Manifest ve Tolga Akış İddialarıyla Magazin Gündemini Sarsmıştı! Mesut Adlin Gözaltına Alındı
Manifest, Tolga Akış ve eşi Gizem Kaya ile ilgili iddialarıyla gündeme gelen, Manifest'in eski fotoğrafçısı Mesut Adlin'in gözaltına alındığı belirtildi. Akış'ın avukatı Adlin'in evinde arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildiğini aktardı.

Manifest grubunun eski fotoğrafçısı Mesut Adlin, Tolga Akış ve eşi Gizem Kaya hakkındaki iddiaları nedeniyle gözaltına alındı. Akış’ın avukatı Kaya Pulat, Adlin’in evinde arama ve el koyma işlemi yapıldığını, Adlin’in ifadesinin alınmak üzere emniyete götürüldüğünü belirtti.
Video kaldırılmasına rağmen tekrar yüklendi
Adlin’in iddialarını içeren video kısa sürede kaldırılmasına rağmen kendisi tarafından tekrar yayınlandı ve gündem oluşturdu.
Tolga Akış şikayetçi oldu
Gelişmelerin ardından Tolga Akış, Mesut Adlin’den şikayetçi oldu. Avukat Kaya Pulat, 20 Ağustos tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı.
Pulat, “Müvekkilim Tolga Akış’a, Mesut Adlin isimli şahıs tarafından yöneltilen asılsız suçlamalar için 20 Ağustos tarihinde, 21 Ağustos gece yarısı yapılan yayının hemen akabinde ise tehdit ve şantaj niteliğindeki eylemler nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur” dedi.
Adlin’in ifadesi alınacak
Avukat Pulat, başvurunun ardından konutta arama ve el koyma işlemlerinin gerçekleştirildiğini, Adlin’in ifadesinin alınmak üzere emniyete götürüldüğünü aktardı.
"Hukuka aykırı eylemler karşılıksız kalmayacak"
Pulat açıklamasını şöyle sürdürdü: “Müvekkilimin kişilik haklarını, özel hayatını ve itibarını hedef alan hiçbir hukuka aykırı eylemin yasal olarak karşılıksız kalmayacağını önemle belirtmek isterim. Gündem yaratmak uğruna hukuka aykırı eylemlerde bulunmanın sonuçlarını ilerleyen süreçte hep birlikte göreceğiz.”
Adlin, 15 dakikalık videoda Manifest ile 10 yıllık sözleşmeler yapıldığını, Spotify ve YouTube gelirlerinin tamamının Tolga Akış’a bırakıldığını, konser gelirlerinden her üyeye yüzde 10 pay verildiğini ve marka iş birliklerindeki payın yönetim tarafından belirlendiğini iddia etmişti. Ayrıca grup üyelerinin özel yaşantısına müdahale edildiğini öne sürmüştü.