adplus-dvertising

Kadın daha zengin olsa bile nafaka alabilecek

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kadının; kocasına oranla daha çok maaş alması vaziyetinde bile kadın lehine önlem nafakası verilmesi gerektiğine karar verdi. Hukukçular, kararın hakkaniyet kurallarına uymadığını iddia etti.
Takip et
Kadın daha zengin olsa bile nafaka alabilecek
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

İçtihat Bülteni’nden alınan bilgiye göre; Aile Mahkemesi’ne başvuran C.U. adlı kadın, eşinin devamlı hakaretine maruz kaldığını, devamlı yalan söylediğini, şiddet uyguladığını, birlik görevlerini yerine getirmediğini, sadakatsiz davrandığını, sık sık iş değiştirmek suretiyle işinde sebat etmediğini öne sürdü.

Evin ihtiyaçlarını karşılamadığını ileri sürerek tarafların boşanmalarına, velâyetin anneye verilmesine, çocuk faydasına 1.000 TL önlem-iştirak nafakası ile davacı faydasına 1.000 TL önlem-yoksulluk nafakası ve 100 bin TL maddi, 100 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etti. Davalı koca E.U. ise bütün iddiaları inkârla, davacının haklı çıkmak ismine kendisine yönelik gerçek dışı iddialarda bulunduğunu, iddia edilenin aksine evlilik birliğinden kaynaklanan bütün görevlerini eksiksiz yerine getirdiği hâlde davacının görevlerini yerine getirmediğini iddia etti.

Davalı koca; davacının sinir hastası olduğunu, psikolojik tedavi gördüğünü, eşine hakaret ettiğini, kablo ile boğmaya çalıştığını, yaralamaya uygun eşyalarla davalıya saldırdığını ileri sürerek tarafların boşanmalarına, velâyetin kendisine verilmesine, çocuk faydasına 500 TL önlem-iştirak nafakası ile davalı faydasına 25 bin TL maddi, 25 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etti.

Mahkeme, zaman içerisinde taraflar arasında devamlılık gösterir derece ve şiddette, kavga, münakaşa, huzursuzluk ve sorunların başladığı, erkeğin eşini başkalarının yanında azarladığı, “çık dışarı” diye bağırdığı, savurgan davranışlarda bulunduğu, fiziksel şiddet uyguladığı, küfür ettiği, misafirlere olması gerektiği gibi davranmadığı, maddi-manevi birlik görevlerini yerine getirmediğine de dikkat çekti. Mahkeme kararında; kadının da eşine münakaşa anında “şerefsizsin, bilmem ne çocuğusun, yalancı, sen adam mısın, adam olsan bu şekilde yapardın, gene beceremedin, kaç kuruşluk adamsın” biçiminde sözler söylediği, eşyaları fırlattığı, eşini çimdiklediğine vurgu yapıldı. Taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına, velâyetin anneye verilmesine, çocuk faydasına 300 TL önlem-600 TL iştirak, kadın faydasına 400 TL önlem nafakası ile 35 bin TL maddi, 15 bin TL manevi tazminat ödenmesine, devamlı ve düzenli geliri olması sebebiyle kadının yoksulluk nafaka talebinin reddine karar verdi.

Kararı her iki taraf avukatı da temyiz edince devreye giren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davacı kadının kamu çalışanı olduğu ve kocasına oranla daha fazla maaş aldığı gerekçesiyle önlem nafakası kararının kanuna aykırı olduğuna dikkat çekti. Tekrardan yapılan yargılama sonrası Aile Mahkemesi, ilk kararında direndi. Taraflar kararı temyiz edince devreye bu defa Yargıtay Hukuk Genel Kurulu girdi.

Emsal özellikte bir karara imza atan Kurul; tarafların ekonomik ve sosyal vaziyet araştırma tutanağına göre kadının kurum avukatı olarak, erkeğin ise özel sektörde daha maaşla çalıştığına dikkat çekti. Kararda şu şekilde dendi: “Eşler, her ne kadar boşanma aşamasında da olsalar; yasadan doğan bu yükümlülükleri gereği devam eden mecburi giderlere kuvvetleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılmak zorundadırlar. Tarafların gelirinin bulunması TMK’nın 169. maddesine dayalı önlem nafakası hükmedilmesine engel değildir. Bu sebeple eldeki davada her ne kadar tarafların gelir vaziyetleri karşılaştırıldığında kadının erkeğe oranla daha çok maaş aldığı görülse de, bu vaziyet fakat öbür eşin birlik giderlerine katılmadaki oranını belirlemede bir ölçü olarak değerlendirilebileceğinden direnme kararı yerindedir. Direnme uygun olup, hükmedilen önlem nafakasının miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine oy çokluğu ile karar verilmiştir” dendi.

“Hakkaniyetli değil”

Kararı değerlendiren İstanbul Barosu mensubu Avukat Fatih Karamercan şunları belirtti: “743 sayılı Türk Yasası Medenisi’nin 152. maddesinin 1. fıkrasında, ‘Koca, birliğin reisidir’ hükmü mevcuttu. 01.01.2002 senesinde yürürlüğe giren Türk Medeni Yasası’nda söz konusu hüküm kaldırılmış ve Türk Medeni Yasası’nun 186. maddesi ile eşlerin; oturacakları konutu beraber seçecekleri, birliği beraberce yönetecekleri ve birliğin giderlerine kuvvetleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılacakları hükme bağlanmıştır. Bu sebeple Yargıtay 2. Hukuk Dairesi uygulamasını geçersiz sayan 2022 tarihli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına katılmak, hem Türk Medeni Yasası hükümleri hem de hakkaniyet gereği mümkün değildir. Öte Yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2018 tarihli “eşlerin ekonomik kuvvetleri birbirine yakın ise geçici önlem nafakası verilmeyebilir” biçiminde verilmiş kararının bulunduğunu da belirtmek isterim.”

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.