Küçük esnafı ilgilendiren Yeni Vergi Usulü Kanunu, TBMM’de kabul edildi

TBMM Genel Kurulu’nda, Vergi Usulü Yasası’nda değişiklik öngören kanun teklifi kabul edildi. Basit usulde vergilendirilen mükelleflerin kazançları, Gelir Vergisi’nden istisna tutulacak. ‘Küçük esnaf’ olarak ifade edilen ve 850 bin civarında olan bu mükellef grubunun kazançlarının istisna edilmesiyle senelik beyanname vermemeleri sağlanacak.
Takip et
Küçük esnafı ilgilendiren Yeni Vergi Usulü Kanunu, TBMM’de kabul edildi
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Meclis Genel Kurulunda, Vergi Usul Yasası ile Bazı Yasalarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Teklifi, kabul edilerek yasalaştı.

Buna göre, kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan tarımsal destek ödemeleri üstünden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisi, çiftçilerin düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri koşuluyla, tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile ret ve iade edilecek.

Bu düzenlemeden faydalanmak için vazgeçilen davalarla alakalı daha önce verilmiş ve yasa yolu tüketilmemiş kararlar uyarınca, taraflara tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın işlem yapılmayacak, idarece de açılmış davalar sürdürülmeyecek, faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmeyecek, hükmedilmişse ödenmeyecek. Hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunanların iade talepleriyle alakalı olarak bu hüküm uygulanmayacak.

3 bin 600 liradan fazla vergi yahut vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ilanın, Gelir İdaresi Başkanlığı yahut alakalı idarenin resmi internet sitesinde de duyurulabilmesine olanak tanınıyor. Bu konudaki usul ve esasları tespit etmeye, Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınıyor.

Yasayla, senelik gelir vergisi beyannamesinin mart ayında verilmesine devam edilmesi sağlanıyor.

850 BİN CİVARINDA KÜÇÜK ESNAF

Yasaya göre, basit usulde vergilendirilen mükelleflerin kazançları, gelir vergisinden istisna tutulacak.

“Küçük esnaf” olarak ifade edilen ve 850 bin civarında olan bu mükellef grubunun kazançlarının istisna edilmesiyle senelik beyanname vermemeleri sağlanacak.

Sosyal içerik üreticiliği ile mobil cihazlar için uygulama geliştiriciliğinde kazanç istisnası getirilecek. Buna göre, internet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üstünden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon yahut tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üstünden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden istisna tutulacak. Bu istisnadan faydalanılabilmesi için Türkiye’de kurulu bankalarda bir hesap açılması ve bu faaliyetlere ilişkin bütün hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi koşul olacak.

Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat tutarı üstünden, aktarım tarihi itibarıyla yüzde 15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmak ve Gelir Vergisi Yasası’nun “muhtasar beyanname” ve “vergi tevkifatının yatırılması” başlıklı maddelerindeki esaslar çerçevesinde beyan edip ödemekle yükümlü olacak. Bu tutar üstünden öte yandan tevkifat yapılmayacak.

Mükelleflerin, düzenleme kapsamı dışında başka faaliyetlerinden kaynaklanan kazanç ya da iratlarının bulunması istisnadan faydalanmalarına engel olmayacak.

İstisnaya ilişkin koşulların taşınmadığının belirlenmesi halinde eksik tahakkuk etmiş olan vergi, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle beraber tahsil olunacak.

Cumhurbaşkanı, düzenlemedeki tevkifat oranını her bir faaliyet türü için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye, bir katına kadar artırmak suretiyle tekrardan belirlemeye yetkili olacak. Bu düzenleme, 1 Ocak 2022’den itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere düzenlemenin yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

TARIMSAL DESTEK ÖDEMELERİ GELİR VERGİSİNDEN İSTİSNA OLACAK

Tarım sektörü ve çiftçilerin desteklenmesi için kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan destekleme ödemeleri, gelir vergisinden istisna tutulacak ve bu ödemelerden herhangi bir vergi kesintisi yapılmayacak.

Senelik beyanname ile bildirilen gelir üstünden tahakkuk ettirilen gelir vergisi, mart ve temmuz aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenecek.

