İBB’ye ait hayvan barınağı çevresinde bulunan ölü hayvanları gömen yok!

İBB’ye ait Tepeören Sahipsiz Hayvan Geçici Bakımevi ve Bahçeli Hayat Alanı yakınlarında bir alanda, yaşamını yitiren hayvanların açılan bir çukura atılarak üzeri açık bir biçimde gömülmeden bekletilmesine tepkiler sürüyor.
Takip et
İBB’ye ait hayvan barınağı çevresinde bulunan ölü hayvanları gömen yok!
  • Yazdir
  • Arttir - Azalt
  • Yorum 0

Pendik’teki Tepeören Sahipsiz Hayvan Geçici Bakımevi ve Bahçeli Hayat Alanı yakınlarında bir alanda, yaşamını yitiren hayvanların açılan bir çukura atılarak üzeri açık bir biçimde gömülmeden bekletilmesine ilişkin görüntüler dün sosyal medyada yer alınca kamuoyunun tepkisine neden oldu.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da Twitter hesabından “Tepeören Hayvan Bakımevi’nde yaşamını yitiren hayvan dostlarımızın defin edildiği alandaki görüntüleri kesinlikle kabul edemeyiz. Şehrimizi paylaştığımız canlı dostlarımıza yapılan bu uygulamayı yapan kişiler hakkında soruşturma açılmıştır. Gelişmeleri paylaşacağız.” paylaşımını yaptı.

Sokak Canlıları Çevre ve Doğayı Koruma Sosyal Yardımlaşma Derneği (SOÇED) Başkanı Jale İyem, muhabirine yaptığı açıklamada, olayın çok vahim bir vaziyet olduğunu ifade ederek, İBB’ye bağlı Tepeören’deki barınakta pek çok usulsüzlüklerin olduğunu sivil toplum kuruluşları (STK) ve gönüllüler olarak her zaman dile getirdiklerini kaydetti.

Usulsüzlüklerle alakalı tepkilerini hayvan dostu arkadaşlarıyla sosyal medyada dile getirdiklerini, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na ulaşmak için türlü yolları denediklerini ancak başarılı olmadıklarını anlatan İyem, “Gene de maille de olsa bir biçimde Ekrem Bey’e ulaşarak olayın vahametini ilettik. Ekrem Bey de şartların düzeltileceğine dair söz vermişti fakat son meydana gelen olayda da maalesef gördük ki canlar katlediliyor ve hiçbir biçimde gönüllüler içeri sokulmuyor, en büyük sıkıntımız içeriye dahi girememek.” şeklinde konuştu.

İyem, söz konusu barınak hayvanseverlere ve gönüllülere kapalı olduğu için müdahale edemediklerini dile getirerek, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Birkaç gün önce ortaya çıkan görüntüler de bu vaziyetin ispatıdır. Ben bu olayın altından daha farklı ve daha başka olayların da olabileceğini ve çıkabileceğini düşünüyorum. Tepeören çok sıkıntılı. Bir canımız (tedavi maksadıyla götürülen hayvanlar) oraya götürüldüğü zaman nedense hepimiz büyük bir acı çekiyoruz. Bir can tedaviye alınsa bile Tepeören’e götürüldüğü zaman ‘Aman Allah’ım Tepeören’e mi gidecek?’ diyerek korkuyoruz ve var gücümüzle savaşıp o canımızı oradan kurtarmaya çalışıyoruz. Bu ilk değil, inşallah son olur. Konunun araştırılacağı belirtildi. İhmali olan görevlilerin görevden alınmasını istiyoruz. Tepeören barınağındaki bu olayların bir an önce durmasını istiyoruz. Haber çıktıktan sonra toplu mezarın üzerinin kapatılması da kamuoyu vicdanını rahatlatmak için yapılmış bir harekettir. Bunun, hayvanseverlerin gözünü boyamak için yapıldığını düşünüyorum. O canların hangi koşullarda o hale geldiğini, toplu mezarda çürümeye bırakılmasını tahmin etmek biz hayvanseverleri ziyadesiyle huzursuz etti, üzdü ve yaraladı. Mezarın kapatılması çok da bir şey ifade etmiyor. Bu olayın ilk olmadığını, araştırıldığı zaman çok farklı şeylerin ortaya çıkacağını düşünüyorum.”

