Lenf kanseri (Lenfoma) Ne Demek? Lenf Kanseri Neden Olur, Belirtileri Nelerdir?

Lenf nodunda (lenfadenopati olarak adlandırılan) ağrısız bir şişlik, lenf kanseri belirtileri içinde en net olanıdır. Boyun ya da koltuk altları ilk fark edilen yerlerdir, ancak şişlik kasık (bacaklarda ya da ayak bileklerinde şişmeye neden olabilir) ya da karın (kramp ve şişkinliğe neden olabilir) dahil olmak üzere vücudun diğer kısımlarında oluşabilir. Peki Lenf kanserinin belirtileri nelerdir?
Takip et
Lenf kanseri (Lenfoma) Ne Demek? Lenf Kanseri Neden Olur, Belirtileri Nelerdir?
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Lenfoma, bağışıklık (immün) sisteminin lenfosit adı verilen hücrelerinde başlayan bir kanser grubuna verilen addır. Bu hücreler lenf nodlarında, dalakta, timusta, kemik iliğinde ve vücudun diğer bölümlerinde bulunur. Lenfomalar, uygun tedavilerle iyileşme şansının yüksek olduğu kanser türlerindendir. Halk adında bilinen adı ile Lenf kanseridir.

Lenfoma, lenfositler adı verilen bağışıklık sisteminin enfeksiyonla savaşan hücrelerinde başlayan kanserdir. Bu hücreler lenf düğümlerinde, dalakta, timüste, kemik iliğinde ve vücudun diğer bölümlerinde bulunur. Lenfoma olduğunda, lenfositler değişir ve kontrolden çıkar.

Lenfoma belirtileri, grip veya diğer viral enfeksiyonlar gibi diğer daha az ciddi hastalıklarda görülür. Bu belirtiler genellikle gözden kaçar, ancak daha az ciddi hastalıklar durumunda çok uzun sürmezler. Lenfoma ile, bu belirtiler zamanla devam eder ve bir enfeksiyon veya başka bir hastalık tarafından açıklanamaz.

Sayılan belirtiler pek çok hastalıkta ortak olarak görülebileceğinden hastanın dikkatli değerlendirilmesi gerekir. Bu belirtilerden bir ya da birkaçını taşıyan hastalara gerekli tüm tetkikler yapılması ve eğer varsa lenfoma erken dönemde tespit edilmeye çalışılmalıdır. Hastaların erken tanı alması ve uygun tedaviye başlaması, yüz güldürücü sonuçlar alabilmek adına oldukça büyük önem taşır.

Lenf kanseri belirtileri

Üst vücut lenf düğümlerinde ağrısız şişlik, yani boyun, köprücük kemiği bölgesi, koltuk altları veya kasık. (Bir şişmiş lenf nodu normalde enfekte olmuş lenf nodu kadar ağrılı değildir, bu yaygın ve ağrılı olabilir.) Bu kontrol listesi lenfomanın en sık görülen lenf kanseri belirtileri aşağıda yer alıyor:

Lenf bezi belirtileri erken dönemde fark edilmeyebilir. Lenfomada lenf nodlarında (bezlerinde) büyüme, şişkinlik görülebilir. Şişkin lenf nodları; boyun, göğsün üst kısmı, kol altı ve kasıkta yer alabilir.

Lenf kanserinin erken dönem belirtileri genellikle spesifik değildir. Hastada görülen belirtiler, başka rahatsızlıklarda görülen semptomlarla benzerlik gösterebilir. Lenfoma belirtisi olabilecek durumlar:

· Ateş
· Yorgunluk/ enerji eksikliği
· Gece terlemeleri
· Kemik ağrısı
· Belirgin bir neden veya döküntü olmadan vücudun her yerinde sürekli kaşıntı
· Cilt katlantılarında kızarıklık
· Karın ağrısı
· İstemsiz kilo kaybı
· Nefes darlığı
. Soğuk / sıcaklık değişimleri
. İştah kaybı
. Büyütülmüş bademcikler
. Baş ağrısı
· Dalakta şişme
· Öksürük olarak sıralanabilir.

İleri Lenfoma Belirtileri

Daha ileri lenfoma aşağıdaki belirtileri ortaya çıkabilir:

Bazı durumlarda, insanlar alkol aldıktan sonra lenf düğümlerinde ağrı hissederler.