Düzenlemeyle cari vergilendirme döneminin ilk dokuz ayı, üçer aylık dönemler itibarıyla geçici vergi dönemleri olarak tespit edilecek. Buna göre, cari vergilendirme dönemi içindeki üç, altı ve dokuz aylık periyodlar üçer aylık dönemler itibariyle geçici vergi dönemleri kabul edilecek. İlgili takvim senesi yahut hesap döneminin son üç aylık dönemi ise geçici vergi dönemi kapsamında sayılmayacak, madde kapsamındaki mükellefler tarafından bu dönem için geçici vergi beyannamesi verilmeyecek. Bu düzenleme, 2022 senesi vergilendirme dönemine ilişkin verilecek beyannamelerden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

ELEKTRONİK ORTAMDA VERGİ DAİRESİ KURULABİLECEK

Vergiye uyumlu mükelleflerin vergi indirimden faydalanma şartı olan “indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu sene ile önceki iki senede haklarında tarhiyat yapılmamış olması” şartı, yapılan tarhiyatların kesinleşmesine bağlı olacak.

Söz konusu süre içinde kesinleşen tarhiyatın indirim tutar sınırının yüzde 1’inden az olması vaziyetinde da indirimden faydalanma koşulları ihlal edilmemiş sayılacak.

Yapılan tarhiyatın indirimden yararlanıldıktan sonra kesinleşmesi vaziyetinde yararlanılan indirimin mükelleften geri alınmasına ilişkin hüküm, madde metninden çıkarılıyor. Kesinleşmiş tarhiyat bulunmaması kuralı, vergi beyannameleriyle sınırlandırılacak.1 Ocak 2022’den itibaren verilmesi gereken senelik gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Fiziki ortamdan bağımsız olarak elektronik ortamda vergi dairesi kurulabilecek. Elektronik ortamda kurulan vergi dairelerinin öbür vergi dairelerinin şubesi olarak tespit edilerek mükelleflere hızlı ve etkin hizmet verilebilmesinin sağlanması, vergi dairesince yapılan işlemlerin elektronik ortamda kurulan vergi daireleri tarafından da yerine getirilmesini temin edecek düzenlemeler yapma konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki veriliyor.

Gelir İdaresi Başkanlığının görev alanına ilişkin işlerde hizmet alımı yoluyla çalıştırılanlar ile hizmet alımı yapılanların ortak ve yöneticileri de öğrendikleri sırlar ve gizli kalması gereken öbür hususlar açısından yasaklara, bu görevlerinden ayrılsalar dahi uymak mecburiyetinde olacak.

Yabancı memleketlerde bulunan Türk vatandaşlarına yapılacak tebligatlar, Gelir İdaresi Başkanlığına gönderilmeksizin, vergi dairesi başkanlıkları yahut defterdarlıklar tarafından doğrudan yurt dışı temsilciliklerine gönderilecek.

Gelir İdaresi Başkanlığı, vergi ve mükellefiyet türü ile düzeltmeye konu tutarı ayrı ayrı yahut beraber dikkate alarak düzeltme yetkisinin devredilmesi ile düzeltmenin bağlı olunan vergi dairesi dışındaki vergi daireleri tarafından yapılmasına izin vermeye ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye yetkili olacak.

UZAKTAN İNCELEME

Ticari faaliyetlerin icrasında değişen iş yeri kavramı, vergi araştırmasına taraf olan mükelleflerin büyük çoğunluğunun elektronik defter ve belge kullanması, dijital olarak veri depolama imkanlarının çeşitlenmiş olması, araştırmaların daha fazla teknolojik ekipmanlar kullanılmak suretiyle yapılması, inceleme süreçlerinin dijital ortama taşınması gibi gelişmelerin “uzaktan araştırmayı” mümkün hale getirdiği gerekçesiyle, vergi araştırmasının uzaktan yapılabilmesine yönelik düzenlemeler yapılıyor. Bu düzenleme, 1 Temmuz 2022’de yürürlüğe girecek.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, mükelleflerin bildirmeye mecbur olduğu bilgilerin, kamu kurum ve kuruluşları tarafından Bakanlığa yazılı yahut elektronik olarak bildirilmesi vaziyetinde, bu bildirimi mükellefler tarafından yapılmış bildirim olarak kabul etmeye, böyle kabul edilecek bildirimleri faaliyet konusu, gelir unsuru ile mükellefiyet, vergi, iş yeri ve firma türlerini ayrı ayrı yahut beraber dikkate alarak belirlemeye ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye yetkili olacak.

Fiziki ortamda tutulan defterlerde bulunan tasdik zorunluluğuna benzer biçimde, Hazine ve Maliye Bakanlığının Ticaret Bakanlığı ile müştereken yahut kendisi tarafından tespit ettiği usul, asıl ve süreler dahilinde söz konusu defterler için berat alınması yahut defterlerin onaylanması tasdik hükmünde sayılacak; berat alınması ve onay işlemlerinde tespit edilen usul, asıl ve sürelere uyulmaması halinde ise defterlerin tasdik ettirilmemiş sayılacak.

Mükelleflere kullanma zorunluluğu getirilen belgelerin, öngörülen mecburi bilgileri taşımaması halinde bu belgelerin vergi yasaları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılması uygulaması kapsamına elektronik belge olarak düzenlenmesi gereken belgeler de dahil ediliyor.

Yararlanılması, yeminli mali müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibrazı şartına bağlanan muafiyet, istisna, zarar mahsubu ve benzeri konularda, tasdik raporunun lüzumlu süre içerisinde ibraz edilmemesi vaziyetinde, mükellefe tebliğ edilmek koşulu ile 60 günlük bir mühlet verilecek ve bu süre içinde verilmesi halinde tasdik raporu zamanında verilmiş sayılacak.

Yasaya göre, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde belirlenenler ile defter tutmak zorunda olan serbest meslek erbabı ve çiftçiler, söz konusu Yasa kapsamındaki belgeleri düzenleme mecburiyeti bulunmayanlara yaptırdıkları işler yahut onlardan satın aldıkları mallar için işi yapana yahut malı satana imzalatacakları gider pusulası düzenleyecek. Vergiden muaf esnaf için gerçekleştirilen gider pusulası, bu kişiler tarafından verilmiş fatura hükmünde olacak. Gider pusulası, malın teslimi yahut hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içinde düzenlenecek, bu süre içerisinde düzenlenmeyen gider pusulası hiç düzenlenmemiş sayılacak.

Yasayla bazı vaziyetlerde gider pusulası yerine kabul edilebilecek belgelere ilişkin düzenlemeler de yaşama geçiriliyor. Bu kapsamda maddede öngörülen hallerde banka, ödeme kuruluşu ve PTT tarafından gerçekleştirilen belgeler ile Yasa uygulamasında belge düzenleme yükümlülüğü bulunmayan kamu kurum ve kuruluşlarının tabi oldukları öbür alakalı mevzuat dahilinde düzenledikleri belgeler gider pusulası yerine kabul edilecek; bu hallerde mükellefler tarafından öte yandan gider pusulası düzenlenmesine gerek kalmayacak. Bu madde, düzenlemenin yayım tarihini takip eden ayın başında yürürlüğe girecek.

VERGİ MAHREMİYETİ HÜKÜMLERİ, YETKİLİ ORTAK, YÖNETİCİ VE ÇALIŞANLARA DA UYGULANACAK

Düzenlemeyle söz konusu Yasaya, “elektronik defter beratı” ve “elektronik muhasebe fişi” tanımları ekleniyor. Buna göre, elektronik defter beratı, elektronik ortamda tutulan defterlere ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından tespit edilen standartlara uygun bilgileri içeren ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından onaylanmış elektronik dosya; elektronik muhasebe fişi ise biçim hükümlerinden bağımsız olarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından tespit edilen standart ve içeriğe uygun olarak elektronik ortamda gerçekleştirilen, imzalanan, muhafaza ve ibraz edilebilen muhasebe fişine ait elektronik kayıtlar bütünü biçiminde tanımlanıyor.

Yasayla, mükelleflerin defter ve belgelerini elektronik ortamda ibraz edilebilmesine olanak sağlanırken, vergi mahremiyetine ilişkin hükümlerin elektronik defter, belge ve kayıtların yaratılması, imzalanması, iletilmesi ve saklanması hususlarından herhangi biri için hizmet verme konusunda yetkilendirilen mükelleflerin ortak, yönetici ve çalışanları hakkında da uygulanması olanağı getiriliyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığınca, tutulması ve düzenlenmesi mecburi defter, kayıt ve belgelerin, mikro film, mikro fiş yahut elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla yapılması yahut bu kayıt ortamlarında saklanmasının yanı sıra mikro film, mikro fiş yahut elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla ibraz edilmesine de izin verilmesi yahut mecburiyet getirilmesi için yetki veriliyor.

MALİYET BEDELİNE DAHİL EDİLECEK GİDERLER

Vergi Usul Yasası’ndaki iktisadi kıymet değerlerinin değerleme ölçütleri arasına “alış bedeli” de ekleniyor.

İktisadi kıymetlerin değerleme ölçüsü olarak dikkate alınan “maliyet bedeli” tanımına girmesi mecburi olan ve olmayan unsurlar kapsamlı sayılarak söz konusu Yasa’a dercediliyor. Böylece uygulamada tereddütlere neden olan, maliyet bedeline mecburi yahut ihtiyari olarak dahil edilmesi öngörülen giderler sayılarak maliyet bedelinin nelerden oluştuğunun açıklığa kavuşturulması hedefleniyor.

Buna göre, iktisadi kıymetin, iktisap edilmesi yahut değerinin artırılmasıyla doğrudan alakalı gümrük vergileri, gümrük komisyonları, yükleme, boşaltma, nakliye ve montaj giderleri; iktisadi kıymetin iktisap edilmesi yahut değerinin artırılmasıyla doğrudan alakalı resim ve harçlar, noter, tapu, mahkeme, değer tespiti, danışmanlık, komisyon ve ilan giderleri; iktisadi kıymetin finansmanında kullanılan kredilere ait faiz giderleri ve bunlara ilişkin kur farklarının emtiada emtianın stoklara girdiği tarihe kadar, öbür iktisadi kıymetlerde ise iktisadi kıymetin envantere alındığı hesap döneminin sonuna kadar olan kısmı ile söz konusu kredilere ilişkin giderler; iktisadi kıymetin stoklara yahut envantere alındığı tarihe kadarki depolama ve sigorta giderleri ile gayrimenkullerde mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit giderler, maliyet bedeline dahil edilecek.

Gayrimenkullerle doğrudan alakalı olması koşuluyla bunların envantere alındığı hesap dönemi sonuna kadar alınan hibeler maliyet bedelinden indirilecek. Mükelleflere, iktisadi kıymetin (emtia hariç) iktisap edilmesi yahut değerinin artırılmasıyla alakalı özel tüketim vergisi, indirilemeyecek katma değer vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi ile kaynak kullanımını destekleme fonunu, maliyet bedeline dahil edebilme yahut genel giderler arasında gösterebilme serbestliği getiriliyor.

Yasa’a değerleme ölçüsü olarak eklenen “alış bedeli”, bir iktisadi kıymetin satın alma bedeli olarak tanımlanıyor. Buna göre, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesiyle alakalı öbür giderler alış bedeline dahil edilmeyecek.

YENİDEN DEĞERLEME ORANI DÜZENLEMESİ

Yasayla “Enflasyon düzeltmesi, tekrardan değerleme oranı ve tekrardan değerleme” başlığı düzenleniyor. Buna göre, tam mükellefiyete tabi ve bilanço aslına göre defter tutan gelir yahut kurumlar vergisi mükellefleri, enflasyon düzeltmesi yapanlar ile kayıtlarını TL dışında başka bir para birimiyle tutmalarına izin verilenler hariç, enflasyon düzeltmesi yapma koşullarının gerçekleşmediği hesap dönemlerinin sonu itibarıyla bilançolarına dahil bulunan amortismana tabi iktisadi kıymetlerini ve bunlar üstünden ayrılmış olup bilançolarının pasifinde gösterilen amortismanları, Yasayla tespit edilen koşullar doğrultusunda tekrardan değerleyebilecek.

Tekrardan değerleme yapılacak senenin ekim ayında bir önceki senenin aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Yİ-ÜFE’de yaşanan yaklaşık fiyat artış oranı, tekrardan değerleme oranı olarak dikkate alınacak. Kendilerine özel hesap dönemi tayin olunan mükellefler için özel hesap döneminin başladığı takvim senesine ait oran asıl alınacak. Geçici vergi dönemleri itibarıyla yapılacak değerlemede asıl alınacak tekrardan değerleme oranı ise bir önceki senenin kasım ayından başlamak üzere; 3, 6 ve 9’uncu aylarda bir önceki 3, 6 ve 9 aylık dönemlere göre Yİ-ÜFE’de yaşanan yaklaşık fiyat artış oranı asıl alınmak suretiyle tespit edilecek.

Tekrardan değerlemede iktisadi kıymetlerin değerinde yaşanan değer artışı, tekrardan değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin her birine isabet eden değer artışı detaylı olarak görünecek biçimde bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilecek.

