adplus-dvertising

Millet İttifakı’nda seçim adayı CHP’den olacak!

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın, CHP’li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanı adayı olması yönündeki açıklaması, muhalefetin adayının kim olacağı münakaşasını bir defa daha gündemin ön sıralarına taşıdı. İktidar kanadından gelen “Adayını açıkla” baskılarına rağmen muhalefet, adayını seçim kararı alınana kadar açıklamamakta kararlı. Fakat ortak adayın CHP’den bir isim olacağı neredeyse kesin.
Takip et
Millet İttifakı’nda seçim adayı CHP’den olacak!
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “en kuvvetli aday” olarak görülse de; adaylık konusunun gündemlerinde olmadığı açıklamalarına rağmen, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, adaylık denkleminden çıkmış değil.

Muhalefetin cumhurbaşkanı adayına ilişkin münakaşalar sürerken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dün partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda, muhalefete “Bizim adayımız bellidir. Sizin çürük adayınız ne zaman ortaya çıkacaktır? İlan edin adayınızı da boyunuzun ölçüsünü görelim” çıkışı yaptı.

Muhalefetin cumhurbaşkanı adayı konusunda birden fazla isim konuşulurken, son olarak basın mensubu Nihat Genç, eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın muhalefetin ortak adayı olacağını öne sürdü.

Muhalefet kulislerinde aday münakaşaları ve aday belirme sürecinde izlenecek stratejiye ilişkin şu değerlendirmeler yapılıyor:

‘HAŞİM KILIÇ AKLIMIZIN UCUNDAN GEÇMEZ, ADAY CHP’Lİ OLMALI’

CHP ve İYİ Parti kaynakları, Haşim Kılıç’ın adaylığı iddialarına “Zerre gündemimizde değil, aklımızın ucundan geçmez” sözleriyle tepki gösteriyor.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde, “dışarıdan” bir adayın başarı şansının zaten mümkün olmayacağı söylenirken, CHP’li bir parti yöneticisi, adaylık kriterlerini şu şekilde açıklıyor:

“Aday CHP’li olmalı. İkincisi siyasetçi olmalı. Elbette belediye başkanları da siyasetçi kriteri içindedir. Ama bize göre güçle muhtemel, genel başkan aday olacaktır. Dışarıdan bir adayla seçimi kazanmaya sistem müsait değil. Kaldı ki kazansak bile, ülkeyi yönetemeyiz. Çünkü 6’lı masayla bu seçime gidiyoruz. Bu seçimden çıkacak kişi yalnızca ittifakları değil, iktidarı ülkeyi yönetecek birisi olmalı.”

Seçim sürecinin bir manada, gerek iktidar kanadı, gerekse muhalefet açısından “sinir harbi” niteliğine dönüşebileceği savunularak, “Muhalefetin adayına yönelik kıştırtıcılık yapılacak, sinir uçlarına dokunulacak. Bu süreçte dayanıklılık testini kim geçerse, süreci kim iyi yönetirse o kazanacak. O sebeple bizim adayımız, seçim takvimi ile beraber açıklanır” yorumu yapılıyor.

İYİ Parti kurmayları da “Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi”nin yürürlükte olduğunu ve adayın da partili olacağına işaret ediyor.

Adaylık için Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş adlarının konuşulduğuna dikkat çeken İYİ Parti kaynakları, “Evet, hiç tanınmayan bir isim olursa adayı açıklamakta gecikmiş olunur. Ama konuşulan adlar aday olursa geç kalınmış olmaz, zaten kamuoyu bu adlar üstünden aday tartışıyor. Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde de zaten partisiz aday olmaz” görüşünü dile getiriyor.

  • Mansur Yavaş, cumhurbaşkanı adaylığı münakaşası için ‘Siyasetin içinde değilim’ şeklinde konuştu

YAVAŞ VE İMAMOĞLU, ADAYLIK DENKLEMİNDEN ÇIKTI MI?

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın, adaylık için “göreve çağırdığı” Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, “Ben kamu görevlisiyim ve kendimi siyasetin içinde görmüyorum” açıklaması, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da “Adayımız Kemal Kılıçdaroğlu” biçimindeki sözleri CHP’de memnuniyet oluşturdu.

Fakat gerek CHP, gerekse İYİ Parti’de bu açıklamalara rağmen, iki büyükşehir belediye başkanı, adaylık denklemi dışına çıkmış değil.

Adaylık konusunda en kuvvetli isim olarak görülen Kılıçdaroğlu’nun ise hesabını “seçimi farklı kazanma” üstüne yaptığı, “kazanamayacağını görmemesi halinde aday olmayacağı”, iki belediye başkanının adaylığının gündeme gelebileceği ifade ediliyor.

Muhalefetin, birden çok aday seçeneği olması ise “handikap değil, zenginlik” olarak görülüyor.