Lenfoma, karın, bağırsak veya mide içinde lenfatik doku içeriyorsa, sıvı, bağırsakların yakınında şişmeye neden olarak birikebilir, bu da karın bölgesinde basınç, ağrı, ishal ve / veya hazımsızlık hissine yol açabilir.

Büyümüş lenf nodülü bazen bir damara (bir kol ya da bacağın şişmesine neden olan) ya da bir sinire (bir kol ya da bacakta ağrı, uyuşma ya da karıncalanmaya neden olan) karşı basılarak diğer semptomlara neden olur.

Bazı insanlar açıklanamayan bel ağrısı geçirir. Bunun sinirlere baskı yapan lenf düğümlerinin genişlemesinden kaynaklanabileceği düşünülmektedir.

Lenfoma ilerledikçe ve kanserli lenfositler lenfatik sistemin ötesine yayıldıkça, vücut enfeksiyonla savaşma yeteneğini kaybeder. Gelişen jeneralize semptomlar influenza, tüberküloz, enfeksiyöz mononükleoz veya diğer kanserler gibi diğer enfeksiyonlarla ilgili belirtilerle karıştırılabilir.

Lenfoma Hastalığı Nedir?

Lenf kanseri ya da diğer adıyla lenfoma, vücudun enfeksiyonlarla savaşmasını sağlayan lenf sisteminin kanseridir.

Lenf sistemi; lenf bezleri, lenf sıvısı ve bu sıvının dolaştığı lenf damarlarından oluşur. Dalak, kemik iliği ve timus da lenf sistemine bağlı organlardır. Lenf sistemi, vücuda giren mikroorganizmaların lenf bezlerince filtrelenmesini sağlar ve böylece bu organizmaların vücuda yayılmasının önüne geçer. Bu mikroorganizmaların tanınmasında ve yok edilmesinde ise lenfosit adı verilen beyaz kan hücreleri grubu yer alır. Çeşitli nedenlerden dolayı bu lenfositlerin aşırı çoğalması ve lenf sistemi organlarında kitle oluşturmasına lenf kanseri ya da lenfoma denir.

Lenf kanseri; lenf nodu adı verilen lenf bezlerinin yanı sıra bademcik, dalak, kemik iliği, timus organlarını da etkileyebilir.

Lenf kanseri (Lenfoma) Ne Demek? Lenf Kanseri Neden Olur, Belirtileri Nelerdir?

Lenfoma Çeşitleri Nelerdir?

Lenf kanseri genel olarak; Hodgkin Lenfoma ve Non-Hodgkin Lenfoma (NHL) olmak üzere iki alt grupta incelenir. Hodgkin lenfoma ve Non- Hodgkin Lenfoma birbirine benzemekle birlikte, iki grup arasında bazı farklılıklar vardır. Hodgkin lenfomada Reed- Sternberg (RS) adı verilen kanseröz hücreler bulunurken Non-Hodgkin’de bu hücreler yoktur.

Hodgkin lenfomanın sık karşılaşılan türleri (Hoçkin okunur)

Hodgkin tipi lenfomada kanser hücreleri genellikle B lenfositlerinin anormal bir türüdür. Bu anormal türe Reed-Stenberg hücreleri adı verilir. Hodgkin lenfomanın pek çok alt tipi vardır. Bu alt tipler hücrelerin mikroskop altında incelenmesiyle ayırt edilir. Fakat, vakalar genellikle “klasik” Hodgkin’dir.

Hodgkin tipi lenfoma her yaşta olabilir. Daha çok erkekleri etkiler ve genellikle tamamen tedavi edilebilir.Hodgkin tipi lenfoma, Reed-Sternberg hücrelerinin mikroskop altında görülmesiyle teşhis edilir.

· Lenfositten fakir Hodgkin lenfoma
· Lenfositten zengin Hodgkin lenfoma
· Karışık hücreli Hodgkin lenfoma
· Nodüler lenfosit baskın Hodgkin lenfoma
· Nodüler Sklerozan Hodgkin lenfoma olarak sıralanabilir.

