Joe Biden Erdoğan’ı neden aramıyor?

Joe Biden, ABD'de başkan seçilmesinin ardından birçok ülke başkanı ile telefonla arayarak görüşme sağladı. Ancak Türkiye'yi henüz aramayan joe biden Erdoğan'ı arayacak mı? sorusunu akıllara getirdi. Peki Biden, Erdoğan'ı ne zaman arayacak? ayrıntılar haberimizde.
Takip et
Joe Biden Erdoğan’ı neden aramıyor?
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Türkiye’nin aldığı S-400 Füze Savunma Sistemi sonrası ABD ile Türkiye ilişkileri gerildi. Bazı kaynaklar Joe Biden’in bu tavrının sebebi olaraktan bu durumu gösteriyor. Ancak AK Parti kaynaklarından yapılan açıklamada durumun ABD’de yaşanan yoğun siyasi gündemden kaynaklandığı belirtiliyor.

Joe Biden Erdoğan’ı neden aramıyor?

Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, katıldığı bir canlı yayında kendisine sorulan Joe Biden, Erdoğan’ı neden aramıyor? sorusuna “Biraz ağır olacak ama bu durum eski dönemlerin aşağılık komplekslerini çağrıştırıyor. Biz bunu bu kadar önemsemiyoruz” ifadelerini kullanarak yanıt verdi. Kalın’ın açıklamaları ile ilgili ayrıntılar şöyle;

PAPA ZİYARETİNDEKİ PUL SKANDALI

Bu harita büyük bir hata ve Türkiye’ye yapılan saygısızlıktır. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Başkonsolosluğumuz hemen irtibata geçip bunu sorgulamıştı. “Resmi bir bağlayıcılığı yok” diye dönüş sağlandı. Hükümet bunu derhal düzeltmeli. Düzeltmediği takdirde neticesini en sert biçimde alır.

“BIDEN NEDEN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’I ARAMIYOR?” TARTIŞMALARI

Biraz ağır olacak ama bu durum eski dönemlerin aşağılık komplekslerini çağrıştırıyor. Biz bunu bu kadar önemsemiyoruz.

“S-400’DEN GERİ ADIM ATMAYIZ”

Burada durup dururken Türkiye ben onu değil bunu almak istiyorum demedi. Burada bir ihtiyaç var onu almak istiyorum dedi. Biz Türkiye olarak S-400’lerden geri adım atmayız.Kararlılığımız devam ediyor. S-400’ler F-35’lere tehdit teşkil etmez. Bu tartışmaların teknik değil siyasi bir tartışma olduğunu görüyoruz. Türkiye olarak biz de diyoruz ki “Gelin siyasi olarak çözelim.” CAATSA yaptırımları anlamsız ve işlevsizdir. Bu tehdit dilleri bizi etkilemez.

“VAKA SAYILARI VE CAN KAYIPLARI ARTARSA YENİDEN KAPANMA İHTİMALİ VAR”

Kontrollü normalleşme dediğimiz süreç tedbirleri önemsememeye dönüşürse vaka sayıları artar, ölüm sayıları artar ve yeniden kapanmak zorunda kalırız. Biz bunu istemiyoruz. Bu ihtimal hep var. Bu kararı almak da çok kolay değildi. Biz farkındayız esnaf ve vatandaşlar daraldı. Tedbirlerimizi alıyoruz, aşı oluyoruz bir yandan da sosyal ve ekonomik hayat devam ediyor. Bu dengeyi korumak zorundayız. Bu dengeyi ihmal edersek vaka sayılar 40 binlere 50 binlere geldiğinde vatandaş bize gelecek ‘Aman kapatın, hasta olmak istemiyoruz’ diyecek. Devletin aldığı tedbirlere uyulursa anlamlı oluyor. Aşı işini en iyi götüren ülkelerden biriyiz. 10 milyondan fazla insanı aşıladık. Bu devam edecek. Ama bu sorunu çözmeye yetmiyor. 50 milyon insanı aşılamamız lazım en azından. Daha 5’te 1’ini yaptık. Tedbirleri elden bırakmamak lazım. Vaka sayısını artıracak birçok olay yaşayacağız. Bu nedenle tedbirleri elden bırakmayalım.

“AVRUPA BİRLİĞİ İLE KOPMADIK”

Avrupa ile hiçbir zaman kopmayacağız. Bu süreçte inişli çıkışlı dönemler oldu. Türkiye perspektifinde bir daralma yaşadı Avrupa. Washington’dan emir alan bir Avrupa var. Avrupa kendi coğrafyasını bırakıp oraya bakıp perspektif belirlemesi küresel açıdan olumsuz hale getiriyor.

“400 BİN SURİYELİ MÜLTECİ ÜLKESİNE DÖNDÜ”

18 Mart Göçmen anlaşması güncellenmesi gerekiyor. AB’den destek gelse de gelmese de biz göçmenlere desteğimizi sürdüreceğiz. Türkiye’den 400 bine yaklaşık kişi güvenli olan bölgeye döndü.

Gümrük Birliğinin güncellenmesinin zamanı geldi. Hem AB hem de Türkiye ekonomisi için önemli bir güncelleme. Ancak hemen olacak bir iş değil, 3-4 yılı bulabilir. Bu süreç piyasalara bile önemli katkı sağlayacak. Vize serbesti de konuşulması gerekenler arasında.

ERDOĞAN-MACRON GÖRÜŞMESİ

Avrupa siyaseti Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bölgede etkin aktör olduğunu biliyor. Avrupa’nın aklı başında siyasi aktörleri bunu biliyor ve görüyorlar. Macron sorunları çözelim daha sık görüşelim anlayışıyla görüştü. Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu yaklaşımı olumlu buldu. Fransa ile Libya konusunda çok farklı noktalardan bu noktaya geldik. Libya halkı 2,5 yıldır süren savaşa karşı artık rahatsız. Bölgede Libya’da ulusal bir ordu kurulması gerekecek. Biz bu konularda destek vereceğiz. Libya, Türk firmaları önemli işbirliğine girecek. Türkiye Avrupa ile her konuda anlaşamayabilir. Ancak karşılıklı çıkar ve saygı çerçevesinde bu durumu yürütebiliriz.

KADINA ŞİDDET

Kadına yönelik şiddete öyle bir ceza uygulamalıyız ki yapan kişi bir daha insan içine çıkmasın. Bu sadece hukuk olarak değil, kültürel ve sosyal olarak da bu önemli. Hukuk ile kamuoyu vicdanı bu noktada buluşmalı. Bir şeyi şiddet yoluyla ele geçirmek, erkekliğini test etmek gibi rezil durumlar toplum meselesi.
Biraz daha oturup tefekkür ederek düşünmek lazım. Daha iyisini nasıl yapabiliriz? Bunları bireysel ve toplum olarak düşünmeliyiz. İyi-güzel kavramlarını unuttuk. Güzel deyince bir anda estetik kozmetik geliyor. Anlamın kendisi anlamsız olmaya başladı. Bir şeyleri daha iyi daha doğru yapabiliriz.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.