Kleopatra Plajı’ndaki sarı kum servet değerinde! Terlikle dahi basmak yasak

Terlikle basmak yasak, üstünde güneşlenmek yasak, mayo ve bikinilerin içinde biriken kum dışarı taşınmasın diyerek duş almak mecburi. Peki Kleopatra efsanesiyle bilinen plajda nasıl bu vaziyete gelindi?
Takip et
Kleopatra Plajı’ndaki sarı kum servet değerinde! Terlikle dahi basmak yasak
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Gökova Körfezi’nde yer verilen Sedir Adası, namı-ı öbür Kleopatra adası enfes bir doğa harikası olarak her sene sayısız turiste ev sahipliği yapıyor.

Altın sarısı kumları ile ünlü olan Sedir Adası içinde yer verilen Kleopatra Plajı hakkında çok sayıda rivayet bulunuyor. Efsaneye göre, kendisiyle evlenmeyi kabul eden Kleopatra’ya bu coşkusunun hediyesini vermek isteyen Antonius, ortalama 3 bin sene önce Kleopatra’yı götüreceği Sedir Adası’na Mısır’dan 60 büyük gemiyle her tanesi aynı büyüklükte olan kumları getirtti.Tabii ki bu yalnızca bir efsane… Uzmanlar, bu plajdaki kumların özelliğinin jeolojide ‘ooid’ olarak isimlendirilen tanelerden oluşması olduğunu belirtiyor.

TERLİKLE DAHİ BASMAK YASAK

Bu taneler ise öyle değerli ki, Mısır Kraliçesi’nin adını taşıyan Kleopatra Plajı’nın kumsalı uzun senelerdir koruma altında. 24 saat boyunca adadaki görevliler tarafından korunan altın sarısı kumlara turistlerin terlikle dahi basmasına izin verilmiyor, kumsalda oturmaya ve güneşlenmeye de müsaade edilmiyor. Güneşlenmek isteyenler kumsalın arka tarafında bulunan kayalık alanlardaki şezlonglara uzanabiliyor. Denize girenlerin, mayo ve bikinilerindeki kumları plaj dışına taşımamaları için duş almaları da bir öbür mecburiyet.

Kumların dışarı taşınmasını engellemek için 2007 senesinde kumsal alanı iplerle çevrildi. Sedir Adası’na gittiğinizde Kleopatra Plajına doğru yürürken ”Plajdan hiçbir biçimde kum alınamaz, taşınamaz, kum alındığının tespiti halinde 2863 no’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası kapsamında yasal işlem uygulanacaktır” uyarısı ile karşılaşıyorsunuz. Peki ama Kleopatra Plajı’ndaki kumun özelliği ne? Neden koruma altına alınmış vaziyette? Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Murat Gül, adanın ve plajın önemini, kumların neden korunma altına alındığını 4 soruda anlatıyor.

‘KLEOPATRA PLAJI ÖZEL ŞARTLARIN BİR ARAYA GELDİĞİ BİR ALAN’

1- Koruma altına alınan Kleopatra plajındaki kumun özelliği nedir?

Kleopatra Plajı’nın dış yüzeyi pürüzsüz, çapı 2 mm altında (ağırlıklı olarak 1mm civarında), küremsi-yuvarlak biçimli inci gibi gözüken, jeolojide ‘ooid’ olarak isimlendirilen tanelerden oluşuyor. Bu tür tanelerin oluşumu için uygun su derinliği, çalkantılı deniz tabanı, yeteri kalsiyum karbonat doygunluğu gibi özel şartların bir arada olması gerekiyor.

Kleopatra Plajı bu özel şartların bir araya geldiği özel bir alan olması sebebiyle, korunumu oldukça mühim. Sahip olduğu bu özel özelliklerinden dolayı gerek yerli gerekse yabancı araştırmacıların alakasını çekiyor bilimsel yayınların yanı sıra belgesellere de konu oluyor. Ooidlerin nitelikleri yanında, Mısır’dan taşınıp taşınmadığı da bu incelemelerde tartışılmış olup hala merak konusu olmaya devam ediyor.

2- Dünyada korumaya alınan pek çok plaj var. Kleopatra Plajı’ndaki kumun diğerlerinden farklı bir özelliği var mı?

