Kağıt Ev dizisi ve La casa de papel arasındaki bağlantı ne? Kağıt Ev kitap özeti

Star TV ekranlarında Pazartesi akşamları yayınlanan ve başrollerinde Erdal Beşikçioğlu’nun oynadığı Kağıt Ev dizisi ilk bölümüyle büyük ilgi toplaması beklenirken ünlü yazar Carlos Maria Dominguez’in La casa de papel adlı roman çevirisi ön plana çıkıyor. Peki, Kağıt Ev gerçek hikayesi nedir? Carlos Maria Dominguez Kağıt Ev La casa de papel kitap özeti oku!
Takip et
Kağıt Ev dizisi ve La casa de papel arasındaki bağlantı ne? Kağıt Ev kitap özeti
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Türkiye’de büyük bir ilgi gören Kağıt Ev adlı kitabın yazarı olan Carlos María Domínguez, 23 Nisan 1955 tarihinde Arjantin’in Buenos Aires kentinde dünyaya geldi. 1989 yılından bu yana Montevideo’da hayatına devam eden yazar ve gazeteci Domínguez, romanlar, kısa öyküler, seyahat kronikleri, biyografiler ve oyunlar olmak üzere yaklaşık 20 kadar kitabı ile tanındı.

Kitabın karakterlerinden Bluma Lennon adlı kişi bir gün kitapçıdan bir şiir kitabı alarak onu okumaya başlar ve buna başladığı anda da bir arabanın altında kalarak hayatını kaybeder. Romandaki karakter Bluma aslında kitabın kurbanlarından birisi olmuştur. Cambridge Üniversitesi’nde akademisyen olan Bluma Lennon’un ölümünden sonra yerine farklı bir akademisyen geçer.

Carlos Bruer’in, Bluma’nın konferansına dinleyici olarak katıldığını ve Bluma’nın eşlik ettiği bir yemekte gördüğünü ve daha sonrasında da ikilinin baya samimi olduğunu söyleyince meslektaşı bu durum karşısında iyice meraklanır ve olayların sırrını çözmek adına harekete geçer.

Ailesinin de yaşadığı Buenes Ariste’ye gittikten sonra bu sır olayını araştırmak için şehirde kısa bir vakit geçirir. Montevi limanına gittikten sonra da burada Dinarli adında bir sahafçı ile görüşür. “Gölge Hattı” adlı kitap aslında olayların tüm sırrını çözecektir. Koleksiyoncu kitabı nereden bulduğunu sorunca kısa bir paniğe kapılır ve talihsiz hikayeler ortaya çıkar.

Kağıt Ev dizisi ve La casa de papel arasındaki bağlantı ne? Kağıt Ev kitap özeti

KAĞIT EV VE LA CASA DE PAPEL ARASINDAKİ BAĞLANTI NE?

Dünyada ve Türkiye çapında oldukça geniş kitlelere adını duyuran İspanyol yapımı dizi “La Casa De Papel”, Netflix platformunda yayınlanmaya başladığı tarihten (2017) itibaren büyük ilgi çekti.

“La Casa De Papel”‘in sadece bir dizi olduğunu düşünenler yanılıyor. Arjantin doğumlu yazar Carlos Maria Dominguez’in aynı isimli, “Kağıt Ev”, bir romanı da var.

Star TV ekranlarında Pazartesi akşamları yayınlanan ve başrollerinde Erdal Beşikçioğlu’nun oynadığı Kağıt Ev dizisi ilk bölümüyle büyük ilgi toplaması beklenirken ünlü yazar Carlos Maria Dominguez’in La casa de papel adlı roman çevirisi ön plana çıkıyor.

Her iki dizide aynı kitaptan esinlenerek yapılmıştır.

Kağıt Ev dizisi ve La casa de papel arasındaki bağlantı ne? Kağıt Ev kitap özeti

KAĞIT EV KONUSU

Cihan (Erdal Beşikçioğlu) ve Aylin Fırtına (Nur Fettahoğlu) oğulları Mert (Nejat Uygur), büyük kızları Cemre (Helin Kandemir) ve küçük kızları Melisa (Bulut Teker) ile; mutluluk ve refah içinde, imrenilecek bir hayat yaşamaktadırlar. Kariyerleri, evleri, hayatları kısacası çizdikleri aile tablosu mükemmeldir. Ama bu mükemmel hayatları tek bir yanlış anlama ile darmadağın olur.

Fırtına Ailesi’nin hayatı, verdikleri talihsiz bir karar ile bir anda değişecek, yıllarca büyük bir özen ve emekle kurdukları düzenleri ise bir gecede temellerinden sarsılacaktır. Onlar hem çocuklarını hem de ailelerini korumak için her şeyi göze almak zorundadırlar.

Kağıt Ev dizisi ve La casa de papel arasındaki bağlantı ne? Kağıt Ev kitap özeti

KAĞIT EV LA CASE DE PAPEL KİTAP ÖZETİ

Bluma Lennon adlı kişi bir kitapçıdan şiir kitabı alır ve okumaya başladığı an arabanın altında kalarak can verir. Bir kitabın insanı değiştirmesi ve hayatına yön vermesi olağan bir durumdur. Romandaki karakter Bluma kitap kurbanlarından biri olur. Bluma Lennon Cambridge Üniversitesi’nde akademisyendir. Ölümünden sonra yerine farklı bir akademisyen gelir. Yerine gelen meslektaşı onun odasına uğrar. Masada bir zarf dikkatini çeker. Kitabın ön ve arka kapaklarının toz tabakasıyla kaplıdır. Meslektaşı bu durumdan sonra araştırmalara başlar.

