adplus-dvertising

İlhan İrem’in Atatürk sevgisi ve bu yüzden başına gelenler

Böbrek rahatsızlığı nedeniyle bir süredir hastanede diyaliz tedavisi gören İlhan İrem'in durumunun ağırlaştığına dair bilgiler paylaşılmıştı İrem, 67 yaşında hayata gözlerini yumdu. İlhan İrem’in Fetullah Gülen’in en güçlü olduğu sayılabilen dönemde yazdığı “Fetuş” başlıklı yazısı sosyal medyada yeniden dolaşıma girdi. İrem bu yazısıyla 100 milyon lira tazminata mahkum edilmişti.
Takip et
İlhan İrem’in Atatürk sevgisi ve bu yüzden başına gelenler
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Magazin basınına malzeme olurken göremeyeceğimiz ender sanatçılardan biri olması ve inzivaya çekilip başka bir boyutta yaşaması İlhan İrem’i hep gizemli yapmıştı.

İlhan İrem Atatürk sevgisini sıkça dile getiriyordu. Bir röportajında “Türkiye önce Cumhuriyet Devrimlerinin ve Atatürk’ün fabrika ayarlarına dönüp, yeniden çağdaş dünyaya katılmalı.” demişti…

İLHAN İREM’İN VASİYETİ

İrem, “Tabutunun Türk bayrağına sarılmasını istemişti. Atatürk Kültür Merkezi’nde bir tören yapılmasını istiyordu. Bir diğer vasiyeti de Aşiyan Mezarlığı’nda toprağa verilmekti” dedi

İLHAN İREM’İN ATATÜRK SEVGİSİ

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsmail Kahraman Kültür Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Rize İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan konuşmasında “Biz hepimiz aynı gemideyiz. Bu gemi yürüdüğünde hep birlikte kazandığımız gibi delinip su aldığında da hepimiz aynı akıbete düçar olacağız” ifadelerini kullandı.

Bu sözlerin ardından ünlü sanatçı İlhan İrem sosyal medya hesabından dikkat çeken bir açıklama yaptı. Ünlü sanatçı “Biz ışıl ışıl Cumhuriyet Gemisindeyiz. Kaptanımız bütün insanları kamplaştırmadan, ötekileştirmeden aynı sıcaklıkla kucaklayan ve halkına asla yalan söylemeyen Mustafa Kemal Atatürk’tür. Sizinle #AynıGemideDeğiliz” dedi.

İlhan İrem’in Atatürk sevgisi ve bu yüzden başına gelenler

FETÜŞ DEDİĞİ İÇİN TAZMİNAT ÖDEDİ

İlhan İrem, 1999 yılında yazdığı yazıda FETÖ elebaşı Fethullah Gülen’e “Fetuş” demişti. İlhan İrem 2017 yılında Sözcü gazetesine verdiği röportajda konuyla “1999’da FETÖ elebaşı Fethullah Gülen’e iktidar çevrelerinin “Hocaefendi” dediği günlerde siz “Fetuş” demiştiniz. Başınıza neler gelmişti?” soruya şöyle yanıt vermişti:

İlhan İrem’in Atatürk sevgisi ve bu yüzden başına gelenler

“Şimdilerde ‘aldatıldık’ diyenlerin birçoğunun paralel yapı ile paralel oldukları yıllardı. O yazı üzerine Fethullah Gülen bir milyar liralık tazminat davası açtı. Mahkeme üçyüz milyona karar verdi ve davayı Fethullah Gülen kazandı. O yıllar sahnelerden uzak durduğum, konser vermediğim yıllardı. Bu nedenle çalışmalarıma bir engelleme girişiminde bulunup bulunmadıklarını bilmiyorum.”

İlhan İrem, kendisine tazminat davası açılmasına neden olan yazıyı 18 Ağustos 2016 tarihinde sosyal medya hesabından paylaşmıştı:

Fethullah Gülen, Antalya’da yayınlanan Yeni İleri Gazetesi’nde “Barış” başlığıyla köşe yazısı yazan sanatçı İlhan İrem’in kendisine “Fetuş” diye hitap etmesi üzerine avukatları aracılığıyla açtığı tazminat davasını kazandı.

1999 yılı Kasım ayında Yeni İleri Gazetesi’nde köşe yazısı yazan sanatçı İlhan İrem, ‘Barış’ başlığıyla Fethullah Gülen’i eleştiren yazısında “Fetuş” diye hitap etmişti. Fethullah Gülen’in avukatlarının İstanbul Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı 1 milyar liralık tazminat davası, Yeni İleri Gazetesi, gazetenin sorumlu müdürü Ahmet Dökdök ve sanatçı İlhan İrem’in 100’er milyon lira tazminat ödemeye mahkum edilmesiyle sonuçlandı.
Bu arada gazetenin sorumlu müdürü Ahmet Dökdök hakkında 100 milyon liralık tazminatı ödemediği gerekçesiyle icra takibi başlandı. Tazminatın ödenmesi konusunda kendisine bir ihbarname gelmediğini belirten Ahmet Dökdök, bugün Antalya 2. İcra Müdürlüğü’ne başvurup, mal beyanında bulundu.”