İBB’ye ait hayvan barınağı çevresinde bulunan ölü hayvanları gömen yok!

“NE ŞEKİLDE ÖLDÜ O CANLAR?”

STK’lar ve derneklerin problemlerini dile getirmek için İBB Başkanı İmamoğlu’na ulaşmalarının zor olduğunu, daha önce defalarca ulaşmak istemelerine karşın iletişime geçemediklerini anlatan İyem, şu görüşleri dile getirdi:

“İBB Başkanı İmamoğlu’nun, hayvanları koruyan hiçbir STK’ya da randevu vermediğini biliyorum, biz şu ana kadar hiçbir görüşme yapamadık. Her şeyden önce Ekrem Bey’in belediye başkanı olurken hayvanseverlere verdiği sözler, vaatler var fakat bu vaatlerin hiçbiri maalesef yerine getirilmedi. Tepeören gibi Kısırkaya’daki hayvan barınağında da pek çok can içeri girdiği zaman kayboluyor. Nereye gittiğini ve ne olduğunu bu toplu mezarda görmüş olduk. Ne biçimde nasıl öldü o canlar? Bu büyük bir muamma ve soru işaretidir. Çok üzülerek söylüyorum, çok umutluyduk ama Ekrem İmamoğlu Bey maalesef biz hayvanseverlere, gönüllülere, gece-gündüz can kurtarmaya çalışan bizlere verdiği sözlerin hiçbirini tutmadı. İstanbul gibi Türkiye’nin kalbi olan bir kentin belediyesinin bu şekilde katliamlara çanak tutması hiç kabul edilebilir bir vaziyet değil, bu İstanbul’a yakışmadı.”

“ŞİKAYETTE BULUNDUK”

Marmara Hayvan Hakları Federasyonu Başkanı Nihal Kasa, Tepeören’deki vahşet tablosunun İBB’nin senelerdir yaptığı veterinerlik uygulamalarından kaynaklı olduğunu belirtti.

İBB’nin hayvan mezarlığı olan alana girişin yasak olduğunu söyleyen Kasa, “Sokakta kedisi, köpeği ölmüş olan bir hayvansever oraya götürüyor, kapıdan teslim ediyor ve ‘İçeri girmek yasaktır.’ deniyor. Biz o kapalı kapılar ardında, gizlilik içerisinde bir şeyler olduğunu biliyorduk. Nitekim bu görüntülerde de yakılmış hayvanları gördük ki, bunlar oradaki hayvanların sorgulanmasından ziyade İBB veterinerliğinin, ilçelerle olan protokolleri sebebiyle tüm İstanbul’un hayvanlarının geldiği son noktanın bir karesidir.” şeklinde konuştu.

Özellikle mesai saatleri sonrası ilçelerden yaralı ve hasta hayvanların İBB’ye götürülme kılıfı akıbetlerinin Tepeören’deki mezarlık olduğunun görüldüğünü ifade eden Kasa, bu konuda federasyon olarak İstanbul Valiliğine, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne şikayetlerde bulunduklarını dile getirdi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na seslenen Kasa, “Bu vahşetlerin son bulması için, İBB veterinerlikten kaynaklı problemlerin çözümü için biz sokağın gerçeklerini bilen, sahayı bilen sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin alınmasını ve bu vahşetlerin son bulmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Hayvanları Koruma Yasası’na göre hiçbir hayvanın görüntülerde görüldüğü gibi o biçimde açıkta bırakılamayacağını, kireçlenerek gömülmesi gerektiğini anlatan Kasa, böyle açıkta bırakılmasının öte yandan Çevre Yasası’na da aykırı olduğunu ve belediyenin burada suç işlediğini kaydetti.

“EKİP VE İLGİSİZLİK DEVAM EDECEKSE HAYVAN BAKIMLARI ÖZELLEŞTİRİLSİN”

İstanbul Sokak Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği (İSHKYDER) Başkanı Yılmaz Solmazoğlu, görüntülere akseden “toplu mezar faciası”nın ve yapılanların insanlık suçu olduğunu belirtti.

Olayı hem hayvanlara hem çevreye verilmiş en büyük saygısızlık olarak kabul ettiklerini vurgulayan Solmazoğlu, telef olan hayvanların gömülme sistemine işlenmediğini savundu.