Non-Hodgkin Lenfomanın sık görülen türleri

Türkiye’de 2010-2014 yılları arasında yapılan araştırmalarda 2594 kişide Hodgkin Tipi Lenfoma, 9557 kişide de Hodgkin Olmayan Tip Lenfoma olduğu bulunmuştur. Bu bilgilere bakıldığında Türkiye’deki tüm lenfoma hastalarının yaklaşık %21’inin Hodgkin Tipi Lenfoma, yaklaşık %79’unun da Hodgkin Olmayan Tip Lenfoma hastası olduğu görülür. Tüm yaş gruplarında kadın ve erkeklerdeki Hodgkin Olmayan Tip Lenfoma yüzdelerine bakıldığında, bu yüzdelerin hemen hemen aynı olduğu görülür (erkeklerde %3, kadınlarda %2,8). İstatistiklere göre Türkiye’de lenfoma yaklaşık olarak her 10,000 kişiden 2’sini etkilemektedir.

Hodgkin olmayan tipte lenfoma, diğer tüm lenfomalara verilen genel isimdir. Yüksek dereceli veya düşük dereceli olabilir. Bu derece, tıbbi dilde “grad” olarak ifade edilir ve yüksek gradlı kanserler genel olarak daha agresif bir hastalık gidişatına sahiptir. Lenfomanın derecesi, tedavi seçiminde ve hastalığın ilerleyişinin tahmininde rol alır. Non-Hodgkin Lenfomad B ve T hücreleri etkilenir.

· B hücreli lenfoma
· T hücreli lenfoma
· Burkitt lenfoma
· Foliküler lenfoma
· Mantle hücreli lenfoma
· Küçük lenfositik lenfoma
· Primer mediastinal B hücreli lenfoma olarak sayılabilir.

Hodgkin ve Non-Hodgkin Lenfoma (NHL) farkı nedir?

Hodgkin lenfoma köken aldığı lenf düğümlerinden diğerlerine düzenli bir şekilde yayılırken, Non-Hodgkin lenfoma (NHL) diğer lenf düğümlerine daha çokkan yoluyla düzensiz olarak yayılır. Hodgkin lenfoma yavaş seyirlidir, kombine kemoterapi ile %80-90 tam iyileşme söz konusudur. NHL’de ise agresif (saldırgan) seyreden tipleri tehlikelidir, yoğun kemoterapiye rağmen tekrarlama olasılığı yüksektir. İndolent (iyi seyirli) formları ise sıklıkla tedavi gerektirmez, sık aralıklarla takip edilir.

Lenf Kanseri Neden Olur?

Lenf kanserinin neden geliştiği ile ilgili çalışmalar hala devam etmektedir. Lenfomanın sebepleri tam olarak aydınlatılamamış olsa da lenfosit adı verilen hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalması hastalığın temelini oluşturur. Lenfositlerin genetik yapısında yani DNA’sında meydana gelen mutasyonlar hücrenin daha hızlı çoğalmasına neden olur. Yine mutasyonlar nedeniyle yaşam süresinin sonuna gelen ve ölmesi gereken lenfositler yaşamaya devam eder. Tüm bunların sonucunda da lenfosit hücre sayısında anormal bir artış olur ve artan hücreler lenf sisteminde kitle oluşturur.

Lenf kanseri açısından risk oluşturan bazı faktörler tanımlanmıştır. Bu faktörler Hodgkin ve Non-Hodgkin Lenfoma tiplerinde farklılık gösterebilir.

Hodgkin lenfoma açısından riski artıran faktörler:

· Yaş: Hodgkin lenfoma tanısı alan hastalar, çoğunlukla 20-30 yaşları arasındadır veya 55 yaşından büyüktür.

· Cinsiyet: Erkekler bu tip lenfoma açısından daha büyük risk altındadır.

· Aile hikayesi: Yakın akrabalarında Hodgkin lenfoma bulunan kişilerde bu hastalığın görülme ihtimali artmıştır.

· İmmün Yetmezlik: HIV adı verilen virüsle enfekte kişilerde lenfoma gelişme riski fazladır.

Non-Hodgkin Lenfoma için risk faktörleri:

· İmmün Yetmezlik: HIV enfeksiyonu ya da uzun süreli bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanımı sonucunda gelişen immün yetmezlik NHL için risk faktörüdür.

· Otoimmün Hastalıklar: Çölyak hastalığı, romatoid artrit gibi bazı otoimmün hastalıklara sahip kişilerde NHL görülme ihtimali artmıştır.

· Cinsiyet: NHL’nin bazı tipleri erkeklerde daha sık görülürken, bazı tipleri de kadınlarda daha yaygın olarak görülür.

· Enfeksiyon: Epstein Barr Virüs (EBV), Hepatit C, Helicobacter pylori, HTLV-1 gibi mikroorganizmalara bağlı gerçekleşen enfeksiyon NHL riskini artırır.