İşte o yazı:

İlhan İrem’in Atatürk sevgisi ve bu yüzden başına gelenler

MEKTUP

“Sevgili Fetus,
Seni çok özledik, nerdesin?
Rakı içmezsin bilirim ama
şiş kebabını, boğaz’ı, Istanbul’u hiç mi
özlemedin?
Tedavilerin bitmedi mi?
Amerikan ellerinde bir başına
neylersin? Ne yersin? Ne içersin?
Buraları sorarsan, her şey çok yolun-
da(!)
Bir sürü uluslararası uzlaşma
toplantılarında koltuğun boş kalıyor,
üzülüyoruz…
Korkma, gel artık!
Vatanına dön!..
Biliyorsun, başbakanımız bile senden
sitayişle bahsediyor…
Senin nurcu tarikatın, faydalı tarikatlar klas-
manında her zaman bir numara…
Biraz daha nobran, biraz daha akılsız takılan
şeyh Mehmet, gözaltına alındı ama sen korkma
gel!..
Ele geçen talihsiz video kaset dışında, ne
hinoğlu hinsindir sen!
***
Devlete çöreklediğin bunca kadrolarla, bütün
suçlamalardan tereyağından kıl çeker gibi
sıyrılırsın!..
Alt tarafi DGM’de vereceğin bir ifade, niye
korkuyorsun?
Hükümetinden sual olunmaz!
Sen ne yüce insansın Fetus!..
Yeni dünyalardan, ‘tez ezan okunsun’ deyu,
bir vahiy seslendirdin…
Sana şükürler olsun, Tüpraş yangını o anda
sönüverdi!
Sana inanıyoruz…
Lütfen bizi daha fazla bekletme, dön artık!..
Bırak bizi, Türkiye’yi, gezegenleri, samanyolu
galaksisi öksüz kaldı sensiz…
O uhrevi kişiliğinle, insanlığımıza ‘kapılar’ aç,
‘köprüler’ kur geleceğimize…
Sana inanarak, banknotlarla uzlaşıp hoşgörü
yoluna serilenleri böyle öksüz bırakmaya
hakkın var mı?
‘Geceyi örten musiki’ içinde senin o nurlu
siluetini görelim artık!
Gel hoca!
Gel hocaefendi, gel artık!
“Türkiye’de kavga konusu olan laik-
lik uygulamasının, eğitim
kurumlarına da yansıyarak ülkenin
dirlik, düzenlik ve bekası adına olum-
suz sonuçlar doğurduğunu’ buyur-
muşsun…
Ne kadar doğru!
Seni bütün yüreğimle alkışlıyorum!
Mürşidim;
Çok haklısın…
Bunlar demokrasiyi bilmiyorlar.
Demokrasi, çok sesliliktir,
uzlaşmadır…
Yargıtay Başkanı da söylemedi mi?
Özgürlüklerden korkmayacaksın!
-Evvelallah, hepimiz Atatürkçüyüz!-
Dincilere, nurculara, kürtçülere, mandacılara,
sonuna kadar özgürlük vereceksin ki;
Bütün bu hainliklere karşın, ayakta kalabilirse
demokrasi ve tece, o zaman; biz onun devrim-
lerine ve gücüne inanırız, değil mi?
Demokrasi; ‘Kendini korumasız kılarak, yok
edilme özgürlüğünü sunmalı yobazlara!’
Sevgili Fetuş,
Haklısın!
Bunlar laik değil, laikçi!
Din ve devlet ilişkilerini de yanlış biliyorlar…
Özgür batı ülkelerindeki gibi, bir türlü
bağımsız bırakmıyorlar dini…
Toplumu oluşturan bütün renklerimizle
sevişelim, uzlaşalım, daha güzel bir Türkiye’nin
hoşgörülü mozayiğinde buluşalım… Değil mi?
Sen ki emekli bir vaizsin.
Etin ne, budun ne?
Türki coğrafyada, hatta sınır tanımayarak
kıtalar ötesinde gerçekleştirdiğin bu eğitim
seferberliği, olsa olsa senin kutsal diyarlarda
sivrisinek sokmayan uhrevi kişiliğini kanıtlar…
Bir video kasetteki görece hainliklerinden
korkma da, gel hocam!
Sana inanıyoruz(!)
Türkiye Cumhuriyeti’nin, Kemalist devrimlerin
sarsılmaz bekçileri olarak, seni bu coğrafyada
bekliyoruz!
Gel de, içten pazarlıklı hayallerinin hiçbir
zaman gerçekleşmeyeceğini yakından gör!

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.