adplus-dvertising

Milli Savunma Bakanı Akar’dan ‘hudut’ tepkisi

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, hudut güvenliği konusunda yalan haberler, sahte videolar ve dezenformasyonla farklı bir algı yaratılmaya çalışıldığını söyleyerek, “Yapılan bütün açıklamalara, bilgilendirmelere karşın maalesef kimileri gerçekleri anlamamakta, dinlememekte, görmemekte, duymamakta ısrar ediyorlar. Hudutların korunması milli bir meseledir. Mehmetçik hudutlarda kendisine sağlanan olanakları en etkin biçimde kullanıyor, Yapılması gerekenleri başarılı bir biçimde icra ediyor” şeklinde konuştu.
Takip et
Milli Savunma Bakanı Akar’dan ‘hudut’ tepkisi
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Akar beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ile Akdeniz Bölge Komutanlığı’na geldi. Komutanlığa gelişinde tören birliğini selamlayan Bakan Akar, faaliyetlere ilişkin aldığı brifingin sonrasında beraberindeki Komutanlarla liman bölgesine geçti.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan Akdeniz Bölge Komutanlığı Yeni Rıhtım ve İskele Açılış Töreni’nde konuşan Akar, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının Çaka Bey, Barbaros Hayrettin Paşa, Gazi Hasan Paşa, Kılıç Ali Paşa, Mezamorta Hüseyin Paşa , Oruç Reis, Piri Reis ve Turgut Reis’ten aldığı ilhamla her geçen gün çok daha etkin, caydırıcı ve saygın bir biçimde çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

“Türk Deniz Güçlerimiz denizlerimizde hak ilgi ve menfaatlerimizi korumak için kendisine verilen görevleri büyük bir başarıyla yerine getirmeye devam ediyor” diyen Bakan Akar, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının Türk bayrağını bütün denizlerde dalgalandırarak asil milletinin kuvvetini, gücünü temsil görevini de büyük bir onurla yerine getirdiğini aktardı.

Akar, “Türk Deniz Görev Grubunda görev yapan Gökçeada fırkateynimiz Libya’nın Misrata açıklarında, içinde göçmenlerin bulunduğu bir tekneyi tespit etti. Yarı baygın haldeki 17 düzensiz göçmene hemen sağlık personelimiz tarafından lüzumlu müdahaleler yapıldı. Kurtarılan düzensiz göçmenler, kurulan koordinasyon neticesinde Libya makamlarına teslim edildi. Bu ve benzeri faaliyetler TSK’nın çok çeşitli coğrafyalarda barışa, istikrara ve huzura yaptığı insani katkıları göstermektedir” ifadelerini kullandı.

Terörle mücadele

Terörle mücadele operasyonlarına da değinen Akar, Türk Silahlı Güçlerinin terörle mücadelesini artan bir tempoda devam ettirdiğini söyleyerek, şunları belirtti:

“Pençe Kilit Operasyonu’muz planlandığı biçimde başarıyla devam ediyor. Bugüne kadar öbür alanlarda yapılan çalışmalar var. Bunların tamamının tamamlanabilmesi için bu kilidi bağlamalı, bunu başarılı bir biçimde sonuçlandırmamız lüzumlu. Zorlu hava ve arazi şartlarında Mehmetçik tarafından teröristlerin inlerine giriliyor, buralar alçakların başlarına yıkılıyor. Şu ana kadar 73 terörist etkisiz hale getirildi. Teröristlere ait 102 mağara, sığınak tahrip, 524 el yapımı patlayıcı imha edildi. Operasyonda 10 kahraman silah arkadaşımız şehit düştü. Şehitlerimizin, gazilerimizin kanlarının ve onların değerli ailelerinin gözyaşlarının hesabını sorduk, sormaya devam ediyoruz. Mehmetçiğin nefesi teröristlerin ensesinde. Teröristlerde ciddi bir korku, endişe, panik hakim. Terör örgütünde çöküş alametleri var. Asil milletimizi 40 seneden beri başına musallat olan bu terör belasından kurtarmakta azimli ve kararlıyız. Mücadelemiz en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar kararlılıkla devam edecek.”

