Kayseri’yi ‘sağlık’lı günler bekliyor

Kayseri gıdadan mobilyaya, teknolojiden ağır sanayiye çok sayıda alanda devler liginde bir şehir. Erciyes’le, hemen eteğindeki Kapadokya’yla turizmin de cazibe merkezlerinden… Ancak tüm bunların yanında yeni bir merkez daha olmaya aday. Büyükşehir Belediye Başbakanı Dr. Memduh Büyükkılıç, “Sıradaki hedefimiz Kayseri’yi sağlık turizminin de merkezi yapmak” diyor…

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şaheseri ‘Beş Şehir’i ne zaman elime alsam Kayseri gelir aklıma… Sanki o beşlinin içinde Kayseri de varmış gibi… Acaba Tanpınar Kayseri’yi neden dikkate almadı diye düşünürüm. Öyle ya İstanbul’dan Bursa’ya inmiş, oradan Ankara’ya geçmiş, Konya’ya girip dolaşmış oradan ta Erzurum’a atlamış. O müthiş kalemi Kayseri’ye uğramamış. Ama elbet bir bildiği vardır diyorum… Bilinen tarihin her döneminde var Kayseri. Hep zengin, hep müreffeh, renkli ve üretken… Bugün de aynı gücü ve ihtişamıyla yoluna devam ediyor. Genetik kod haline gelmiş keskin bir ticari zekanın beslediği bu parıltı Türkiye’yi aşıp dünyaya yayılmış vaziyette…

‘TİCARET BİZİM GENİMİZE İŞLEMİŞ’

Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç tecrübeli bir isim. 4 dönem Melikgazi belediye başkanlığı yapmış. Şehrinin potansiyeline ve kurumunun gücüne inanmış soğukkanlı bir özgüvenle konuştu…

Kayseri’yi ‘sağlık’lı günler bekliyor

Musa Kesler ileMemduh Büyükkılıç

Kayseri insanının ticarete yatkınlığı nereden geliyor?

Öncelikle şunu söylemeliyim, Kayseri bir cazibe merkezi. Herhangi bir şehir değil. Köklü bir tarihi var. Bu köklü tarihte de derinlikli bir ticari hayatın izleri… Kültepe’deki buluntular M.Ö. 4 bin yıllarına kadar giden ticari kültüre işaret ediyor. İpek yolu zamanında da Kayseri’de çok aktif bir ticari yaşam vardı. Yani ticaret Kayseri’nin genlerinde var.

Kayseri’nin sırrı üretim mi ticaret mi?

Ticaret önemli ama üretmeden ticaret yeterli değil. Kayseri’yi ticaretin ve endüstrinin merkezi olarak nitelendiriyoruz ama onunla yetinmiyoruz. Çünkü tarihin ve kültürün de merkezi. Değişik medeniyetlere ev sahipliği yapmış. Mesela Cumhuriyet Meydanı’nda etrafınıza bakın bir çırpıda Roma döneminden bugünlere çok değişik medeniyetlerin izlerini görürsünüz. Kapadokya yanı başımızda… Sultan Sazlığı var ki 300’den fazla kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Kapuzbaşı Şelaleleri kendi alanında ayrı bir doğa harikası. Bütün bunlar Kayseri için önemli değerler.

‘SAĞLIK TURİZMİNİN MERKEZİ OLACAK’

‘Kayserilinin akıllısı ticaret yapar, akıllı olmayanı okuturlar’ denir…

Şimdi öyle değil. Hem okuyor hem ticaret yapıyorlar. Çünkü artık dünyaya açıldık.

Buralara gelen turist sayısı sizi memnun ediyor mu?

Turizm potansiyelimiz giderek artacak. Ayrıca bu konuda bir başka vizyonumuz daha var. Şöyle ki Kayseri Şehir Hastanesi Sayın Cumhurbaşkanımızın bize en güzel hediyesi. Bunu pandemi döneminde daha iyi anladık. Örneğin yoğun bakıma dönüştürülebilecek 1600 yatağı olan bir kompleksten söz ediyoruz. Erciyes Üniversitesi 40 yıllık geçmişiyle sağlıkta önemli hizmetler yürütüyor. COVID-19’a karşı ciddi aşı çalışmaları var. Ayrıca hem çevre illerden hem başka ülkelerden gelenlere hizmet veriyor. Kayseri’de 30’a yakın sağlık tesisi var. Parmakla gösterilen doktorlarımız var. Bu potansiyel yabancılar tarafından kendiliğinden fark edildi. Böyle olunca biz sağlık turizmine dair çalışma başlattık. USHAŞ (Uluslararası Sağlık Hizmetleri A.Ş) ile protokol imzaladık. Havaalanımızda onlara bir yer tahsis ettik. Avrupa’dan, Asya’dan veya Ortadoğu’dan Kayseri’ye gelen bir hasta, havaalanına ayak bastıktan taburcu oluncaya kadar profesyonel bir hizmet ağının içinde. Kayseri’nin sağlık turizminde de bir merkez olacağından kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü altyapısı çok güçlü.

