Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

Mehmet Yalçınkaya ve Danilo Zanna ile TV8 Masterchef Türkiye jüri üyeliğini paylaşan Somer Sivrioğlu yaşamı ve Nusret’le alakalı yaptığı açıklamalar olay oldu.
Takip et
Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

50 yaşındaki Masterchef Türkiye jüri mensubu Somer Sivrioğlu, Hürriyet gazetesinden Onur Baştürk’e çocukluğundan günümüze yaşadığı değişimleri, yolculuğunu anlattı. Sivrioğlu Masterchef hakkında de itiraflarda bulundu.

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

Somer Şef şuanda çocukluğuna dön ve kokusuna/tadına bayıldığın ilk yemeği hatırla. Neden o yemeği hatırladığının da altını çizmeyi unutma tabii…
– Anneannemin pırasalı böreği! Kendisi Yugoslav göçmeni, çok güzel el açma börek yapardı. Ve o böreği açtığı zaman annem, iki rahmeti dayım, tüm aile bir araya gelirdi. Yemeğin birleştirici kuvvetini ve tek bir yemekle tüm aileyi sofrada toplayabildiğini o zaman gördüm.

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

Bir “Sliding Doors” (Gwyneth Paltrow’un oynadığı meşhur film) sorusu: Avustralya’ya gitmemiş olsaydın gene şef olur muydun? Adeta Avustralya şeflik kariyerini tetiklemiş gibi geliyor bana…
– Ben zaten Avustralya’ya gitmeden önce de işletmeciydim. Annemlerin restoranını işletiyorduk. Ama haklısın, İstanbul’da kalsaydım şefliğe o kadar girmeyebilirdim. Çünkü o zamanlar şeflik çok da özenilecek bir meslek değildi. Şefliğin popüler olması bizden sonraki jenerasyonla başladı. Belki Türkiye’de kalsaydım gene iyi bir restorancı, işletmeci ve iyi bir yemek tadımcısı olurdum ama iyi bir şef olamazdım.

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

Avustralya’da olmak, orada restoran açmak sana neler kazandırdı ve tabii aynı anda senden neleri aldı götürdü?
– İnanılmaz bir özgüven kazandırdı! Avustralya’ya gittiğimde tanıdığım bir kişi bile yoktu. Zaten biraz da kaçış olarak gitmiştim. 90’lar pop furyasının bitmek üzere olduğu zamanlarda işletmemizi satmıştık ve boşluk içindeydim.

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

“4 senede epey kapadığımı düşünüyorum”
Herkesin en yapmayacağı şeyi yapıp kimsenin gitmediği Avustralya’ya gitmeyi tercih ettim. Bu da bana tek başına kalmanın huzurunu, tek başına bir şeyleri başarmanın özgüvenini verdi. Bu çok ciddi bir kazanım. Şu anda dünyanın İngilizce konuşulan herhangi bir yerinde restoran açmak benim için çok kolay. Kariyerimin buraya gelmesinde en büyük etkendir Avustralya’da başarılı olmam. Orada olmak benden oldukça fazla bir şey götürmedi. Kendi kültürümden biraz uzaklaşmış oldum ama onu da şu son 4 senede epey kapadığımı düşünüyorum.

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

Efendy ve sonrasında Anason. Sidney’deki restorancılık ile Türkiye’deki restorancılık arasında farklar neler sence?
– Sidney’deki restorancılık tam bir yap boz gibi. Kuralları belli. Ne yapman gerektiğin, maliyetlerin, devletin verdiği destek, ruhsat fiyatları ve ekonomik vaziyet da belli… Doğru ve iyi iş yaparsan, işine sahip çıkarsan başarılı olmaman için hiçbir neden yok.Türkiye’de ise başarı oldukça fazla dış etkene bağlı. Çok değişken bir yapısı var. Bunu tabii pandemi koşulları dışında söylüyorum.

