Turgut Özal Vakfı Başkanı Semih Narlı, Türkiye siyasi tarihinin en kritik belgelerinden biri olarak kabul edilen ve 90’lı yıllarda merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın vizyonuyla şekillenen "Güneydoğu Raporu" hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Narlı, raporun tüm siyasi partilerle ve kamuoyuyla paylaşılacağını belirterek, "Özal’ın yarım kalan hayalini tamamlamak bugün bir memleket meselesidir," dedi.
"Özal Bu Uğurda Hayatını Kaybetti"
Semih Narlı, Turgut Özal’ın terör meselesini silahla değil, demokratik ve müzakere yöntemleriyle çözme iradesini en erken gösteren lider olduğunu vurguladı. Son günlerde gündeme gelen İmralı tutanaklarının da bu gerçeği teyit ettiğini ifade eden Narlı, şu değerlendirmede bulundu:
"Özal, Abdullah Öcalan’a silahların bırakılması halinde demokratikleşme adımlarının atılacağını açıkça iletmişti. Ancak bu tarihi fırsat, sürecin başarıya ulaşmasını istemeyen derin yapılar ve emperyalist odaklar tarafından Özal’ın ortadan kaldırılmasıyla engellendi. Özal, 'Terörsüz Türkiye' ideali uğruna hayatını kaybetmiştir."
Bahçeli ve Erdoğan’ın İradesine Destek
Bugün gelinen noktada MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu kararlı duruşun, Özal’ın 90’lı yıllardaki cesur çıkışıyla benzerlik taşıdığını belirten Narlı, bölge halkının bu sürece olan güvenine dikkat çekti. Narlı, "Sahada yaptığımız çalışmalarda Sayın Bahçeli’ye karşı güçlü bir sempati oluştuğunu görüyoruz. Sorun halkta değil, bu kardeşliği zedeleyen anlayıştadır," dedi.
Özal’ın sadece bir siyasetçi değil, Türkiye’nin kaderini değiştiren bir vizyoner olduğunu hatırlatan Vakıf Başkanı Narlı, bugün savunma sanayisinde ulaşılan başarılarda Özal’ın attığı temellerin (TUSAŞ, F-16 üretimi, Savunma Sanayii Başkanlığı) büyük payı olduğunu vurguladı.
Rapor Kitapçık Olarak Dağıtılacak
Narlı, baskı aşamasında olan ve Adnan Kahveci ile Eşref Bitlis’in katkılarıyla hazırlanan "Güneydoğu Raporu"nun en kısa sürede bir rehber niteliğinde kamuoyuna sunulacağını belirtti: "Turgut Özal Vakfı olarak, bu sürecin manevi mirasçısıyız. Türkiye’nin kaybedecek bir Turgut Özal’ı daha yoktur. İnanıyoruz ki bu yarım kalan hayal, bugünkü kararlı iradeyle tamamlanacaktır."