DEVLER LİGİNDE BİR ŞEHİR…

Türkiye’nin dev firmalarını listelediğinizde Kayserilileri en başta görürsünüz. Bu güç şehre de yansıyor. Köklü bir belediyecilik geçmişi var Kayseri’nin… Sultan Aziz döneminden itibaren (1869) belediye hizmetleri bugünkü manada kurumsallaşmış. Fransız mimar Henri Prost İstanbul’un şehir planı için çalıştığı 1940’lı yıllarda Alman mimar-şehir plancısı Prof. Dr. Gustav Oelsner de Kayseri’yi planlıyordu. Geniş bulvarlar ve büyük caddelerde hep bu köklü belediyecilik geçmişinin izleri var…

‘BAKTIK KÂRLI DEĞİL, KENDİ KOLONYAMIZI ÜRETTİK’

Kayseri’nin keskin ticari zekası, pandemiyle mücadelede de kendini göstermiş. Nasıl mı? Başkan Büyükkılıç anlatsın: “Pandemi tedbirleri başladığında biz bazı ürünleri önce piyasadan alıyorduk. Sonra baktık ki aldanıyoruz, aldatılıyoruz. Bir litre dezenfektan 85 lira… ‘Bu neyin nesiymiş bir inceleyin’ dedik. KASKİ’ye talimat verdik. İncelediler, çalıştılar ve ‘Başkanım biz bunu 8,5 liraya yaparız’ dediler. 10’da bir fiyatını ürettiler. Kamu kuruluşlarına bedava dağıttık. Kolonya mesela… Piyasaya bir baktık kolonya yüksek fiyat. Hemen kolonya da ürettik. Piyasada maske bulunmuyordu. KAYMEK hemen harekete geçti. Milyonlarca maske ürettiler. Hem ‘maske yok’ dedirtmedik hem kamuya dağıttık hem de fahiş fiyat ödemeden temin etmiş olduk.”

KAYSERİ DEMEK ERCİYES DEMEK
MİMAR SİNAN’IN YÜCE DAĞI

Kayseri’yi ‘sağlık’lı günler bekliyor

Ezgisinde, ağıtında, örfünde, adetinde hep Erciyes saklı Kayseri’nin. Hatta mimarisi tamamen Erciyes’ten mülhem. Erciyes sönmüş bir yanardağ. Bin yıllar önce püskürttüğü lavlardan dönüşen tüf kayaları yontularak Kayseri evlerinin esası olmuş. Öyle ki ilçeden ilçeye bile bu mimari farklılık gösterecek kadar zenginleşmiş. Mesela İncesu’daki yapılar Hacılar’dakilerden farklıdır. Oradakiler de Talas’tan… Mimar Sinan da işte böyle bir mimari zenginliğin içine doğmuş. Ağırnas’ta doğduğu taş ev bugün hâlâ ayakta… Yani Erciyes’in Sinan’ın üstünde de hakkı var.

KAYSERİ ALTINI PASTIRMAYA DEV YATIRIM

Kayseri’yi ‘sağlık’lı günler bekliyor

Bugün Kayseri ekonomisinin temellerinden biri de pastırma ve sucuk üretimi. ‘Kayseri Altını’ olarak nam salmış. Pastırma üreticileri Kars ve Erzurum’dan temin ettikleri hayvanlardan sağlıyor eti. Ama şimdi devasa ‘Beydeğirmeni Besi ve Hayvancılık Projesi’ var gündemde. Büyükşehir Belediyesi’nin temelini attığı bu projeyle 80 bin büyükbaş hayvanın üretilebileceği bir kompleks hedefleniyor. Başkan Büyükkılıç, 5.5 milyon metrekarelik bir alanı kapsayan bu projeden son derece umutlu. Bahsederken gözlerinin içi gülüyor.

BAŞKANLA 3 SORU 3 CEVAP

1)‘KAYSERİ’Yİ KAYSERİ YAPAN’ NEDİR?

Her şeyden önce üretimin ve ticaretin merkezi olması. İkisi birden, buna dikkat edin. Çünkü bunun çarpan etkisi çok yüksek. Burada üç tane organize sanayi bölgesi var, bir tane serbest bölge, iki tane teknopark. Bunlar yatırımcılar için çok önemli. Başka yere yatırım yapıp da sonra pişman olup yatırımı burada sürdüren çok insan tanıyorum. Bunlar başka şehirlerden iş adamları…

2) KAYSERİ’NİN EN ACİL İHTİYACI NE?

Kayserililerin beklentisi var. Bizim halk sayın Cumhurbaşkanımızı çok sever. Onun ülke meselelerindeki duruşuna hayranlar. Diyorlar ki ‘Şu bizim hızlı tren ve Kapadokya üzerinden Ankara-Niğde otobanına 90-100 kilometrelik bağlantı…’

3)GÜÇLÜ İSİMLER AVANTAJ MI?