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

“En büyük farklardan bir tanesi bu”
Türkiye’de şanslıysan restoranlar çok çabuk başarılı oluyor ama aynı hızda da sönme olasılığı var. Türkiye’de 5 senelik kira kontratına “uzun kontrat” deniliyor. Avustralya’da biz 15 senelik kontratlar imzalıyoruz. Kısa yoldan başarılı olunuyor ya da olunmuyor. Ya çok popüler oluyor ya da bir anda düşüyor. Avustralya’da mühim olan daha uzun vadede başarıyı yakalamak. En büyük farklardan bir tanesi bu bence.

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

Türk mutfağından örnekler sunuyorsun hem Anason hem Efendy’de. Ama diyorsun ki, “Türk mutfağı dünyada saygı gören bir mutfak değil”. Sana katılıyorum. Bu bir pazarlama eksikliği. Hatta şu an Lübnan mutfağı ya da kabaca Ortadoğu mutfağı bile domine etmeye başladı menüleri. Özellikle Amerika’da. Peki ne yapmamız gerekir?
– Bence üç faktör var. İlki devlet ayağı… Ben çok “devlet desteklesin” diyenlerden değilim. Neticede hepimiz kendi restoranlarımıza yatırım yapıyoruz. Ancak Türk gastronomisinin tanıtımı için daha yüksek bürokratik ve siyasi engelleri aşabilen bir yapı kurulması gerekir. Turizm ve Kültür Bakanlığı’nın içinde gastronomi bakan yardımcılığı olmalı ve bunu da bu işi bilen, duayen ve akademisyenlerden oluşan, Türk mutfağı için 5-10-20 senelik planlar sunabilecek bir ekibin yönetmesi gerekir. Şu anda oldukça fazla etkiye tepki biçiminde yürüyor. Daha fazla strateji odaklı plan yapılması lüzumlu diyerek düşünüyorum.

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

“Derdinizi anlatma şansınız var”
İkincisi eğitim kurumları… Çok daha iyi eğitim verilmesi gerekir. Ben her zaman yabancı dil eğitiminin şeflikteki önemini dile getiriyorum. Çünkü dile hâkim olursanız kendi derdinizi anlatma şansınız var. Bizim anlatacak çok hikâyemiz var ve bunu iyi anlatacak, iyi eğitimli hikâyecilere ihtiyaç var. Bu da İngilizceyi iyi bilmekle oluyor.

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

“Çok iyi işler yapan şefler var”
Üçüncüsü de şeflere destek vermek gerekir. Bizim eğitim sistemimiz hâlâ Fransız kültürüyle eğitim veren bir sistem. Şeflerimiz Fransız yemek kültürüyle yetişiyor. Daha çok Anadolu kültürüyle yetişen ve Anadolu mutfağı üstüne çalışılan okulların artması gerekiyor. Gerek yurtdışında gerek yurtiçinde çok iyi işler yapan şefler var. Hatta benim de ileride düşündüğüm gibi yurtdışında başlayıp şuanda Türkiye’ye yatırım yapan şefler var. Bu şeflere destek verilmesi lüzumlu.

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

“MasterChef” seni herkese tanıttı ama seni öncesinden de tanıdığım için bu TV şöhretinin çok da farkında olmadan, gene kendin gibi yaşamaya devam ettiğini biliyorum. TV şöhreti olmanın zorlukları neler sence?
– Rahmetli Tuncel Kurtiz Hoca çok iyi özetlemişti, “Başıma gelen en iyi şey geç yaşta şöhreti yakalamak” diyerek. Belli bir yaştan sonra gelen şöhret insanı o kadar bozmuyor. Çünkü ben bunun son derece gelip geçici bir şey olduğunun farkındayım.