İktisadi kıymetlerini bu fıkra kapsamında tekrardan değerlemeye tabi tutan mükellefler bu kıymetlerini, tekrardan değerleme ardından bulunan değerleri üstünden amortismana tabi tutmaya devam edecek.

Pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışı tutarının, sermayeye ilave edilme dışında herhangi bir biçimde başka bir hesaba nakledilen yahut işletmeden çekilen kısmı, bu işlemin yapıldığı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde gelir yahut kurumlar vergisine tabi tutulacak.

Tekrardan değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde, bunlara isabet eden pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışları aynen amortismanlar gibi muameleye tabi tutulacak.

Her senenin tekrardan değerleme oranı fakat o seneye ait değerlemede nazara alınabilecek. Tekrardan değerlemenin herhangi bir sene yapılamamasından yahut değerleme oranının düşük uygulanmasından dolayı daha sonraki senelerde geçmiş dönemlere ilişkin tekrardan değerleme yapılamayacak.

Hesap dönemi içinde aktife giren iktisadi kıymetler için aktife girdiği hesap döneminde, tekrardan değerleme yapılmayacak. Bu düzenleme 1 Ocak 2022 tarihinde yürürlüğe girecek.

Yasaya göre amortismanın süre bakımından uygulanmasına yönelik usullere yenileri ekleniyor.

Dileyen mükellefler, amortisman işlemine, işletme aktifine yeni kaydedilecek iktisadi kıymetler için bunların kullanıma hazır olduğu tarihte başlayıp ve her bir hesap dönemi için kıymetin aktifte kaldığı süre kadar, gün aslına göre amortisman ayırabilecek.

Sürenin gün olarak hesaplanması için Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilen yararlı ömür süreleri, 365 ile çarpılacak. Mükellefler, tespit edilen yararlı ömürlerden kısa olmamak üzere amortisman süresini, her sene için aynı nispet olmak kaydıyla belirleyebilecek. Bu süre Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit edilen sürenin 2 katını ve 50 senesi aşamayacak. Mükellefler bu tercihlerini, iktisadi kıymetin envantere alındığı geçici vergi dönemi sonu itibarıyla kullanacak. Bu biçimde tespit edilen amortisman süresi ve oranı, izleyen dönemlerde değiştirilemeyecek.

Amortisman hesaplanmasına başlandıktan sonra bu hesaplama şeklinden vazgeçilemeyecek.

Yapılan protestoya yahut yazı ile bir defadan fazla istenilmesine karşın borçlunun ödemediği dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük olan alacaklara ilişkin azami bir tutar tespit edilerek, bu konudaki belirsizlik gideriliyor. Protestoya yahut yazı ile bir defadan fazla istenilmesine karşın borçlu tarafından ödenmemiş ve 3 bin lirayı aşmayan alacaklar, şüpheli alacak sayılacak. Şüpheli alacak hükümleri, işletme hesabı aslında defter tutan mükellefler açısından da uygulanabilecek.

MEVCUT UYGULAMADAKİ TEREDDÜTLÜ HUSUSLAR GİDERİLİYOR

Amortismana tabi malların satılmasında mevcut uygulamadaki tereddütlü hususlar gideriliyor.

Satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi yahut benzer mahiyetteki bir iktisadi kıymetin iktisabı, işin niteliğine göre mecburi bulunur yahut bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa, satıştan doğan kar, satışın yapıldığı tarihi takip eden üçüncü takvim senesinin sonuna kadar pasifte geçici bir hesapta tutulabilecek. Bu süre içinde satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi yahut benzer mahiyetteki bir iktisadi kıymetin iktisabı gerçekleşmezse, geçici hesapta tutulan kar, satışın yapıldığı senesi takip eden üçüncü takvim senesinin kar ve zarar hesabına eklenecek.

Yangın, deprem, sel, su basması gibi afetler yüzünden tamamen yahut kısmen ziyuğrayan amortismana tabi iktisadi kıymetler için alınan sigorta tazminatı ile ziyuğrayan amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yenilenmesi yahut benzer mahiyetteki bir iktisadi kıymetin iktisabı işin niteliğine göre mecburi bulunur yahut bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa tazminat fazlası, bilanço aslına göre defter tutan mükellef tarafından üçüncü takvim senesinin sonuna kadar pasifte geçici bir hesapta tutulabilecek.

Pasifte geçici bir hesapta tutulan tazminat fazlası, finansal kiralama yoluyla edinilenler de dahil olmak üzere, iktisap edilen bir yahut birden fazla kıymetin ayrılacak amortismanlarına mahsup edilecek. Bu mahsup tamamlandıktan sonra itfa edilmemiş olarak kalan değerlerin amortismanına devam olunacak.