Renklerinden, bileşenlerinden, coğrafik konumlarından ya da hikâyelerinden dolayı dünyada birçok plaj koruma altında. Kleopatra Plajı’ndaki gibi özel ooid kumlarından oluşan plaj sayısı çok az. Öte Yandan tarihi ünlü Romalı General Markus Antonius ve Mısır Kraliçesi Kleopatra arasında geçen destansı aşk hikâyesiyle de ilişkilendirilmesi plajın değerini ve cazibesini daha da artırıyor.

3- Benzeri başka hangi plajlarda var?

Günümüzde Bahama, Abu Dabi, Basra Körfezi, Büyük Set Resifi, Mısır ve Tunus gibi alanlarda benzeri oluşumları görmek mümkün. Fakat ooidli plajların boyutları çok büyük sahaları kapsamıyor. Bu sebeple Kleopatra Plajı, ülkemize ve Muğla ilimize değer katan nadir doğal oluşumlardan biridir.

‘YOK OLURSA GERİ GETİRMEK MÜMKÜN DEĞİL’

4- Kumun azalmasının doğaya zararı nedir?

Kleopatra Plajı’nda olduğu gibi bu tür sahalar bölgedeki canlı oluşumuna ev sahipliği yapıyor. Plaj yok olumu bu tür canlıların başka sahalara göç etmesine neden olabilir. Mühim hususlardan biri, bölge morfolojisinin mühim bir bileşeni olan, oluşumu onlarca yüzlerce sene sürekliliği olan özel şartlar gerektiren plajın yok olması halinde geri getirmek pek mümkün görünmüyor. Dolayısıyla, oldukça sınırlı alanda gelişen, küçük miktarlarda olan ooidli plaj kumlarının etkin bir biçimde korunmaya devam edilmesi gerekiyor.

Dünyada da Kleopatra Plajı’ndaki gibi eşşiz kumlara sahip plajlar devlet tarafından koruma altına alınıyor fakat bu paha biçilmez kumlar bulundukları ülkelerden kaçırılıp kimi zaman bir akvaryumu süslüyor, kimi zaman internet sitelerinde satışa sunuluyor, kimi zaman birilerine hediye ediliyor ama giden kumun yerine yenisi kesinlikle gelmiyor.

İşte bunlardan biri de İtalya’nın batısında bulunan Sardinya adası…‘Adanın kum hırsızları ile başı belada…

BU SENE 6 TON KUM ÇALINDI

Sardinya Soyuldu ve Yağmalandı’ manasına gelen bir Facebook aktivist grubu pandemi sebebiyle dışarı kaçırılan kum miktarındaki azalmanın sonrasında 2021 senesinde şuana kadar alınan kum miktarını hesapladı. Yerel kampanyacılar, 2021 senesinde Sardinya adasını ziyaret eden turistlerin kumsallarından 6 ton kum çaldığını belirtiyor. Sardinya kumunu, çakıltaşlarını ve deniz kabuklarını alıp satmak 2017 senesinde kanun dışı hale gelmişti.

ORTALAMA 30 BİN TL PARA CEZASI VAR

Buna karşın bazıları bilmeden bazıları hatıra olsun diyerek bazıları de ticari maksatlı kum ve deniz kabuklarını çalmaya devam ediyor ve ortalama 3 bin euroya varan (29 bin 816 TL) para cezalarıyla karşı karşıya kalıyor.Kum kaçakçılarını en çok cezbeden şey Budelli adasında bulunan pembe kum.

Budelli’nin pembe plajı, 1994’ten beri milli parkın bir parçası ve ziyarete kapalı. Buna karşın yerel kampanyacılar, internette “bulması çok zor” diyerek pazarlanan satılık pembe kum torbalarının fotoğraflarını buldu. Belediye başkanını en çok rahatsız eden şey, Sardunya’nın batı kıyısındaki beyaz kumlu Sinis plajında suçlarını gizlemeye çalışan turistlerin cüretkarlığıydı.

Temmuz ayı sonlarında bir sabah, İtalya’dan gelen çocuklu bir ailenin plastik şişelere kum doldurduğunu gören bir ada sakini vaziyeti hemen polise bildirdi.

BİR AVUÇ KUMA HAPİS CEZASI

20 kilometrelik bozulmamış sahil şeridine sahip Cabras kasabasının belediye başkanı Andrea Abis, “Polis geldiğinde çift bunu reddetti ve kum dolu şişeleri bir plaj havlusunun altına saklamaya çalıştı.” Çifte olay yerinde 850 £ para cezası kesildi ama maalesef bu manzara ender görülen bir vaziyet değil.