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

“Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz”
Öte Yandan beni ilgilendiren de kendi endüstrimin içinde bilinmek, tanınmak ve örnek alınmak. Onun haricindeki televizyon şöhreti birazcık sabun köpüğü gibi. Bugün var, yarın yok. Önemli olan o şöhreti kazandığınız zaman onunla ne yaptığınız, insanlara ne kattığınız ve ne yollar açabildiğiniz… Biz de naçizane, üç şef olarak hem gastronomimizin gelişmesi hem de şef adaylarının daha bilgili olması konusunda elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

“MasterChef”teki adaylara zaman zaman sert davrandığınız oluyor. Bir restoranın mutfağında da öyledir, şefler genelde bağırır çağırır. Bu işin raconu mu bu?
– Bu yalnızca ülkemizde değil, global seminerlerde de çok tartışılan bir konu. Bence Z kuşağı ve Millennial’ların gelmesiyle artık bunun değişmesi gerekiyor. Artık her konuda bağırıp çağırılmasından hepimiz çok sıkıldık. Otoriteden kaçan bir kuşak geliyor ve bu kuşağı da otoriter tavırlarla yönetemezsiniz. Evet, mutfağın doğasında stres var.

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

“Amacımız aynı”
Mutfak sert ve oldukça fazla beklentinin olduğu bir yer. Çok fazla kazaya açık. Sağlık zehirlenmelerine açık. Özellikle servis anında stres seviyesi çok artar. Ancak bence bu devrin iyi şefleri bu siniri kontrol edip, gene otoriter olup ama bunu yaparken de gençleri kırmadan yapan şefler olmalı. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Üç şef de bu konuda farklı düşünüyor olabiliriz. Ama üçümüzün de gerçek kaygısı yarışmada en iyi şefi bulmak. Gidiş yollarımız farklı olabilir ama amacımız aynı. Birimiz daha sert, birimiz daha yumuşak, birimiz daha şakacı ilerliyoruz.

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

“MasterChef”teki öbür jürileri alıp yemeğe götüreceksin diyelim. Nereye götürür ve ne sipariş ederdin onlara?
– Mehmet Şef’le ben çok esnafçıyız. Danilo Şef de çok seviyor esnaf yemeklerini. Mutlaka yöresel restoranlara götürürdüm. İstanbul’da çok güzel esnaf lokantalarımız var. Onlardan birine giderdik herhalde. Musa Usta’nın Çiya Sofrası benim en sevdiğim restoran. Yani biz basit yemek seviyoruz esasında. Komplike yemekleri sevmiyoruz. Gittiğimiz kentlerde de sağ olsun şefler bizi ağırlamak için birbirleriyle yarışıyor.Ama bizim gerçekten görmek istediğimiz o bölgenin yöresel lezzetleri. Bölgede yetişen ürünlerden iyi biçimde işlenerek yapılan yemekler bizi mest ediyor.

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

Bu sezon sivrilmesini beklediğin “MasterChef” yarışmacıları kimler, neden?
– Daha çok erken, hâlâ seçmeleri yapıyoruz. Ama bu sezon farklı kültürlerden gelen yarışmacılar var. Geçen yıl oldukça fazla erkek yarışmacı egemenliği olmuştu. Eray, Emir, Serhat, Barbaros… Dördü de çok iyi adaydı. Aralarından kadın yarışmacı olarak Özgül sıyrıldı. Bu yıl erkek yarışmacılar kadar kadın yarışmacıların dominant olacağı bir sezon olacak gibi geliyor bana.

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

Senenin büyük bölümü burada, kalan kısmında ise Sidney’desin. Bir yandan iki çocuğun orada. Restoranların da. Yaşamın ikiye bölünmüş vaziyette. Bu bu şekilde mi devam edecek, planların ne? Nasıl yönetiyorsun yaşamını?
– Benim kargaşadan, kaostan beslenen bir yapım var. Ben çok küçükken annem ve babam ayrıldı. O yüzden iki tarafta yaşamayı, iki tarafı da idare etmeyi çok iyi bilen bir insanım. Buradayken tamamen adeta hep buradaymışım gibi yaşıyorum. Avustralya’ya döndüğümde ise düğmeyi aksi yöne çevirip adeta hiç Türkiye’de değilmişim gibi yaşıyorum. Avustralya’ya gittiğimde daha fazla çocuklarımla vakit geçiriyorum, restoranlarıma konsantre oluyorum. Diğer türlüsü çok zor zaten. Restoranlarımı da çok iyi idare eden bir ekibim ve ortağım var. Yani özetle çok da zorluk çekiyorum diyemem. Memnunum bu ikili yaşamdan şuanlık.

