni bir anlayışla hareket ediyor, terörü kaynağında yok etme stratejisi ile operasyonlarımızı gerçekleştiriyoruz. Bu çerçevede Suriye ve Irak’ın kuzeyinde terör örgütlerine karşı icra ettiğimiz başarılı operasyonlarla hudutlarımızın ve halkımızın güvenliğini sağlarken güney sınırlarımızda kurulmak istenen terör koridorunu engelledik ve buna kesinlikle müsaade etmeyeceğimizi çok açık bir biçimde ortaya koyduk. Şayet bu operasyonlar yapılmasaydı ülkemiz ve bölgemiz çok daha büyük tehdit ve tehlikelerle karşı karşıya kalacaktı. Bu kapsamda pazar gecesi başlatılan Pençe Kilit Operasyonu ile de terör yuvalarının kilitleri tek tek parçalanıyor. Mehmetçiğin nefesi teröristlerin ensesinde, hangi mağaraya girerlerse girsinler hangi taşına altına saklanırlarsa saklansınlar, komandolarımız teröristleri buluyor ve etkisiz hale getiriyor. Operasyonlarımız en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar artan bir şiddet ve tempoda, komşularımızın egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygılı olarak devam etmektedir. Başta Pençe Kilit Operasyonuna katılan kahraman personelimiz olmak üzere şu anda karada, denizde ve havada zorlu arazi ve iklim koşullarında kahramanlık ve fedakârlıkla görev yapan bütün silah arkadaşlarımın her birinin alınlarından öpüyor; kendilerine kazasız belasız, hayırlı başarılı görevler diliyorum. Biz yalnızca terör ve teröristle mücadele etmekteyiz. Terörist neredeyse hedefimiz orasıdır. Zira icra ettiğimiz operasyonlarda birçok riski de göze alarak başta sivil ve masum insanlar olmak üzere dini, tarihi ve kültürel yapıların ve çevrenin korunmasına yönelik gösterdiğimiz hassasiyet, dünyanın hiçbir ordusunda görülmemiştir. Bir defa daha vurgulamak isterim ki binlerce senedir bu coğrafyayı, ekmeği, suyu beraber paylaşan ve ortak değerler çatısı altında yaşayan 85 milyon kardeştir. Bunun en açık göstergesi vatan için, şanlı bayrağımız için canlarını feda eden ve şehitliklerimizde bir arada, yan yana yatan kahramanlarımızdır” diyerek konuştu.

40 senedir Türkiye’nin enerjisini tüketen terörü bitirmekte, halkımızı bu terör belasından kurtarmakta kararlı olduklarını söyleyen Akar, “Birbirinden hiçbir farkı olmayan PKK/PYD-YPG terör örgütüne karşı sürdürdüğümüz kararlı mücadele sonucunda terör örgütünde çöküş hızlanmış ve elebaşları tarafından da terör örgütünün yaşadığı dağılma/çöküş açıkça ifade edilmeye başlanmıştır. Pençe Kilit Operasyonu sırasında da teröristlerin yaşadığı bu çaresizliğin, telsiz konuşmalarına yansıdığı görülmektedir. Tabii terörle mücadele harekâtındaki bu başarılara, her şeyden önce Mehmetçiğin emsalsiz kahramanlık ve fedakârlıkları ile ulaşıldığını özellikle ifade etmek isterim. Kahraman Mehmetçik, eksi 32 derecede, kar kalınlığı yer yer 8,5 metreyi bulan zorlu arazi ve iklim koşullarında; gece gündüz demeden vatan, millet ve bayrak uğruna gerçekten çok büyük bir mücadele ortaya koymaktadır. İşte bu kahramanca mücadelede yer verilen silah arkadaşlarımızdan biri de 2015 senesinde Dağlıca’da çıkan çatışmada şehadet makamına erişen ve bu salona ismini vererek hatırasını yaşattığımız aziz şehidimiz Kurmay Yarbay İlker Çelikcan’dır. Biliniz ve müsterih olunuz ki aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin tek damla kanını bugüne kadar yerde bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız; ailelerinin de gözyaşlarının hesabını sorduk, sormaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Biz dünyada bütün problemlerin barışçıl taktiklerle, iyi komşuluk ilişkileri içerisinde ve uluslararası hukuk çerçevesinde çözülmesinden yana olduklarını söyleyen Bakan Akar, “Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’taki problemleri da bu çerçevede çözmek için büyük çaba gösteriyoruz. Aynı biçimde Yunan muhataplarımızdan da barış ve istikrar için iyi komşuluk ilişkilerine ve uluslararası hukuka uygun davranmalarını bekliyoruz. Biz dostluk elimizi uzatıp Akdeniz’in barış denizi olması için çaba sarf ederken bazı Yunan yöneticilerin provokatif, hukuk dışı eylem ve söylemleriyle karşılaşıyoruz. Bütün iyi niyetli diyalog çağrılarımıza karşın Yunanistan’ın yaptığı her türlü haksız hukuksuz eylemlere ve söylemlere mütekabiliyet kapsamında diplomatik alanda ve sahada lüzumlu karşılığı veriyoruz. En samimi temennimiz, Türk ve Yunan halklarının bölge zenginliklerinden de istifade ederek barış, güven, istikrar ve refah içinde yaşamasıdır. Kıbrıs konusunda ise, bildiğiniz üzere, ortalama yarım asır boyunca ortaya konulan çözüm taktiklerinden bir netice alınamamıştır. Dolayısıyla Kıbrıs’ta eşit, egemen, bağımsız iki devlet artık tek çözüm haline gelmiştir. Kıbrıs bizim millî meselemizdir. Garanti ve İttifak antlaşmaları doğrultusunda geçmişte olduğu gibi bugün de Kıbrıslı kardeşlerimizin yanındayız. Her zaman belirttiğimiz gibi bizim kimsenin hakkında, hukukunda, toprağında gözümüz yoktur. Fakat Ege’de ve Doğu Akdeniz’de hem kendimizin hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak, alâka ve menfaatlerini korumakta da azimliyiz, kararlıyız ve buna da muktediriz. Hakkımızı, hukukumuzu çiğnetmeyiz. Hiçbir oldubittiye bugüne kadar müsaade etmedik, bundan sonra da etmeyiz” dedi.