Her yaz, Sardunya’nın eşsiz plajlarından tonlarca kum yağmalanıyor. Para cezaları 500 € ile 3.000 € arasında değişiyor. Çaldıkları yüklü miktarlarla adayı terk etmeye çalışırken yakalananlar ise hapis cezasına çarptırılıyor. Suçluların çoğu, Sardunya kumunu hatıra olarak, akvaryumlarında kullanmak yahut internetten satmak için evlerine götürmek isteyenler.

2019’da da polis, bir feribota binmek üzereyken Fransız bir çifti otomobillerinin bagajında 14 büyük plastik şişede bulunan 40 kg kumla yakalamıştı. Çift, akvaryumlarını süslemek için gerçek Sardunya kumu istedikleri için bunu yaptıklarını belirtmişti.

SUÇ İŞLEDİKLERİNİN FARKINDA OLMAYANLAR DA VAR

Adanın üç havaalanını ve limanını denetleyen özel bir polis birimini var. Yaz aylarında her gün yolcular bagaj kontrolünden geçerken bagajlarında kum şişeleri buluyorlar. Sardunya’dan gelen kuma talep yüksek olduğu için ekip öte yandan kanun dışı satışlar için de bir yandan interneti araştırıyor.

Bu sezon şuana kadar binlerce avroluk para cezası verildi. İnsanların çoğunluğu bir suç işlediklerinin farkında bile değil. Bu yaz sosyal medya, radyo ve televizyon üstünden yürütülen bir bilgilendirme kampanyası, kum kaçakçılığının Sardunya’nın çevresine ne kadar zarar verdiğini vurguluyor. Polisler plajları devriye geziyor, doğal kaynakların çalınmasının asla yasak olduğu konusunda herkesi uyarıyor.

GİDEN KUMUN YERİNE YENİSİ GELMİYOR

Olbia mali polisinin grup komutanı Carlo Lazzari “Amacımız sardunya için bir kaynak olan turistleri terörize etmek değil, insanları bilinçlendirmek. Her şeyden çok amacımız çevremizi korumaktır.” diyor.

İtalya’daki çevreciler, böyle kumların azalmasının özellikle kayaların erozyonundan üretilen beyaz ve pembe renkli kuvars kumu içeren Sinis gibi plajların azalmasına yol açabileceğinden korkuyorlar çünkü jeolojik açıdan bu kumlar çoğalmıyor ve bu sebeple kaybedilen kumun yerine yenisi gelmiyor.

2015 senesinde, kum hırsızlığı olaylarını kamuoyu önünde kınayan ve kışın azalan kumların alındığı kumsalları yenilemekle geçiren gönüllüler bir araya gelerek Sardinya Robbed and Plundered’ı yarattı. Grubun başkanı Franco Murro, “Biz Sardinyalılar adamıza çok bağlıyız. Bu çok büyük bir iş ama çevre için yararlı bir şey yaptığımızı bildiğimiz için çok tatmin edici” şeklinde konuştu.”Sardunya’da en çok rağbet gören kumları arasında olan Budelli adasındaki pembe kumlu Spiaggia Rosa plajında, 1990’ların ortalarında ziyaretçilerin plaja girmesi yasaklanmadan önce, kum hırsızlığı olağan bir olaydı.

PİŞMAN OLUP ÇALDIKLARI KUMLARI GERİ GÖNDERİYORLAR

Adadan kum çalan onlarca kişi yaptıklarından pişman olup ve kumu Sardunya’ya iade etti. Budelli’ye yakın bir ada olan Caprera’daki mineralojik ve vahşi hayat müzesinde itiraf mektupları ve iade edilen bu kumlar sergileniyor. Müze müdürü Tommaso Gamboni, “Karayipler’e gittiğimde hatıra olarak birkaç fotoğrafla geri döndüm ve başka hiçbir şeyle gelmedim” şeklinde konuştu.

Cabras kasabasının belediye başkanı Andrea Abis, “Her kum çalındığında çocuklarımın geleceğinin bir parçasının elimden alındığını hissediyorum. İnsanlar kesinlikle geri gelmeyecek bir şeyi çalıyorlar.” diyerek isyan ediyor.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.