Pembe Panter'in Yıldızı Elke Sommer Hayatını Kaybetti
1960’lı yıllarda büyüleyici güzelliği ve zarafetiyle sinema dünyasında fırtınalar estiren Alman asıllı ünlü aktris Elke Sommer, 85 yaşında aramızdan ayrıldı.

Edinilen bilgilere göre, bir süredir Los Angeles’ın Bel Air bölgesindeki evinde inzivaya çekilen usta oyuncu, kalp yetmezliği sebebiyle yaşamını yitirdi. Acı haberi kamuoyuyla paylaşan üvey oğlu Sebastian Walther, Sommer’in 86. yaş gününü kutlamaya hazırlandığı 5 Kasım tarihine yalnızca bir hafta kala hayata gözlerini yumduğunu belirtti. Sanatçının, 1993 yılından bu yana hayatını paylaştığı eşi Wolf Walther’in üç ay önceki kanser kaynaklı vefatının ardından derin bir keder yaşadığı ve sağlık durumunun bu süreçte hızla kötüleştiği öğrenildi.
Güzellik Yarışmasından Dünya Sinemasına Uzanan Yolculuk
1940 yılında Berlin’de doğan Elke Sommer’in sinema serüveni, henüz 17 yaşındayken İtalya’da tesadüfen keşfedildiği bir güzellik yarışmasıyla başladı. Kısa sürede Avrupalı yapımcıların gözdesi haline gelen genç yetenek, gösterdiği performansla Hollywood yapımcılarının da dikkatini çekti ve Atlantik’i aşarak dönemin en parlak yıldızları arasına girdi.
Sommer, kariyerinin en verimli döneminde Paul Newman, Dean Martin ve Peter Sellers gibi beyazperdenin dev isimleriyle başrolleri paylaştı. 1963 yapımı The Prize filmindeki rolüyle Altın Küre kazanan oyuncu, yalnızca dönemin bir güzellik ikonu olmakla kalmayıp yeteneğini de tescilledi.
Pembe Panter’in Unutulmaz Yüzü
Dünya çapındaki asıl şöhretini ise 1964 yapımı Pembe Panter serisinin kült filmi A Shot in the Dark ile yakaladı. Filmde Peter Sellers’ın canlandırdığı sakar Müfettiş Clouseau’nun aşık olduğu Maria Gambrelli karakterine hayat veren Sommer, sinema tarihinin en ikonik rollerinden birine imza attı. Kariyeri boyunca The Wrecking Crew, And Then There Were None ve Carry On Behind gibi birçok kült projede yer alarak 60 yılı aşkın bir süre sanat dünyasına hizmet etti.
Yaşamının son dönemlerinde setlerden uzaklaşarak vaktini tuval başında geçiren ve başarılı bir ressam olarak sergiler açan Sommer, ardında hem Avrupa hem de Amerikan sinemasına damga vuran zengin bir miras bıraktı.