“İsveç’te kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim’in yakılmasını kabul edilemez buluyor, kınıyoruz”

Özellikle öğrencilerin, millî tezlere hâkim olmasının çok mühim olduğunu söyleyen Akar, “Ege, Doğu Akdeniz, Kıbrıs gibi konularda problemler nedir, istekler nelerdir? Bunlar karşısında bizim tezlerimiz nelerdir? bunları çok iyi bilmeliyiz. Uluslararası alanda hakkımızı, hukukumuzu koruyabilmek ve güvenli bir gelecek inşa etmek için her şeyden önce millî tezlerimize dair alakalı ve bilgili olmamız gerekiyor. Küresel problemlerin giderek büyüdüğü bu dönemde son olarak Müslümanlar için ayrı bir önemi olan Ramazan ayında, İsveç’te kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim yakılmıştır. Bu olay, ahlaksızlıktır, aşırılıktır. Bu tür provokatif eylemler, bir dinin kutsal saydığı değerlere hakarettir. Bunlar kabul edilemez. Şiddetle kınıyoruz. Yetkilileri, bu tür nefret suçlarının meydana gelmesine göz yummamaya ve bir daha bu şekilde olaylar yaşanmaması için lüzumlu önlemleri almaya davet ediyoruz. Öte Yandan Filistin’de son zamanda meydana gelen gerilimden endişe duyuyoruz. Özelikle bu hassas dönemde Mescid-i Aksa’nın statüsü ve maneviyatı ile Müslümanlara yönelik tahrik ve müdahaleleri kabul edilemez buluyor, kınıyoruz. Filistin’in ve Filistinlilerin haklı davalarında yanlarındayız. Sözde evrensel insani değerleri savunduğunu öne süren ve demokrasi havarisi geçinen ülkelerde bunlar meydana gelirken biz ise yalnızca kendi problemlerimizi çözmek, yalnızca kendi güvenliğimizi temin etmek için değil, aynı zamanda hem bölge ve dünya barışına katkı, hem de dost ve müttefiklerimizin güvenlik ve huzuru için her türlü gayreti gösteriyoruz. Bu kapsamda 500 senelik kardeşlik bağlarımız olan Libya’da ikili anlaşmalar doğrultusunda askerî eğitim, yardım ve danışmanlık faaliyetleri icra ediyoruz. Aynı biçimde ‘Tek millet, iki devlet” anlayışıyla can gardaşımız Azerbaycan’ın da haklı davasında yanındayız. Bu kapsamda askeri eğitim iş birliği, yardım ve danışmanlık desteğimiz devam edecektir. Öbür taraftan Karadeniz’de de barış ve istikrarın sağlamasına yönelik çabalarımız devam ediyor. Bu çerçevede Ukrayna’daki gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Öncelikle Ukrayna’nın egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğünü destekliyoruz. Her fırsatta, daha çok can kaybı yaşanmaması ve bir an önce huzur ve istikrarın temini için acilen bir ateşkes ilan edilmesinin mühim olduğunu vurguluyoruz” şeklinde konuştu.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar: ‘Terör, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ilk gündem maddesidir’