Masadaki kitap Carlos adlı kişiye ithaf edildiği yazıyordur. Öncelikle ilgisini çeken bu olur. Bu kişinin ismi üzerinden araştırmalara başlar. Uruguaylı olan bir kitap koleksiyoncusunun yanına gider. Carlos Bruer’in, Bluma’nın konferansına dinleyici olarak katıldığını ve Bluma’nın eşlik ettiği bir yemekte gördüğünü, daha sonra ikilinin baya samimi olduğunu söyler. Meslektaşı iyice meraklanır ve olayların sırrını öğrenmek ister. Bunun için Buenes Ariste’ye gider.

Ailesi orada yaşamaktadır. Hem ailesini ziyaret eder hem de bu sır olayını araştırmak amaçlı gider. Belli bir süre bu şehirde vakit geçirir ve asıl amacı olan konuyla ilgili olan Montevi limanına gider. Burada Dinarliadında bir sahafçı ile görüşür. Bu sahafçı, Braure’i tanıyordur ve koleksiyoncudur. Koleksiyoncu Brauer hakkında konuşacak kişi kendisi olmadığını söyler ve onu tanıyan birisinin numarasını verir.

Bluma gelen zarfta “Gölge Hattı” adlı kitabı koleksiyoncuya verir ve koleksiyoncu şaşırır. Koleksiyoncu kitabı nereden bulduğunu sorar. Panik yapar ve bu konu hakkında Delgado ile konuşması gerektiğini elindeki kitabın talihsiz bir hikayesi olduğunu söyler. Bilgi vermeye devam eder.

Martel adlı değerli kitapların olduğu müzayede de görevli kişi ile ahbaptır ve pahalı kitapları Carlos’a sattığını söyler. Daha sonra konuşmalar bitince Delgado’yu arar ve yarın için randevu alır. Delgado ile görüşmeye gider. Onun evini dikkatle inceler ve ilgi çekici bir evi vardır. Her yer kitaplarla doludur. Şaşkınlığını fark eden Delgado kitaplara olan tutkusunu anlatır ve bu sırada konu Braue gelir.

Onunla Tristen Narvaja bitpazarı tezgahında tanıştığını söyler. Onun zorlayıcı bir okur olduğunu söyler. Eline ne zaman para geçse kitaba harcadığını söyler. Tedavi edilemez bir vaka olduğunu ve evindeki kitap kalabalığından dolayı çatı katında uyuduğunu ve kitap tutkusunun kontrol edilemez bir hal aldığını söyler. Kitaplarının düzensizliğinden yakınarak belli bir dosyalama sistemi ile düzene koymaya çalıştığını anlatır.

O kadar yöntem dener ki artık kendisinin tüm fikirlerini dahi çürütecek hale gelir. En sonunda kendi görüşünü uygular. Braure’nin diğer arkadaşları da onu gördüklerini söylerler ve delilik belirtileri olduğunu söylerler.

Kitap tutkusu öyle bir hal almıştır ki bir gün mum ışığında kitap okurken şarabı çok kaçırmış ve şamdanı arşiv dosyasını tuttuğu mobilyanın üzerinde unutmuştur ve arşiv dosyası alevler içinde kalmıştır. Zorlukla söndürmüştür ama sular içinde kalmıştır arşiv dosyası. Büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştır. Daha sonra farklı üzücü bir olay daha başına gelmiştir. Carlos evlidir ve eşiyle boşanma aşamasında olduğu zamanlardır ve evini satarak parayı eşine verir.

Kendisi Meksika seyahatine gider daha sonrasında ise deniz kenarında yaşamaya karar verir. Bir kulübe yaptırmıştır bu kulübe yalnızlıktan ölmek için yapılan bir kulübeyi andırıyordur. Arşiv dosyasının yanmasından sonra kendini iç dünyasına kapatır. Kulübeyi yapan kişiye tuğla olarak kitaplarını kullanmasını rica eder. Arşiv dosyası yandıktan sonra onlarla bağlantısı eskisi gibi kalmaz.

Kitaplar tuğla şeklinde dizilirken onların sadece arkadaşı olduğunu söyler. Bluma gelir ve ölümünden sonra bir zarfın içinde kitap geldiğini ve bunun için geldiğini ve araştırma yaptığını söyler. Delgado, Bluma’nın ölümünde elinde kitap olup olmadığını ve Emily Dickinson kitabı olup olmadığını sorar. Evet yanıtını alır. Şaşkınlık içinde birbirlerine bakarlar. Carlos’un Meksika ziyareti sırasında Bluma ile tanıştığını söyler.

Görüşme burada biter ve tekrar görüşmek umuduyla ayrılırlar. Biraz zaman geçtikten sonra Braure’nin kağıt evine gitmeye karar verir. Gittiğinde ise tuğlalara dokunup kitap olabileceğini düşünür. Birçok yazara ait kitap vardır. Evrensel edebiyat sefil bir isyanla kumulların arasından çıkar.

Braure’nin Bluma’yagönderdiği kitabı o harabe evin içinde bırakıp gitmek içine sinmez. Evin yakınında yaşayan iki adam yanına yaklaşır ve ona bu kağıt evde yaşayan kişi hakkında bir şeyler anlatmaya başlarlar. Kendi halinde biri olduğunu ve balyozla evin duvarlarına vururken görüldüğünü öğrenir. Bu eylem sonucunda evin her yerinde kitap çıkar. Ev kevgir gibi delik deşik olmuştur. Sonunda istediği kitabı bulur ve La Paloma’ya gidip onu postaya verir. Daha sonra bozulan evi düzeltmeye çalışır fakat yapamaz ve balyozla tamamen yıkar.

Bluma’nın meslektaşı bu acıklı konuşmadan sonra onun mezarına gider. Elindeki kitabı mezardaki mermer taşa bırakır.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.