‘KRİZ YOK, İLGİ VAR’

CHP kulislerinde, muhalefetin adayının kim olacağının bu kadar tartışılmasının sebepleri olarak şunlar dile getiriliyor:

“Bu seçim, Millet İttifakı’nın seçimi olacak. İktidar kanadı, bunu görüyor ve ittifakı bölmeye dönük arayış içinde. Bunu da en rahat yapabileceği zemin olarak aday münakaşası görülüyor.

“İkinci bir neden aday tartışmasının alıcısı, seyircisi çok. Kaldı ki adayı erken açıklasak da bu münakaşa bitmeyecek, ‘Şu neden olmadı, daha fazla oy alabilirdi’ denilecek. Elbette belediye başkanlarımız da aday olmak isteyebilir. Ama bu münakaşanın tarafı değiller. Toplumsal karşılıkları olması bizim avantajımız.

“Oysa Cumhur İttifakı’nın Erdoğan dışında bir alternatifi yok. Sürece yönetme konusunda bizim açımızdan bir risk yok. O sebeple Millet İttifakı’nda da bir adaylık krizi yok, alaka var.”

ADAY AÇIKLAMAK İÇİN NEDEN SEÇİM TAKVİMİ BEKLENİYOR?

Muhalefet partileri içinde cumhurbaşkanı adayının “seçim kararı alındıktan sonra açıklanması” konusunda görüş birliği var. Buna neden olarak da, muhalefetin yalnızca aday değil, yönetim kadrosunu, anlayışını da ilan ederek, seçime gidilecek olması gösteriliyor.

Yeni seçim yasasına rağmen, muhalefetin parlamento seçimimini kazanmasında bir problem olmadığı fakat cumhurbaşkanlığı için çok ince bir strateji yürütülmesi gerektiği vurgulanıyor:

“Yalnızca aday adıyla yola çıkılması doğru olmaz. Yönetim tarzı, mekanizması ve cumhurbaşkanının beraber çalışacağı takım arkadaşları da açıklanmalı.”

Millet İttifakı’nda seçim adayı CHP’den olacak!

‘AKŞENER, YÜKÜ ÜSTLENECEĞİNİ GÖSTERDİ’

Yeni seçim kanunu değişikliğine göre ittifakta yer alacak siyasi partilerin milletvekili sayısı, seçim çevrelerinden aldıkları oy oranına göre hesaplanacak. Bu vaziyet, küçük partilerin milletvekili çıkarma ihtimalini zayıflattığı için muhalefet partileri, parlamento seçimlerinde en fazla milletvekili çıkarmaya dönük simülasyonlar üstünde çalışıyor.

Seçeneklerden birisi de barajı aşamayacak partilerin CHP ve İYİ Parti listelerinden seçime girmesi. Bu vaziyette, her iki parti içinde de “liste krizi” meydana gelmesi olası.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Başkanlık Divanı’nda yaptığı değişiklik, kısa zaman önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Bülent Tezcan’ı Merkez Yönetim Kurulu’na (MYK) alarak parti yönetimini güçlendirmesi, olası krizlere yönelik bir tedbir ve “yükü paylaşma” olarak görülüyor.

  • İYİ Parti Başkanlık Divanı’nda değişiklikler yapan Akşener hangi dengeleri gözetti, siyasi kulislerde değişim nasıl yorumlandı?

CHP kulislerinde, İYİ Parti’de yapılan değişiklik, Akşener’in önümüzdeki süreçle alakalı “yükü üstlenmeye hazır olduğu” mesajı olarak yorumlanıyor.

Kılıçdaroğlu’nun da seçime giderken, parti yönetiminde dar kapsamlı değişikliğe gidebileceği, bu kapsamda bir yahut yeni iki ismi MYK’ya taşıyabileceği konuşuluyor. MYK’ya yeni girecek adlar arasında Elazığ Milletvekili Gürsel Erol’un isimi geçiyor.

HDP, MUHALEFET MASASINDA NASIL YER ALACAK?

Cumhurbaşkanlığı seçiminde, 6’lı masada yer almayan HDP’nin tutumu da belirleyici olacak.

İYİ Parti’nin mesafeli tutumu sebebiyle, HDP’nin parlamenter sistem masasında yer alması beklenmiyor.

Fakat CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday olması halinde, HDP’nin desteğinin alınabileceği öngörülüyor.

CHP kulislerinde, “Kılıçdaroğlu’nun adaylığı hem İYİ Parti, hem de HDP’yi rahatlatır. Genel Başkan, bir araya gelemeyenlerin ortak destekleyeceği bir isim olur. HDP bu süreçle alakalı problemli değil, sorumlu bir siyaset yürütüyor” yorumu yapılıyor.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.