Türk Silahlı Güçlerinin operasyonlarındaki tek hedefinin teröristler olduğunu vurgulayan Akar, “Teröristler dışında bir hedefimiz yoktur. Öte Yandan bir defa daha vurgulamak isterim ki binlerce senedir bu coğrafyayı, ekmeği, suyu beraber paylaştığımız Kürtler bizim kardeşimizdir. Bunun en açık göstergesi şanlı bayrağımız ve sancağımız için canlarını feda eden ve şehitliklerimizde bir arada yatan kahramanlarımızdır. Faaliyetlerimizde dostumuz, komşumuz, kardeşimiz Irak’ın sınırlarına, egemenlik haklarına, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne son derece saygılıyız” ifadesini kullandı.

“Gerçekleri görmüyorlar”

Hudut güvenliği konusunda alınan önlemlere de değinen Akar, “Mehmetçik, ‘hudut namustur’ anlayışla gece-gündüz demeden mücadelesini büyük bir fedakarlık ve kahramanlıkla sürdürüyor” diyerek konuştu.

Hudutların güvenliğini milli bir mesele olarak nitelendiren Akar, şu şekilde konuştu:

“Yapılan bütün açıklamalara, bilgilendirmelere karşın maalesef kimileri gerçekleri anlamamakta, dinlememekte, görmemekte, duymamakta ısrar ediyorlar. Hudutların korunması milli bir meseledir. Bunun herkes tarafından anlaşılması gerekir. Mehmetçik hudutlarda kendisine sağlanan olanakları en etkin biçimde kullanıyor. Yapılması gerekenleri başarılı biçimde yapıyor. Mehmetçiğin tek beklentisi hudutlarda kahramanca ve fedakarca yapılan faaliyetlere, emeğine saygı gösterilmesidir. Tek isteğimiz bu. Yalan haberler, sahte videolar, dezenformasyonla farklı bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Bunlara karşı sağduyu sahipleri dikkatli, müteyakkız olmalı ve bunlara karşı gerçekleri görebilmeli.”

“Sene başından bugüne kadar hudutlarımızda 2 bin 65 kişi yakalandı, 132 bin 473 kişi önlendi” diyen Akar, hudutlarda birlik sayısı, altyapı, araç gereç, donanım bakımından Cumhuriyet tarihinin en yoğun önlemlerinin alındığını vurguladı.

Bazı basın yayın organlarında hudut önlemlerine yönelik yer verilen yorumları da eleştiren Akar, “Kimileri gerçekleri bilmeden, 20-30 yıl önceki konulardan bahsediyorlar. Bu yanlıştır. Hudutlarımızda çok ileri teknolojiler kullanılıyor. Bu büyük ve gelişmiş olanakların sağlanmasından dolayı milletimize, devletimize şükranlarımızı sunuyoruz” şeklinde konuştu.

“Siyasi münakaşa konusu yapılmamalı”

Akar, Mart 2011’den bu yana Suriye’de devam eden iç savaşta 1 milyondan fazla Suriyeli’nin yaşamını yitirdiğini söyleyerek, 7 milyondan fazla kişinin evlerini, topraklarını terk ettiğini belirtti.

Söz konusu insanların çevre ülkelere göç etmek mecburiyetinde kaldığını aktaran Akar, şu açıklamalarda bulundu:

“Bunlardan bir kısmı da hem rejimin hem de terör örgütlerinin zulmünden kaçmak, canlarını kurtarmak için Türkiye’ye geldi. Güvenliklerinden emin olduklarında bunlar dönecekler. Zaten dönmeye de başladılar. Suriye’nin, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından terörden, teröristten arındırılmış bölgesinde ortalama 5 milyon Suriyeli bulunmakta.

Türkiye’de daha önce 4 milyon civarında Suriyeli vardı. Son zamanlardaki dönüşlerle beraber 3 milyon 700 bin civarında Suriyeli, Türkiye’de bulunmaktadır. Sığınmacıların BM kriterlerine uygun güvenli, gönüllü ve saygın bir biçimde dönüşleri için lüzumlu koşulların oluşmasına yönelik her türlü çaba da ülkemiz tarafından gösterilmektedir. Bu insani bir vaziyettir. Bunun siyasi münakaşa konusu yapılmaması gerekir. Türkiye tarih boyunca daima mazlumun mağdurun yanında, onlarla beraber olmuştur. Şu anda da Türkiye kendine yakışanı yapmaktadır. Milli ve manevi değerlerimiz çerçevesinde bu insanlara karşı insani, vicdani ve hukuki görevlerimizi uluslararası kurum ve kuruluşlarla bugüne kadar koordineli olarak yerine getirdik, getirmeye devam ediyoruz.”