· Kimyasal Madde veya Radyasyon Maruziyeti: Böcek ya da bitki ilaçları gibi kimyasallara veya nükleer radyasyona maruz kalmak da NHL açısından riski artıran durumlardır.

· Obezite: Obezitenin de NHL riskini artırdığı düşünülmekle birlikte bu konu için araştırmalar devam etmektedir.

. Yaş: Pek çok Hodgkin olmayan tipte lenfoma 60 yaş ve üstü bireylerde görülür. ABD’de ortanca tanı alma yaşı 67’dir.

. Ülke ve etnik köken: Bu hastalık gelişmiş ülkelerde daha yaygındır.

Lenfoma Tanısı ve Tedavisi Nasıldır?

Lenf kanserinin tanısında fizik muayene büyük önem taşır. Hastada büyüyen lenf bezleri muayene edilerek bezin boyutu, sertliği, hareketliliği gibi parametreleri incelenir. Lenfoma tanısı için kan tahlili yapılarak lenfositler başta olmak üzere kan hücrelerinin sayısına bakılabilir. Lenf nodu biyopsisi de lenf kanseri tanısı koymada ve lenf kanserinin türünü belirlemede sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. X-ray, MRI, BT gibi görüntüleme yöntemleri de lenf kanserinin yerleşimini belirlemek için kullanılabilir.

Lenfoma tanısı koyduktan sonra tedavi yaklaşımını belirlemede en önemli etkenlerden biri de kanserin evrelemesidir. Lenfomada evreleme şu şekildedir:

Lenf kanseri (Lenfoma) Ne Demek? Lenf Kanseri Neden Olur, Belirtileri Nelerdir?

· Evre 1: Kanser, tek bir lenf bezinde ya da organın sınırlı bir kısmında yer alır.

· Evre 2: Kanser, birbirine yakın iki lenf bezinde ya da bir organ ve ilgili organın yakınındaki lenf bezlerindedir.

· Evre 3: Bu evrede kanser, pek çok lenf bezine yayılmıştır veya vücudun her iki tarafında da kanserli doku vardır.

· Evre 4: Kanser bu evrede; organ ve lenf bezlerindeki kanserli doku vücuda yayılır ve akciğer, karaciğer gibi organlara metastaz yapar.

Lenf kanseri tedavisi planlanırken kanserin türü, evresi, hastanın genel sağlık durumu ve tedavi için tercih ettiği yöntem gibi pek çok faktör göz önüne alınır. Tüm bu faktörlere bağlı olarak lenfoma tedavisinde:

· Aktif Gözlem: Yavaş büyüyen lenfoma türlerinde, lenf kanseri hastanın günlük aktivitelerini çok fazla etkilemiyorsa, hasta aktif gözlem ile takip edilebilir. Aktif gözlem; hastanın genel durumunda bir bozulma olması, hastadaki belirti ve bulguların şiddetlenmesi gibi durumlar gözlenene dek devam edebilir. İlerleyen dönemlerde hastanın durumuna göre tedaviye başlanabilir.

· Kemoterapi: Kanser hücrelerini öldürmek için hastaya damardan ya da ağız yoluyla kemoterapötik ajanlar verilebilir.

· Radyoterapi: Kanser hücrelerini öldürmek için yüksek enerjili parçacıklardan yararlanılabilir.

· Kemik İliği Nakli: Hastanın kanserli hücrelerin yer aldığı kemik iliği, kemoterapi ve radyoterapi ile baskılanır. Baskılanan kemik iliği yerine sağlıklı bir kişiden alınan kemik iliği nakledilerek, hastanın sağlıklı kan hücreleri üretebilmesi sağlanır.

· Diğer Yöntemler: Kanserli hücrelerde görülen spesifik bozukluklukları hedef alan yeni tedavi yöntemleri geliştirilmiştir. Bu yöntemler ile verilen ilaçlar sadece kanserli hücreler üzerinde etki gösterir ve daha az yan etkiye neden olur.

Gözlem ve bekleme, kemoterapi ve ışın tedavisi ile birlikte lenfoma tedavisinde aşağıdaki yöntemler de kullanılır:

Biyolojik ilaçlar
Antikor tedavisi
Kök hücre nakli
Splenektomi (dalağın alınması)
Steroit (kortizon) tedavisi
Radyoimmünoterapi
Cerrahi müdahale
İmmünoterapi
Lenfoma tedavisinde monoklonal antikorlar (insan eliyle yapılan bağışıklık sistemi proteinleri) önemli bir yere sahiptir.

