Türkiye'den Yunanistan'a 'Tayinli Müftü' Tepkisi: "Lozan ve Azınlık İradesi Hiçe Sayılıyor"
Yunanistan hükümetinin, Batı Trakya Türk Azınlığı'nın uzun yıllardır süregelen itiraz ve taleplerini görmezden gelerek Gümülcine ve İskeçe müftülüklerine doğrudan atama yapması Ankara'nın sert tepkisine yol açtı. Dışişleri Bakanlığı, yayımladığı yazılı açıklamayla Atina yönetimini uluslararası hukuku ve azınlık haklarını ihlal etmekle eleştirdi.

Yunanistan Resmi Gazetesi’nde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine göre, eski İskeçe tayinli müftü naibi Bilal Kara Halil Gümülcine Müftülüğü görevine, İstanköy'de din görevlisi olarak vazife yapan Şükrü Şerif Damatoğlu ise İskeçe Müftülüğü görevine getirildi. Kararnamede her iki ismin görev süresinin 5 yıl olarak belirlendiği kaydedildi.
"Atanmış Müftü Dayatmasından Vazgeçin"
Atina'nın bu adımına karşı yazılı bir bildiri yayımlayan Türk Dışişleri Bakanlığı, söz konusu atamaların Lozan Barış Antlaşması başta olmak üzere uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan hakların açık bir ihlali olduğunu vurguladı. Açıklamada, Batı Trakya Türk Azınlığı'nın kendi dini liderlerini hür iradesiyle seçme hakkının gasp edildiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Yunanistan, Gümülcine ve İskeçe'de sözde müftüler atayarak Batı Trakya Türk Azınlığının Lozan Barış Antlaşması ve uluslararası anlaşmalarla teminat altına alınan temel hak ve özgürlüklerini hiçe saymayı sürdürmektedir. Müftülük müessesesi, Batı Trakya Türk Azınlığının dini, toplumsal ve kültürel kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Yunanistan, ülkesindeki resmi bir azınlık olan Batı Trakya Türk Azınlığının kendi seçtiği Müftüleri tanımamakta ısrar ederek Azınlığın iradesini ve din özgürlüğünü göz ardı etmekte ve temel insan haklarına yönelik çarpık bakış açısını bir kez daha ortaya koymaktadır."
Bakanlık açıklamasının son bölümünde ise Atina yönetimine doğrudan çağrıda bulunularak, azınlığın iradesini yansıtan seçilmiş meşru müftülerin tanınması ve tayin edilmiş isimlerin dayatılmasından vazgeçilmesi talep edildi.
Batı Trakya Türk toplumu, Atina'nın müftüleri devlet memuru statüsünde doğrudan atama uygulamasına karşı çıkarak, dini liderlerin kendi cemaatleri tarafından oylanarak seçilmesi gerektiğini savunmayı sürdürüyor.