İstanbul’da baldırsokan böceği tehlikesi! Hastanelerde vaka sayısı arttı…

İstanbul’da bir süreden bu yana devam eden sivrisinek şikayetlerinin sonrasında şuanda de baldırsokan sineğiyle mücadele başladı. Kan emici bir tür olan baldırsokan böceği sebebiyle hastaneye müracaatlar artı. Uzmanlar, böceğe karşı doğal çözümler öneriyor.
Takip et
İstanbul’da baldırsokan böceği tehlikesi! Hastanelerde vaka sayısı arttı…
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Yaz boyu sinekten şikayet eden İstanbullular şuanda de baldırsokan sineğiyle uğraşıyor. Sinek türü sebebiyle hastaneye müracaatlar artarken, uzmanlardan da art arda uyarılar geldi.Özellikle balkon yahut cam kenarlarındaki saksılardaki fesleğen, limon otu, nane, lavanta ve biberiye gibi bitkileri öneren uzmanlar, bu bitkilerin sinekleri uzaklaştırdığını savunuyor.

MİKROP BULAŞTIRMA ÖZELLİĞİ VAR

İstanbulluların yeni tehlikesi olan ‘stomoxys’ yani ‘baldırsokan sineği’, çöpten beslenen karasineklerden farklı olarak insanın derisine yapışıp kan emen bir tür. Çeşitli mikropları taşıma ve bulaştırma özelliğine de sahip bu türle alakalı uzmanlar uyarılarda bulunuyor.

SİNEĞİN ISIRDIĞI KİŞİ DOKTORA KOŞUYOR

Doktorlar, baldırsokan sineği ısırığıyla alakalı olarak; kaşıntı, kabarma ve yoğun kızarıklık gibi şikayetlerle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısında da mühim artış olduğunu söylüyor.

“SICAKLIK VE YAĞMUR BİR ARADA OLUNCA ÇIKABİLİRLER”

Hürriyet’ten İsmail Sarının haberine göre, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Ana Bilim Dalı Öğretim Mensubu Dr. Fatih Dikmen, “Sıcaklığın arttığı, arada yağmurların da yağdığı dönemlerin sonrasında çevremizde bolca böcek görmemiz hiç şaşırtıcı değil. Son senelerde yazın yaşadığımız yağmurlu dönemler ve sonrasında gelen sıcak dönemler tam da böceklerin ve dolayısıyla sineklerin çoğalabileceği bir hayat ortamı sunuyor. Eğer iklim değişimi yüzünden kış yahut sonbahar mevsimi kaybolursa ya da ılık geçerse sinekler de kalıcı olacaktır” diyerek de uyarıyor.

KARASİNEKLERDEN FARKLARI VAR

İstanbul’un pek çok ilçesinde ‘stomoxys’ yani baldırsokan türünün çoğaldığına vurgu yapan Dikmen, karasineklerden farkını şu şekilde açıkladı:

“Karasinekler çöpleri, atıkları tercih ederken, baldırsokanlar kan emme davranışı gösterir ve bu sebeple insanın derisine konduğunda sokma ve acıtma yapabilir. Bu da ‘Karasinek ısırdı’ gibi cümleler kurmamıza neden olur. Esasında o karasinekten ziyade baldırsokan sineğidir.

Bu sinekler aynı zamanda çeşitli mikropları da vücutlarında taşıyabiliyor. Karasinekler mikropları vücutlarının yüzeyinde kondukları yerlerden alıp insanın hayat alanına taşıyor. Sivrisinekler ve baldırsokan sinekleri ise bu mikropları kan yoluyla alıyor ve aynı biçimde bulaştırıyor. Tüm bunlar sebebiyle halk sağlığı açısından riskli canlılar arasında yer alıyorlar.”

UYKU HASTALIĞINA DA YOL AÇIYOR

Baldırsokan sineğinin çiftlik hayvanlarında, insan derisinde ve kanında bulunan mikropları taşıdığını söyleyen Doç. Dr. Zekai Kutlubay ise bir uyku hastalığına dikkat çekti:

“Baldırsokan sineğinin taşıdığı parazitlerden biri de uyku hastalığına neden olan parazittir. Bu parazit sinekler tarafından dünyanın her yerine taşınır. Uyku hastalığında sineğin ısırığı genellikle ağrılıdır ve ‘şankır’ isimi verilen kırmızı yaralara dönüşebilir. Yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, asabiyet, şiddetli yorgunluk, lenf düğümlerinde şişme, ağrılı kas ve eklemler, uyku hastalığının genel belirtileri arasında yer alır. Öte Yandan bazı kişilerin ciltlerinde aşırı derecede kızarıklık oluşabilir.”

BALDIRSOKANDAN NASIL KORUNURUZ?

Dikmen bu problemin yanıtını 6 maddede sıraladı:

1- Karasinek çoğalmasın istiyorsak evimizdeki çöpleri gelişigüzel çöp konteynırına atmamalıyız. Çöpleri mutlaka ağızları kapalı bir biçimde paketlememiz gerekiyor.

2- Çöplerin belediye ekipleri tarafından sıklıkla toplandığını denetlemeli, aksamalar olması vaziyetinde yetkililere mutlaka bildirmeliyiz.

3- Evlerdeki pencerelere sineklik takarak sinek ya da böceklerin evin içine girmesini önlemek mümkün.

4- Bahçede ve balkonda otururken sivrisinekleri kaçıran çeşitli kokular sürülebilir. Bu kokuların marketlerde kimyasal içerikli olanları olduğu gibi kendiniz de bu şekilde bir koku karışımı yapabilirsiniz.

5- Lavanta ve çay ağacı yağı gibi keskin kokulardan oluşan bir karışımı uygun biçimde sulandırarak bu tarz kokuları kıyafetlerinize uygulayabilir ve sineklerin yaklaşmasını engelleyebilirsiniz.

6- Özellikle balkon yahut cam kenarlarındaki saksılardaki fesleğen, limon otu, nane, lavanta ve biberiye gibi bitkiler de gene sineklerin evlere yaklaşmasını engelliyor.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.