“Hiçbir oldubittiye izin vermeyiz”

Yunanistan ile Ege, Akdeniz ve Kıbrıs’ta meydana gelen problemlere dikkati çeken Akar, “Biz bütün faaliyetlerimizde uluslararası hukuktan, diyalogdan yanayız. Tüm problemlerimizin barışçıl yol ve taktiklerle çözümünü istiyoruz. Buna karşın maalesef Yunanistan provokatif eylem ve söylemleri ile yayılmacı ve saldırgan politikalarını sürdürüyor” diyerek konuştu.

Yunanistan’ın sığınmacılara yönelik insanlık dışı davranışlarına da dikkati çeken Akar, şunları kaydetti:

“Senelerdir Yunanistan’ın masum insanlara karşı uyguladıkları zulüm ve insanlık dışı davranışlar ile her türlü rezalet dünya tarafından maalesef görmezlikten gelinmiştir. Fakat Yunanistan, son FRONTEX olayı ile suçüstü yakalanmış ve nihayet Avrupa Birliği olayları sınırlı da olsa görmeye başlamıştır. Suçüstü yakalanan Yunanistan dikkatleri başka yöne çekmek ve FRONTEX olayını karartmak için suni gündemler üretmektedir.
Yunanistan Tiger Meet’in de yer aldığı bazı uluslararası tatbikatları da bu maksatla kullanmaktadır. Tiger Meet Tatbikatı sırasında FIR, Gayri Askeri Statüdeki Adalar ve personel kurtarma sahalarındaki bazı konuları bencilce istismar etmeye çalışması ve tatbikatı Türkiye’nin hak, ilgi ve menfaatlerine karşı kullanma gayreti sebebiyle Hava Kuvvetlerimize tatbikattan çekilme talimatı verdik. Hava Güçlerimiz tatbikattan çekildi. Biz barıştan, iyi komşuluk ilişkilerinden uluslararası hukuktan yanayız. Tüm sorunların görüşmeler yoluyla çözümünden yanayız. Fakat hiçbir oldubittiye izin vermeyeceğimizi hakkımızı hukukumuzu çiğnetmeyeceğimizi herkesin bilmesi gerekir. Hakkımızı, hukukumuzu korumakta azimli, kararlı ve buna muktediriz.”

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal da törendeki konuşmasında, 1963 senesinde inşa edilen eski iskelelerin 57 sene süresince bölgedeki ihtiyacı karşıladığını söyledi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının deniz güvenliğinin sağlanması ve deniz yetki alanlarının korunmasına yönelik yapılan faaliyetlere dikkati çeken Özbal, “Doğu Akdeniz kıyılarımızda gemilerimiz için ihtiyaç duyulan bakım, onarım ve lojistik destek olanaklarının artırılması da mecburi hale gelmektedir. Bu açıdan bakıldığında Aksaz Deniz Üssüne ilave olarak Mersin limanı bölgede en mühim üs olanağını sağlayacaktır. Sahip olunan yeni olanaklar sayesinde önümüzdeki dönemde daimi olarak Mersin’e konuşlandırılacak gemilerle Doğu Akdeniz’deki kalıcı varlığımızın daha da kuvvetlendirilmesi planlamaktadır” diyerek konuştu.

Mühim bir lojistik üs

Akdeniz Bölge Komutanlığının yeni rıhtım ve iskelelerin inşası 546 günde milli olanaklarla tamamlandı. Proje kapsamında Doğu Akdeniz’de yoğunlaşan faaliyetlerin paralelinde yüzer birliklere hizmet için rıhtım ve parmak iskeleler tekrardan inşa edildi.

Bütün yüzer unsurların kullanımına uygun hale getirilen yeni rıhtım ve iskelelerin alt yapısı gemilere ve denizaltılara hizmet vermek üzere yenilendi. Açılışı yapılan yeni rıhtım ve iskelelerin Doğu Akdeniz’de mühim bir lojistik üssü olması bekleniyor.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.