Bazen dezavantaj… Kamu yatırımları bağlamında gittiğinizde baştan beri bütün siyasetçiler ‘Kayseri, sizde mi ya hu?’ diye sorar. Bizi önce bir kenara koyarlar. Israrcı olursak o zaman yardımcı olmaya çalışırlar. Yani ‘Siz kendiniz yaparsınız’ mantığı var. Çünkü Kayseri’de bir dayanışma ruhu ile topyekûn şehre hizmet anlayışı var. Hayırseverlerimizin eğitim, sağlık ve diğer sosyal alanlarda yıllardır yaptığı büyük hizmetler var…

AİLECE DOKTORLAR

Kayseri’yi ‘sağlık’lı günler bekliyor

Başkan Büyükkılıç eşi Necmiye ve oğlu Enes’le.

Başkan Büyükkılıç aynı zamanda bir doktor. Eşi ve oğlu da… Pandemi sürecine bir siyasetçi sorumluluğuyla yaklaştığı gibi hekim titizliğini de elden bırakmayarak uyarısını yapıyor: “Kimse ‘Bana bir şey olmaz’ demesin…”

NE YENİR?

PÖÇ, YAPRAK SARMASI VE ELBETTE MANTI…

Kayseri’yi ‘sağlık’lı günler bekliyor

Kayseri ekonomisiyle öne çıksa da güçlü de bir mutfağı var. Kayserililer bu mutfak kültürünün ikinci planda kalmasından hep rahatsız. Halbuki Antep ile de Hatay ile de rekabet edebileceklerine dair özgüvenleri var. Başka da rakip tanımıyorlar. Pastırma ve sucuk bu mutfağın temeli. Üçüncü ayakta türlü türlü çeşitleriyle mantı var. Hatta yaprak sarması için de çok iddialılar. Pöç de bir başka yöresel lezzetleri. Tatlıları da içecekleri de kendilerine mahsus. ‘yemekkayserideyenir.com’ yörenin tüm lezzetlerini fiyat bilgisiyle meraklılarına sunan bir mecra…

Kayseri’yi ‘sağlık’lı günler bekliyor

BURALARI GEZİN

‘GESİ BAĞLARI’NDA BAĞ EVİ KÜLTÜRÜ…

Kayseri’yi ‘sağlık’lı günler bekliyor

Meşhur türkü ‘Gesi bağlarında dolanıyorum’dan da anlaşılacağı gibi ‘bağlar’ Kayseri kültürünün güçlü bir motifi… Sıcaklar henüz bastırmadan, haziranda bağ evlerine gidilirmiş eskiden. Bu taşınmaya da ‘Göç’ denirmiş. Bugün de geçerli bu gelenek. Erciyes’in eteğindeki Hisarcık modern, hatta ‘ultra lüks’ bağ evleri ile dolu… Batı eteğindeki Hacılar da Kayseri’nin en zengin ailelerinin ocağı. Ama evler hâlâ yüzyıllar önceki gibi bağlar içinde ve müstakil… Sosyal mesafenin bu kadar dikkate alındığı bir şehir yapılanması nadir görülebilecek cinsten…

KAYSERİ’NİN ÜNLÜLERİ

‘HESABIMI İYİ BİLİRİM’

Kayseri’yi ‘sağlık’lı günler bekliyor

Ünlü manken Deniz Akkaya Kayserili. Hesabını kitabını iyi bilen bir isim olarak tanınıyor. Hatta icralık gayri menkullerin satıldığı bir internet sitesine üye olan Akkaya, bu durumu soran gazetecilere “Ben bir Kayseriliyim, paramın hesabını iyi bilirim” demişti.

‘BEN YARI KAYSERİLİYİM’

Kayseri’yi ‘sağlık’lı günler bekliyor

Megastar Tarkan da Kayserili ünlülerden ama anne tarafından. Kayseri’deki bir konserinde “Ben yarı Kayseriliyim. Bunu biliyor musunuz? Annem Kayserili, babam İzmirli” demiş ve 40 bin kişiden büyük alkış almıştı.

‘CÖMERT SOFRALARIN DİYARI’

Kayseri’yi ‘sağlık’lı günler bekliyor

Ünlü karikatürist ve oyuncu Hasan Kaçan, şu sözlerle anlatıyor memleketini: “Kayseri benim için ana baba yurdudur, vatanımdır, memleketimdir, çocukluğumdur. Samimiyet, sıcaklık dolu o güzel, cömert Kayseri sofralarını unutamam.”

‘CADDELERİNDE BİSİKLET SÜRERDİM’

Kayseri’yi ‘sağlık’lı günler bekliyor

Yeşilçam’ın ’altın çocuğu’ Göksel Arsoy Kayseri doğumlu: “Babamın Hava Üssü’ndeki vazifesinden dolayı Kayseri’de doğmuşum. İlkokulu ve ortaokulu orada okudum. Hava Üssü’nden gizlice çıkıp geniş caddelerinde bisiklet sürerdik. Sonra İstanbul’a geldim. Çeşitli vesilelerle de ziyaretlerim oldu.”

Haber Etiketleri

'Cevap kağıdım sosyal mesafeyi korudu' diyen öğrenci herkesi güldürdü

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı