Kılıçdaroğlu’na meydan okudu! İstediğin kanalda istediğin zaman…

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Kılıçdaroğlu’nun canlı yayın teklifine yanıt verdi ve “Sayın Kılıçdaroğlu istiyorsa, ben hazırım, gelsin, istediği gün, istediği saatte, istediği televizyonda, hatta istiyorsa CHP Genel Merkezinde, istediği basın mensuplarıyla birlikte, bu daveti göğüslüyorum, karşılamak istiyorum.” şeklinde konuştu.
Takip et
Kılıçdaroğlu’na meydan okudu! İstediğin kanalda istediğin zaman…
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Çanakkale Zaferi’nin yarın kutlanacağını söyleyerek, “Çanakkale ruhu bir asrı aşkın bir zamandır Anadolu’ya rehber olma niteliğini sürdürüyor.” diyerek konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partisinin grup toplantısında, “Erdoğan benden korkuyor” diye yaşamının en kötü esprisini yaptığını vurgulayan Turan, kendileri gibi CHP’li milletvekillerinin de buna tebessüm ettiğini anlattı.

“DENKLİK MESELESİ”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, demokrasiyle birlikte şeffaf bir yaşam sürdürdüğünü ve Türkiye’de seçilmiş en değerli insanlardan biri olduğunu dile getiren Turan, “Fakat Sayın Kılıçdaroğlu, bir gecelik kaset operasyonuyla CHP gibi tarihi bir partinin başına geçerek genel başkan oldu. Ne işi var Sayın Erdoğan’ın, operasyonla genel başkan olmuş bir kişiyle? Konu korkmak değil, konu denklik meselesidir.” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’de “olmaz” denilen birçok şeyi başardığına işaret eden Turan, “Darbenin durdurulmasında en büyük payın sahibi olan kişiyle, darbeden kaçan, korkan bir kişinin karşılıklı olarak ne işi var televizyonda?” değerlendirmesinde bulundu.

“KILIÇDAROĞLU İSTİYORSA BEN HAZIRIM”

Kılıçdaroğlu’nun iddiasının manasız olduğunu ifade eden Turan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Madem Sayın Kılıçdaroğlu bu kadar hevesli, AK Partililerle, Genel Başkanımızla karşılıklı tartışmaktan bu kadar kendince ümitli, ben huzurlarınızda bu çağrıyı yapıyorum. Bırakın dünya lideri Erdoğan ile Kılıçdaroğlu’na bir arada münakaşa olanağı vermeyi. Sayın Kılıçdaroğlu istiyorsa, ben hazırım, gelsin, istediği gün, istediği saatte, istediği televizyonda, hatta istiyorsa CHP Genel Merkezinde, istediği basın mensuplarıyla birlikte, bu daveti göğüslüyorum, karşılamak istiyorum.

Gelelim bir araya ve soralım Kılıçdaroğlu’na, hala partinizdeki tacize tecavüze sessiz kalacak mısınız? Çıkalım televizyona ve soralım Kılıçdaroğlu’na, hala ‘PYD, komşumuz olsun. PYD terör örgütü değildir’ diyor musunuz? Denizli milletvekiline neden sahip çıkmadınız, neden istifa ettirdiniz? Hala ‘Atatürk demem, Mustafa Kemal derim’ diyen il başkanlarına sahip çıkmaya devam edecek misiniz?”

Bu üslubun Türkiye’nin ana muhalefet liderine yakışmadığını kaydeden Turan, Kılıçdaroğlu’nu daha sağduyulu bir dile davet etti.

“Biz, Anayasa’da öngörülen sürecin şahitleri olduk”

TBMM Genel Kurulunda, HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin şehit olmasına ilişkin Turan, “Sayın Gergerlioğlu hakkında bugün yapılan işlem ne oylamadır ne karardır ne de benzer hüküm doğuran bir ifadedir. Bugün Meclis Başkanvekilimizin okumuş olduğu karar, Anayasa, iç tüzük gereği mahkemenin verdiği kararın okunmasıdır. Biz, oylama yapmadık. Biz, karar vermedik. Biz, Anayasa’da öngörülen sürecin şahitleri olduk.” ifadesini kullandı.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin, Gergerlioğlu’na “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan verilen 2 sene 6 ay hapis cezasını onadığını hatırlatan Turan, “Gergerlioğlu, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel müracaat hakkını kullanarak, önlem kararı istemiş. Yani, Anayasa Mahkemesi’ne ‘Meclis’te okunmasın bu karar’ demiş. Ancak Anayasa Mahkemesi önlem kararını da reddetmiş. Sayın Meclis Başkanı’na bu kararı okumaktan başka hiçbir yol kalmamış. O yüzden bugünkü Genel Kurul’da demokrasiye, adaba aykırı tavır ve davranışlar hiçbirimizin hak etmediği davranışlardı.” diyerek konuştu.

Bugün Meclisin çalışamadığına dikkati çeken Turan, “Ne olursa olsun, usulü olan bir işlemin karşılığında tepkinin bu şekilde olmaması gerekir.” şeklinde konuştu.

Kürsüye çıkanı konuşturmayan, hakaret eden bir tarzın hiç kimseye yararı olmadığını söyleyen Turan, “Kandil’e karşı süt dökmüş kedi gibi olanların, milletin Meclisinde milletin vekillerine aslanmış gibi numara yapmasını milletin takdirine bırakıyorum.” görüşünü dile getirdi.

“Bu hükmün gereğini, Meclis Başkanlığı başta olmak üzere bütün ilgililer yapacaktır”

Açıklamalarının sonrasında Turan, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı.

TBMM Genel Kurulu’nda oturma eylemi devam ederse, nasıl bir işlem uygulanacağının sorulması üstüne Turan, Türkiye’nin dünyadaki en köklü parlamentolardan birine sahip olduğunu belirtti.

Bugün yapılan işlemden sonra Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düştüğünü ve Genel Kurul’da olma hakkının kalmadığını vurgulayan Turan, “HDP’nin içerisinde az sayıda olduğunu düşündüğüm, daha makul davranan, mevzuata, kanunlara uyacağını düşündüğüm insanların lüzumlu önlemleri alacağını, makulleşilen bir sürecin yaşanacağını, Meclisimizin kaldığı yerden çalışmalarına devam edeceğini öngörüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun da milletvekilliğinin düşürüldüğünü hatırlatan Turan, Berberoğlu’nun bu tarz bir eyleme, görüntüye sebebiyet vermeden alakalı yerlerde itirazını yaparak, Anayasa Mahkemesi kararının doğrultusunda tekrar vekilliğini kazandığını anlattı.

Mahkemelerin istenilen kararı verince “iyi”, istenmeyen kararı verince “kötü” yaklaşımının doğru olmadığını söyleyen Turan, “Önümüzde yasal bir vaziyet var. Kesin hüküm var. Bu hükmün gereğini de Meclis Başkanlığı başta olmak üzere bütün ilgililer yapacaktır. Bu konunun da en kısa zaman içerisinde makul bir zemine oturacağını düşünüyorum.” ifadesini kullandı.

“HDP, iradesini milletten alıp, Kandil’e satan bir hale geldi”

TBMM Genel Kurulunda, Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşmesinin sonrasında HDP’li milletvekillerinin, AK Partili milletvekillerine yönelik tepkisinin sorulması üstüne Turan, şu şekilde devam etti:

“O görüntüleri hiçbir AK Parti milletvekilimiz hak etmiyor. Bırakın AK Parti’yi, Türkiye’nin hiçbir ferdi hak etmiyor. Türkiye’de darbenin karşısında en çok duran parti, AK Parti’dir. Türkiye’de demokrasinin kuvvetlenmesi için en çok bedel ödeyen parti, AK Parti’dir. Kendi genel başkanının hapse girmesinden, milletvekilliğinin engellenmesinden, parti kapatma davalarına konu olmasından başlayın da birçok konuda demokrasinin ülkemizde kuvvetlenmesi için adımlar atmıştır. O gün orada yargı kararını okuyan alakalı Meclis Başkanvekiline laf atmayıp, ki atmamaları gerekir, mahkeme kararına laf atmayıp, ki atmamaları gerekir, dönüp yalnızca AK Parti’ye hakaret eden ifadeler kullanmalarını milletimizin takdirine bırakıyorum. İstediğini yapsınlar. Bu millet kimin terörle birlikte yol yürüdüğünü, kimin terörü durdurmak için büyük adımlar attığını görüyor. HDP’nin anketlerde, toplumda karşılığına baktığımızda, kendisine uzatılan barış güvercini yaklaşımının ne kadar itildiğini, saz çalan adamlardan, silah kullanan adamlara nasıl evrildiğini herkes görüyor. Keşke bu süreç iyi değerlendirilseydi.”

HDP seçmeninin, milletvekillerine “terörle iş yapın” diyerek oy vermediğini kaydeden Turan, “Türkiye’de 83 milyon azizdir, eşittir, birliktedir. Bir partiye oy verdiği için bir kişiye kızılmaz. Biz, buna sitem etmiyoruz fakat 6 milyon insan HDP’ye oy verirken, ‘terörle aranıza mesafe koymayın’ diyerek vermedi. ‘Atamalarınızı, konuşmalarınızı Kandil hazırlasın’ diyerek vermedi. Aksine ‘Türkiye’de demokrasiyi kuvvetlendirin, haklarımızı, kimliğimizi koruyun kollayın’ diyerek oy verdi. Ama HDP, iradesini milletten alıp, Kandil’e satan bir hale geldi” diyerek konuştu.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.