VERGİ ZİYAI CEZASI YÜZDE 50 ORANINDA ARTIRILARAK UYGULANACAK

Vergi ziyaına sebebiyet vermekten yahut usulsüzlükten ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında; cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren 5. senenin isabet ettiği takvim senesinin sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın; kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren 2. senenin isabet ettiği takvim senesinin sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi vaziyetinde, vergi ziyaı cezası yüzde 50, usulsüzlük cezası yüzde 25 oranında artırılarak uygulanacak. Artırım tutarı kesinleşen cezadan, kesinleşen birden fazla ceza olması vaziyetinde tutar itibarıyla en yükseğinden fazla olamayacak.

Kağıt ortamında yapılan, tutulan kayıt ve defterlere yönelik olarak kayıt nizamına ilişkin hükümlere uyulmaması vaziyetinde kesilecek cezalar ile elektronik kayıt ve defter uygulamalarındaki kayıt nizamına uyulmaması fiillerine uygulanacak cezaların aynı mahiyette olması ve bu fiillere karşılık olarak birinci derece usulsüzlük cezası kesilmesi temin edilerek uygulamada meydana gelen tereddütler giderilecek.

ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI

Gider pusulasının hiç düzenlenmemiş sayıldığı vaziyetlere bağlı olarak özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi temin edilecek.

Tasdik kapsamına alınan konulara ilişkin ibraz edilmesi gereken yeminli mali müşavir tasdik raporunun, tespit edilen sürede ibraz yükümlülüğünü yerine getirmeyen mükellef ismine özel usulsüzlük cezası kesilecek.

Belge basımıyla alakalı bildirim görevini, tespit edilen sürede yerine getirmeyen ya da bildirimi eksik yahut hatalı yapan matbişletmecilerine 1400 lira özel usulsüzlük cezası verilecek.

Özel usulsüzlük cezası, bildirimin tespit edilen sürenin sonundan başlayarak 30 gün içinde yapılması ya da eksik yahut hatalı yapılan bildirimin aynı süre içinde tamamlanması, düzeltilmesi vaziyetinde yarı oranında uygulanacak.

Yeminli mali müşavir tasdik raporunun söylenen sürede ibraz edilmemesi vaziyetinde, tasdik raporu ibraz koşulu getirilen mükellef ismine 50 bin liradan az ve 500 bin liradan fazla olmamak üzere, yararlanılması tasdik raporunun ibrazı şartına bağlanan tutarın yüzde 5’i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilecek.

İhtilafların azaltılması ve vergisel süreçlerde etkinliğin artırılması için 5 bin Türk lirasını aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin uzlaşma talep edilebilmesi ve bu tutarı aşmayan usulsüzlük cezaları içinse Vergi Usul Yasası’nda söylenen indirim oranının yüzde 50 artırımlı olarak uygulanması sağlanıyor.

ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI

Yasaya göre mükellefler, usulüne uygun yürürlüğe konulmuş bir çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerine aykırı olarak vergilendirildiği yahut böyle vergilendirileceğine ilişkin güçlü emareler bulunduğu iddiasıyla anlaşmanın “karşılıklı anlaşma usulü” hükümlerine göre Gelir İdaresi Başkanlığına başvurabilecek. Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerine bağlı olarak bu müracaat, anlaşmaya taraf öbür akit devlet yetkili makamları aracılığıyla da yapılabilecek.

Karşılıklı anlaşma usulüne göre müracaat, başvuru kapsamındaki tarh ve tebliğ edilen vergi ve cezalar ile ihtirazi kayıtla verilen beyanname üstüne tahakkuk eden vergiye ilişkin dava açma süresini durduracak. Yapılan müracaata konu talebin reddi yahut öbür akit devletin yetkili makamı ile anlaşmaya varılamaması vaziyetinde, bu vaziyet bir yazıyla mükellefe tebliğ edilecek. Mükellef, yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren kalan dava açma süresi içerisinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabilecek. Dava açma süresi, 15 günden az kalmışsa bu süre yazının tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzayacak.

