Küresel ekonomideki belirsizliklere ve bölgesel gerilimlere rağmen Türkiye ekonomisinin dirençli yapısını koruduğunu belirten Erdoğan, ihracatta Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyelerine ulaşıldığını müjdeledi.
"21 Çeyrektir Kesintisiz Büyüyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin ekonomik büyüme ivmesini kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayarak, makroekonomik verilerdeki tarihi başarıya dikkat çekti:
Türkiye ekonomisi, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde %3,7 oranında büyüyerek üst üste 21 çeyrek boyunca kesintisiz büyüme başarısı gösterdi.
2024 yılında 1 trilyon 260 milyar dolar olan ekonomik büyüklük, 2025 yılı üçüncü çeyreği itibarıyla 1 trilyon 538 milyar dolara ulaşarak yeni bir rekor kırdı.
İhracatta Cumhuriyet Tarihinin Zirvesi
2025 yılı, Türk ihracatçısı için rekorlar yılı oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aralık ayı verileriyle birlikte yıllık toplam rakamları şu şekilde özetledi:
Aralık ayında 26,4 milyar dolarlık dış satımla aylık bazda tüm zamanların en yüksek rakamına ulaşıldı.
Bir önceki yıla oranla %4,5 artış gösteren mal ihracatı, toplamda 273,4 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Mal ve hizmet ihracatının toplamda 396,5 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor.
2002 yılında %50 seviyelerinde olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, 2025 yılında %74,8 seviyesine yükseldi.
İhracatın "Devler Ligi"
2025 yılında Türkiye'nin ihracat yükünü sırtlayan ilk beş şehir sırasıyla; İstanbul, Kocaeli, İzmir, Bursa ve Tekirdağ oldu.
"Türkiyesiz Denklem Kurulamaz"
Konuşmasında dış politikaya ve küresel sisteme de değinen Erdoğan, Türkiye'nin bölgedeki kilit rolünün altını çizdi. Uluslararası sistemin, özellikle BMGK'nın Gazze'deki soykırımı engelleyemediğini belirterek sert eleştirilerde bulundu.
"Türkiyesiz bir denklem kurulamayacağı artık herkes tarafından anlaşılmıştır. Yüzünü Ankara'ya dönenler kazanacak, emperyalistlere lejyoner yazılanlarsa kaybedecektir. Biz gerilime yatırım yapanlara inat, barış ve güvenlik kuşağı kurma mücadelemizi sürdüreceğiz."
Gelecek Vizyonu
Cumhurbaşkanı, ihracattaki ivmeyi korumak için sadece mevcut pazarlarda güçlenmekle kalmayacaklarını; yeni ticaret ortakları ve ürün çeşitliliği ile Türkiye'yi küresel ticarette bir üst lige taşıyacaklarını belirtti.