Solmazoğlu, yaşananları görevlilerin iş bilmezlik ve eğitimsiz olmalarına bağlayarak, “İş ehline verilmeli ya da elemanlar eğitilmeli. Bu kontrolsüz ve işgüzar oluşlarından ötürü İBB ve bütün sorumluları şiddetle kınıyoruz ve bu tür olayların tekrar yaşanmaması için çaba sarf edilmesini arzu ediyoruz. Barınakların sıkça kontrol edilmesini istiyoruz. Ekip ve ilgisizlik devam edecekse hayvan bakımlarının özelleştirilmesi gündeme gelmelidir.” diyerek konuştu.

“BİZ KONUYU TAKİP EDİYORUZ, ŞİKAYETÇİ OLDUK VE OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Sokak Hayvanlarını Koruma Yaşatma Rehabilitasyon ve Eğitim Derneği (SOHAYKO) Kurucu Başkanı Elçin Yasin Yılmaz, İBB’nin toplu halde ölü hayvanları toplamasını ve gömmesinin kabul edilemez olduğunu ifade ederek, problemin bütün Türkiye’de dikkat edilmesi gereken bir problem olduğunu belirtti.

Yılmaz, İstanbul’un tek ölü hayvan gömme merkezi olan Tepeören’e 39 ilçenin yaşamını yitirmiş hayvanlarının getirildiğini hatırlatarak, şu şekilde devam etti:

“Yolda, klinikte, belediye barınaklarında yahut İBB’nin kendi barınaklarında ölmüş hayvanlar buraya bırakılıyor. Bırakılmadığında da belediye soruyor, ‘Nerede ölen kedi-köpek?’ diyerek. Nereye defnettiğinizi belgeleyemeseniz ceza veriliyor. Özel hayvan mezarlıkları 2 bin 500 liradan başlıyor ve kimse hayvanını oraya gömmüyor, belediyeye götürüyor. Bu sistem yanlış, üst üste vahşi biçimde gömülmeleri kesinlikle kabul edilemez. Bu hayvanlar içinde de emin olun yüzlerce sahipli hayvanlar vardır ama şuanda onlar da ses çıkartmıyor. Biz konuyu takip ediyoruz, şikayetçi olduk ve olmaya devam edeceğiz. Gerekirse Türkiye’de hayvan mezarlığının doğru kullanması hususunda gömü işlemleri hususunda da adımlar atacağız. Burada Ekrem İmamoğlu’na çok görev düşüyor, makamından kalkıp, barınakları dolaşmasını tavsiye ediyoruz.”

Hayvanların Hayat Hakları Konfederasyonu (HayKonfed) Başkan Yardımcısı Haydar Özkan, konunun İstanbul Valiliği tarafından araştırılması ve sorumluların bulunması için paylaşımlar yaptıklarını ve suç duyurusunda bulunduklarını bildirdi.

Suç duyurusunu İBB ya da bir başka belediyenin adını kullanmadan yaptıklarını anlatan Özkan, “A ya da B belediyesi fark etmez, bu vaziyette tüm belediyelerin haberi vardır. Hiçbir belediyenin kendisini aklamaya hakkı yoktur. Tüm belediyelerin kabahatli olduğunu düşünüyoruz. Yasalara göre o hayvanların nasıl gömüleceği bellidir. O hayvanların bir atık gibi atılması ne vicdana ne insanlığa sığar. İstanbul gibi medeniyetin beşiği denilen bir yerde İstanbul belediyelerin bunu yapması çok kötü.” değerlendirmesinde bulundu.

Dayanışma Hayvan Hakları Federasyonu (DAYANIŞMAFED) Yönetim Kurulu Başkanı Timur Ugan, “Konuyu basından gördük ve ekip arkadaşlarımız konunun ayrıntılarını öğrenmek için yakından ilgileniyor. Meselenin şüpheli bir vaka olduğunu düşünüyoruz ve araştırıyoruz, şimdiden bir şey söylememiz doğru olmaz.” şeklinde konuştu.

Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kemal Şenpolat da ellerinde bu konuyla alakalı somut kanıt ve veri olmadığı için açıklama yapmak istemediklerini belirtti.

Öte Yandan Küresel Çevre Derneği ile Yaşam Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği yetkilileri, olayla alakalı konuşmak istemediğini söyledi.

Benzer Haberler
Yorum Yap
Yorumlar (0)
Henuz hic yorum yapilmamis, ilk siz yapin.