Karşılıklı anlaşma usulü müracaatının neticelendirilmesine ilişkin düzenleme getiriliyor. Buna göre, müracaatın Gelir İdaresi Başkanlığı ile öbür akit devletin yetkili makamı arasında anlaşmaya varılarak sonuçlandırılması halinde vaziyet mükellefe bir yazı ile tebliğ edilecek. Yazının tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde mükellefin varılan anlaşmayı kabul edip etmediğini, Gelir İdaresi Başkanlığına bildirecek. Mükellef bu süre içinde bildirimde bulunmadığı takdirde, varılan anlaşmayı kabul etmemiş sayılacak. Anlaşma sonucunun kabul edilmemesi yahut kabul edilmemiş sayılması vaziyetinde, 30 günlük sürenin bitiminden itibaren dava açma süresi tekrardan işlemeye başlayacak ve vergi mahkemesi nezdinde dava açılabilecek. Dava açma süresi, 15 günden az kalmış ise bu süre 15 gün olarak uzatılacak.

Karşılıklı anlaşmanın vaki olduğu vaziyette üstünde anlaşılan hususlar ve anlaşma uyarınca düzeltilen vergi ve cezalar hakkında dava açılamayacak ve hiçbir mercie şikayette bulunulamayacak. Söz konusu vergi ve cezalar, düzeltme işleminin mükellefe tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay içerisinde ödenecek. Düzeltme işlemine konu verginin hepsi ile cezaların yarısının bu süre zarfında ödenmesi halinde, cezanın yarısı indirilecek.

MÜKELLEFLERİN UZLAŞMA TALEBİNE İLİŞKİN DÜZENLEMELER

Yasa, müracaat öncesi açılan davalar ve uzlaşma talebine ilişkin düzenlemeler de içeriyor.

Mükellef, yaptığı müracaattan önce dava açmışsa dava, karşılıklı anlaşma usulü başvurusu neticeye bağlanmadan vergi mahkemelerince incelenmeyecek. Dava herhangi bir nedenle incelenir ve karara bağlanırsa karşılıklı anlaşma başvurusuna ilişkin netice dikkate alınacak. Anlaşma neticesi, idare tarafından yargı mercilerine bildirilecek. Karşılıklı anlaşmanın gerçekleşmemesi halinde, durdurulmuş olan davanın görülmesine vergi mahkemesinde devam edilecek.

Uzlaşma talebinde bulunmuşsa uzlaşma, karşılıklı anlaşma usulü müracaatının neticeye bağlanmasına kadar ertelenecek. Mükellef, anlaşmanın sonucunu beklemeksizin uzlaşma hakkını kullanmayı talep ettiği takdirde müracaatından vazgeçmiş sayılacak ve uzlaşmanın gerçekleştiği vaziyette, öbür akit devlete yönelik düzeltme talebi hariç, tekrar karşılıklı anlaşma usulü müracaatında bulunamayacak.

Karşılıklı anlaşma sonucuna göre, Türkiye’de düzeltme yapılmasının gerekmesi vaziyetinde, anlaşma neticesi, yasanın zamanaşımı hükümlerine bakılmaksızın uygulanacak. Anlaşma sonucunun uygulanması için çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasında bir müddet öngörülmüş ise bu süre ile alakalı hükümler saklı kalacak.

Mükellef, karşılıklı anlaşmanın sonucunu kabul ettiği vaziyetler hariç olmak üzere, sürecin herhangi bir aşamasında müracaatını geri çekebilecek, bu vaziyette duran zamanaşımı kaldığı yerden işlemeye devam edecek. Mükellefin, müracaatını geri çektiği vaziyette, yasanın öbür hükümleri kapsamındaki başvuru hakları saklı kalacak. Karşılıklı anlaşma usulüne başvurulması, tahakkuk eden vergi ve cezaların tahsilatını durdurmayacak.

Bu düzenlemeler, 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren yapılacak müracaatlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Mükelleflerin istemeleri halinde, ilk defa tekrardan değerleme yapacakları hesap döneminden önceki hesap döneminin sonu itibarıyla bilançolarına kayıtlı bulunan taşınmazlar ile amortismana tabi öbür iktisadi kıymetlerini, hükümlere uymak şartıyla tekrardan değerleyebilmelerine olanak sağlanacak. Bu madde, 1 Ocak 2022 tarihinde yürürlüğe girecek.

DAMGA VERGİSİ İSTİSNASI

Yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları, (YİKOB), Damga Vergisi Yasası uygulamasında resmi daire kapsamına alınacak.