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

İstanbul’da bir restoran açsan nasıl bir yer olurdu?
– Bir gün Anason tarzı bir restoran yapmayı çok istiyorum. Asla çok büyük bir restoran olmayacak. Çünkü kendi tarzımdan taviz vermek istemiyorum. İstanbul müşterisi de zor bir müşteri, kolay müşteri değil. O tarzı yakalayabileceğimiz kapasite ne kadar olur bilmiyorum. Eğlenceli, çok da kendini ciddi almayan bir restoran açmak istiyorum İstanbul’da…

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

Sence İstanbullu yeme-içme müşterisi şımarık mı biraz? Mesela bir yemeği kendilerine göre revize edip sipariş etmeyi sever ya İstanbullu müşteri. Senin restoranına bu istemle gelinse sinir olur muydun?
– Sinir olmazdım ama değiştirmezdim hiçbir şeyi. Ya da şu şekilde diyelim: Değiştiremeyeceğim bir sistem kurmak isterdim. Çünkü oraya insanların benim yemeğimi yemesi için gelmesini isterdim. İyi bir şefin taviz vermemesi gerekiyor bence. Herkes benim müşterim olamaz zaten. Ben bir menü yapıyorum, yemek yapıyorum, değiştirmek istemem. Onu seven gelsin. Herkes her şeyi sevemez. Bazı insanlar beğenir, bazı insanlar tercih etmez. Buna da saygı işitmek gerekir.

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

“Ne veriyorsa şef, onu yerim”
Ama şef bir yemeği yaparken saatlerce, günlerce ve hatta aylarca o yemeğin üstünde düşündüğü oluyor. Ona da saygı işitmek lüzumlu. Müşteri her zaman haklıdır tabii ki… Ben gittiğim hiçbir yerde yemeği değiştirmem mesela. Ne veriyorsa şef, onu yerim. Yorumumu ve tercihimi de ona göre yaparım. Bence “İstanbul müşterisi” diyerek bir şey var, haklısın. Yalnızca İstanbul değil, Türkiye’nin en büyük sıkıntısı deneyselliğe çok alışık olmaması. Şef restoranında şefin yemeği yenmesi gerekiyor diyerek düşünüyorum.

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

Nusret’i nasıl buluyorsun? Global fenomen mi? Pazarlama harikası mı?
– Nusret’i çok ciddi bir başarı öyküsü olarak görüyorum. Şu an olduğu yere bakarsak bu endüstrinin çok büyük bir fenomeni. İnanılmaz bir atılım yaptı. Başarılı insanların arkasında her zaman iyi bir pazarlama vardır. Olması lazım. Bunu da adeta hep kötü bir şey gibi anlatanlar vardır. Ama bunu diyen kaç kişi mütevazı kasaplık yaparken parasını biriktirip Arjantin’e gitme vizyonuna sahip? Bunu yapan kişi, aynı yollardan geçen bir şef olarak beni çok mutlu ediyor. Her başarının arkasında ciddi bir hikâye vardır. Başarı kesinlikle tesadüf değildir. Ben Nusret’i inanılmaz başarılı buluyorum. Dünyada geldiği yer itibarıyla ismi konuşulan bir şef. İyi ki var.

Masterchef Somer Sivrioğlu, Nusret için konuştu!

Gecenin bir yarısı acıktın, ne yersin? Ya da neyi yememek için kendini zor tutarsın?
– Kokoreç. Ben kokoreç hastasıyım. Kelle paça, işkembe, şırdan olsun. Onlara da bayılırım. Yememeye çalışıyorum, çünkü şu ara kilo vermeye çalışıyorum.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.