İstilacı tür zehirli aslan balığı Edremit Körfezi’ne kadar geldi!

Türkiye sularındaki istilacı türlerin sayıları giderek artıyor. Hint Okyanusu, Büyük Okyanus’un batı kısımları ile Kızıldeniz’de yaşayan, Süveyş Kanalı üstünden Akdeniz’e 1990’lı senelerde giriş yapan aslan balığı, son olarak Edremit Körfezi’ne ulaştı. Başka türlere hayata alanı bırakmayan türlerden olan Aslan Balığı’nın zehirli olması sebebiyle hem ekosistemi hem de dalış turizmi alanlarını tehdit ettiği söylenirken uzmanlar, dikenleri kesildiği zaman tüketilebileceğini belirtiyor.
Takip et
İstilacı tür zehirli aslan balığı Edremit Körfezi’ne kadar geldi!
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Hint Okyanusu, Büyük Okyanus’un batı kısımları ile Kızıldeniz’de yaşayan, Süveyş Kanalı üstünden Akdeniz’e 1990’lı senelerde giriş yapan aslan balığı, son olarak Edremit Körfezi’ne ulaştı.

Denizlerdeki istilacı türlerle alakalı çalışmalar yürüten Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlanma Teknolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Mensubu Doç. Dr. İlker Aydın, devam eden projesi kapsamında, küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle birlikte Akdeniz’de yoğun olarak görülen aslan balığını Ayvalık açıklarında kayıt altına alarak uluslararası bir makale yayımladı.

Aydın, muhabirine, biyolojik istilanın bu dönemin en mühim problemlerinden birisi olduğunu söyleyerek, yerel olmayan türlerin yeni ekosistemlere girmesinin biyoçeşitliliği ve ekosistem bileşenlerini tehdit eden bir unsur niteliği taşıdığını belirtti.

Biyolojik istilaların yalnızca ekolojik değil, ekonomik ve yer yer sağlık problemlerine da zarar verdiğini ifade eden Aydın, başta Süveyş Kanalı ve Cebelitarık Boğazı olmak üzere, her geçen gün artan insan etkilerinin Akdeniz’e giriş yapan yerel olmayan istilacı türlerin sayısını arttırdığını belirtti.

İstilacı tür zehirli aslan balığı Edremit Körfezi’ne kadar geldi!

Bu dönemde Akdeniz Havzası’nda yerel olmayan türlerin sayısının 1100’ü aştığını dile getiren Aydın, “Ülkemiz sularına da sirayet eden bu türler her geçen gün güncellenmektedir. Orta ve Kuzey Ege Denizi balıkçılığı üstüne devam etmekte olan araştırmalarımız kapsamında gerek istilacı gerekse daha önceden belirlenmemiş birçok türe ait yeni bilgiler bilim dünyasına kazandırılmıştır. Bunlar içerisinde özellikle balon balıkları ve aslan balığı gibi bulundukları ekosistemin dinamiklerine mühim etkiler yapabilen türler de bulunmaktadır.” şeklinde konuştu.

KAYALIKLARDA HAKİMİYET KURUYOR

İstilacı türlerden aslan balığının ılıman sularda yaşayan bir canlı olduğunu, kendisinden küçük balıkları yediğini, özellikle kayalıklarda hakimiyet kurarak başka türlere hayata şansı vermediğini anlatan Aydın, bu türün zehirli olması sebebiyle hem ekosistemi hem de dalış turizmi alanlarını tehdit ettiğini ifade etti.

”ÜLKEMİZ SULARINA GİTMEYE BAŞLADI”

Bu türün avcısı olan orfoz ve lagos gibi türlerin azalması sebebiyle de aslan balığının hızla yayılmasının önüne geçilemediğini aktaran Aydın, şunları belirtti: “Aslan balığı öbür istilacı türlerden farklı olarak oldukça fazla zehir içermekte ama bunun yanı sıra ticari bir değeri de olduğu gözükmekte, tüketilebilmekte. Gitgide Süveyş Kanalı’ndan geçtikten sonra Akdeniz’de yayılarak ülkemizin sularına girmeye başladı. Aslan balığına ilişkin Antalya ve Muğla’nın sonrasında daha kuzeyde Seferihisar, Kuşadası, Karaburun gibi bölgelerde de kayıtları verildi. Biz de gerçekleştirdiğimiz incelemeler sırasında öncelikle Dikili Körfezi daha sonra da Edremit Körfezi’nde aslan balığını kayıt altına aldık. Burada da küçük ölçekli balıkçılarla araştırmalarımız kapsamında buna rastladık. Önümüzdeki zamanlarda orada da Akdeniz’de olduğu kadar çoğalır mı bilmiyoruz fakat çoğalma olasılığı çok yüksek görünüyor. Uyum sağlama kuvveti çok yüksek bir tür, obur bir tür. O bölgedeki balıkçılığı ve ekonomiyi nasıl etkiler önümüzdeki günlerde göreceğiz.”

Aslan balığının kıyıda olta ile avlanabildiği için dikkat edilmesi gerektiğine işaret eden Aydın, bu istilacı türün çöpe atılmasını istemediklerini söyledi.

İstilacı tür zehirli aslan balığı Edremit Körfezi’ne kadar geldi!

”TİCARETİNİN YAPILMASI MÜCADELE İÇİN ÖNEMLİ BİR ARAÇ”

Aslan balığı ve bunun gibi bir çok istilacı türün Akdeniz’e girmesinin en mühim sebebinin suların ısınması olduğunu ifade eden Aydın, şunları söyledi: “Özellikle Akdeniz’in kapalı bir havza oluşu suların daha çok ısınmasına neden olmakta. Bu da ılıman sularda olan türlerin herhangi bir vasıtayla yeni besinler bulabilmek maksadıyla göç etmesine neden oluyor. Aslan balığı da bunlardan bir tanesi. Özellikle Akdeniz Bölgesi’nde aslan balıklarının dikenleri kesildikten sonra etinin tüketilebildiğini öğrendik. Balık pazarlarında da temizlenmiş hali kilosu 30-35 lira civarında müşteri bulabilmektedir. Bu istilacı türlerle mücadele için mühim bir araç çünkü herhangi bir türün ticari oluşu balıkçının onu avladığında kazanç sağlayabilmesi manasına gelmektedir. Bu açıdan aslan balığı evet tehlikeli ve zehirli fakat ekonomiye kazandırılabilecek bir tür. Bu masum olduğunun bir göstergesi değildir. Ama mücadele için bir fazla kozumuzun olduğunu söyleyebiliriz.”

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.