Ukrayna’daki vatandaşlarımızın ve bütün sivillerin bölgeden güvenli bir biçimde tahliyesi için gemi dâhil her türlü desteği sağlayabileceğimizi başlangıçtan itibaren ifade ettiklerini söyleyen Akar, “Gemilerimizin giderken insani yardım götürmesi de planlanmıştır. Öte Yandan Ukrayna’da bulunan A400M uçaklarımız ile ticari gemilerimizin de Türkiye’ye emniyetle intikalleri için koordinelerimiz devam etmektedir. Bu faaliyetlerden sorumlu Rusya ve Ukrayna Savunma Bakanları ve karargâhları ile her seviyede muhataplarımızla temaslarımızı sürdürüyoruz. Gene bölgedeki istikrarın sürdürülebilmesi ve herhangi bir tırmanmaya sebebiyet vermemek için mayın avlama gemilerimiz, deniz karakol uçaklarımız, İHA’larımız, helikopterlerimiz ve öbür unsurlarımızla sürüklenen mayınlarla alakalı de lüzumlu önlemleri almaktayız. Bu mayınların nereden geldiği ve kaynağına yönelik çeşitli iddialar mevcut. Bütün olasılıkları değerlendirerek konuyu hassasiyetle inceliyoruz. Özetle Karadeniz’de çok mühim bir denge, güvenlik ve istikrar unsuru olan Montrö’nün ülkemize verdiği yetkilerin kullanılması da dâhil, üstümüze düşen her türlü gayreti bugüne kadar gösterdik. Gayretlerimiz, bundan sonra da devam edecek. Temennimiz, bir an önce ateşkesin sağlanmasıdır. Burada bir hususu özellikle belirtmek isterim ki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna başta olmak üzere küresel ve bölgesel barış için diplomatik alanda nasıl cansiperane bir mücadele verdiğini bütün dünya hayranlıkla takip etmektedir. Bütün bu faaliyetlerimizle eş zamanlı olarak NATO, BM, AB ve AGİT görevleri ile ikili ilişkiler kapsamında Katar’da, Somali’de, Kosova’da, Bosna Hersek’te ve daha birçok coğrafyada tarihimize, kültürümüze ve atalarımıza yaraşır biçimde bölge ve dünya barışına mühim katkılar sağlamaya da devam ediyoruz” dedi.

“Bölgesel ve küresel düzeyde meydana gelen gelişmeler açıkça göstermektedir ki, devletimizin bekası, asil milletimizin güvenliği için yerli ve millî savunma sanayiimizin geliştirilmesi hayati önemi haizdir” diyen Bakan Akar, “Bu vaziyet bizim için olduğu kadar dost, kardeş ve müttefik ülkelerin güvenliği için de mühimdir. Dolayısıyla yerli ve milli savunma sanayimizi geliştirmek için yoğun bir biçimde çalışmaktayız. Girişimlerimizin neticelerini da somut olarak almaktayız. Geçmişte piyade tüfeğimizi dahi yurt dışından tedarik ederken, artık Millî Piyade Tüfeklerimizi, Akıllı Hassas Mühimmatımızı, ÇNRA’larımızı, Fırtına Obüslerimizi, İHA/SİHA/TİHA’larımızı, ATAK Helikopterlerimizi, Fırkateynlerimizi ve savaş gemilerimizi tasarlayıp inşa, imal ve ihraç seviyesine gelmiş bulunuyoruz. Silah sistemlerimizin harekât sahasında elde ettiği başarılar, bütün dünyanın da dikkatini çekmekte ve yerli-milli savunma sanayi ürünlerimize olan talep her geçen gün daha da artmaktadır. Ancak bu konuda kat etmemiz gereken mesafeler olduğunun, bundan sonraki sürecin çok daha çetin olacağının da bilincindeyiz. Hedefimiz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliği, teşviki ve desteğiyle yüzde 80’ler seviyesine yaklaşan yerli ve millilik oranını daha ileri seviyelere taşımaktır. Kamu kurum ve kuruluşları, vakıf firmaları, özel sektör ve üniversitelerle, yani sizlerle beraber omuz omuza; ciddiyet, samimiyet, diyalog ve koordinasyon içerisinde ve yüksek bir motivasyonla çalışarak bu hedeflerimize çok daha kısa zamanda ulaşacağımıza gönülden inanıyorum. Bundan sonra da ülkemiz, milletimiz ismine daha büyük başarılar elde edeceğinize ve ülkemizin gelişimine mühim katkılar sağlayacağınıza şüphemiz yoktur. En büyük takdir güvenilmek en büyük başarı bu güvene layık olmaktır. Bizler sizlere inanıyor ve güveniyoruz. Sizlerin de bizlere olan inancı, güveni, duası ve desteği sürdükçe; binlerce senelik şanlı tarihimizden süzülüp gelen millî, manevi ve mesleği değerlerimizden aldığımız ilhamla inşallah başaramayacağımız hiçbir görev, aşamayacağımız hiçbir zorluk yoktur.” diyerek konuştu.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.