Damga Vergisi Yasası’nda “Ticari ve medeni işlerle alakalı kağıtlar” başlıklı bölümünde yapılan düzenlemelerle, teminatlı sermaye piyasası araçlarının ihracında işlem maliyetlerinin azaltılması sağlanıyor. Sermaye Piyasası Yasası kapsamında teminat yöneticisinin taraf oldukları dahil olmak üzere, sermaye piyasası araçlarının ihracına konu teminatlara ilişkin gerçekleştirilen makbuz ve kağıtlara damga vergisi istisnası yapılacak.

Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasası’na ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde yazılı genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idarelerine, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarına, belediyelere ve köylere yapılacak bağışlara ilişkin, alakalı idare ile bağışlayanlar arasında gerçekleştirilen kağıtlara damga vergisi istisnası sağlanacak.

Gelir Vergisi Yasasının mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetler katma değer vergisinden istisna edilecek. Bu hüküm, 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren söz konusu madde kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Sağlığa zararlı tütün mamulleriyle mücadelede etkinliğin artırılması ile otomotiv sektöründe oluşabilecek fiyat dalgalanmalarına uygun vergilemenin sağlanabilmesi, günün sosyal, ekonomik ve mali ihtiyaçlarına göre hızlı ve esnek karar alınabilmesi için Özel Tüketim Vergisi Yasası ile Cumhurbaşkanına tanınan yetki değiştiriliyor. Yasada yer alan II sayılı listedeki mallar için tespit edilen oranları ve oranlara asıl özel tüketim vergisi matrahlarının alt ve üst sınırları 3 katına ve III sayılı liste B cetvelindeki mallar için asgari maktu vergi 3 katına kadar çıkarılabilecek.

ATV VE UTV’YE AYNI ORANDA VERGİLENDİRME

Fiziksel ve teknik niteliklerine göre gümrük tarife cetvelinin farklı pozisyonlarında yer verilen ATV (All Terrain Vehicle/her türlü arazide kullanılan araç) ve UTV (Utility Task Vehicle/çok maksatlı hizmet aracı) adlı araç tiplerinin aynı oranda vergilendirmeleri sağlanacak.

Öte Yandan motor silindir hacmine ve özel tüketim vergisi matrahına göre farklı oranlarda vergilendirilen motorlu karavanlarda vergilendirmeye asıl tek bir oran tespit ediliyor.

Bankacılık Yasası’nda yapılan düzenleme ile varlık yönetim firmalarına kuruldukları takvim senesi ve bunu izleyen 5 sene süresince uygulanan damga vergisi, harç ve KKDF istisnası devamlı hale getirilecek, söz konusu firmalara tanınan banka ve sigorta muameleleri vergisine ilişkin istisna kaldırılacak. Bu madde, 1 Ocak 2022 tarihinde yürürlüğe girecek.

KURUMLAR VERGİSİ YASASI’NDA DEĞİŞİKLİK

Kurumlar Vergisi Yasası’nda yapılan değişiklikle, nakdi sermaye artışından kaynaklanan faiz indirimi müessesesiyle firmaların sermaye yapısı kuvvetlendirilerek, özkaynakla finansman teşvik ediliyor. Düzenlemeyle, Türkiye’de yabancı sermaye, yurt dışından kaynak girişinin artırılması amaçlanıyor. Buna göre, nakdi sermaye artışlarının, yurt dışından getirilen nakitle karşılanan kısmı için oran yüzde 75 olarak uygulanacak. Bu hüküm, yasanın yayımı tarihinden itibaren madde kapsamında yapılacak nakdi sermaye artışlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Yatırım teşvik belgesi bazında yapılan yatırım harcamasına yatırıma katkı oranının uygulanmasıyla tespit edilen tutarın yüzde 10’luk kısmı, kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken ayı takip eden ikinci ayın sonuna kadar talep edilmesi koşuluyla, ÖTV ve KDV hariç olmak üzere tahakkuk etmiş öbür vergi borçlarından terkin edilmek suretiyle kullanılabilecek. Bu madde, 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren yapılacak yatırım harcamalarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Yasayla, 1 Ocak 2022’de yürürlüğe girmesi öngörülen konaklama vergisinin yürürlük tarihi 1 Ocak 2023’e ertelendi.

Teklifin, kurumlar vergisi beyan sürelerini düzenleyen iki maddesi ise metinden çıkarıldı.

Meclis Başkanvekili Haydar Akar, birleşimi 19 Ekim Salı günü 15.00’te toplanmak üzere kapattı.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.