Lenf Sistemi

Lenf sistemi bağışıklık sistemimizin bir parçasıdır. Bağışıklık sistemi vücudumuzun enfeksiyonlarla ve hastalıklarla savaşmasına yardımcı olur.

Lenf sistemi büyük oranda lenfosit adı verilen hücrelerden oluşur. Lenfositler bir çeşit beyaz kan hücresidir. İki çeşit beyaz kan hücresi vardır:

B lenfositleri (B hücreleri): B hücreleri antikor adı verilen proteinler üreterek vücudun virüs ve bakteri gibi yabancı yapılara karşı korunmasına yardımcı olurlar.
T lenfositleri (T hücreleri): T hücrelerinin çeşitli türleri vardır. Bazı T hücreleri virüsleri, bakterileri ve vücuttaki anormal hücreleri yok eder. Diğer T hücreleri, bağışıklık sistemindeki diğer hücrelerinin aktivitesini kontrol eder.

Vücutta lenf dokularının bulunduğu bölgeler

Lenf bezleri: Lenf bezleri lenfositlerin ve diğer bağışıklık sistemi hücrelerinin oluşturduğu fasulye büyüklüğünde bezlerdir. Göğüs, karın ve alt karının içi dahil olmak üzere vücudun her yerinde bulunurlar. Bu bezler lenfatik damarlar yoluyla birbirlerine bağlanmışlardır.

Dalak: Dalak vücudun sol tarafında, alt kaburga kemiklerinin altında bulunan bir organdır. Dalak lenfositleri ve diğer bağışıklık sistemi hücrelerini üretir. Aynı zamanda hasarlı kan hücrelerini, bakterileri ve hücre artıklarını temizler.

Kemik iliği: Kemik iliği belli bazı kemiklerin içinde bulunan bir dokudur. Yeni kan hücreleri (lenfositler dahil) burada oluşturulur.

Timüs bezi: Timüs bezi, göğüs kemiğinin (iman tahtası) üst kısmının altında ve kalbin önünde bulunan küçük bir organdır. T hücrelerinin gelişmesinde önemli rol oynar.

Adenoidler (daha küçük lenf bezleri) ve bademcikler: Bu dokular boğazın arkasında bulunurlar. Nefesle alınan veya yutulan bakterilere ve/veya virüslere karşı antikorlar üretirler.

Sindirim sistemi: Mide, bağırsaklar ve pek çok diğer organda da lenf dokusu bulunur.

Lenf kanseri (Lenfoma) Ne Demek? Lenf Kanseri Neden Olur, Belirtileri Nelerdir?

Tedavi Sonrası Yaşam

Tedaviyle hastalıktan kurtulan kişilerde bir süre kemik ya da eklem ağrısı, ellerde ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu gibi sıkıntılar yaşansa da bunlar bir süre sonra ortadan kalkacaktır. Önemli olan hekim ve hasta arasında sürekli bir iletişimin olmasıdır.

Ayrıca hastanın yaşam kalitesini yükseltmek için sağlıklı beslenmesi, egzersiz yapması ve mümkün olduğunca stresten uzak kalması gerekir. Kesinlikle sigara ve alkol kullanmamak gerekir. Lenfoma geçirmiş olmak kişide diğer kanserler açısından riski artıran bir unsur olduğundan diğer kanserleri taramaya yönelik düzenli olarak mamografi ve kolonoskopi yaptırmasında yarar var.

Lenfoma ve PET MR

PET MR, lenfoma değerlendirmelerinin tüm yönlerinde önemli bir rol oynar, çünkü:

Tekrarlı PET/BT taramalarından alınan BT radyasyonunu elimine ederek yaşam boyu radyasyona maruz kalmayı azaltır.

MR’da difüzyon ağırlıklı görüntülemenin eklenmesiyle tespit doğruluğunu arttırır.

Erken evreli/düşük gradeli veya daha az FDG tutulumu gösteren lenfomaların tespitini iyileştirir.

Lenfoma, tedavi edilebilir bir kanser türüdür. Hastalığın erken evrede tanı alması ve uygun tedavinin uygulanması ile başarılı sonuçlar elde edilebilir. Lenfoma şüphesi taşıyan kişilerin vakit kaybetmeden donanımlı bir sağlık merkezine başvurması faydalı olacaktır. Sağlıklı günler dileriz.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.